ANA SAYFA

ÖZGEÇMİŞ

KUNDALİNİ REİKİ

REİKİ

RA-SHEEBA

MELEK ÇALIŞMALARI

SİTE HARİTASI FORUM

İLETİŞİM

 
HİPNOZ - OTO HİPNOZ

Hipnoz ve Bilinçli Hipnoz Nedir?


1. Bilinç – Bilinçdışı Nedir?

Bilinç; Beş duyumuzla algıladıklarımızdır.

Bilinçdışı; Beş duyu dışında da tüm bilgiyi depolar. Bilincin şekillendiricisidir, bilgiyi bütün olarak işler, kritize etmez. Kendine gönderilen her bilgiyi doğru kabul eder ve depolar.

2. Hipnoz ve Bilinçli Hipnoz Nedir ?

Hipnoz ; Farkındalıktır! Bir içe bakış, bilinçaltını isteğe bağlı olarak telkinlerle yönlendirme ve bilincin frenlerinden kurtarıştır.
Fizyolojik bir olgudur ve sanılanın aksine uyku hali değildir.

Fizyolojik bir döngüde sırasıyla ;

• Trans
• Hipnoz
• Derin Trans
• Uyku ( Rem ) yaşanır.

Bilinçli Hipnoz; Klasik hipnozun her derinliğinde alıcının bilincinin açık tutulmasıdır.

Hipnoz; bir disosiyasyondur.
Hipnoz; farklı bir davranış biçiminde izole kalmaktır. (Egostate)

3. Hipnoz Terimleri

Letarji :
Kaslarda tam gevşeme ve duyunun ortadan kalkması ile ortaya çıkan derin uyuşukluk hali.

Katalepsi :

Telkinle organ veya bütün vücudun kaskatı kesilmesi olayıdır. Vücuda bir şekil verdikten sonra, vücudun saatlerce bu şekilde kalması telkin yoluyla sağlanabilir.

Somnambulizm:
Uyurgezerlik.

Katatimi:
Depresyon, panik bozukluklar, fobiler, yas reaksiyonları ve kişilik ya da ilişki sorunlaru üzerine kurulu bir tedavi ve tanı yöntemi. Aktif düşleme tekniği olarak tanımlanıyor. Hastaya düş kurması istenen bir tema veriliyor, düş yorumlanıp bilinçaltı ortaya çıkarılıyor.

İndüksiyon:

Sujeyi forse etme, yönlendirme, zorlamadır.

Suje:

Konu mankeni, denek, bilinç ve iradeye sahip olan insan
Felsefede iki bileşenden biri,
Suje : Bilen
Obje : Bilinen

Disosiyasyon:

Normalde bir bütün oluşturan ve bilinçli farkında olma fonksiyonunun erişebildiği algılama, duygular, anılar ve kimlik gibi mental süreçlerin; birbirinden ayrılması olarak tarif edilebilir.

Hipnoz ise; yapılandırılmış, kontrollü bir disosiyasyondur.

4. Bilinçli Hipnozun Basamakları

1. MAYALAMA

• Making Acception Your Awareness
Sujeye bilgi vermek, örneklemek, kabulunu sağlamak (kitap tavsiye etmek, filmler, örnekler vs. İle). Aynı zamanda sujeden yatkınlıkları hakkında bilgi almaktır (görsel mi, işitsel mi? gibi).

2. İNDÜKSİYON

• Direkt ya da indirekt yöntemle hipnoza sokmak

Direkt teknik; gözle tespit, sözle telkin esasına dayanır. Başlangıç çalışmalarında tavsiye edilmez. İndirekt teknik (ericksonian teknik) günümüzde daha çağdaş kabul edilen bir tekniktir. Klasik direkt tekniğin kuralcılığından uzak olan bir iletişim sanatıdır.

İndüksiyon Derinlikleri

• Letarji
• Katalepsi
• Somnambulizm

3. OTOHİPNOZ

• Hipnotizör tarafından sınırları çizilerek ( zaman ve mekan sınırları ile ) anahtar işaretler verilerek hipnozu nerede, nasıl kullanabileceğini öğretmektir. (self hipnozdan farklıdır). Post hipnotik telkin verilir.

Otohipnozun Aşamaları:

a. Doğal ritmik solunum
b. Bilimsel vücut gevşemesi
c. Olumlu hayal kurma
d. Oto-telkin
e. “Reentry” (Geri Dönüş)

5. Hipnozda Etik

1. Hipnotizör, danışana uygulayacağı terapi yöntemini anlatmalı ve onayını almalıdır.
2. Hipnotizör, danışanın bağlantıda olduğu diğer sağlık görevlileri ile bilgi alışverişinde bulunmalı ve uyum içinde çalışmalıdır.
3. Hipnotizör, danışana ait bilgi ve uygulanan terapi hakkındaki gizliliği korumalıdır.
4. Hipnotizör, danışanın saygınlığını ve yaşam kalitesini korumaya azami özen göstermelidir.

Hipno-Terapinin Etkinliği
Amerikan Psikoloji Birliği, Psikolojik Hipnoz Bölümünün 1993’deki tanımına göre:
Hipnoz; psikoanaliz veya davranışsal terapi benzeri bir tedavi türü değildir. Yerine, terapiyi kolaylaştırıcı bir yöntemdir. Kendi başına bir tedavi olmadığı için, tedavinin sürdürülmesi için hipnoz eğitimi almış olmak tek başına yeterli değildir. Klinik hipnoz sadece, kendi profesyonel ilgi alanlarında hipnozun klinik kullanım konusunda yeterli eğitimi almış, eğitimli sağlık mensuplarınca uygulanmalıdır.
Amerikan Psikoloji Birliği, aynı zamanda yeterlilik, güvenirlilik, profesyonel ve bilimsel sorumluluk sahibi ve kişilerin haklarına, iyiliklerine ve sosyal sorumluluklarına saygılı kişilerce uygulanması gerekliliğini de işaret etmiştir.

6. Hipnoz Tarihçe

Kökleri eski Mısır ve Hindu topluluklarına uzanmaktadır. Bu amaçla uygulanan dini ritüeller, dans, müzk ve maskelerin kullanımı ile karakterizedir. Halen bazı Uzakdoğu ülkelerinde ve ilkel topluluklarda dini törenlerde hipnotik fenomenler belirgin olarak öne çıkmaktadır.

Franz Anton Mesmer (1734-1815); hipnozun histeri tedavisindeki kullanımını, onun hayvani magnetizma adını verdiği bir etkiye bağlamıştı. Bu amaçla mıknatıslı ortamlar yaratarak özel törenler şeklinde histeri ve endişe törenleri uygulamıştır. O’na göre; tüm canlı organizmalarda bir enerji alanı mevcuttu. Histeri bu kişinin bir organizmadan manyetik alan alması ile ve kendi manyetizmasının bozulması ile ortaya çıkıyordu. Mesmer; bu manyetik alanı değiştirerek histerinin ortadan kalkmasına yardımcı olduğunu belirtiyordu. Bu yönteme Mesmerizm veya Hayvani Magnetizm denilirdi.

Marquis de Puysegur (1751-1825) ; bir fransız aristokratıydı. Temelde Mesmer’in yöntemlerini uygulayarak ve hipnoz indüksiyonu yöntemini geliştirerek hipnoza ve psikolojiye katkıda bulunmuş gizli bir kahramandır. Hipnoza yapay uyku – uyurgezerlik – somnambulizm ismini veren kişidir.

James Braid (1795-1860); hipnoterpiyi bir adım ileriye taşımış ve bu konuda çok yararlı yazılar sunmuştur. Hipnoz ismini öneren de Braid olmuştur. Braid, hipnozun bir tür uyku olduğunu ve beynin özel bir aktivite halinde bulunduğunu gözlemiş ve yazılarında Yunan uyku Tanrısı Hypnos’u referans almıştır. Bu sayede yeni bir dal olarak “Neur-hypnoloji” okulunu oluşturmuştur.

Hipnozun histeride kullanımını ortaya koyan ve geliştiren kişilerden belki de en önemlisi Jean Martin Charcot (1825-1893) olmuştur. Hipnozun histerinin bir nörolojik şekli olduğunu ileri sürerek nörotik ve histerik hastalarda hipnozu yaygın olarak kullanmıştır. En tanınmış öğrencileri Alfred Binet, Pirre Janet ve Sigmund Freud’dur.

Hipnozun yaygınlaşmasında önemli bir mihenk taşı olan Sigmund Freud (1856-1939) kendi çalışmalarında yoğun bir şekilde hipnozu kullanmış ve histeri vakalarında hipno-terapiyi başarıyla uygulamıştır. Hipnoz uygulamaları ve rüya değerlendirmeleriyle klasik psikoanaliz kuramlarını oluşturmuştur.

Modern hipno-terapinin babası olarak kabul edilen kişi ise Dr.Milton H. Erickson (1902-1980)’dur. 70’lerde psikiatr olarak çalıştığı dönemlerde hipnotik yöntemlerin ve insan davranış kalıplarının kullanımıyla telkinlerin etkinliğini görerek kendisine has bir terapi yöntemi oluşturmuştur. “Ericksonian Hipno-terapi” denilen bu yöntem Freud ve Braid’in kullandığı otoriter yöntemin tam aksidir. Kontrolün hastada olmasına izin veren ve hastayı öne çıkaran bir yöntem olduğu için büyük kabul görmüştür. Bu yöntem daha sonraları ileri derecede incelenmiş, insan otomatik davranışları ile beynin etkileşimini inceleyerek NLP (Neuro Linguistic Programing) adı verilen yöntemin oluşmasına yardımcı olmuştur.

FARKINDALIK

Hangi gerçeği yaşıyorsunuz?

Öğretilen algılarınızı mı? Yoksa dünya misyon ve vizyonunuzu mu?

Kendinizi seviyor musunuz?

Yoksa korkuyor musunuz?

İçinizdeki organlar ve sistemler sizce, size arıza çıkaran düşmanlar mı?

Yoksa size sizi anlatan evrensel mektuplar mı?

Yaşama biçiminizi kim planladı?

Siz mi, sizi öyle görmek isteyenler mi?

Hep pazartesileri mi diyete başlıyorsunuz?

Kilo verince; yaşanacak mutlu sonucu mu? Yoksa süreci mi yaşamayı tercih ediyorsunuz?

Mezun ya da emekli olacağınız o muhteşem anı beklerken geçen günler için ne düşünüyorsunuz?

Keşkelerle mi dolu? İyi kilerle mi?

Bu soruların cevabı sizce kimde? En büyük düşünürler ve üstatlarda mı?

Yoksa sadece sizde mi?

 

copyright © turgayreiki.com