Gösterilen Mesajlar: 8 mesajdan 1 ile 8 arası

Konu: Geçmişin Hipnozunu Bozmak

  1. #1
    Senior Member Hi_Jack avatar
    Giriş Tarihi
    01-12-2007
    Şehir
    06 Ankara
    Mesajlar
    181

    Geçmişin Hipnozunu Bozmak

    Geçtiğimiz günlerde Dr. Bülent Uran'ın yazdığı ve 2.basıkısı yayımlanan "Geçmişin Hipnozunu Bozmak (Gerçek İyileşmeye Açılan Kapı)" isimli kitabını okudum. Hipnozla amatör ya da profesyonel olarak ilgilenen herkese okumasını tavsiye ederim.

    Hipnoz yolculuğunun çok başlarında, amatör araştırma ve uygulama (uygulamalar self hipnoz çerçevesindedir aşamasındaki bir meraklı olarak bu kitaptan öğrendiklerimi konuyla ilgi duyanlarla paylaşmak istiyorum. Kuşkusuz burada belirteceklerim benim kitaptan anladıklarım üzerine yaptığım yorumlardır. Kitapla ilgili daha sağlıklı görüş sahibi olmak için aslını okumanızı tavsiye ederim.

    Öncelikle kitap, zaten az sayıda olan dilimizde yazılmı veya dilimize çevirilmiş, içerik olarak pek de farklı şeyler vermeyen kitaplardan farklı bir çerçeve ve anlayışla yazılmış. Hipnoz konusunda en azından hipnozun tarihçesi ve uygulama alanları hakkında bilgi sahibi olunduktan sonra okumanın anlamlı olacağını belirteyim. Zira Hipnoz nedir, nerede ve nasıl ortaya çıkmıştır, gelişiminde kimler etkili olmuştur vs. gibi genel kültür bilgilerini içermiyor.

    Bülent Bey, kendi hipnoz yolculuğunu ve tecrübelerini bizlerle paylaşırken, tıp dünyasının "hasta", "hastalık" ve "tedavi" anlayışına eleştirel bir biçimde yaklaşıyor.
    Hastanın tedavi edilmesinde hastalığın semptomlarının ortadan kaldırılmasıyla, hastalığın nedeninin ortadan kaldırılması arasındaki kritik farkı ortaya koyuyor.
    Özellikle ilaçla ve diğer yöntemlerle tedavi edildiği düşünülen hastalıkların zaman içerisinde nüksetme sebeplerini irdeliyor.

    Günümüzde tıp dünyasının zihin ve beden'i birbirinden soyutlamıştır. İnsanı salt et, kemik ve kandan oluşan madde olarak görme ve işin zihinsel ve ruhsal boyutunu göz ardı etme merakı, tam bir teşhis ve tedavi süreci meydana getirilebilmesini olanaklı olmaktan çıkarmaktadır.
    Kitapta, bu anlayışın ve bununla birlikte işin psikolojik boyutunu inceleyen uzmanlıkların eksiklikleri eleştirilmiş.

    Zihin-beden ilişkisi ve hastalıklar ve tedavi üzerindeki önemi çarpıcı olarak anlatılmış. İlaçlar ve tedavi sürecindeki rollerinden söz edilmiş.

    Kitapta üzerinde çok durulan önemli bir konu da hipnoz ve hipnoterapi arasındaki fark. Hiç kuşkusuz sahnede bir gösteri hipnotistinin yaptığı ile bir hipnoterapistin uygulamalarının farklı olduğunu biliyordum, ancak çeşitli sorunların çözümüne yönelik hipnoz uygulamalarında mevcut durumu düzeltebilmek için sadece geleceğe yönelik olumlamalar ve telkinler kullanılarak istenen değişimin her zaman sağlanamayacağını öğrenmek benim için yeni bir bilgiydi.

    Bu zamana değin, değişim ve iyileşmenin sağlanabilmesi için bilinç altının ve dolayısıyla bilincin olumlu telkinler sayesinde yeniden programlanarak sorunun ortadan kaldırılabileceğine ilişkin bilgimin ne derece eksik olduğunu görmek beni hem şaşırttı hem de böyle büyük bir eksikliğin farkına erken vardığım için sevindim.
    Histeri gibi durumlarda bilinç altına inmek ve olumlu telkinler çözüme yetebiliyordu, ancak sorunun derinlerde bir yerde kök saldığı ciddi durumlarda siz ne kadar da olumlu telkin verirseniz verin, kaynağı ortadan kaldıramadığınız için sorun belli bir süre sonra yeniden ortaya çıkabiliyor.
    Bülent bey bunu kitabında kirli duvara boya sürmek olarak tanımlıyor. Ne kadar boya sürerseniz sürün alttaki psliği temizlemediğiniz sürece kötü görüntüyü kapatamıyorsunuz.

    Bu noktada regresyon uygulaması ve sorunun gerçek sebebine inme konusu önemli bir nokta olarak karşımıza çıkıyor. Regresyon, yani geriletme, kişinin rahatsızlığına sebep olan ilk olayın bulunup, bilinçaltının bu olumsuz duruma karşı bir savunma mekanizması olarak çalıştırdığı ve tehdit ortadan kalkmış olmasına karşın çalıştırmaya devam ettiği, başlangıçta olumlu bir amaçla yaratılmış ancak sonrasında kişiye zarar vermeye başlamış olan programın bulunup silinmesinde araç olarak kullanılıyor.
    Bilinçaltına artık tehlikenin ortadan kalktığı fark ettirildiğinde bu olumsuz programı durdurması sağlanıyor. Bu olumsuz program nedeniyle biriken ve boşaltılmadığı için zararlı olmaya başlayan olumsuz enerjinin terapi sırasında boşaltılması ve rahatlamanın sağlanması... Böylece sorunun nedeni ortadan kaldırıldığı için sonucu olan rahatsızlık da ortadan kaldırılmış oluyor. Olumsuz kayıt silindikten sonra yerine olumlu bir kayıt yerleştirilmesi ile sorunun kökü çözülmüş oluyor. Bahçedeki dikeni kökünden söküp yerine bir gül fidanı dikmek gibi...

    Bülent bey regresyon uygulamasından ve örneklerinden genişçe bahsetmiş kitabında.

    Bir cümleyle bu konuyu özetleyecek olursak, zararlı otlardan kesin olarak kurtulmak istiyorsak kökünü bulmalı ve ortadan kaldırmalıyız, aksi halde sadece görünen bölgenin temizlenmesi geçici bir çözüm olacak, kökü yerinde durmakta olan sorun sonrasında yeniden hatta belki de daha gür bir biçimde ortaya çıkacaktır.


    Şimdi neden hergün ısrarla kendi kendime "Daha iyiye gittiğimi" iddia ettiğim halde zamanla başa döndüğümü anlıyorum!
    Burada yanlış anlaşılmasını istemediğim bir durum var, ki Bülent Bey de bunu kitabında altını çizerek belirtmiş, yaşadığımız her sorunun kökenini çocukluğumuzda arama gibi bir yaklaşıma girmemeliyiz. Bu şekilde kendimizi koşullandırmamız da sakıncalıdır.
    Yani bu satırları okuyup da kendi kendine verilen olumlu telkinlerin işe yaramayacağı gibi bir görüşe kapılmak yanlıştır.
    Zira olumlu düşünme, tedavinin en önemli yardımcısıdır.

    Bilinçaltının verileri algılama ve kayıt yöntemleri ile 'ilk kayıt'ın sorun ve tedavisi üzerindeki önemi derinlemesine anlatılmış. Bilinç ve bilinçaltının işleyişi arasındaki ilişki, benzerlikler ve farkları, işleyiş prensipleri anlatılan kitapta, yaşanan olaylar karşısında savunma mekanizmalarının oluşturulma prensipleri, geçmiş zararlı kayıtların ortaya çıkışı, sorunlara nasıl sebep olduğu ve bu kayıtların nasıl düzeltildiği konusunda geniş bilgiler verilmiş, bu konuyla ilgili bir çok gerçek vak'adan bahsedilmiş.

    Bir diğer önemli konu da insanın zihinsel ve ruhsal sağlığında affediciliğin önemi. Neden affedici olunmalı? Ön yargılı ve kinci olarak aslında nasıl kendimizi yıpratıyoruz? Affetmek nedir? Affederek nasıl sorunlarımızı çözme yolunda olmazsa olmaz bir adım atmış oluyoruz.. gibi konularda açıklamalar yapılmış.
    Burada bir de bonus olarak "Affettirme Teknikleri" ve uygulamasından bahsedilmiş, ki kitabın en çok hoşuma giden kısmı burası oldu diyebilirim.

    Kitabın geneline hakim bir diğer olgu ise inanç...
    Buradaki inançtan kasıt, belli bir dinsel inanç değil. Genel olarak inancın zihin, bilinçaltı ve tedavi üzerindeki etkileri ile ilgili.
    İnsanı sadece et, kemik ve kandan ibaret görmeyen, onun manevi boyutunu da ele alan bir yaklaşımla yazılmış bu kitapta, inanç, zihin ve sağlık ilişkisi ele alınmış.

    Bir diğer ele alınan önemli nokta da farkındalık olgusu...

    Bu güzel çalışmayı elimden geldiğince sizlere tanıtmaya çalıştım. Ancak kitabın aslı göz önüne alındığında benim yazdıklarım ancak 'kroki' sayılabilir.
    Sürçi lisan durumu olmuşsa şimdiden Bülent Bey'den ve bu konuyu okuyanlardan özür dilerim.
    Düzenleyen Hi_Jack : 24-06-2009 at 18:33

  2. #2
    Senior Member nirvana avatar
    Giriş Tarihi
    06-12-2008
    Şehir
    06 Ankara
    Yaş
    22
    Mesajlar
    377

    ben de hipnozla dediğin gibi amatör bir şekilde ilgileniyorum.dün internette dolaşırken manyetik hipnoz diye bir şey gördüm ve denemek istedim.kobay olarak da teyzemi şeçtim.çok güzel bir teknik.bir süre sonra kendisinden geçtiğini ve ağırlaştığını söyledi.neyse konuyu dağıtmayayım.hipnozla daha çok ilgilenmek istiyorum.ama imkanlarım sınırlı.bu kitabı okumayı düşünüyorum.bilgilerini paylaştığın için teşekkürler.

  3. #3
    Co-Administrator aspirin avatar
    Giriş Tarihi
    27-11-2004
    Şehir
    35 İzmir
    Yaş
    50
    Mesajlar
    4,806

    Angel

    Hipnoz kitaptan ya da internetten okuyup uygulanacak bir yöntem değil bence. Son derece ciddi ve derin bir eğitimi var. Eğer meraklıysanız uzmanından eğitim almalısınız.

    Ve; yakınınızdaki kişileri hipnoza kobay olarak seçmemelisiniz. Naçizane...


    "Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
    tutmak isterse..."

  4. #4
    Senior Member Hi_Jack avatar
    Giriş Tarihi
    01-12-2007
    Şehir
    06 Ankara
    Mesajlar
    181

    Sıradan bir sahne hipnozu uygulaması bile ciddi bir birikim ve tecrübe gerektirir ki, hipnoterapi konusunun ise başlı başına bir uzmanlık olduğunu belirtmeye dahi gerek yok.
    Ben self hipnoz (otohipnoz-kendi kendini hipnoz) uygulamasına uzman bir hipnoterapistle katıldığım seanslar ve 'çapalama' sonrasında başladım.
    Basit indüksiyonlar ile otohipnoz denemelerine devam ediyorum, ancak kuşkusuz ara verdikçe ve 'çapalar' etkisini yitirdikçe bu uygulama zorlaşıyor.

    Sayın Aspirin'in yorumuna katılıyorum, hipnoz altında dahi değilken masum bir şekilde hatta ne yaptığını bilmeden verilen bir telkinin bile ciddi sonuçlar doğurabileceği göz önüne alındığında ( ki komik gelebilir ancak böyle bir nedenden ötürü 1 aydır mavi üniformadan nefret etmekteyim ) bilinçaltıyla bilinçsizce uğraşmanın ne denli ciddi sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır

    Elbette hipnozu tanımaya çalışmak, öğrenmek istemek, araştırmak yanlış değildir. Yanlış olan bu önemli fenomeni ciddiye almaksızın, bir oyun gibi görmek, henüz çok sığ bilgilere sahipken uygulamaya kalkmaktır. Yani cin olmadan adam çarpmaya kalkmak istenmeyen sonuçlar doğurabilir.
    Düzenleyen Hi_Jack : 24-06-2009 at 22:20

  5. #5
    Senior Member nirvana avatar
    Giriş Tarihi
    06-12-2008
    Şehir
    06 Ankara
    Yaş
    22
    Mesajlar
    377

    galiba yine yanlış anlaşıldım.yaptığım şey abartılacak kadar kötü bir şey değil sadece elimde 5-6 sayfalık bir metin var bunun aynısını internetten de bulabilirsiniz.bu metni kişiye okuduğunuzda kişi zaten transa geçiyor.yani tek yaptığım şey okumak.bunu aynı şekilde kendi sesinizi kaydedip dinleyekte yapabilirsiniz.herhangi bir tehlikesi de yok.yazar son derece alanında uzman bir kişi.zaten tehlikeli ya da kişiye ciddi zarar verecek yöntemleri asla denemem.yaptığım şeye hipnoz bile denemez.bir profesyonel tarafından eğitim almadan da yapmaya kalkışmam.kendinize iyi bakın...

  6. #6
    Senior Member Hi_Jack avatar
    Giriş Tarihi
    01-12-2007
    Şehir
    06 Ankara
    Mesajlar
    181

    Yapılan uyarılar sadece sizin şahsınız için değil nirvana, burada yapılan paylaşımlar hipnozu tanıtabilme amaçlı. Bu nedenle gerektiğinde uyarılarda bulunulması normaldir. Turgay bey de zaman zaman konulara müdahalelerde bulunmakta ve gereken uyarıları yapmakta. Amaç, paylaşımları okuyanları doğru bilgilendirmek

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi nirvana Mesajı Göster
    galiba yine yanlış anlaşıldım.yaptığım şey abartılacak kadar kötü bir şey değil sadece elimde 5-6 sayfalık bir metin var bunun aynısını internetten de bulabilirsiniz.bu metni kişiye okuduğunuzda kişi zaten transa geçiyor.yani tek yaptığım şey okumak.bunu aynı şekilde kendi sesinizi kaydedip dinleyekte yapabilirsiniz.herhangi bir tehlikesi de yok.yazar son derece alanında uzman bir kişi.zaten tehlikeli ya da kişiye ciddi zarar verecek yöntemleri asla denemem.yaptığım şeye hipnoz bile denemez.bir profesyonel tarafından eğitim almadan da yapmaya kalkışmam.kendinize iyi bakın...

  7. #7
    Senior Member nirvana avatar
    Giriş Tarihi
    06-12-2008
    Şehir
    06 Ankara
    Yaş
    22
    Mesajlar
    377

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi Hi_Jack Mesajı Göster
    Yapılan uyarılar sadece sizin şahsınız için değil nirvana, burada yapılan paylaşımlar hipnozu tanıtabilme amaçlı. Bu nedenle gerektiğinde uyarılarda bulunulması normaldir. Turgay bey de zaman zaman konulara müdahalelerde bulunmakta ve gereken uyarıları yapmakta. Amaç, paylaşımları okuyanları doğru bilgilendirmek

    tabi ki uyarılar olacak.haklı olabilirsin ben yaptığım şeyi daha ayrıntılı anlatmalıydım.yeni başlayanlara kötü örnek olmak istemem.

  8. #8
    Junior Member
    Giriş Tarihi
    15-07-2009
    Şehir
    35 İzmir
    Yaş
    31
    Mesajlar
    17

    Hi_Jack çok güzel özetlemişsin kitabı. Hipnoterapi ile her olayın bilinç altındaki ilk kayıdını buluması ve ordaki duyguyu temizlenmesi(iyileştirmesi) anlatılıyor. Doktor ve tamirci arasındaki farkı çok iyi anlatmış. İnsan vucudunu ayrı parçalardan oluşmuş bir makine yerine, duygu ve düşüncelerden oluşan tek bir bütün olarak ele alması beni çok etkiledi.Herkese tavsiye ederim.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an bu konuyu 1 kullanıcı inceliyor: (0 üye ve 1 misafir)

Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı