Yeniden Doğuş Kişisel Gelişim Merkezi - Turgay Köyağasıoğlu - Forum  

Geri Dön   Yeniden Doğuş Kişisel Gelişim Merkezi - Turgay Köyağasıoğlu - Forum > RA-SHEEBA > Ra-Sheeba Nedir
Ana Site Butik Mağaza Tarot Hastalıkların Zihinsel Nedenleri Arda Aykanat Korusu Fotoğraf Galerisi Sohbet Odası

Cevapla
 
Konu Araçları Mod Seç
Eski 20-11-2006, 07:54   #11
shira
VIP Member
 
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Üye No: 493
Şehir: 06 Ankara
Mesajlar: 545

Astral Boy çok teşekkürler. Bu konuda Merilyn'den de destek istedik bekliyoruz. Bilgi akışı geldiğinde forumda paylaşacağız. Eline sağlık
shira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-01-2007, 21:58   #12
filozof
Member
 
filozof avatar
 
Giriş Tarihi: 04-01-2007
Üye No: 586
Şehir:
Yaş: 22
Mesajlar: 70

__________________
filozof Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-01-2007, 19:11   #13
shira
VIP Member
 
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Üye No: 493
Şehir: 06 Ankara
Mesajlar: 545

Sevgili Karanlık Lord,

Merilyn'e tekrar mail gönderdim, bu konuya ilgi duyduğumuza ve bilgi akışı ihtiyacımız olduğuna dair, kendisi ilgimizi çeken konular üzerine kitap yazmakta ve belki bazı notlarını bizler ile paylaşır.
mesajın için teşekkürler
shira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-07-2007, 13:31   #14
karen
Senior Member
 
karen avatar
 
Giriş Tarihi: 19-06-2007
Üye No: 898
Şehir: 31 Hatay
Yaş: 39
Mesajlar: 775
Smile

paylaşım için teşekkürler.
__________________
sevgi varolmanın aslıdır.
karen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-11-2007, 18:06   #15
New Life
Senior Member
 
New Life avatar
 
Giriş Tarihi: 07-10-2007
Üye No: 1466
Şehir:
Mesajlar: 98

çok güzel, teşekkürler
__________________
Game Ower
New Life Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-08-2009, 13:23   #16
bahar967
Moderator
 
bahar967 avatar
 
Giriş Tarihi: 22-05-2008
Üye No: 2264
Şehir: 06 Ankara
Yaş: 42
Mesajlar: 407


Kraliçe Nefertiti

Nefertiti, yasadığı dönemin en güçlü kadınlarından biriydi. Özellikle de Mısır'da. Çünkü Nefertiti, kocası Akhenaton yani firavunla aynı düzeyde bulunuyordu. Hatta firavunun uygulaması gereken cezaları ya da yapması gereken işleri yapabilme yetkisi vardı. Bu durumdan halk ve din adamları hiç memnun değildi; çünkü bu Mısır'da alışkın olunan bir uygulama değildi. Tahtta çok uzun süre kalamadıklarından dolayı bu memnuniyetsizlik uzun sürmedi. Akhenaton, saraya yayılan salgın bir hastalıktan (!) öldü. Nefertiti de bir süre tahtta kaldı ve öldü.

Sol tarafta bulunan büst, en çok kopyalanmış bulunan Eski Mısır eseridir. Bu büst onun atölyesinde bulunmuştu.[1] Dünyanın en eski ve aşılamayan değerdeki şaheseri olan Nefertiti büstü hem tarihi değeri hem de taşıdığı anlamlar dolayısıyla çok önemlidir. M.Ö.1350 yıllarında yaşamış olan firavun Amenofis; yani 4.Akhenaton'un karısı olan Nefertiti, çok güzel, akıllı, bilgili ve aynı zamanda azimli ve gururluydu. O, kocasını çok seviyor, karşılığını da görüyordu. Fakat kraliçe mutlu değildi. Gizli bir derdi, elemi vardı. İşte bütün bu özellikleri pembe granitten yapılan büstüne yansıtılmıştır. Bu büstü yapan meçhul heykeltıraş, kraliçenin iç duygularını, gizli dertlerini en yalın şekilde ve gerçekten sapmadan taşa yansıtma marifetini göstermiştir.[4]
Büstü Mısırlı sanatçı Thutmose (Djhutmose) tarafından yapılmıştır. Şu anda Berlin'deki Müzenin Mısır Eserleri bölümünde bulunan bu büst; 1941 yılında Amarna'da keşfedildi.. Büst, badana malzemesi olarak da kullanılan kireçtaşından yapılmıştır. Kraliçenin yüzü, güneş yanığı tonunda; başı, tıraşlı vaziyette; dudakları, kırmızı ve morarmış ( büyük olasılıkla kullanılmış bir sürmeden kaynaklı). Kraliçe Nefertiti'nin büstü, Akhenaton'un kurduğu yeni başkentin yıkıntıları arasında 1912 yılında Ludwig Borchardt isimli bir Alman arkeolog tarafından bulundu. Büstü Berlin'e getirerek özel koleksiyonuna alan arkeolog, 1920 yılında Nefertiti büstünü Berlin'deki Mısır Müzesi'ne hediye etmişti. [3]
Berlin müzelerinin “Mona Lisa”sı olarak büyük bir ilgi ile karşılanan Nefertiti büstüne, Hitler de büyük değer biçiyordu. Hitler kuracağı büyük Almanya'nın başkentinde Nefertiti'ye özel bir yer ayırmayı düşünüyordu. Ancak İkinci Dünya Savası'ndan sonra Berlin'in bölünmesiyle 1956 yılında Nefertiti büstü, kentin batısına taşındı. [3]
Alman arkeologlar, 1912 yılında Mısır'da bulunan ve o zamandan beri Berlin Altes Müzesi'nde sergilenen Neferti'tinin büstünde yaptıkları araştırmada, heykeltıraşın M.Ö 1300'lü yıllarda yaşadığı tahmin edilen kraliçenin büstünü yaparken, ağız bölgesindeki kırışıklıkları yok edip, tümsekli burnunu düzelttiğini anladıklarını belirtti.

Bilim adamları, büstü ilk kez 1992'de CT teknolojisiyle incelenmişti, ancak şimdi son sistem teknoloji ile incelediğinde, büstün ilk halinde oynama yapıldığı, eski şekliyle iç kısımdaki yüzde elmacık kemiklerinin daha az belirgin olduğu, burnun tepesinde bombe, ağızla yanaklarda buruşukluk görüldü. Arkeologlar, ise Nefertiti'nin kireç taşından yapılmış ve kolay kırılabilen yüz büstünde oynama yapılmasının kolay olduğunu düşünüyor.

Daha önce de hep dillere destan güzelliği ile tanınan Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın da sanıldığı kadar güzel olmadığı tespit edilmişti. Uzmanlar değişikliklerin kraliçeyi dönemin güzellik ideallerine yakın hale getirmek üzere yapılabileceğini söylüyor. [5]

Peki Nefertiti'nin özelliği ve önemi nedir? Daha doğrusu gizemi nedir? Niye mutlu değildir?. Bu bilgili ve zeki aynı zamanda güzel kadının hayatı bugün tam olmasa da genel hatlarıyla aydınlanmıştır Nefertiti bir subay kızıdır yani hanedan mensubu bir soylu değildi kocası ile yeni olan ''Aton'' dinini yaymaya çalışmıştır bu dinin esası, birçok tanrı yerine sadece güneş tanrısına tapmaktır.Ama öteki ilahlara tapan rahipler onun bu sapkınlıktan dolayı ceza göreceğini söylediler düştüğü üzücü durumu da bu cezanın gerçekleşmesi olarak gördüler düştüğü üzücü durum ise 6 kız çocuk doğurduğu halde taht varisi olacak bir erkek çocuk doğuramayışıydı mutsuzluğunun gerçek sebebi buydu.[4]
Nefertiti; Firavun IV Amenhotep'in karısıydı. Eski Mısır hanedanlığının 18 sırasında olan ve İ.Ö 1353-1336 yılları arasında hüküm süren firavun Amenhotep, daha sonra ismini Akhenaton olarak değiştirdi. İktidarda olduğu dönem içinde Mısır kültüründe bir devrim gerçekleştirerek Mısır dininde köklü değişiklikler yarattı. Çoklu tanrı inancına sahip olan Mısır halkı da onun etkisiyle tek tanrılı bir inanışa doğru yönelmekteydiler. Kimi tarihçiler, onun dinsel görüşlerinin o dönemde Mısır'da yaşamakta olan bir grup Yahudiye bağlamakta, bir biçimde firavunun Mısır Yahudilerinden etkilendiği görüşünü dile getirmekteler. Akhenaten'un dinsel anlamda hal sunduğu ve kısmen de olsa kabul ettirdiği yenilikler, eski Mısır'ın dini inanışına ve tapınaklarına ilan ilgiliyi azaltmış bu da eski papaz ve diğer din adamlarının halk üzerindeki güçlerinin zayıflamasına yol açmıştı. Bunun sonucunda da Firavun bu yaptıklarıyla, eski Mısır dininin temsilcileri olan papazlarının düşmanlığını üzerine çekmişti. Nefertiti ve Akhenaten'un yaymak istedikleri bu yeni dinsel amaç uğruna eski tapınakların hepsini yıkarak yeni bir başkent inşa ettiler. Bu dönemde mısır sanatı realist diyebileceğimiz bir çizgiye yaklaştı.[3]

Bu konuda zamanın kaynakları Aton dinini getirdikleri için ilahların onlara ceza verip erkek çocuğu vermediğini firavunun da ilahları simgeleyen putları yıktırıp hepsinin yerine Aton kültürünü getirdiğini belirtirler yani ilahların verdiği cezaya isyan eden firavun onların varlıklarını da reddediyor sonuçta Nefertiti ye verilen ceza onu çok derin bir üzüntüye ve mutsuzluğa sevk etmiştir.[4]
Kraliçe Nefertiti o dönemin en güçlü kadınlarından biriydi. Kocası firavun Akhenaton'la aynı eşit haklara sahipti bazı kararları kocasının yerine verebiliyordu. Bir kraliçenin firavunla aynı yetkiye sahip olması mısırda alışılmış bir durum değildi. Bundan Halk ve din adamları rahatsızdı. Çok tanrılı dinden Tek tanrılı dine geçişte eşine verdiği destek yüzünden düşmanları artmıştı. Akhenaton bu dini reformu başaramamıştı ama yinede Akhenaton dünyanın ilk tek tanrılı dine inanan insanı olarak anılır.[2]

Nefertiti, yaşadığı devirden yaklaşık 3000 yıl sonra Rönesans çağında modelinin eserine en iyi yansımasını sağlayan Leonardo da Vinci, ''La Jaconde'' adlı eserinde Nefertiti büstünde olan ifadeye yakın bir ifadeye ulaşmıştır ama bu eser bir tablo olduğu için heykelden daha kolay ifade edilmektedir hem La Joconde (Mona Lisa) hem de Nefertiti de aynı esrarengiz tebessüm ve yüzdeki mahzun,elemli ifadeler göze çarpar ama Nefertiti hem zaman hem de heykel olması açısından daha üstündür.

Bir kraliçenin yaşadığı ıstırap ve sahip olduğu gizli dertlerin bir sanat eserine ustalıkla yansıtılmasıyla oluşan Nefertiti olayı hafızalarda soru işaretleri hem derin düşünceler bırakıyor ve bu efsanevi hikaye gizemini koruyarak bin yıllar öncesini bizlere anımsatıyor demek ki insanın kendi içinde yaşadığı dertler ve onun dışa yansıması insan hayatındaki sırlardan biri ve bu örnekle de somutlaşıyor...bugün daha önce Kahire'den Berlin'e getirilen Nefertiti büstü hala zamana karşı direnmekte ve özelliklerini korumaktadır.[4]

__________________
bahar967 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-08-2009, 15:30   #17
Tunç
Technical Administrator
 
Tunç avatar
 
Giriş Tarihi: 29-09-2004
Üye No: 3
Şehir: 35 İzmir
Yaş: 55
Mesajlar: 2,975

Tutankhamun ya da Tutankamon (Amun`un yaşayan resmi ve Amun şerefesi adına) Mısır'lı bir firavun. M.Ö. 1333-M.Ö. 1323 yılları arasında hüküm sürmüştür. Asıl adı, Tutankhaton'dur. Tektanrılı Aton dinini kuran, IV. Amenotep (Akhenaton)'in oğludur. Babası ölünce, başka bir anneden olan yarı kızkardeşi Ankhesenamen ile evlenerek tahta çıktı.



Saltanıtının ilk çağlarında, Mısır'ın eski çoktanrılı dinine dönüş yaşandı. Kendisi de Tutankhaton adı yerine Tutankhamun adını aldı. Böylece, IV. Amenetep'in kurduğu Aton dini söndü.Tutankhamun'un çağı barış içinde geçti. Çok genç yaşta ölen bu kraldan sonra, babasına vezirlik, kendisine de küçüklüğünde naiplik yapmış olan Ay, dul kraliçe ile evlenerek tahta çıktı.

Firavun mezarlarından sadece biri istisna olarak hiç soyulmadan günümüze kadar gelebilmeyi başarmış Tutankamon’un mezarı. Dünya tarihinin en büyük arkeolojik keşfinin, “Tutankamon’un mezarının ortaya çıkarılması” olduğu söylene gelir. Oysa ki Tutankamon, Mısır tarihinin çok önemli firavunlarından biri değildir. Ramses hiç değildir. Peki arkeolojik açıdan onu bu denli önemli kılan olay nedir? genç yaşında hayata gözlerini yuman firavun olmasının etkisi vardır elbette,onu diğer tüm firavunlardan ayıran esas özellik, mezarı hiç soyulmayan ve tüm hazinesi günümüze kadar ulaşan tek firavun olmasında gizlidir.

Yani mezar hırsızlarının gözünden kaçırdığı bir ayrıntı olmasa Mısır tarihi içinde onca önemli firavun varken bugün Tutankamon’un pek de esamesi okunmayacaktı (Mısır hükümeti ülkenin tanıtımında Tutankamon’un yüz maskesini kullanıyor.) Tutanhamun'un mezarını 1922'de İngiliz arkeoloğu Howard Carter buldu. Mezarında Mısır tarihini aydınlatan belgeler, çok değerli sanat eserleri vardı. Bazı kaynaklar bu firavunun rahip tarafından öldürüldüğünü yazar ancak mezardaki mumyanın bulguları ünlü firavunun genç yaşında ölmesi sebebinin bacağındaki kırıklar olduğunu belirtir.

Tutanhamun'un zehirlendiği söylentisi de vardır. Mumyasını bulan ve ilgisi olanların da çok yaşamadığı boş rivayetler arasındadır. Gerçekten de bu firavunun çok genç yaşlarda çıktığı tahta yirmili yaşların başında veda ettiği bilinmektedir. bulunanlar arasında Tutankamon'un kolyesini incelemeye alan De Michele değerli bir taş olduğu var sayılan bu kolyenin aslında camdan olduğunu ve Mısır uygarlığından çok daha önce yapıldığını ortaya çıkardı. Söz konusu camın ancak çok yüksek bir sıcaklıkta meydana gelebileceğini, bu sıcaklığa ise yeryüzünde ulaşmanın mümkün olmadığı öne sürüldü. Uzaydan gelen gök taşlarının daha önce gökyüzünde şiddetli patlamalara yol açtığı ve benzer bir patlamanın da Mısır çöllerinde gerçekleşmiş olabileceği belirtiliyor.

Ancak, camın bulunduğu bölgede meteora kanıt olabilecek herhangi bir bulgu yok.“Tutankamon’un kolyesindeki camın oluşması için atom bombasının tesirinin on binlerce katı bir patlamanın meydana gelmiş olması gerekiyor. Esas soru, bu şiddete ulaşacak patlamanın yeryüzündeki kaynağı nedir?”



Mezarı
Tutankamon’un mezarı krallar vadisi'nde yer almakta dır.Tutankhamun'un mumyası haricinde mezardan çıkarılanlar Kahire müzesinde sergilenmektedir. Mezar diğer mezarların görkemi yanında sönük kalır. Bugün bile bunun nedeni bilinmemektedir. Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.

Araştırmacılara göre mezar bir soylu için hazırlanmaktaydı fakat o sırada Tutankamon ölünce aceleyle buraya gömdürüldü. Tutankamon’un mezarı iki odadan ve ilk odaya inen bir merdivenden oluşmaktadır. İlk odada bir at arabası, Tutankamon’un tahtı ve bunlar gibi Tutankamon’un hayattayken kullandığı paha biçilemez eserler bulunmuştur. Bu oda bulunduğunda, odanın Krallar Vadisi'inde yer almasından dolayı, bir mezar olması gerektiğini düşünen

Howard Carter ve arkadaşları odanın duvarlarına vurarak duvarın arkasındaki boşlukları aradılar. Sonunda bir boşluk bulundu ve duvar kırıldı. Duvarın arkasındaki bir odada, yeni bir oda gibi görünen kocaman bir tahta kutu vardı. Kutu mühürlüydü. Howard Carter, mühürü hayatında gördüğü ve göreceği en güzel şeyi görmüştü. Bir lahtin içindeki som altından tabut mum ışığında bile parlıyordu. Mükemmel Mısır işçiliği bu fazla bilinmeyen firavunun mezarında bile tüm gösterişiyle parlıyordu.

Howard Carter bu keşfi ile kendisine iyi bir kariyer sağlasa bile fakirlik ve unutulmuşluk içinde ölürken cenazesine bir iki kişi dışında kimse katılmamıştır. Ayrıca mezara giren kişilerin ateşli bir hastalıktan teker teker ölmesi de firavunun laneti adında bir hurafe başlatmıştır.
Tunç Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-08-2010, 11:35   #18
Tugay
Junior Member
 
Giriş Tarihi: 21-07-2010
Üye No: 3163
Şehir: 35 İzmir
Yaş: 17
Mesajlar: 7
Muhteşem

Yazan ellerine sağlık fifth dimension Eğer dediğin doğruysa gerçektende ne mutlu çünkü o yazıda tasavvuf ve müslümanlık konusu(biraz daha derinden) çok müthiş bir şekilde anlatılmış.Çünkü ben firavunların nefs mertebelerinden mülhime nefse kadar çıkabildiklerini ama hakkıyla kavrayamadıkları için sapıttıklarını düşünüyorum.Fakat demekki o bataklıktan kurtulabilenlerde varmış. Hepiniz sevgi ile kalın
Tugay Bağlı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şu Anda Bu Konuyu İnceleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Forum Seç


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2 Şuan saat: 22:14


Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Telif Hakkı © 2004 - 2010 yeniden-dogus.com / turgayreiki.com - Tüm Hakları Saklıdır