PDA

Grafik Görünüm : 16.08.2005



Manga
16-08-2005, 08:11
Roberts sinemayı bırakıyor

"Hollywood`un başarılı aktrisi Julia Roberts`ın son bir yapım için daha kamera karşısına geçeceği sonrasında da Broadway`e ve sinemaya veda ederek kendini ikizlerine adayacağı açıklandı" Hollywood`un başarılı aktrisi Julia Roberts`ın son bir yapım için daha kamera karşısına geçeceği sonrasında da Broadway`e ve sinemaya veda ederek kendini ikizlerine adayacağı açıklandı.

Oscar ödüllü sanatçı geçen yıl Kasım ayında dünyaya getirdiği Phinnacus ve Hazel adlı bebeklerinden sonra Charlotte`s Web ve Ant Bully adlı filmlerde seslendirme çalışması yapmıştı.

Roberts'ın şimdilerde tamamen gelecek yıl Mart ayında perdelerini açacak 'Three Days Of Rain' adlı tiyatro eserine odaklandığı, ertesinde kendine göre bir yaşam tarzı benimseyeceği belirtildi.

37 yaşındaki Roberts`a yakın kaynaklar starın bir kez daha en iyiyi başarmak için çalışacağını sonrasında kendini kocası Danny Moder ve ikizlerine adayacağını bildirdi. National Enquirer adlı dergiye konuşan bir arkadaşı, "Julia, Hollywood`da ve Broadway`de şansının son noktalarını denedi. İkizleri doğduğu günden beri Los Angeles`a veda etmeyi düşünüyordu. Julia yalın bir oyuncu olarak anılmak istemiyor. Çocuklarının büyüyüp geriye baktıklarında annelerinin Pretty Woman`daki karakterdekinden daha ileride olduğunu fark etmelerini istiyor" diye konuştu.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9624

Türk erkeklerinin yüzde 21'i obez

"Sağlık Bakanlığı, vatandaşları obezite (şişmanlık) ve aşırı kiloların yol açtığı sağlık sorunları konusunda uyardı"
Sağlık Bakanlığı, vatandaşları obezite (şişmanlık) ve aşırı kiloların yol açtığı sağlık sorunları konusunda uyardı.

Türkiye'de yaşayan erkeklerin yüzde 21.2'sinin, kadınların ise yüzde 41.5'inin obez olduğunu belirten bakanlık, şişmanlığa bağlı sağlık sorunlarına dikkati çekti. Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, şişmanlığın birçok hastalığa zemin oluşturan, önlenmediği takdirde, yaşam süresini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğu bildirildi.

Türkiye'de şişmanlığın görülme sıklığının gittikçe arttığı ve sağlık üzerindeki etkilerinin de ciddi boyutlara ulaştığı vurgulanan açıklamada, şişmanlığın, kan basıncını ve kolesterolü yükselttiği ve kalp damar hastalıkları, felç, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, solunum yetersizlikleri ile kemik ve eklem hastalıklarının ortaya çıkış hızını arttırdığı kaydedildi. Açıklamada, şişmanlığın oluşumunda aşırı besin alımı, fiziksel aktivite yetersizliği ve kalıtımsal nedenlerin etkin olduğu ifade edilerek, "Sağlık Bakanlığı'nca Ekim 2004 tarihinde yapılan 'Sağlıklı Beslenelim, Kalbimizi Koruyalım' araştırması sonucunda, ülkemizde yaşayan erkeklerin yüzde 21.2'sinin ve kadınların da yüzde 41.5'inin obez olduğunu tespit ettik. Bu araştırma sonuçlarına göre; ülkemizde düzenli fiziksel aktivite yapan kişilerin oranı sadece yüzde 3.5, diğer bir deyişle vatandaşlarımızın yüzde 96.5'i düzenli fiziksel aktivite yapmamaktadır. Şişmanlık bir çok sağlık sorununa yol açmaktadır. Orta yaş grubu şişman erkeklerde kalp damar hastalıkları sonucu ölüm oranının, normal ağırlıktaki erkeklere göre 11 kat daha fazla olduğu ve tip diyabet hastalarının ise yüzde 80'inin hastalığın başlangıcında şişman oldukları belirlenmiştir" denildi.

KİMLER ŞİŞMAN SINIFINA GİRİYOR?

Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, şişmanlığı saptamak için çeşitli yöntemler kullanıldığı belirtilerek, en çok kullanılan yöntemin, Beden Kitle İndeksi'ne (BKİ ) göre yapılan değerlendirme olduğu kaydedildi. Beden Kitle İndeksi hesaplaması ile ilgili bilgilerin de yer aldığı açıklamada, "Örneğin; 1.70 metre boyunda ve 75 kilogram ağırlığında olan bir kişinin BKİ hesaplanırken; kişinin boyu olan 1.70, kendisiyle çarpılır. Yapılacak işlem; '1.70x1.70'dir. Çıkan bu sonuç bir yere yazılır ve kişinin ağırlığı, çıkan bu sonuca bölünür. Bu işlem sonucu elde edilen rakam kişinin beden kitle indeksidir. Örnekteki kişi için, '1.70 x 1.70', 2.89 olarak belirlenir. Kişinin kilosu olan 75 rakamı, 2.89'a bölündüğünde ise 26 rakamına ulaşılır. Bu örnekteki kişinin BKİ 26'dir. Beden Kitle İndeksi; 18.5.'in altı zayıf, 18.5-25 arası normal, 25-30 arası hafif şişman ve 30'un üzeri ise şişman olarak kabul edilmektedir. Her ne kadar yaş ilerledikçe BKİ değeri kısmen artsa da bu değer 29'un üzerine çıkmamalıdır" denildi.

Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, obezite riskini azaltmaya yönelik şu uyarılar yer alıyor:

- Obezite riskini en aza indirmek için; yiyecek alışverişi tok karnına yapılmalı, yenilmemesi gereken ve yüksek enerjili besinler satın alınmamalı,

- Alış-verişe liste hazırlayıp çıkılmalı,

- Boş zamanlarda yiyecek atıştırmak yerine egzersiz yapılmalı, öğün atlamadan sık aralıklarla azar azar yemek yenilmeli,

- Göz önünde yiyecek bulundurulmamalı, yemekte küçük, salatada büyük tabak, servis yapılırken ise küçük kepçe seçilmeli,

- Tabağa yenilecek kadar yemek alınmalı,

- Yemekler mümkün olduğunca yavaş ve iyi çiğnenerek yenilmeli, yemek yerken başka aktiviteler yapılmamalı,

- Akşam yemeğinden sonra bir şey yenilmemelidir.

Özel günlerde düşük kalorili yiyeceklerin tercih edilmesi önerilen açıklamada, obezite riskini azaltmak için; fiziksel aktivitelerin artırılması, yemek pişirirken düşük enerjili olmasına dikkat edilmesi, etli yemeklere yağ konulmaması, yemeklerdeki yağ miktarının azaltılması, kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi, kullanılan yağ ve tuz miktarına dikkat edilmesi ve bol su içilmesi gerektiği bildirildi.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9651

Enerji içeceklerine dikkat

"Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın 4 Şubat 2005'te Resmi Gazete'de yayımladığı son tebliğle, enerji içeceklerinin kafein miktarına göre "Düşük kafeinli enerji içecekleri (en fazla 150 miligram/L)", ve "Yüksek kafeinli enerji içecekleri (150-320 miligram/L)" şeklinde iki grupta değerlendirilmesi, enerji içeceklerinin yeniden sorgulanmasına neden oldu"
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın 4 Şubat 2005'te Resmi Gazete'de yayımladığı son tebliğle, enerji içeceklerinin kafein miktarına göre "Düşük kafeinli enerji içecekleri (en fazla 150 miligram/L)", ve "Yüksek kafeinli enerji içecekleri (150-320 miligram/L)" şeklinde iki grupta değerlendirilmesi, enerji içeceklerinin yeniden sorgulanmasına neden oldu.

Enerji içecekleri ilaç değil, gıda kapsamında satışa sunuldukları için marketlerde, bakkallarda, benzin istasyonlarında kontrolsüz olarak satılıyor. "Enerji içeceği" olarak adlandırıldıkları için de, sağlık için yararlı olduklarına inanılıyor. Çekici tanımlamalar bu içeceklerin özellikle öğrenciler, sporcular ve aktivitesi yüksek kişiler arasında popülaritesini artırıyor. Genellikle yoğun aktivite öncesinde ya da sonrasında kullanılıyor, gece kulüpleri, barlar ve öğrencilerin katılımının yüksek olduğu yerlerde çoğunlukla votka ya da viskiyle birlikte alınıyorlar. Enerji içeceğini alkolle karıştırarak alan öğrenciler, bu şekilde kullanmanın 'uçma' olarak tanımladıkları duruma neden olduğunu ifade ediyorlar.

Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasotik Toksikoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferzan Lermioğlu, konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi:

"Enerji içeceklerinin içeriğinde enerji sağlayan temel bileşikler kafein ve şekerlerdir. Kafein fiziksel ve zihinsel etkinliği nedeniyle popüler bir keyif maddesidir. Öğrenciler sınavlar sırasında uyanık kalmak ve zihinlerini açmak amacıyla kahve, çay gibi kafeinli içeceklerin yanı sıra enerji içeceklerini kullanmaktadırlar. Enerji içeceklerindeki kafein miktarı bir büyük fincan kahvedekine eş değerdir. Ancak kahve sıcaktır ve yavaş içilir. Enerji içecekleri hızla içildiği için kanda kafein düzeyi hızla artmaktadır. Aslında kafein uyanık kalmayı sağlar; ancak uykuya ihtiyaç olduğunda kafein alarak uyanık kalmak performansı azaltır. Performansı artırmak için, yine kafein alınır. Bu kısır döngü kırılmadıkça, fiziksel ve mental performans olumsuz etkilenecektir."

"GÜNLÜK KAFEİN KULLANIMI 300 MİLİGRAMI AŞMAMALI"

"Avrupa Gıda Bilim Komitesi, günlük total kafein kullanımının 300 miligramı aşmamasını önermiştir. Kafein 300 miligramın üzerinde tansiyonu artırmakta, kalp bozuklukları, uykusuzluk, mide rahatsızlıkları ve anksiyete gibi davranış değişikliklerine neden olmaktadır. Bazı kişilerde ise 250 miligram dozlarda gerginliği, endişeyi; hatta panik atakları tetiklemektedir. Kafein alanlarda böbrek ve mesane kanseri, pankreas kanseri, kemik erimesi gibi hastalıkların görülme oranı da daha yüksek bulunmuştur. Üretici firmalar bu içeceklerde bulunan bazı bileşiklerin kafeinle birlikte alınmasının fiziksel ve zihinsel performansı daha çok artırdığını ileri sürmektedirler. Vücutta doğal olarak bulunan ve önemli işlevleri olan bu bileşiklerin, güvenli ya da zararlı olabilecekleri dozlar ve kafeinle birlikte alımlarının vücutta oluşturabilecekleri etkiler konusunda yapılmış uzun süreli bilimsel çalışmalar yoktur. Ayrıca enerji içeceklerindeki düzeyleri gıdalarla alınan miktarların çok üzerindedir.

Norveç, Fransa, Danimarka gibi ülkeler kafein içeriğinin yüksek oluşu ve diğer bileşiklerin zararlı etkilerine ilişkin bilimsel veri olmaması nedeniyle, enerji içeceklerinin satışını yasaklamışlardır. Avrupa Birliği'ndeki diğer ülkeler, Kanada ve Türkiye' de ise kutuların üzerine yüksek kafein içerdiklerinin belirtilmesi ve sağlık açısından gerekli uyarıların konması şartıyla satışları serbest bırakılmıştır. Yani sağlık açısından güvenliliğin sağlanması bireylerin sorumluluğuna bırakılmıştır. Bu nedenle enerji içeceklerinin kutusunda yazılan uyarılar mutlaka okunmalı ve dikkate alınmalıdır. Ancak kafein alışkanlık yaptığı ve zamanla kişi daha fazla kafeine gereksinim duyacağı için, bu enerji içeceklerinin suiistimali yaygındır. Enerji içeceklerinin kullanımıyla ilgili en büyük tehlike yoğun egzersiz sırasında ya da sonrasında alınmaları ya da alkolle birlikte içilmeleridir. Yoğun aktivite sırasında terle sıvı kaybı olduğundan, sıvının yerine konması gerekir. Kafein dehidratasyon yapıcı, yani sıvı kaybını artıran bir bileşik olduğu için enerji içecekleri sıvı kaybını daha da artırırlar. Kafeinle birlikte aşırı şeker, ağızdan alınan sıvıların kana geçişini yavaşlattığından sıvı eksiğinin kapatılması önlenmiş olur. Aşırı sıvı kaybı kalp kasını etkiler, kalbin zorlanmasına neden olur; aritmi, kalp yetmezliği; hatta ölüm görülebilir. Alkol de sıvı kaybını artırır; enerji içeceklerinin alkolle alınması kalple ilgili aynı sorunlara neden olacaktır. Ayrıca kafein alkolün uyutucu etkisini azalttığı için alkol alımı artar; kişi kendini olduğundan daha az içmiş gibi hissettiği için araba kullanma gibi riskli aktivitelere yönelir. Enerji içecekleri çocuklar için de tehlike oluşturmaktadır. Bir ya da iki kutu enerji içeceği alınmasıyla maruz kalınan kafein düzeyi, çocuklarda anksiyeteyi arttıran dozun çok üzerindedir. Daha fazla içilirse kalp hızı ve kan basıncında artış, stres ve uyku bozuklukları görülmektedir. Enerji içeceklerinin satışı ve kullanımında yaş sınırlamasına ciddi olarak uyulması toplum sağlığı açısından çok önemlidir."

http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9655

Düğün yemeğinde 85 koyun kesildi... link

Hakkari'de evlenecek çiftin 3 gün 3 gece sürecek düğünü için 85 koyun kesildi.

Hakkari Belediyesi'nde bilgisayar mühendisi olarak görev yapan 29 yaşındaki Ayhan Tunç ile İş Bankası Şubesi'nde görevli 25 yaşındaki Derya Somer'in 13 Ağustos'ta başlayacak düğün töreni için hazırlıklara başlandı. 3 bin kişinin davet edildiği, 3 gün 3 gecelik düğünde davetlilere verilecek yemek için 85 koyun kestiren Tunç ve Somer
çiftinin, düğünün aynı zamanda belgesel film olarak çekileceği de belirtildi. Düğünde, 7 kasap tarafından 85 koyun keserek kentte bir ilke de imza atan Tunç, bölgedeki düğünlerde takılan kilolarca altının gazete ve televizyonlara yansıdığını, gelenek ve göreneklerin ise ikinci plana atıldığını belirtti. Tunç, düğünün belgesel olarak çekilmesindeki amacın Hakkari'nin gelenek ve göreneklerinin en iyi şekilde belgesel film haline dönüştürülerek tüm Türkiye'ye yansıtılması olduğunu vurgulayarak, ''Amacımız, sürekli altın ve silahlarla anılan düğünlerin dışında bölgemizde yıllardır süregelen bir geleneği ve bu gelenek içerisindeki etnik yapıların inceliklerini ortaya çıkarmaktır'' dedi.

Düğüne 3 bin kişinin davet edildiğini de kaydeden Tunç, 3 gün 3 gece sürecek düğünde, kentin yöresel yemeklerinden oluşan mönünün davetlilere sunulacağını sözlerine ekledi.
http://www.haberturk.com/habermetni.habert...195054&c_id=200 (http://www.haberturk.com/habermetni.haberturk?@=195054&c_id=200)

Liselerimiz 4 yıl oldu, geri dönüşü yok link

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, liselerde eğitim-öğretim süresinin 4 yıla çıkarılması kararından geri dönülmeyeceğini söyledi.

Çelik, Başöğretmen Salonu`nda düzenlediği basın toplantısında, liselerin 4 yıla çıkarılmasıyla ilgili olarak, bazı gazeteciler ve köşe yazarlarının, ``52 yıl önce de liselerin 4 yıla çıkarılması kararı alındığını, ancak bu karardan kısa bir süre sonra geri dönüldüğünü`` ifade ederek, bundan da vazgeçileceği yönünde yorumlar yaptıklarını belirtti. Çelik, ``Şunun iyi bilinmesi lazım: Bu, iyi hesaplanmış, ölçülmüş, biçilmiş bir karardır. Bundan geri dönüş söz konusu değildir. Yarım asır öncesine takılıp kalmanın da bir anlamı yoktur. Niçin 4 yıla çıkardığımızı net ifadelerle kamuoyuyla paylaştık. Liselerimiz 4 yıl olmuştur. Kimse toplumun kafasını bulandırmasın, bunun geri dönüşü yoktur`` dedi.

Süper liselerin Anadolu lisesine dönüştürüldüğünü belirten Çelik, süper liselere daha önce diploma notuna göre, Anadolu liselerine de sınavla öğrenci alındığını anımsattı. ``Kargaşa yaratan bir durumun ortadan kaldırılarak, süper liselerin Anadolu liselerine çevrildiğini`` kaydeden Çelik, ``Bundan sonra bu okulların hepsine OKS ile giriş yapılacaktır`` dedi.

Kendisinin ve MEB yetkililerinin, ``isteyen okullar hazırlık sınıfı açabilir`` yönünde hiçbir şekilde açıklamada bulunmadığını bildiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: ``İsteyen okullar hazırlık sınıfı uygulaması yapabilir diye bir şey yok. Zaten bütün okullardan hazırlık sınıfını kaldırmış değiliz.

Galatasaray, İstanbul Lisesi ve Kadıköy Anadolu lisesinde 1+4 uygulaması, liseler 4 yıla çıkmadan önce de vardı. Bugün bu okullarımız bu sisteme devam ediyorlar. Bunun dışında şartları müsait olan, ekstra imkanlara sahip olan devlet ve özel okullar bize müracaat ederlerse, biz onların şartlarını ve başvuru gerekçelerini uygun görürsek, istisnai olarak başka okullarda da 1+4 uygulaması yapılabilir ama bu çok dar bir çerçevede yapılacaktır. Bunların sayıları kesinlikle çoğaltılmayacaktır.

Anadolu liseleri sıradan liseler haline mi gelmiştir? Hayır. Daha önce Anadolu liselerinde kaç saat yabancı dil dersi okutuluyorsa yeni sistemde de Anadolu liselerinde o miktarda yabancı dil okutulacaktır.

Ancak 1. sınıftaki yoğunlaştırılmış hazırlık sınıfı kaldırılmıştır ve yabancı dil 4 yıla yayılmıştır.`` Çelik, ``Taşınabilir Okul Modeli`` üzerinde çalıştıklarını bildirdi. Öğretmen ihtiyacını karşılayabilmek amacıyla böyle bir çalışma yaptıklarını kaydeden Çelik, ``Branş öğretmenlerinden maksimum düzeyde yararlanabilmek için 2005-2006 eğitim öğretim yılında yeni bir uygulama başlatıyoruz.


http://www.isnet.net.tr//channels/haber/ne...wno=11&Type=1. (http://www.isnet.net.tr//channels/haber/news_detail.aspx?Rowno=11&Type=1.)..

Plajlarda yeni trend mayo-kini link

"Birbirine kalın bir halkayla bağlanan ve tek parçalı görünen mayo, özellikle göbek bölgesini kapatmak isteyen kadınlar için çok ideal.Vücut hatlarını ön plana çıkarıyor"
Birbirine kalın bir halkayla bağlanan ve tek parçalı görünen mayo, özellikle göbek bölgesini kapatmak isteyen kadınlar için çok ideal.

Vücut hatlarını ön plana çıkarıyor. Yanları oyuk olduğu için hem beli, hem kalçayı vurguluyor. Bu yaz dünyada ve Türkiye’de bütün markalar koleksiyonlarında mayokinilere yer verdi.

Bu yazın en baskın trendinin ismi mayokini. Ne mayo ne de bikini. Mayo giymişsiniz gibi rahat, en az bikini kadar seksi! Bikininin altı ve üstünü bir kumaş parçasıyla ya da yuvarlak bir halka yardımıyla birleştirmişler. Arkadan baktığınızda bikini gibi iki parça görünüyor. Mayokini trendini hemen hemen her marka uygulamış. TooHot’ın mayokinileri oldukça sıra dışı. Farklı desenleri, el işi işlemeleri, derin oyukları çok ama çok seksi görünmek isteyenleri hedefliyor. Kom, Sunset, Zeki Triko gibi markalar da koleksiyonlarında mayokiniye yer vermiş.

Tasarımcılar bikininin pabucunun dama atılacağını düşünüyor. Çünkü hiçbir bikini kadını mayokini kadar cazip göstermiyor. Bu yazın mayo modasının ilk yeniliği bu.




http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9646

Theron ve Reeves iklisi yeniden kamera karşısında link

"Geçen yıl Oscar alan Charlize Theron ve ünlü oyuncu Keaunu Reeves, yeniden birlikte kamera karşısına geçiyorlar"

Ülkemizde de büyük beğeniyle izlenen Kasımda Aşk Başkadır filminde güzel bir ikili oluşturan Charlize Theron ile Keaunu Reeves, yeniden birlikte kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor. Yine romantik komedi türünde bir filmde rol alacak olan ikilinin bu filminin de büyük ses getireceğine kesin gözüyle bakılıyor.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9644

Şifa kaynağı üzümün faydaları link

Selçuk Üniveversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Kara, ''Bir kilogram üzüm, içerdiği besin değerleri açısından, 1.150 litre süt, 390 gram et ya da 1.2 kilogram patatese eşdeğerdir. Kanser oluşumunu önleyen, kalp krizi riskini azaltan üzüm, cildin güçlenmesini sağlıyor'' dedi.

Kara, kalori değeri yüksek olan üzümün, kalsiyum, potasyum, sodyum ve demir yönünden zengin olduğu gibi, A, B1, B2, ve C vitaminleri açısından da önemli bir besin kaynağı olduğunu belirtti.

Bazı karaciğer hastalıkları ile kansızlığın tedavisinde etkili olan üzümün, yüksek tansiyonu kontrol altında tuttuğunu ifade eden Kara, ''İçerdiği meyve asitleri ve lifli yapısı ile mideye zarar vermeden, böbrek ve barsak sisteminin çalışmasını düzenler. Kanın temizlenmesine yardımcı olan bu şifa kaynığı meyve, doğum kontrol hapının yan etkilerini azaltır'' dedi.
www.mynet.com

NASA, Mars'ın sırlarını çözmekte kararlı link

Amerikalılar, Mars gezegeninin sırlarını keşfetmek için bugün yeni bir uzay aracı fırlattı.

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) ''Mars Keşif Aracı'' (MRO) adını verdiği 2 tonluk uydu, Florida'daki Cap Canaveral uzay üssünden Atlas 5 adlı füzeyle fırlatıldı.

MRO, 2006 yılının Mart ayında ''kızıl gezegenin'' 313 kilometre üzerinde yörüngeye girecek. Aynı yılın Kasım ayında 25 aylık görevine başlayacak olan MRO, Mars atmosferinin yanı sıra Mars yüzeyini ve gezegenin yeraltı katmanlarını inceleyecek.

Araç, Mars çevresinde biri Avrupalılara, ikisi Amerikalılara ait üç uzay aracına katılacak. Amerikalıların Mars Global Surveyor ve Mars Odyssey adlı uydularıyla Avrupalıların Mars Ekspresi adlı uydusu, gezegende su ve buz izlerini araştırıyor. Bu çabaya, Mars yüzeyindeki Amerikan robotları Spirit ve Opportunity de 18 aydır katılıyor.

MRO uydusunda, ilk kez kullanılan çok güçlü kamera, radar ve spektrometreler bulunuyor. Bu aletlerle özellikle Mars'taki su izleri araştırılacak.

Uzmanlar, MRO'nun yörüngedeki hareketlerini de analiz ederek, Mars atmosferinin üst katmanlarını ve gezegenin çekim gücünü de inceleyecek.

MRO'nun elde edeceği veriler, Mars'a şimdiye kadar gönderilen en büyük anten ve güneş panellerinin sağladığı enerjiyle beslenen aktarıcıyla dünyaya ulaşacak

Google, kütüphane projesini askıya aldı link

İnternet devi Google, 6 yıl içinde 15 milyon kitabı internette bedava kullanıma sunma projesini askıya aldı.

Firmanın proje sorumlusu Adam Smith, internet sayfasında yaptığı açıklamada, dünyada ses getiren ve birçok çevrenin itirazıyla karşılaşan projeyi askıya aldıklarını bildirdi. Smith, şunları kaydetti:

''Nice iddialı fikir gibi, Google Print projesi de dünyada sağlıklı bir tartışmanın kapısını araladı. Biz, bize söylenenlere kulak verdik. Son aylarda çok sayıda yazar ve yayıncıyla görüştük. Telif hakkı sahipleri, dijital ortama aktarmamızı istemedikleri kütüphanelerdeki kitaplarını bize bildirebilirler. Onlara böyle bir imkan sunmak için telif eserlerin hiçbirini, Kasım'a kadar dijital ortama aktarmayacağız.''

Google, geçen yılın sonlarında açıkladığı proje kapsamında, üç saygın Amerikan ve bir İngiliz kütüphanesinin raflarında bulunan 15 milyon kitabı, 6 yıla kadar internete taşıyacağını ve bunları ücretsiz kullandıracağını bildirince, özellikle Avrupalı yazarlar, yayıncılar ve siyasetçilerin tepkisiyle karşılaşmıştı.