Manga
10-08-2005, 09:08
Dünyayı değiştiren 10 şarkı
'Dünyayı değiştiren şarkılar-filmler-diziler' araştırması yapıldı. Bob Dylon'ın Like a Rolling Stone şarkısı, Elvis Presley ve Beatles'ı geride bıraktı. İlk 10 sırada bakın kimler yer alıyor?
'Dünyayı değiştirdiği' teyit edildi. Araştırmayı bbc internet sitesi yayınladı.
İngiliz müzik dergisi Uncut'ın müzik ve film yıldızları arasında yaptığı araştırmada, Bob Dylan'ın Like a Rolling Stone şarkısı, 'Dünyayı değiştiren şarkılar-filmler-diziler-kitaplar' sıralamasında ilk sırada yer aldı.
Like a Rolling Stone'u; Elvis Presley'in Heartbreak Hotel ve Beatles'ın She Loves You adlı şarkıları izledi.
Araştırma için görüşlerine başvurulan yıldızlar arasında; Sir Paul McCartney, Noel Gallagher, Robert Downey Jr, Keith Richards ve Lou Reed de vardı.
Ünlü rock yıldızı Patti Smith araştırmada ilk sırada yer alan Like a Rolling Stone için, "Tüm ergenlik dönemim bu şarkıyla geçti" yorumunu yaptı.
Beatles üyelerinden Sir Paul McCartney ise kendi listesinde birinciliği, Heartbreak Hotel'e verdi.
McCartney, şarkı için, "Presley, sanki cehennemin derinliklerinden söylüyordu" deyip, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tonlaması, yankıyı kullanışı...Herşey çok güzeldi. Müzikal açıdan mükemmeldi."
Araştırmada en üst sırada yer alan film, 5. seçilen Stanley Kubrick'in Otomatik Portakal'ı oldu.
Otomatik Portakal'ı; Baba filmleri izledi.
Araştırma, Uncut dergisinin 100. sayısı nedeniyle yapıldı.
Derginin editörü Allan Jones ise sıralama hakkında şu yorumu yaptı:
"Liste titiz bir araştırmanın sonucu. Ancak filmlerin, David Bowie'den daha fazla kültürel etki yarattığı, çok fazla tartışmaya yol açtı. Sonuçta karşımız çıkan tablo, Bob Dylan'ın son 50 yılın 'en ufuk açıcı ve artistik' sözlerini yazması. Ancak mutlaka bu görüşe katılmayanlar da olacaktır."
Bob Dylan Like A Rolling Stone
Elvis Presley Heartbreak Hotel
The Beatles She Loves You
The Roling Stones (I Can't Get No) Satisfaction
The Clockwork Orange
Godfather
David Bowie The Rise and Fall of Ziggy Stardust
Taxi Driver
Sex Pistols Never Mind The Blocks
The Prisoner
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=105727
Bayanlar`a Küçük Sırlar !!
Sabahları uyandığınızda kendinizi yorgun ve uykusuz hissedebilir, göz altınızdaki şişliklerden şikayetçi olabilirsiniz. Paniğe hiç gerek yok. Çünkü evde kendinize biraz zaman ayırıp, önerilerimizi gerçekleştirerek, tüm sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.
Ciltteki renk farklılıklarına karşı dudaklarda gül kurusu
Dudaklarınızda kullanacağınız gül kurusu tonları, soğuk renkler kategorisine girdiği için, cildinizdeki renk dalgalanmalarının ikinci planda kalmasını sağlayacaktır.
Şiş gözlere naneli çözüm
Uyandığınızda gözlerinizin çok şiş olmasından şikayetçiyseniz, tavsiyemiz naneli göz banyosu. Naneli göz banyosu hazırlamak için derin bir kasenin içine bir avuç dolusu nane ekleyip, 3-5 dakika demlenmesini bekleyin. Su, soğuduktan sonra pamuğu batırın ve göz kapaklarınıza koyun.
Mat saça papatya desteği
100 gr papatyayı demleyin. Soğuduktan sonra içine bir yumurta sarısı ekleyin ve çırpın. Karışımı saçınıza masaj yaparak yedirin. 10 dakika bekleyip, yıkayın.
Baş ağrısına karşı etkili acil yardım önerileri
İşaret parmağınızı ve orta parmaklarınızı birleştirin ve şakaklarınıza yavaş, dairesel hareketlerle, fazla bastırmadan masaj yapın. Eğer zamanınız varsa, ılık suyun altında hoş kokulu bir şampuanla da bu masajı yapabilirsiniz.
Işıltılı ve gergin bir cildin sırrı: Çimdik masajı
Cildinizin gerginliğini yitirdiğini ve dokularınızın gevşediğini hissediyorsanız, çimdik masajı yapabilirsiniz.
Güç kokteyli ile anında zindelik
Bu kokteyli hazırlamak için yarım greyfurt meyve suyu sıkacağında, 100 gram kerevizi katı meyve sıkacağında sıkın. Daha sonra 100 gram rezeneyi suda haşlayın. Süzdükten sonra bu suyu greyfurt ve kereviz suyu ile karıştırın. buz ekleyerek, için.
Gözaltı morluklarına güle güle deme zamanı
Gözlerinizin altında gölgeler ve morluklar varsa, gözaltı kapatıcınız ile günlük nemlendirici kreminizi birbirine karıştırarak uygulayabilirsiniz.
Sedefli ürünler cilde canlılık veriyor
Makyaj malzemelerinizi alırken sedefli ürünler tercih ederek, cildinize tazelik ve canlılık kazandırabilirsiniz. Sedefli farlar gözlerinize ışıltı katacaktır.
İpek gibi yumuşak dudaklar için bal
Dudaklarınız kuru ve çatlak görünüyorsa, geceleri yatmadan önce dudaklarınıza kalın bir tabaka bal sürün ve gece boyunca balın dudaklarınıza nüfuz etmesini sağlayın. Ertesi sabah uyandığınızda dudaklarınıza bir kez daha bal sürdükten sonra bir diş fırçası yardımıyla balı dudaklarınıza hafif bir masaj yaparak yedirin.
Yorgun ciltleri canlandıran muz maskesini hatırlayın
Cildinizin çok yorgun olduğunu hissediyorsanız, evde kolayca hazırlayabileceğiniz muz maskesiyle cildinizi canlandırabilirsiniz. Bunun için bir adet muzu derin bir kapta iyice ezin. Daha sonra bir tatlı kaşığı süt veya bir tatlı kaşığı kaymak ekleyin ve bu karışımı yüzünüze iyice yedirin. 20 dakika kadar cildinizde bekletin ve sonra bol suyla yıkayın. Cildinizin kısa sürede yumuşadığını ve nem kazandığını göreceksiniz.
http://www.sosyetiqhaber.com/newsdetail.asp?NewsID=1111
Sivilcelerle Başa Çıkmanın Yolları
SİYAH NOKTALARI BİLİNÇSİZCE SIKMAK KILCAL DAMARLARI VE DOKU ALTI HÜCRELERİNİ TAHRİP EDİYOR
Çok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde siyah nokta oluştuğunu belirten uzmanlar, hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktaların oluşumunun engellenebileceğini kaydetti.
Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor.
Yağlı ciltlerde gözeneklerin daha açık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi yaşayıp tedavi amaçlı ağır ilaçların kullanılmasıyla da cildin yağlanabildiğini kaydetti. Cildin yağlandığı zaman gözeneklerin açıldığını ifade eden uzmanlar, yapılan araştırmalar sonunda ultraviyole ışınlarının da gözenekleri genişlettiğinin belirlendiğini vurguladılar. İşte uzmanlara göre sivilceyle başa çıkmanın yolları:
"Gözenekleri Daraltmak İçin: Gözeneklerin açılması için ilk etapta gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek lazım. Yağlı ciltler daima su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür. O halde ciltteki su miktarı arttırılmalıdır. Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması ve doğru ürünün kullanılması şarttır. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var. 35 yaş altı ciltlerde, gözenekler kendiliğinden kapanır. Dengeli bir cildin gözenekleri kendiliğinden kapanır. 35 yaşın altındaki genç ciltlerde gözeneklerin kapanması kolaydır. Eğer cildin su ve yağ dengesi düzelirse gözenekler ya kendiliğinden, ya bakımla ya da maskeyle kapatılabilir. Ama yaşınız 35'in üzerindeyse deri kalınlaşmış, çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zordur. Gözenekleri kapatmak için mücadele vermek yerine, daha fazla büyümemelerini önlemek daha iyi bir çözümdür.
Gözenekleri Temizleyen Bantlar İşe Yarıyor mu?: Siyah noktaları azaltmak için uygulanan yöntemlerden biri de bantlardır. Siyah noktaları kimi zaman tümüyle ortadan kaldıran bu bantların kullanımı çok kolaydır. Bantları yapıştırmadan önce uygulayacağınız alanı ıslatıyorsunuz, suyla birlikte yapışkan bir özelliğe kavuşan bandı yapıştırıp kuruyunca çıkartıyorsunuz. Ancak siyah noktaları alan bu bantlar, gözenekteki yağları boşaltamıyor. Oksitlenen bölümü alabilen bantların, dokunun içindeki kanalı kapatan yağ kütlesini alması mümkün değil.
Siyah Noktalardan Nasıl Kurtulursunuz?: Siyah noktalar oluştuktan hemen sonra bir uzmana başvurup temizletilerek, uygun ürünle tekrar oluşmamasını sağlamak gerekir. Oluşmaması için de cildi, sabah akşam temizlemek gerekir. Ancak bunu sabunla yapmamak uygundur.
Cildi Nasıl Temizlemeli?: Cildi, türüne göre temizleme sütü ve tonikle temizlemek en doğrusudur. Ardından sürülecek bir nemlendirici kremle bakım tamamlanabilir. Makyaj yapılmasa bile, gündüz çok kirlenen cildi akşam mutlaka temizlemek gerekir.
Siyah Noktalarınızı Siz Temizlemeyin: Yapılan yanlışlardan biri de siyah noktaları bilinçsizce sıkmak. Böylece kılcal damarlarda ve doku altı hücrelerinde tahribat meydana gelebiliyor. En iyisi bir cilt uzmanına gidip siyah noktaları temizletmek.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=2818
Islak mayo, mantara zemin hazırlıyor
"Yaz aylarıyla birlikte güneş, havuz ve deniz isteği artıyor; ama bu istekler, başta mantar olmak üzere çeşitli enfeksiyonları da beraberinde getiriyor"
Yaz aylarıyla birlikte güneş, havuz ve deniz isteği artıyor; ama bu istekler, başta mantar olmak üzere çeşitli enfeksiyonları da beraberinde getiriyor. Özellikle vajinal mantarlar, yaz aylarında büyük artış gösteren sağlık sorunlarından. Genital bölgenin çok sıcak ve nemli kalması, mantarın üremesi için ideal zemin hazırlıyor. Havuz ve deniz kenarında ıslak mayoyla oturmak yerine mayoyu değiştirmek, mantarın oluşumunu önlüyor.
Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, yaz aylarında mantar enfeksiyonlarına sıkça rastlandığını, ancak bunun havuz suyuyla temas yoluyla geçmediğini kaydediyor. Dr. Mumcu, havuz suyunun değil, klor ve ıslak mayonun mantarın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirterek, bunun sebebini şöyle açıklıyor:
"Havuzdan sonra mantar enfeksiyonları görülebilir, ama bunlar, başkasında bulunan mantarın havuz suyuyla geçmesi değil, kadının vajinasında zaten normalde bulunan mantarların aktif hale geçmesinden kaynaklanıyor. Vajina içinde var olan mikroorganizmaların bir kısmı yararlıdır. Bir kısmı ise fazla miktarda çoğalırsa enfeksiyona yol açar. Bu yararlı olanlar, asit üreterek asit baz dengesini koruyor. Denge bozulursa bazı bakteri ve mantarlar aktif hale gelerek enfeksiyona yol açıyor. Havuz suyu içindeki klor pek çok mikrobu öldürdüğü gibi, bu asit salgılayan yararlı bakterileri de olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla vajinanın PH dengesini bozuyor ve var olan mantarlar aktif hale geçip enfeksiyona yol açabiliyor. Tabii bu her havuza girende olur diyemeyiz".
Genital bölgenin çok sıcak ve nemli kalmasının mantarın üremesi için ideal bir zemin hazırladığını anlatan Dr. Mumcu, mantar sporlarını aktif hale getiren diğer bir sebebin de ıslak mayo olduğunu vurguluyor. "Mantar sporları nemli ortamlarda çok rahat ürüyor" diyen Dr. Mumcu, sözlerine şöyle devam ediyor:
"Bu nedenle o bölgeyi çok fazla ıslak ve havasız bırakmamak lazım. Özellikle yaz günlerinde sentetik iç çamaşırları giyilmemeli. Sentetik çamaşırlar genital bölgede hava sirkülasyonunu engellediği için mantarın ortaya çıkmasına uygun ortam sağlıyor. Havuz ve deniz kenarında ıslak mayoyla oturmak yerine mayonuzu değiştirmeniz mantarın oluşumunu önler. Tayt tarzı dar kıyafetler de terlemeye neden olduğundan, yaz aylarında giymekten kaçınılmalı".
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9040
Yurt-Kur burs ve yurt başvuruları uzatıldı
"2005-2006 öğretim yılında burs, öğrenim ve katkı kredisi almak isteyen ara sınıf öğrencilerinin başvuru süreleri 19 Ağustos 2005 günü mesai bitimine kadar uzatıldı"
2005-2006 öğretim yılında burs, öğrenim ve katkı kredisi almak isteyen ara sınıf öğrencilerinin başvuru süreleri 19 Ağustos 2005 günü mesai bitimine kadar uzatıldı.
Başvurular, ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim yapan öğrencileri kapsıyor. Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrak, daha önce 7 Ağustos 2005 olarak ilan edilen başvuru tarihinin öğrencilerin tatil döneminde olmaları ve müracaatlarını yapamayacakları düşüncesiyle uzatıldığını açıkladı. Söz konusu burs, katkı ve öğrenim kredisi başvuruları 2005-2006 öğretim yılında halen bir yüksek öğretim kurumuna devam eden ara sınıf öğrencilerini kapsıyor. Öğrenciler, başvurularını kurumun www.kyk.gov.tr internet adresinden de ücret ödemeden 19 Ağustos 2005 tarihi mesai bitimine kadar yapabilecekler.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9530
Sağlık Bakanlığı'ndan "Diyet" uyarısı
"Sağlık Bakanlığı, vatandaşları 'sağlıksız zayıflama diyetleri' konusunda uyararak, doktor kontrolü olmadan uygulanan sağlıksız diyetlerin baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, safra ve böbrek taşı, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizliği, kuru cilt, saç dökülmesi gibi sorunlara yol açtığını belirtti"
Sağlık Bakanlığı, vatandaşları 'sağlıksız zayıflama diyetleri' konusunda uyararak, doktor kontrolü olmadan uygulanan sağlıksız diyetlerin baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, safra ve böbrek taşı, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizliği, kuru cilt, saç dökülmesi gibi sorunlara yol açtığını belirtti.
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, sağlıksız zayıflama diyetlerinin önemli sağlık sorunlarına yol açtığı bildirildi. Kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayan, çok düşük enerjili şok diyetlerle tek tip besine dayalı diyetlerden kaçınılması gerektiği vurgulanan açıklamada, "Zayıflama diyetleri uygulanmadan önce öncelikle boya uygun ağırlık saptanmalı, uygun ağırlık söz konusu ise kilo almaktan kaçınılmalıdır. Kilo fazlalığı ve şişmanlık varsa önce ağırlık artışı önlenmeli, daha sonra ağırlık kaybı hedeflenmelidir. Aşırı ve hızlı ağırlık kaybından mutlaka uzak durulmalıdır. Ağırlık kaybı için bireyin cinsiyeti, yaşı, boyu ve fiziksel aktivitesi dikkate alınmalı, kişinin beslenme alışkanlıklarına uygun bir beslenme programı uygulanmalıdır" denildi.
Zayıflama diyetlerinin bireye özgü olması gerektiği vurgulanan açıklamada, vatandaşlara yönelik şu uyarılar yer alıyor:
"Diyet tedavisi mutlaka bir diyetisyen kontrolünde yapılmalıdır. Ağırlık kaybı, haftada 0.5-1 kilogramı geçmemelidir. Diğer bir deyişle kişi yavaş ve uzun bir sürede zayıflamalıdır. Yağlı besinler tokluk hissi verdiği ve yağda eriyen A, D, E ve K vitaminlerinin vücutta kullanımını sağladığı için diyetin yağ miktarı çok azaltılmamalıdır. Günlük enerjinin yaklaşık yüzde 25-30'u yağlardan sağlanmalıdır. Sağlıklı beslenmede yağ türüne de dikkat edilmelidir. Yemeklerde kullanılan yağın bir kısmının zeytinyağı ve fındık yağı, bir kısmının da mısırözü, soya veya ayçiçek gibi bitkisel sıvı yağlar olmasına özen gösterilmelidir. Ancak aşırı yağlı besinler ve kızartmalardan kaçınılmalıdır. Tatlı, pasta gibi şekerli besinlerin tüketimi azaltılmalı, kuru baklagiller grubuna giren nohut, mercimek, kuru fasulye gibi kompleks karbonhidratların tüketimi ise daha çok tokluk sağladığı için artırılmalıdır. Zayıflama diyetlerinin posa yani lif içeriği yüksek olmalıdır. Posalı yiyecekler grubuna giren sebze, meyve, kuru baklagiller, kepekli un ve ürünler, kişinin midedeki sindirimini ve mide boşalma hızını yavaşlatarak tokluk hissini uzatır, ağırlık kaybetmesine yardımcı olur."
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, sıvı tüketiminin önemine de dikkat çekilerek, sağlıklı bir ağırlık kaybı için günlük en az 2-3 litre su tüketilmesi gerektiği bildirildi. İnsan vücudunun normal fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için bütün besin öğelerine gereksinim duyduğu vurgulanan açıklamada şu bilgiler verildi:
"Yeterli ve dengeli beslenme dört besin grubunda bulunan besinlerin yeterli miktarda tüketilmesiyle sağlanır. Bu besinler; süt grubunda yer alan süt, peynir ve yoğurt, et grubunda yer alan et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ile tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır ve tarhanadır. Bu besinlerin önerilen tüketim miktarları kişiye özgü olarak değişmekte, bireyin yaşı, cinsiyeti ve fiziksel aktivite durumu bu oranları etkilemektedir. Zayıflama diyetlerinde günlük alınacak enerjiyle karbonhidrat, protein, yağ ve diğer besin öğelerinin miktarı belirli oranlarda ve dengeli olmalıdır. Zayıflama diyeti uygulayan kişilerin günde 3 ile 6 öğün arasında sık sık ve azar azar beslenmeleri gerekiyor. Sık aralıklarla beslenme, gereğinden fazla yemeyi önler, acıkmayı geciktirir ve bir sonraki öğünde besin alımını azaltır. Yemekler pişirilirken de haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli, kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınılmalıdır."
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9531
Apple Mac Os X Tiger Türkçe olarak piyasada
"Apple'ın 29 Nisan 2005 tarihinde tüm dünya ile aynı anda Türkiye'ye sunduğu yeni işletim sistemi, 3 ay gibi çok kısa bir sürede Apple IMC tarafından tamamen Türkçeye çevrilerek Mac kullanıcılarına sunuldu"
Apple'ın 29 Nisan 2005 tarihinde tüm dünya ile aynı anda Türkiye'ye sunduğu yeni işletim sistemi, 3 ay gibi çok kısa bir sürede Apple IMC tarafından tamamen Türkçeye çevrilerek Mac kullanıcılarına sunuldu.
Apple'den yapılan açıklamaya göre, 200'den fazla yeni özellik ve buluşu biraraya getiren "Tiger" kod isimli Mac OS X 10.4, özellikle virüslerden etkilenmeyen güvenlik özellikleriyle ön plana çıkıyor. Tüm zamanların en güvenli işletim sistemi olarak nitelendirilen Mac OS X, ilk tanışanların kolaylıkla adapte olacağı kullanıcı dostu arayüzüyle ve Türkçe dahil 16 dilde bir tıkla değişebilen menüleriyle hayatı ve bilgisayar kullanımını kolaylaştırıyor.
Yerelleştirme konusunda atılımlarının devam edeceğini söyleyen Apple IMC Genel Müdürü Tansu Yeğen, "Mac OS X Tiger, bugüne kadar oluşturulmuş en verimli ve güvenli işletim sistemidir. Tiger'ın Spotlight ve Dashboard gibi, devrim oluşturacak nitelikteki yeni özellikleri insanların bilgisayarları kullanış biçimini değiştirecek ve kolaylaştıracak. Türkiye'de yaşıyoruz. Türk alfabesi kullanıyoruz. Kullanıcılarımızın tüm Apple programlarını ve uygulamalarını Türkçe kullanmalarını sağlayacak kaynak ve altyapıyı oluşturmak en önemli hedeflerimizden biri. Bu bağlamda dijital yaşamın simgesi olan iLife paketinin de yerelleştirmesine başladık. Koç Bilgi Grubu'nun tüketiciye yakın olma konsepti doğrultusunda, tüketiciyi de bize yakın hissettirmek bizim için stratejik bir hedeftir" dedi.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9532
Uçakta cep telefonu kullanılabilecek
"Boeing'in uçaklarda hızlı internet servisi veren bölümü Connexion by Boeing ve ABD'nin önde gelen mobil iletişim şirketi Qualcomm, uçaklarda cep telefonu kullanılması için gereken teknolojiyi başarıyla test etti"
Boeing'in uçaklarda hızlı internet servisi veren bölümü Connexion by Boeing ve ABD'nin önde gelen mobil iletişim şirketi Qualcomm, uçaklarda cep telefonu kullanılması için gereken teknolojiyi başarıyla test etti.
Boeing'den yapılan açıklamada, yeni sistemin GSM'nin yanı sıra ABD'de kullanılan CDMA teknolojisiyle de uyumlu çalıştığı belirtildi. Uçağın içerisine kurulan mini baz istasyonunun Connexion By Boeing'in yörüngedeki uydusu aracılığıyla yerdeki sistemlere bağlanmasıyla uçakta cep telefonu kullanımının mümkün olduğu vurgulandı. Açıklamada, halen bir Boeing 737-400 uçağında denenen sistemin cep telefonu fonksiyonlarının yanı sıra cihazın özelliklerine bağlı olarak mesajlaşma, e-posta alma/yollama, MMS, oyun ve video indirme gibi hizmetlerden de yararlanma imkanı sağladığı bildirildi. Boeing ve Qualcomm'in sistemin güvenliğiyle ilgili testleri 2005'in Eylül ayına kadar devam ettireceği vurgulanan açıklamada, "Sistem, tüm testler başarıyla tamamlandıktan sonra operatörlerin kullanımına sunulacak" denildi.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9534
En ucuz spor, yürüyüş
Gönderen: NesLihaN Tarih: 09.08.2005
"Her gün 30 dakikalık hızlı bir yürüyüşün, uzun vadede, kalp krizinden felç geçirme riskine, kemik erimesinden depresyona kadar birçok rahatsızlığı önlediği bildiriliyor"
Her gün 30 dakikalık hızlı bir yürüyüşün, uzun vadede, kalp krizinden felç geçirme riskine, kemik erimesinden depresyona kadar birçok rahatsızlığı önlediği bildiriliyor.
"Sağlıklı bir vücut adına sabah erken kalkıp, eşofmanlarınızı giyip kendinizi deniz kıyısına veya ormanlık bir yere atmanız ve saatlerce koşmanız şart değil" diyen uzmanlar, sağlıklı bir bünyeye sahip olmak için yürümenin de yeterli olduğunu ve saatte 5-7 kilometre hızla yapılacak yürüyüşlerin çok faydalı olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre, haftada 6 kez yarım saat-1 saat arası yürüyüş yapmak, koşunun yerini tutabiliyor. Harvard Üniversitesi'nden Dr. Joann Manson, "Eğer herkes günde 30 dakikalık bir yürüyüş yapsa, kronik hastalıkları yüzde 40 oranında azaltabiliriz" diye konuşuyor.
Düzenli olarak yürümenin, kalbi formda tuttuğu gibi tansiyonu da düşürdüğünü vurgulayan uzmanlar, kalp krizi geçirme riskinin yüzde 50 azaldığını kaydediyor.
Uzmanlar, Harvard Tıp Fakültesi tarafından 70 bin kişi üzerinde 15 yıl boyunca yapılan bir araştırma sonucunu da hatırlatıyor. Buna göre, haftada en az 20 saat yürümek, damar tıkanıklığı sebebiyle felç geçirme riskini yüzde 40 azaltıyor. En az yarım saat yürümek, birkaç yüz kalori yakmanın yanı sıra, günün kalan kısmında metabolizmayı da dengeliyor. Yenilen besinleri yağa dönüştürmeden daha kolay yakmayı sağlıyor.
Uzmanlar, vücuttaki yağları eritmenin en iyi yollarından birisinin de yürümek olduğunu ifade ediyor. Tempolu yarım saatin sonunda vücudun, biriktirdiği yağları yeni yakmaya başladığını belirten uzmanlar, dolayısıyla, düzenli olarak 30 dakikanın üzerinde yürünülen mesafenin, sağlıklı yaşamaya yardım ettiğini bildiriyor.
ŞEKER BAŞLANGICINI GECİKTİRİYOR
Geçen yıl yapılan araştırmaların, günde 30 dakika yürüyüş yapmanın, insülin kullanımı gerektiren "Tip 2" şeker hastalığının aşırı kilolu kişilerde başlamasını geciktirdiğini, hatta önlediğini ortaya koyduğunu söyleyen uzmanlar, düzenli yürüyüşün, kemikleri güçlendirip, bağlı oldukları eklemlere daha sıkı bağlanmalarını sağladığını vurguluyor. Uzmanlar, 20 yaşında düzenli olarak egzersiz yapmaya başlamanın ve düzenli kalsiyum almanın, kadınlarda kemik erimesi geçirme riskini yüzde 30 oranında azalttığını kaydediyor.
Kısa yürüyüşün, stresi alarak depresyonun atlatılmasına da yardımcı olduğunu ifade eden uzmanlar, ayrıca araştırmaların, düzenli yürüyüşlerin kronik depresyona da iyi geldiğini gösterdiğini savunuyor. Uzmanlar, antidepresan ilaç kullanmayıp yürüyüş egzersizleri yapan depresif hastalarda, 10 ay sonunda, ilaç kullananlara göre yeniden depresyon geçirme ihtimalinin çok daha düşük olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, yürüyüş yapmanın bir başka faydasını da, atıkların bağırsaklarda daha hızlı ilerlemesini sağladığı için bağırsak kanseri riskini azaltması olarak açıklıyor. Ancak, Hawai Üniversitesi'nden Dr. David Curb, "Hayatı boyunca hiç yürüyüş yapmamış kişiler, rahatsızlıklarını bir haftada çözmeyi beklemesin" diye uyarıda bulunuyor.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9535
Yahoo, Çin'e yatırım yapacak
Yahoo, Çin'in en büyük e-ticaret şirketi Alibaba.com'un yüzde 35 hissesini 1 milyar dolara satın almak için görüşmelerde bulunuyor.
Forbes'te yer alan habere göre, bu anlaşmanın gerçekleşmesi halinde, Çin internet sektörüne bugüne kadar yapılmış en büyük yatırım olacak. Alibaba.com, iki online ticaret sitesini yönetiyor. Bunlar Taobao.com ve Alibaba.com. Her iki internet sitesi de dünyanın en iyi 40 web sitesi içinde yer alıyor.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9529
'Dünyayı değiştiren şarkılar-filmler-diziler' araştırması yapıldı. Bob Dylon'ın Like a Rolling Stone şarkısı, Elvis Presley ve Beatles'ı geride bıraktı. İlk 10 sırada bakın kimler yer alıyor?
'Dünyayı değiştirdiği' teyit edildi. Araştırmayı bbc internet sitesi yayınladı.
İngiliz müzik dergisi Uncut'ın müzik ve film yıldızları arasında yaptığı araştırmada, Bob Dylan'ın Like a Rolling Stone şarkısı, 'Dünyayı değiştiren şarkılar-filmler-diziler-kitaplar' sıralamasında ilk sırada yer aldı.
Like a Rolling Stone'u; Elvis Presley'in Heartbreak Hotel ve Beatles'ın She Loves You adlı şarkıları izledi.
Araştırma için görüşlerine başvurulan yıldızlar arasında; Sir Paul McCartney, Noel Gallagher, Robert Downey Jr, Keith Richards ve Lou Reed de vardı.
Ünlü rock yıldızı Patti Smith araştırmada ilk sırada yer alan Like a Rolling Stone için, "Tüm ergenlik dönemim bu şarkıyla geçti" yorumunu yaptı.
Beatles üyelerinden Sir Paul McCartney ise kendi listesinde birinciliği, Heartbreak Hotel'e verdi.
McCartney, şarkı için, "Presley, sanki cehennemin derinliklerinden söylüyordu" deyip, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tonlaması, yankıyı kullanışı...Herşey çok güzeldi. Müzikal açıdan mükemmeldi."
Araştırmada en üst sırada yer alan film, 5. seçilen Stanley Kubrick'in Otomatik Portakal'ı oldu.
Otomatik Portakal'ı; Baba filmleri izledi.
Araştırma, Uncut dergisinin 100. sayısı nedeniyle yapıldı.
Derginin editörü Allan Jones ise sıralama hakkında şu yorumu yaptı:
"Liste titiz bir araştırmanın sonucu. Ancak filmlerin, David Bowie'den daha fazla kültürel etki yarattığı, çok fazla tartışmaya yol açtı. Sonuçta karşımız çıkan tablo, Bob Dylan'ın son 50 yılın 'en ufuk açıcı ve artistik' sözlerini yazması. Ancak mutlaka bu görüşe katılmayanlar da olacaktır."
Bob Dylan Like A Rolling Stone
Elvis Presley Heartbreak Hotel
The Beatles She Loves You
The Roling Stones (I Can't Get No) Satisfaction
The Clockwork Orange
Godfather
David Bowie The Rise and Fall of Ziggy Stardust
Taxi Driver
Sex Pistols Never Mind The Blocks
The Prisoner
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=105727
Bayanlar`a Küçük Sırlar !!
Sabahları uyandığınızda kendinizi yorgun ve uykusuz hissedebilir, göz altınızdaki şişliklerden şikayetçi olabilirsiniz. Paniğe hiç gerek yok. Çünkü evde kendinize biraz zaman ayırıp, önerilerimizi gerçekleştirerek, tüm sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.
Ciltteki renk farklılıklarına karşı dudaklarda gül kurusu
Dudaklarınızda kullanacağınız gül kurusu tonları, soğuk renkler kategorisine girdiği için, cildinizdeki renk dalgalanmalarının ikinci planda kalmasını sağlayacaktır.
Şiş gözlere naneli çözüm
Uyandığınızda gözlerinizin çok şiş olmasından şikayetçiyseniz, tavsiyemiz naneli göz banyosu. Naneli göz banyosu hazırlamak için derin bir kasenin içine bir avuç dolusu nane ekleyip, 3-5 dakika demlenmesini bekleyin. Su, soğuduktan sonra pamuğu batırın ve göz kapaklarınıza koyun.
Mat saça papatya desteği
100 gr papatyayı demleyin. Soğuduktan sonra içine bir yumurta sarısı ekleyin ve çırpın. Karışımı saçınıza masaj yaparak yedirin. 10 dakika bekleyip, yıkayın.
Baş ağrısına karşı etkili acil yardım önerileri
İşaret parmağınızı ve orta parmaklarınızı birleştirin ve şakaklarınıza yavaş, dairesel hareketlerle, fazla bastırmadan masaj yapın. Eğer zamanınız varsa, ılık suyun altında hoş kokulu bir şampuanla da bu masajı yapabilirsiniz.
Işıltılı ve gergin bir cildin sırrı: Çimdik masajı
Cildinizin gerginliğini yitirdiğini ve dokularınızın gevşediğini hissediyorsanız, çimdik masajı yapabilirsiniz.
Güç kokteyli ile anında zindelik
Bu kokteyli hazırlamak için yarım greyfurt meyve suyu sıkacağında, 100 gram kerevizi katı meyve sıkacağında sıkın. Daha sonra 100 gram rezeneyi suda haşlayın. Süzdükten sonra bu suyu greyfurt ve kereviz suyu ile karıştırın. buz ekleyerek, için.
Gözaltı morluklarına güle güle deme zamanı
Gözlerinizin altında gölgeler ve morluklar varsa, gözaltı kapatıcınız ile günlük nemlendirici kreminizi birbirine karıştırarak uygulayabilirsiniz.
Sedefli ürünler cilde canlılık veriyor
Makyaj malzemelerinizi alırken sedefli ürünler tercih ederek, cildinize tazelik ve canlılık kazandırabilirsiniz. Sedefli farlar gözlerinize ışıltı katacaktır.
İpek gibi yumuşak dudaklar için bal
Dudaklarınız kuru ve çatlak görünüyorsa, geceleri yatmadan önce dudaklarınıza kalın bir tabaka bal sürün ve gece boyunca balın dudaklarınıza nüfuz etmesini sağlayın. Ertesi sabah uyandığınızda dudaklarınıza bir kez daha bal sürdükten sonra bir diş fırçası yardımıyla balı dudaklarınıza hafif bir masaj yaparak yedirin.
Yorgun ciltleri canlandıran muz maskesini hatırlayın
Cildinizin çok yorgun olduğunu hissediyorsanız, evde kolayca hazırlayabileceğiniz muz maskesiyle cildinizi canlandırabilirsiniz. Bunun için bir adet muzu derin bir kapta iyice ezin. Daha sonra bir tatlı kaşığı süt veya bir tatlı kaşığı kaymak ekleyin ve bu karışımı yüzünüze iyice yedirin. 20 dakika kadar cildinizde bekletin ve sonra bol suyla yıkayın. Cildinizin kısa sürede yumuşadığını ve nem kazandığını göreceksiniz.
http://www.sosyetiqhaber.com/newsdetail.asp?NewsID=1111
Sivilcelerle Başa Çıkmanın Yolları
SİYAH NOKTALARI BİLİNÇSİZCE SIKMAK KILCAL DAMARLARI VE DOKU ALTI HÜCRELERİNİ TAHRİP EDİYOR
Çok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde siyah nokta oluştuğunu belirten uzmanlar, hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktaların oluşumunun engellenebileceğini kaydetti.
Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor.
Yağlı ciltlerde gözeneklerin daha açık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi yaşayıp tedavi amaçlı ağır ilaçların kullanılmasıyla da cildin yağlanabildiğini kaydetti. Cildin yağlandığı zaman gözeneklerin açıldığını ifade eden uzmanlar, yapılan araştırmalar sonunda ultraviyole ışınlarının da gözenekleri genişlettiğinin belirlendiğini vurguladılar. İşte uzmanlara göre sivilceyle başa çıkmanın yolları:
"Gözenekleri Daraltmak İçin: Gözeneklerin açılması için ilk etapta gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek lazım. Yağlı ciltler daima su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür. O halde ciltteki su miktarı arttırılmalıdır. Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması ve doğru ürünün kullanılması şarttır. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var. 35 yaş altı ciltlerde, gözenekler kendiliğinden kapanır. Dengeli bir cildin gözenekleri kendiliğinden kapanır. 35 yaşın altındaki genç ciltlerde gözeneklerin kapanması kolaydır. Eğer cildin su ve yağ dengesi düzelirse gözenekler ya kendiliğinden, ya bakımla ya da maskeyle kapatılabilir. Ama yaşınız 35'in üzerindeyse deri kalınlaşmış, çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zordur. Gözenekleri kapatmak için mücadele vermek yerine, daha fazla büyümemelerini önlemek daha iyi bir çözümdür.
Gözenekleri Temizleyen Bantlar İşe Yarıyor mu?: Siyah noktaları azaltmak için uygulanan yöntemlerden biri de bantlardır. Siyah noktaları kimi zaman tümüyle ortadan kaldıran bu bantların kullanımı çok kolaydır. Bantları yapıştırmadan önce uygulayacağınız alanı ıslatıyorsunuz, suyla birlikte yapışkan bir özelliğe kavuşan bandı yapıştırıp kuruyunca çıkartıyorsunuz. Ancak siyah noktaları alan bu bantlar, gözenekteki yağları boşaltamıyor. Oksitlenen bölümü alabilen bantların, dokunun içindeki kanalı kapatan yağ kütlesini alması mümkün değil.
Siyah Noktalardan Nasıl Kurtulursunuz?: Siyah noktalar oluştuktan hemen sonra bir uzmana başvurup temizletilerek, uygun ürünle tekrar oluşmamasını sağlamak gerekir. Oluşmaması için de cildi, sabah akşam temizlemek gerekir. Ancak bunu sabunla yapmamak uygundur.
Cildi Nasıl Temizlemeli?: Cildi, türüne göre temizleme sütü ve tonikle temizlemek en doğrusudur. Ardından sürülecek bir nemlendirici kremle bakım tamamlanabilir. Makyaj yapılmasa bile, gündüz çok kirlenen cildi akşam mutlaka temizlemek gerekir.
Siyah Noktalarınızı Siz Temizlemeyin: Yapılan yanlışlardan biri de siyah noktaları bilinçsizce sıkmak. Böylece kılcal damarlarda ve doku altı hücrelerinde tahribat meydana gelebiliyor. En iyisi bir cilt uzmanına gidip siyah noktaları temizletmek.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=2818
Islak mayo, mantara zemin hazırlıyor
"Yaz aylarıyla birlikte güneş, havuz ve deniz isteği artıyor; ama bu istekler, başta mantar olmak üzere çeşitli enfeksiyonları da beraberinde getiriyor"
Yaz aylarıyla birlikte güneş, havuz ve deniz isteği artıyor; ama bu istekler, başta mantar olmak üzere çeşitli enfeksiyonları da beraberinde getiriyor. Özellikle vajinal mantarlar, yaz aylarında büyük artış gösteren sağlık sorunlarından. Genital bölgenin çok sıcak ve nemli kalması, mantarın üremesi için ideal zemin hazırlıyor. Havuz ve deniz kenarında ıslak mayoyla oturmak yerine mayoyu değiştirmek, mantarın oluşumunu önlüyor.
Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, yaz aylarında mantar enfeksiyonlarına sıkça rastlandığını, ancak bunun havuz suyuyla temas yoluyla geçmediğini kaydediyor. Dr. Mumcu, havuz suyunun değil, klor ve ıslak mayonun mantarın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirterek, bunun sebebini şöyle açıklıyor:
"Havuzdan sonra mantar enfeksiyonları görülebilir, ama bunlar, başkasında bulunan mantarın havuz suyuyla geçmesi değil, kadının vajinasında zaten normalde bulunan mantarların aktif hale geçmesinden kaynaklanıyor. Vajina içinde var olan mikroorganizmaların bir kısmı yararlıdır. Bir kısmı ise fazla miktarda çoğalırsa enfeksiyona yol açar. Bu yararlı olanlar, asit üreterek asit baz dengesini koruyor. Denge bozulursa bazı bakteri ve mantarlar aktif hale gelerek enfeksiyona yol açıyor. Havuz suyu içindeki klor pek çok mikrobu öldürdüğü gibi, bu asit salgılayan yararlı bakterileri de olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla vajinanın PH dengesini bozuyor ve var olan mantarlar aktif hale geçip enfeksiyona yol açabiliyor. Tabii bu her havuza girende olur diyemeyiz".
Genital bölgenin çok sıcak ve nemli kalmasının mantarın üremesi için ideal bir zemin hazırladığını anlatan Dr. Mumcu, mantar sporlarını aktif hale getiren diğer bir sebebin de ıslak mayo olduğunu vurguluyor. "Mantar sporları nemli ortamlarda çok rahat ürüyor" diyen Dr. Mumcu, sözlerine şöyle devam ediyor:
"Bu nedenle o bölgeyi çok fazla ıslak ve havasız bırakmamak lazım. Özellikle yaz günlerinde sentetik iç çamaşırları giyilmemeli. Sentetik çamaşırlar genital bölgede hava sirkülasyonunu engellediği için mantarın ortaya çıkmasına uygun ortam sağlıyor. Havuz ve deniz kenarında ıslak mayoyla oturmak yerine mayonuzu değiştirmeniz mantarın oluşumunu önler. Tayt tarzı dar kıyafetler de terlemeye neden olduğundan, yaz aylarında giymekten kaçınılmalı".
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9040
Yurt-Kur burs ve yurt başvuruları uzatıldı
"2005-2006 öğretim yılında burs, öğrenim ve katkı kredisi almak isteyen ara sınıf öğrencilerinin başvuru süreleri 19 Ağustos 2005 günü mesai bitimine kadar uzatıldı"
2005-2006 öğretim yılında burs, öğrenim ve katkı kredisi almak isteyen ara sınıf öğrencilerinin başvuru süreleri 19 Ağustos 2005 günü mesai bitimine kadar uzatıldı.
Başvurular, ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim yapan öğrencileri kapsıyor. Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrak, daha önce 7 Ağustos 2005 olarak ilan edilen başvuru tarihinin öğrencilerin tatil döneminde olmaları ve müracaatlarını yapamayacakları düşüncesiyle uzatıldığını açıkladı. Söz konusu burs, katkı ve öğrenim kredisi başvuruları 2005-2006 öğretim yılında halen bir yüksek öğretim kurumuna devam eden ara sınıf öğrencilerini kapsıyor. Öğrenciler, başvurularını kurumun www.kyk.gov.tr internet adresinden de ücret ödemeden 19 Ağustos 2005 tarihi mesai bitimine kadar yapabilecekler.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9530
Sağlık Bakanlığı'ndan "Diyet" uyarısı
"Sağlık Bakanlığı, vatandaşları 'sağlıksız zayıflama diyetleri' konusunda uyararak, doktor kontrolü olmadan uygulanan sağlıksız diyetlerin baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, safra ve böbrek taşı, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizliği, kuru cilt, saç dökülmesi gibi sorunlara yol açtığını belirtti"
Sağlık Bakanlığı, vatandaşları 'sağlıksız zayıflama diyetleri' konusunda uyararak, doktor kontrolü olmadan uygulanan sağlıksız diyetlerin baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, safra ve böbrek taşı, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizliği, kuru cilt, saç dökülmesi gibi sorunlara yol açtığını belirtti.
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, sağlıksız zayıflama diyetlerinin önemli sağlık sorunlarına yol açtığı bildirildi. Kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayan, çok düşük enerjili şok diyetlerle tek tip besine dayalı diyetlerden kaçınılması gerektiği vurgulanan açıklamada, "Zayıflama diyetleri uygulanmadan önce öncelikle boya uygun ağırlık saptanmalı, uygun ağırlık söz konusu ise kilo almaktan kaçınılmalıdır. Kilo fazlalığı ve şişmanlık varsa önce ağırlık artışı önlenmeli, daha sonra ağırlık kaybı hedeflenmelidir. Aşırı ve hızlı ağırlık kaybından mutlaka uzak durulmalıdır. Ağırlık kaybı için bireyin cinsiyeti, yaşı, boyu ve fiziksel aktivitesi dikkate alınmalı, kişinin beslenme alışkanlıklarına uygun bir beslenme programı uygulanmalıdır" denildi.
Zayıflama diyetlerinin bireye özgü olması gerektiği vurgulanan açıklamada, vatandaşlara yönelik şu uyarılar yer alıyor:
"Diyet tedavisi mutlaka bir diyetisyen kontrolünde yapılmalıdır. Ağırlık kaybı, haftada 0.5-1 kilogramı geçmemelidir. Diğer bir deyişle kişi yavaş ve uzun bir sürede zayıflamalıdır. Yağlı besinler tokluk hissi verdiği ve yağda eriyen A, D, E ve K vitaminlerinin vücutta kullanımını sağladığı için diyetin yağ miktarı çok azaltılmamalıdır. Günlük enerjinin yaklaşık yüzde 25-30'u yağlardan sağlanmalıdır. Sağlıklı beslenmede yağ türüne de dikkat edilmelidir. Yemeklerde kullanılan yağın bir kısmının zeytinyağı ve fındık yağı, bir kısmının da mısırözü, soya veya ayçiçek gibi bitkisel sıvı yağlar olmasına özen gösterilmelidir. Ancak aşırı yağlı besinler ve kızartmalardan kaçınılmalıdır. Tatlı, pasta gibi şekerli besinlerin tüketimi azaltılmalı, kuru baklagiller grubuna giren nohut, mercimek, kuru fasulye gibi kompleks karbonhidratların tüketimi ise daha çok tokluk sağladığı için artırılmalıdır. Zayıflama diyetlerinin posa yani lif içeriği yüksek olmalıdır. Posalı yiyecekler grubuna giren sebze, meyve, kuru baklagiller, kepekli un ve ürünler, kişinin midedeki sindirimini ve mide boşalma hızını yavaşlatarak tokluk hissini uzatır, ağırlık kaybetmesine yardımcı olur."
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, sıvı tüketiminin önemine de dikkat çekilerek, sağlıklı bir ağırlık kaybı için günlük en az 2-3 litre su tüketilmesi gerektiği bildirildi. İnsan vücudunun normal fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için bütün besin öğelerine gereksinim duyduğu vurgulanan açıklamada şu bilgiler verildi:
"Yeterli ve dengeli beslenme dört besin grubunda bulunan besinlerin yeterli miktarda tüketilmesiyle sağlanır. Bu besinler; süt grubunda yer alan süt, peynir ve yoğurt, et grubunda yer alan et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ile tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır ve tarhanadır. Bu besinlerin önerilen tüketim miktarları kişiye özgü olarak değişmekte, bireyin yaşı, cinsiyeti ve fiziksel aktivite durumu bu oranları etkilemektedir. Zayıflama diyetlerinde günlük alınacak enerjiyle karbonhidrat, protein, yağ ve diğer besin öğelerinin miktarı belirli oranlarda ve dengeli olmalıdır. Zayıflama diyeti uygulayan kişilerin günde 3 ile 6 öğün arasında sık sık ve azar azar beslenmeleri gerekiyor. Sık aralıklarla beslenme, gereğinden fazla yemeyi önler, acıkmayı geciktirir ve bir sonraki öğünde besin alımını azaltır. Yemekler pişirilirken de haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli, kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınılmalıdır."
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9531
Apple Mac Os X Tiger Türkçe olarak piyasada
"Apple'ın 29 Nisan 2005 tarihinde tüm dünya ile aynı anda Türkiye'ye sunduğu yeni işletim sistemi, 3 ay gibi çok kısa bir sürede Apple IMC tarafından tamamen Türkçeye çevrilerek Mac kullanıcılarına sunuldu"
Apple'ın 29 Nisan 2005 tarihinde tüm dünya ile aynı anda Türkiye'ye sunduğu yeni işletim sistemi, 3 ay gibi çok kısa bir sürede Apple IMC tarafından tamamen Türkçeye çevrilerek Mac kullanıcılarına sunuldu.
Apple'den yapılan açıklamaya göre, 200'den fazla yeni özellik ve buluşu biraraya getiren "Tiger" kod isimli Mac OS X 10.4, özellikle virüslerden etkilenmeyen güvenlik özellikleriyle ön plana çıkıyor. Tüm zamanların en güvenli işletim sistemi olarak nitelendirilen Mac OS X, ilk tanışanların kolaylıkla adapte olacağı kullanıcı dostu arayüzüyle ve Türkçe dahil 16 dilde bir tıkla değişebilen menüleriyle hayatı ve bilgisayar kullanımını kolaylaştırıyor.
Yerelleştirme konusunda atılımlarının devam edeceğini söyleyen Apple IMC Genel Müdürü Tansu Yeğen, "Mac OS X Tiger, bugüne kadar oluşturulmuş en verimli ve güvenli işletim sistemidir. Tiger'ın Spotlight ve Dashboard gibi, devrim oluşturacak nitelikteki yeni özellikleri insanların bilgisayarları kullanış biçimini değiştirecek ve kolaylaştıracak. Türkiye'de yaşıyoruz. Türk alfabesi kullanıyoruz. Kullanıcılarımızın tüm Apple programlarını ve uygulamalarını Türkçe kullanmalarını sağlayacak kaynak ve altyapıyı oluşturmak en önemli hedeflerimizden biri. Bu bağlamda dijital yaşamın simgesi olan iLife paketinin de yerelleştirmesine başladık. Koç Bilgi Grubu'nun tüketiciye yakın olma konsepti doğrultusunda, tüketiciyi de bize yakın hissettirmek bizim için stratejik bir hedeftir" dedi.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9532
Uçakta cep telefonu kullanılabilecek
"Boeing'in uçaklarda hızlı internet servisi veren bölümü Connexion by Boeing ve ABD'nin önde gelen mobil iletişim şirketi Qualcomm, uçaklarda cep telefonu kullanılması için gereken teknolojiyi başarıyla test etti"
Boeing'in uçaklarda hızlı internet servisi veren bölümü Connexion by Boeing ve ABD'nin önde gelen mobil iletişim şirketi Qualcomm, uçaklarda cep telefonu kullanılması için gereken teknolojiyi başarıyla test etti.
Boeing'den yapılan açıklamada, yeni sistemin GSM'nin yanı sıra ABD'de kullanılan CDMA teknolojisiyle de uyumlu çalıştığı belirtildi. Uçağın içerisine kurulan mini baz istasyonunun Connexion By Boeing'in yörüngedeki uydusu aracılığıyla yerdeki sistemlere bağlanmasıyla uçakta cep telefonu kullanımının mümkün olduğu vurgulandı. Açıklamada, halen bir Boeing 737-400 uçağında denenen sistemin cep telefonu fonksiyonlarının yanı sıra cihazın özelliklerine bağlı olarak mesajlaşma, e-posta alma/yollama, MMS, oyun ve video indirme gibi hizmetlerden de yararlanma imkanı sağladığı bildirildi. Boeing ve Qualcomm'in sistemin güvenliğiyle ilgili testleri 2005'in Eylül ayına kadar devam ettireceği vurgulanan açıklamada, "Sistem, tüm testler başarıyla tamamlandıktan sonra operatörlerin kullanımına sunulacak" denildi.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9534
En ucuz spor, yürüyüş
Gönderen: NesLihaN Tarih: 09.08.2005
"Her gün 30 dakikalık hızlı bir yürüyüşün, uzun vadede, kalp krizinden felç geçirme riskine, kemik erimesinden depresyona kadar birçok rahatsızlığı önlediği bildiriliyor"
Her gün 30 dakikalık hızlı bir yürüyüşün, uzun vadede, kalp krizinden felç geçirme riskine, kemik erimesinden depresyona kadar birçok rahatsızlığı önlediği bildiriliyor.
"Sağlıklı bir vücut adına sabah erken kalkıp, eşofmanlarınızı giyip kendinizi deniz kıyısına veya ormanlık bir yere atmanız ve saatlerce koşmanız şart değil" diyen uzmanlar, sağlıklı bir bünyeye sahip olmak için yürümenin de yeterli olduğunu ve saatte 5-7 kilometre hızla yapılacak yürüyüşlerin çok faydalı olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre, haftada 6 kez yarım saat-1 saat arası yürüyüş yapmak, koşunun yerini tutabiliyor. Harvard Üniversitesi'nden Dr. Joann Manson, "Eğer herkes günde 30 dakikalık bir yürüyüş yapsa, kronik hastalıkları yüzde 40 oranında azaltabiliriz" diye konuşuyor.
Düzenli olarak yürümenin, kalbi formda tuttuğu gibi tansiyonu da düşürdüğünü vurgulayan uzmanlar, kalp krizi geçirme riskinin yüzde 50 azaldığını kaydediyor.
Uzmanlar, Harvard Tıp Fakültesi tarafından 70 bin kişi üzerinde 15 yıl boyunca yapılan bir araştırma sonucunu da hatırlatıyor. Buna göre, haftada en az 20 saat yürümek, damar tıkanıklığı sebebiyle felç geçirme riskini yüzde 40 azaltıyor. En az yarım saat yürümek, birkaç yüz kalori yakmanın yanı sıra, günün kalan kısmında metabolizmayı da dengeliyor. Yenilen besinleri yağa dönüştürmeden daha kolay yakmayı sağlıyor.
Uzmanlar, vücuttaki yağları eritmenin en iyi yollarından birisinin de yürümek olduğunu ifade ediyor. Tempolu yarım saatin sonunda vücudun, biriktirdiği yağları yeni yakmaya başladığını belirten uzmanlar, dolayısıyla, düzenli olarak 30 dakikanın üzerinde yürünülen mesafenin, sağlıklı yaşamaya yardım ettiğini bildiriyor.
ŞEKER BAŞLANGICINI GECİKTİRİYOR
Geçen yıl yapılan araştırmaların, günde 30 dakika yürüyüş yapmanın, insülin kullanımı gerektiren "Tip 2" şeker hastalığının aşırı kilolu kişilerde başlamasını geciktirdiğini, hatta önlediğini ortaya koyduğunu söyleyen uzmanlar, düzenli yürüyüşün, kemikleri güçlendirip, bağlı oldukları eklemlere daha sıkı bağlanmalarını sağladığını vurguluyor. Uzmanlar, 20 yaşında düzenli olarak egzersiz yapmaya başlamanın ve düzenli kalsiyum almanın, kadınlarda kemik erimesi geçirme riskini yüzde 30 oranında azalttığını kaydediyor.
Kısa yürüyüşün, stresi alarak depresyonun atlatılmasına da yardımcı olduğunu ifade eden uzmanlar, ayrıca araştırmaların, düzenli yürüyüşlerin kronik depresyona da iyi geldiğini gösterdiğini savunuyor. Uzmanlar, antidepresan ilaç kullanmayıp yürüyüş egzersizleri yapan depresif hastalarda, 10 ay sonunda, ilaç kullananlara göre yeniden depresyon geçirme ihtimalinin çok daha düşük olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, yürüyüş yapmanın bir başka faydasını da, atıkların bağırsaklarda daha hızlı ilerlemesini sağladığı için bağırsak kanseri riskini azaltması olarak açıklıyor. Ancak, Hawai Üniversitesi'nden Dr. David Curb, "Hayatı boyunca hiç yürüyüş yapmamış kişiler, rahatsızlıklarını bir haftada çözmeyi beklemesin" diye uyarıda bulunuyor.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9535
Yahoo, Çin'e yatırım yapacak
Yahoo, Çin'in en büyük e-ticaret şirketi Alibaba.com'un yüzde 35 hissesini 1 milyar dolara satın almak için görüşmelerde bulunuyor.
Forbes'te yer alan habere göre, bu anlaşmanın gerçekleşmesi halinde, Çin internet sektörüne bugüne kadar yapılmış en büyük yatırım olacak. Alibaba.com, iki online ticaret sitesini yönetiyor. Bunlar Taobao.com ve Alibaba.com. Her iki internet sitesi de dünyanın en iyi 40 web sitesi içinde yer alıyor.
http://www.haberseli.com/haber_detay.aspx?hID=9529