PDA

Grafik Görünüm : Aydınlanma



bahar967
25-11-2008, 08:44
Seni İsa, Musa, Muhammed aydınlatamaz. Onlar kendi aydınlanmaları hakkında sadece bir fikir verebilirler ki aynı şeyleri yaptığında dahi aydınlanamazsın; sen kendi özğünlügünü bulmalısın.


"Bir gün bir kitap okudum bütün hayatım değişti", diye başlayan öyküler vardır, bilirsiniz. Bir kitap için böyle bir giriş sürükleyci olabilir. Ama bu aydınlanma için geçerli değil. Aydınlanma dışardan bir etki ile değil, içerden bilinçli bir çaba ve istemekle gerçekleşebilecek bir olgu olduğunu anlayana kadar bir çokları için köpülerin altından çok suların akması gerekiyor... Bu neden böyle?

Örneğin Hindistan'a gidip deeksa almak, bir Osho aşramında meditasyon öğrenmek, bir guru bulup ona tabi olmak belki de aydınlanmamak için yapılabilecek bir kaç şey olabilir. Binlerce dolar harcayarak dünyanın her yerinden Hindistan'a, Tibet'e, Himalayalara gidiliyor.. Orada aşramlarda, mağaralarda meditasyonlar yapılıp uyumlamalar alınıyor. Turistik gezi amaçlı olarak oraları görmek hoş olabilir.. Ben de gidersem bu amaçla gideceğim. Ama "aydınlanma almak için"degil.. Hindistan ve diger bölgeler fakirliğin kol gezdiği, insanların sağlık sorunları için doktor bulamadığı bölgeler olarak ün salmış yerler. Özellikle Hindistan bana göre tembelliğin merkezidir. Burada neredeyse herkes guru, herkes şifacı, herkes tam anlamıyla "sprituel"... ama maddi dünyalarına hükmedemeyen spritüeller.. ne acı!

Aydınlanma arayışının kolları pek fazla. Kimi Kryon, Tobias, Saint Germain, Ramtha gibi Amerikan kökenli kanal mesajlarının peşinde, oradan gelen her türlü mesajı adeta yercesine takip ediyor. Olgu takipten de öte bağımlılığa dönüşmüş durumda. Yayınevleri ve çevirmenleriyle bu alan tutulmuş durumda. Bir taraf da uzak doğu kültüne tutunmuş bulunuyor. Bunun yanında din temelinde hareket eden tarikatların ( Fettullah Gülen, Said'i Nursi, Süleymancı, Nurcu, Sufizmcilik gibi akımlar adı altında tarikat örgütlenmeleri var... ve bunların felsefelerine denk gelen sözde kanallar mevcut. Ve hepside aydınlanma peşindeler.. Hepside birlik ve tanrıdan bahsediyor, sevgiden dem vuruyorlar..
Türkiye ruhsal ortamı kendi yerli tarikatları ve uzak doğu ve batının da etkisi altında kendince bir sentez yapabilmiş midir? Bu tartışılır. Çünkü malesef adına spritüel denen bu ortam henüz tarikatların etkisi altından çıkamamış, özgünleşememiştir. Bizde dinin etkisi altından çıkmayı başarmış bir gelenek malesef bulunmuyor. Sufizm, enel-hak (ben de tanrıyım) anlayışını yerleştirememiş, örnegin bir Kabala gibi dinden sıyrılamamıştır. Öyle olmasa buğün Sufizm adı altında, ya da mevlanacılık adı altında bir çok oluşum halen çeşitli tarikatlara, şeyhlere ve ocaklara bağlı olmazdı. Anadolunun bir çok yerinde şeyhler, dinci örgütlenmeler iş görüyor, insan topluluklarını kendi siyasi çıkarları doğrultusunda yönlendirebiliyorlar. Ve bunların dernekleri büyük şehirlerde "kişsel gelişim" ve "spritüellik" maskesi altında gizlenmiş durumdalar. Bir çoğunu bizzat yerinde tespit ettim.. Ve onların bir çoğu bana çok kızgınlar. Kızdıkları şey aslında ben değil, yaptığım aydınlanma tarifinde: AYDINLANMA DIŞARIDAN BİR YERDEN GELMEZ. O SENDE BAŞLAR VE BİTER.. SENİ DIŞARDAN HİÇ KİMSE AYDINLATAMAZ.

Bu kadar basit. Duruma böyle baktığında sana ne şifacı, ne eğitmen, ne kristal taşlar, ne uzaktan enerji, ne guru, ne de başka bir şey gerekli olmaz. Senin tanrın sende, içinde olduğu için artık seni kimse yönetip sömüremez. Enerjini kimse alamaz.Ancak eski enerji ve enerji vampirliği diyebileceğimiz olgu duruma böyle bakmıyor. Sen ona bağımlı olmalısın. Kitaplara bağımlı olmalısın. Enerjilere, şifacılara, hatta bilgiye bile bağımlı olmalısın ki; sana satış yapabilsin. Sen onun için hep eğitime ihtiyacı olan gelişmemiş ve geliş mesi kimbilir hangi yüzyıla kalmış bir dinazorsun. Sadece o gelişmiş, herşeyi o biliyor… sen oturup eğitim alacak, enerji alacak, kitap alacak kısaca hep para vereceksin.. Bu enerji ağı maalesef yeni enerjiyi savunuyor gözükenler tarafından yapılıyor. Onlara yeni enerjinin ne olduğunu soruyorum: halen bir cevap alamadım. Alırsanız bana da haber verin…

Din seni aydınlatamaz. Din o işlevini çoktan bıraktı. Şimdiki işlevi dualiteye hizmet etmekten başka bir şey degil. Neler yaptığını Ortadoğu'da görebilirsin.

Seni İsa, Musa, Muhammed aydınlatamaz. Onlar kendi aydınlanmaları hakkında sadece bir fikir verebilirler ki aynı şeyleri yaptığında dahi aydınlanamazsın; sen kendi özğünlügünü bulmalısın.

Seni Hindistan aydınlatamaz.. Ne Osho, ne Buda, ne DalaiLama… Onlar ancak aydınlanma üzerine bir fikir sahibi olmanı sağlayabilirler.

Ne Ramtha, ne Kryon ne de ilahi plandan ya da başka bir yücelikten gelen varlıklar ya da mesajlar da seni aydınlatamazlar.

Kısaca seni kendi dışında bir başka kaynak sadece kendine bağımlı hale getirebilir. Sen çok daha yüksek bir bilinçte kalarak bunlardan bilgi edinebilirsin, ama aydınlanamazsın.
Aydınlanmanın düğmesi içeridedir ve buna ancak sen basabilirsin.

Tabi bunu seçtiğinde. Kimse senin yerine bu düğmeye basamaz. Tanrı bile….

Şimdi ışıklar yandı mı?