Berna :)
02-08-2005, 22:17
Denizin üstünde yürüyüş: Kızkumu
Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Orhaniye'ye gidin lütfen. Ne kadar vaktiniz, paranız var; yapmanız gereken ne kadar çok işiniz var; inanın hepsi detay. Denize doğru tam 600 metre uzanan Kızkumu'nda yürüyün, dağlardan kekik toplayıp suyunu için. Taze barbunya ve çipura yiyip dalgaları dinleyin
İnsan hiç denizin üstünde yürür müymüş? Yürürmüş... Aynı yıllar önce Baybassos kralının kızının da yürüdüğü gibi. Karşımda, sadece keçilerin yaşadığı söylenen Keçi Adası var; arkamda da dağlar. Birkaç otel ve pansiyon; üç tane lokanta, hepsi bu işte. Gerisi deniz, dağ, kum. Güneş adanın arasından kayboluyor, çiçeklerin kokusundan sarhoş, bir oturuyorum bir yüzüyorum.
Yeryüzündeki cennetlerden birisi de burası, Orhaniye, eminim. Orhaniye, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı. Keçibükü ve Merkez diye iki mahallesi var ama en çok Kızkumu adıyla anılıyor. Gelgitlerle bir görünüp bir kaybolan, denize 600 metre uzanan kızılımsı kumulluk, bu bakir koya adını vermiş aslında.
Marmaris'e sadece 28 km. uzaklıktaki bu cennet kaybolmak için ideal. Sadece birkaç yüz köylü, 50-60 da tekne var. Teknede yaşayanların çoğu yabancı. Kızkumu'nu, rüzgardan çok korunaklı ve bedava olduğu için tercih ediyorlar. Küçük marinaya girerlerse, günlük 60 dolar ödeyecekler, oysa burada, bağlandıkları lokantadan yemek yemeleri yeterli. Ama ihtiyaçları olduğunda, ilerideki marinaya da servis almak için gidebiliyorlar. Yolun arkasında yaşayan köyden, portakal ve limon toplamak serbest.
Sabahları erkenden, levrek, çipura, kefaller kıyıya vuruyor. Kepçeyle, serpmeyle çok rahat yakalayabilirsiniz. Tekne sahibi arkadaş edindiyseniz, onların tavalarında; olmadı lokantacı dostlarınızın imkanlarını kullanarak akşama ziyafet hazırlayabilirsiniz. 9'dan sonra güneş yükseliyor, balıklar da kıyıdan uzaklaşıyor. Yürüyüş için ideal zaman başlıyor... Burası tam, "Niye yaşıyoruz be kardeşim!" yeri. Burası biraz düş, biraz gerçek.
Nasıl gidilir?
İstanbul'dan en kısa yol, Dalaman'a uçmak; sonra Marmaris, oradan da her yarım saatte bir kalkan minibüslerle Orhaniye'ye ulaşabilirsiniz.
Eğer araba kullanacaksanız, Marmaris-Datça karayolunun 29'uncu kilometresinde, "Hisarönü-Orhaniye-Selimiye" tabelasından sapmanız gerekiyor. 3 km. sonra Hisarönü'ne, yaklaşık 1 km. sonra da Orhaniye'ye varıyorsunuz. Ayrıca, tekne turu alırsanız, yakınlardaki bütün merkezlerden Orhaniye'ye tur yapan tekneler var. Uzun kalanlarını
seçmenizi tavsiye ederim.
Ne yenir?
Tam Kızkumu'nun yanındaki Kızkumu Beach Club'da ızgaralar, salatalar, sigara böreği servisi yapılıyor. Her türlü içecek de var. Fiyatlar makul.
Biraz ilerideki Kadir restoran denizin üzerinde, sıcak bir aile işletmesi. Burada bir porsiyon köfte 7 YTL. Lokantanın sahibi Kadir Özdemir'in eşi Kıymet, açıköğretim yedinci sınıf öğrencisi.
Palmiye Otel'in Emine teyzesi, yurtiçinde ve dışında birçok dergi ve gazeteye konu olmuş. Teyze, deyim yerindeyse, döktürüyor. Balıklar, güveçler, zeytinyağlılar, yeme de yanında yat.
Nerede kalınır?
Henüz bütün pansiyon ve oteller açılmamış ama Palmiye Otel açık. Kahvaltı dahil iki kişi 50 YTL. Ayrıca Emine teyzenin leziz yemeklerini tatmadan Orhaniye gezisi tamamlanmış sayılmaz. Tel: (0252) 487 11 34 Marinanın hemen yanındaki Doğan Motel, en temiz ve modern olanı. Tel: (0252) 487 10 74
House Apart Otel: (0252) 487 12 16
İskele Motel: (0252) 487 10 13
Civardaki pansiyonları da deneyebilirsiniz. Kişi başı fiyatları 20 YTL civarında ama pazarlığa açıklar.
Evcan Pansiyon: (0252) 487 11 95
Kaptanköy Pansiyon: (0252) 487 11 64
Ayrıca, karavanla çok rahat konaklayabilir veya kamp yapabilirsiniz. Uygun araziler var. Günler birbirini kovalar. Orası zamanın durduğu yerlerden; görmediyseniz, görünce anlayacaksınız.
Ne yapılır?
Harika bir trekking parkuru var. 1 saatlik bir yürüyüşle, tepeye antik kalıntılara çıkılıyor. Yolda bolca kekik ve adaçayı toplamayı ihmal etmeyin.
Bol bol yüzün. Deniz çarşaf, ne çok tuzlu ne de çok soğuk. Kendinizi çok dinç hissedeceksiniz.
Tekne bağlantılı gidiyorsanız, su kayağı için ideal olduğunu söylüyorlar.
Köye mutlaka uğrayın. Köy kahvesinde bir kekik çayı için. Dertleri çok; inşaat izni yokmuş, imar iptal olmuş, tadilat yapmak sorunluymuş, yeni ev inşa edilemediği için gençler evlenemiyormuş...
Civar koyları mutlaka gezin. İnbükü, Kamelya, Dişlice Adası, Artur ve Selimiye koylarının her biri çok güzel.
Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Orhaniye'ye gidin lütfen. Ne kadar vaktiniz, paranız var; yapmanız gereken ne kadar çok işiniz var; inanın hepsi detay. Denize doğru tam 600 metre uzanan Kızkumu'nda yürüyün, dağlardan kekik toplayıp suyunu için. Taze barbunya ve çipura yiyip dalgaları dinleyin
İnsan hiç denizin üstünde yürür müymüş? Yürürmüş... Aynı yıllar önce Baybassos kralının kızının da yürüdüğü gibi. Karşımda, sadece keçilerin yaşadığı söylenen Keçi Adası var; arkamda da dağlar. Birkaç otel ve pansiyon; üç tane lokanta, hepsi bu işte. Gerisi deniz, dağ, kum. Güneş adanın arasından kayboluyor, çiçeklerin kokusundan sarhoş, bir oturuyorum bir yüzüyorum.
Yeryüzündeki cennetlerden birisi de burası, Orhaniye, eminim. Orhaniye, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı. Keçibükü ve Merkez diye iki mahallesi var ama en çok Kızkumu adıyla anılıyor. Gelgitlerle bir görünüp bir kaybolan, denize 600 metre uzanan kızılımsı kumulluk, bu bakir koya adını vermiş aslında.
Marmaris'e sadece 28 km. uzaklıktaki bu cennet kaybolmak için ideal. Sadece birkaç yüz köylü, 50-60 da tekne var. Teknede yaşayanların çoğu yabancı. Kızkumu'nu, rüzgardan çok korunaklı ve bedava olduğu için tercih ediyorlar. Küçük marinaya girerlerse, günlük 60 dolar ödeyecekler, oysa burada, bağlandıkları lokantadan yemek yemeleri yeterli. Ama ihtiyaçları olduğunda, ilerideki marinaya da servis almak için gidebiliyorlar. Yolun arkasında yaşayan köyden, portakal ve limon toplamak serbest.
Sabahları erkenden, levrek, çipura, kefaller kıyıya vuruyor. Kepçeyle, serpmeyle çok rahat yakalayabilirsiniz. Tekne sahibi arkadaş edindiyseniz, onların tavalarında; olmadı lokantacı dostlarınızın imkanlarını kullanarak akşama ziyafet hazırlayabilirsiniz. 9'dan sonra güneş yükseliyor, balıklar da kıyıdan uzaklaşıyor. Yürüyüş için ideal zaman başlıyor... Burası tam, "Niye yaşıyoruz be kardeşim!" yeri. Burası biraz düş, biraz gerçek.
Nasıl gidilir?
İstanbul'dan en kısa yol, Dalaman'a uçmak; sonra Marmaris, oradan da her yarım saatte bir kalkan minibüslerle Orhaniye'ye ulaşabilirsiniz.
Eğer araba kullanacaksanız, Marmaris-Datça karayolunun 29'uncu kilometresinde, "Hisarönü-Orhaniye-Selimiye" tabelasından sapmanız gerekiyor. 3 km. sonra Hisarönü'ne, yaklaşık 1 km. sonra da Orhaniye'ye varıyorsunuz. Ayrıca, tekne turu alırsanız, yakınlardaki bütün merkezlerden Orhaniye'ye tur yapan tekneler var. Uzun kalanlarını
seçmenizi tavsiye ederim.
Ne yenir?
Tam Kızkumu'nun yanındaki Kızkumu Beach Club'da ızgaralar, salatalar, sigara böreği servisi yapılıyor. Her türlü içecek de var. Fiyatlar makul.
Biraz ilerideki Kadir restoran denizin üzerinde, sıcak bir aile işletmesi. Burada bir porsiyon köfte 7 YTL. Lokantanın sahibi Kadir Özdemir'in eşi Kıymet, açıköğretim yedinci sınıf öğrencisi.
Palmiye Otel'in Emine teyzesi, yurtiçinde ve dışında birçok dergi ve gazeteye konu olmuş. Teyze, deyim yerindeyse, döktürüyor. Balıklar, güveçler, zeytinyağlılar, yeme de yanında yat.
Nerede kalınır?
Henüz bütün pansiyon ve oteller açılmamış ama Palmiye Otel açık. Kahvaltı dahil iki kişi 50 YTL. Ayrıca Emine teyzenin leziz yemeklerini tatmadan Orhaniye gezisi tamamlanmış sayılmaz. Tel: (0252) 487 11 34 Marinanın hemen yanındaki Doğan Motel, en temiz ve modern olanı. Tel: (0252) 487 10 74
House Apart Otel: (0252) 487 12 16
İskele Motel: (0252) 487 10 13
Civardaki pansiyonları da deneyebilirsiniz. Kişi başı fiyatları 20 YTL civarında ama pazarlığa açıklar.
Evcan Pansiyon: (0252) 487 11 95
Kaptanköy Pansiyon: (0252) 487 11 64
Ayrıca, karavanla çok rahat konaklayabilir veya kamp yapabilirsiniz. Uygun araziler var. Günler birbirini kovalar. Orası zamanın durduğu yerlerden; görmediyseniz, görünce anlayacaksınız.
Ne yapılır?
Harika bir trekking parkuru var. 1 saatlik bir yürüyüşle, tepeye antik kalıntılara çıkılıyor. Yolda bolca kekik ve adaçayı toplamayı ihmal etmeyin.
Bol bol yüzün. Deniz çarşaf, ne çok tuzlu ne de çok soğuk. Kendinizi çok dinç hissedeceksiniz.
Tekne bağlantılı gidiyorsanız, su kayağı için ideal olduğunu söylüyorlar.
Köye mutlaka uğrayın. Köy kahvesinde bir kekik çayı için. Dertleri çok; inşaat izni yokmuş, imar iptal olmuş, tadilat yapmak sorunluymuş, yeni ev inşa edilemediği için gençler evlenemiyormuş...
Civar koyları mutlaka gezin. İnbükü, Kamelya, Dişlice Adası, Artur ve Selimiye koylarının her biri çok güzel.