PDA

Grafik Görünüm : 02.08.2005



Manga
02-08-2005, 08:38
2006 modellerde 7 milyar indirim link
Gönderen: Anonim Tarih: 01.08.2005
Otomobilseverlerin beklediği gün geldi çattı. Bugün showroomlarda 2006 modeller sergilenmeye başlandı. Firmaların çoğunun yeni model yılına eskiden olduğu gibi zam yaparak girmemesi ve 2006 modellerde 7 milyarı aşan indirimler dikkat çekti. İşte 2006 modellerdeki indirimler ve yeni modellerin fiyatları;

Firmaların çoğu 2006 model yılına l Ağustos itibarıyla yani bugün girdi. Yeni model yılıyla 2005 model pek çok otomobil indirime girdi. 2006 modellere de eskiden olduğu gibi zam yapılmaması dikkat çekiyor. Hatta bazı firmalar zam yapmadıkları gibi Temmuz fiyatlarını olduğu gibi yeni model yılına aktardılar.

Bugün satışa sunulan 2006 modeller hem otomobil severleri hem de firmaları hareketlendirecek. Firmalar, yeni model yılını bekleyen alıcılar shovvroomlara daha sık uğrayacağı için moral bulacak. Alıcılar ise yeni model heyecanı ile alıma yönelecek. Tüketici için çok cazip koşulların oluştuğu bu dönem otomobil almak için oldukça uygun...
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=104744

Mondragon'dan milli takımına isyan link
Gönderen: Anonim Tarih: 01.08.2005
Galatasaray'ın tecrübeli kalecisi Mondragon, hakkında çıkan spekülasyonlar devam ettiği takdirde Kolombiya Milli Takımı'ndan affını istemek zorunda kalacağını söyledi.

Mondragon, İstanbul'da katıldığı bir toplantıdan sonra yaptığı açıklamada, son zamanlarda hakkında çıkan spekülasyonlardan rahatsız olduğunu belirterek, ''Galatasaray'ın bana göstermiş olduğu ilgiden çok memnunum ve burada kalmak istiyorum. Eğer spekülasyonlar devam ederse Kolombiya Milli Takımı'ndan affımı istemek zorunda kalacağım. Yapılan tüm spekülasyonlara rağmen arkamda olan Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu'na çok teşekkür ediyorum. Kendimi Türk gibi hissetmemi sağladılar'' diye konuştu.

En çok Galatasaray taraftarıyla buluşmayı özlediğini söyleyen tecrübeli kaleci, şunları kaydetti: ''7 Ağustos Pazar günü tekrar taraftarlarımızla buluşacağız. Bu benim için çok önemli. Öte yandan, biz çok iyi bir takımız. Yönetimimiz transfer konusunda yapılması gereken her şeyi yaptı. Yeni teknik ekibimiz de çok güçlü ve tecrübeli. Bu yıl başarılı olmak için elimizden geleni yapacağız.''

Mondragon, Galatasaray ile sözleşme imzaladıktan 2 gün sonra Kolombiya basınında çıkan, ''sarı-kırmızılı takıma gitmek istemediği'' şeklindeki haber için, ''Eğer transferden bir gün önce çıksaydı, düşündürücü olabilirdi. Ama transferden sonra ortaya çıkması zaten gerçeklikten uzak olduğunun bir kanıtıdır'' dedi
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=104849

İş kadınlarının dört büyük hatası link
Gönderen: Anonim Tarih: 01.08.2005
Araştırmalar, kadın yöneticilerin görüşmelerde daha fazla hata yaptığını gösteriyor. Oysa 'hayır' demek ve cesaretli olmak birçok sorunu çözüyor. İşte kadınlarının yaptığı dört büyük hata.

Görüşme biçimi kişiliğinizi yansıtmıyor

Olabildiğince kendiniz olun
Kadınlar sert görüşmecinin, yüksek sesle konuşanın, tüm numaraları bilen ve kurnazca davrananın iyi görüşmeci olduğunu düşünür. Bu durumda eğer başarılı bir görüşmeci olmak isteniyorsa bu yöntemlerin işe yarayacağı düşünülür. Bunu yapan erkekler bile iyi bir görüşmeci olamazlar. Bunun yerine işbirliği yaparak görüşme tarzını tercih edilmeli. Başarılı olmak için kendinizi daha rahat hissettiğiniz yöntem kullanılmalı. Çünkü karşı taraf, bu tarzın size ait olmadığını kolayca anlayabilir. Eğer sakin bir insansanız sakin davranmanızda yarar var, bu kendinize olan güveni de gösterir. Kendiniz olduğunuzda hoşlanmadığınız önerilere karşısında soğukkanlı olabilir ve seçenek üretebilirsiniz. Yönetim dilinde bu yaklaşıma 'sessiz kararlılık' adı veriliyor. Ve karşı taraf üzerindeki etkisinin üst düzeyde olduğu belirtiliyor.

Ortada, görüşmeye değer bir durumun olmadığını düşünmek

Her şey konuşulabilir
Birçok kadın, görüşmenin yaratacağı fırsatları ve etkileşimin farklı sonuçlara yol açacağını göz ardı ediyor. Çoğu zaman görüşmeye gerek olmadığını düşündükleri konuların farklı sonuçlara yol açtığını görerek hatalarını anlarlar.

Hayır demekten korkmak

Bu sözcüğü kullanmaktan çekinmeyin
Kadınların özellikle iş ile ilgili konularda erkeklere oranla 'hayır' demekte zorlandıkları biliniyor. Çünkü kadınlar, ilişkilerde var olan ağırlıklarını kaybetmek istemiyor. Bir diğer neden ise 'hayır' yanıtını alan kişinin mutsuzluğuna yol açmamak. "Kendinizin Terapisti Olun" kitabının yazarı Patricai Farrell, kadınların tartışmaktan kaçındıklarını söylüyor. Farrell'e göre bunun nedeni çıkabilecek negatif sonucun ilişkilerini olumsuz etkileyeceğini düşünmeleri. Oysa görüşmelerde, pazarlıklarda hayır bazen en güçlü kelime olabiliyor. Çünkü 'evet'i duymak için önce hayır demek gerekebiliyor. Başarılı pazarlıkçılar ne zaman ve nasıl hayır diyeceğini öğrenmiş kişilerdir. Ancak 'hayır' kelimesini yüksek ve agresif bir tavırla söylememek gerekiyor.

Tartışmadan kaçınmak

Birisi adına pazarlık ettiğinizde kendiniz için ediyormuş gibi davranın
Kadınlar başkaları için çetin pazarlık yaparken daha çekingen davranıyor. Bu nedenle şirketleri adına yapacakları görüşmelerde bazen sorunlar yaşıyorlar. Bu sorunu yenmek için kadın yöneticilerin daha cesaretli davranmaları gerekiyor. Slogan; asla daha azına razı olma! Uzmanlar, bu yetkinliğe ulaşabilmek için ev ödevlerinin iyi yapılmasını öneriyor Yöntem şu: Evde ya da işte hazırlık yaparken kendinizi bir tartışmada hayal edin ve birinin avukatlığını yaptığınızı düşünün. Bu teknik, hem tarzınızı yansıtmanızı kolaylaştıracak hem de cesaretinizi artıracaktır. Görüşmeye başlamadan kendinizi motive edici sözler söyleyin ve içeri girip hak ettiklerinizi almış olarak çıkın. Bu başarmak için önce neyi istediğinizi bilmeniz gerekiyor. Bu yöntem, işin dışında özel hayatınızda da işinize yarayacaktır.
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=104763

Fatih Altaylı: “İstifaya zorlandım !” link
Gönderen: Anonim Tarih: 01.08.2005
Dün akşam ATV Ana Haber’e konuşan Fatih Altalı, Ciner Grubu'na transferi hakkında, “Doğan Grubu ile çalışma imkanımın kalmadığına karar verdiğimde, sanılanın aksine Turgay Ciner'i arayan benim. Doğan Grubu’ndan buna zorlandım. Beni o aramadı. Kendisi bana 2-2.5 yıl önce bir transfer teklifi yapmıştı ama o günün şartlarında bunun mümkün olmadığını söylemiştim. Bu durum olunca ben aradım ve ‘Hala beni istiyor musunuz?’ dedim. Turgay Ciner ‘Başımın üstünde yerin var’ dedi. Hiç para konuşmadık” dedi.

İşte Altaylı’nın ATV Haber’de söyledikleri:

“...Köşe adında bir değişiklik olmayacak. Sabahta da haftada 6 gün yazacağım. Hangi gün yazmayacağımı daha netleştirmedik ama ben Pazar günleri yazmam ama belli olmaz cumartesi de yazmaya bilirim. Tarzımda bir değişiklik olmaz, hiç bir şey değişmeyecek.

Yıllarca eleştirdiğim Sabahla bugünkü sabah arasında fark var. Benim eleştirdiğim gazetenin o zamanki sahibi ve yönetim anlayışıydı. Etibank batınca benim haklılığım ortaya çıktı. Ben medya patronu olmak kanun önünde ayrım gerektirmez diye yazmıştım. Dinç Bilgin bunun bedelini kanun önünde ödedi. Ben Sabahın kiralanmasını da eleştirdim çünkü böyle medya patronu olunmaz. Turgay Ciner Sabah’ın bedelini ödeyerek satın aldı ve medya patronu oldu . Ve ben bundan sonra Sabah’ı eleştirmedim. Çünkü Turgay Ciner de medya patronu olmuştu.

atv için program yapacağım atv saygın kanalların başında geliyordu. Biz atv’ye şöyle böyle diyemezdik. Bizim Kanal D ‘de en büyük rakibimizdi. Ben atv’yi hep beğendim. Bu günkü haber anlayışını eleştiriler var bende zaman zaman eleştirdim ama yanlıştır demek doğru değil ama eskisinden farklı bir anlayışı var. atv’nin kimliği ile ilgili bir sorun yok. Siyaset Meydanı’yla Teke Tek buluştu. Belki farklı bir formatta olacak Teke Tek. Ekibimi kurmadım ama arkadaşları alacağım. Ekibimi kurduktan sonra formata karar vereceğim ve Eylül’den itibaren ekranda olacak. Hedefim Sabah Gazetesi’nin son yıllarda uğradığı erezyonlar var Sabah’ı Türkiye’nin bir numarası yapmak için katkı sağlamak. Nihayi hedefim bundan sonra başka bir yere gitmemek emekli oluncaya kadar Sabah’ta çalışmak. Sabah’ı vurduğunu deviren gazetesi yapmak. Ortada transfer yok. Ben bir takımdan bir takıma geçtim Aydın Doğan’ın tabiriyle suyun karşı yakasına geçtim...”
http://www.haber3.com/detay.haber3?id=51703

Beckham Kötü Yakalandı !! link
Gönderen: Anonim Tarih: 01.08.2005
İngiliz futbolcu David Beckham’ın, eşi ve aile dostlarıyla çıktığı bir yemekte arkadaşının eşine masa altından kur (!) yapması, yeni bir tartışma başlattı.

İspanya’nın Seville kentindeki yemekte çekilen fotoğraflar iki hafta önce basında yer aldı. Ancak yakışıklı futbolcunun sandaletini çıkarıp, karşısında oturan güzel kadını ayaklarıyla okşadığına, İngiliz magazin dergisi Sneak dikkat çekti. Biz de ünlülere sorduk; ‘Siz Victoria Beckham’ın yerinde olsaydınız, sabah gazetede bu fotoğrafı gördüğünüzde ne yapardınız?’

http://www.sosyetiqhaber.com/newsdetail.asp?NewsID=1032

İşte dünyanın en güzel kızı ! link
Gönderen: Anonim Tarih: 01.08.2005
Dünya güzellik yarışmasında Güney Amerika ve İskandinavya damgası vardı. Çin'de düzenlenen 34. Kıtalararası güzellik yarışmasının finalinde Venezuella güzeli Emmarys Pinto kraliçe tacını giydi.

1986 doğumlu Pinto, zarafeti ve fiziğiyle 60 ülkenin yarıştığı organizasyonda birinci seçilmeyi başardı. Dünya güzelinin boyu ise 1.75 metre.

Yarışmada ikinci Finlandiya'dan Sarianna Kankaristo, üçücülü ise Norveç güzeli Shauntavia Loo oldu...
http://www.haber3.com/detay.haber3?id=51836

Prostat erkekleri nasıl etkiliyor? link
Gönderen: Mr.Right Tarih: 01.08.2005
Prostat idrar kesesinin altında yerleşik olan ve idrar yapma sırasında idrar torbasından aşağı idrarı taşıyan kanal olan üretranın bir kısmını çevreleyen, ejakülasyon için gerekli olan sıvının bir kısmını sağlayan bir cinsiyet bezidir. Prostat kestane büyüklüğünde bir bezdir. Yaklaşık olarak 20 yaşında kadar büyümeye devam ederek erişkin boyutuna ulaşır.40 yaşlarına kadar bu boyutta kalarak, bu yaşlardan itibaren tekrar büyümeye başlar.
Prostat bezinde 3 tip hastalık görülebilir:

-Prostatit adı verilen prostat inflamasyonu: Bu durumda prostat şişer ve hassaslaşır. Çoğu zaman kaynağı bakteriyel enfeksiyondur.

-Prostatın kanserleşme olmadan büyümesi: Prostat içindeki dokunun tekrar büyümeye başlamasıdır. Bu duruma benign prostatik hiperplazi (BPH) denilmektedir. Tipik olarak prostatın orta kısmında oluşarak üretrayı daraltmakta ve idrar yapmada sorunlara yol açmaktadır.

-Prostat Kanseri: Prostat kanseri dokuların anormal ve kontrolsüz büyümesi sonucu gelişir. Büyümenin bezin içinde olduğu BPH'dan farklı olarak tümörler genellikle bezin dış kısmında gelişir. Prostat kanseri özellikle erken dönemlerinde çok sinsi bir hastalıktır, kişide kanserle birlikte prostat büyümesi ve buna bağlı şikayetler mevcut değilse kanserin kendisine özgü hiç bir belirtisi bulunmayabilir.

Prostat hastalıklarının yarattığı şikayetler arasında geceleri sık idrar çıkma, idrar yaparken zorlanma, acı ve yanma hissi, idrar yaptıktan sonra mesanenin tam boşalmaması, işedikten sonra damlama şeklinde idrar gelmesi, ani işeme hissi , zayıf idrar akımı başta gelir. Bu şikayetler prostatta oluşabilecek bu 3 hastalığı da işaret edebilir. Bu nedenle tetkiklerin doğru olarak yapılarak teşhisin tam ve doğru konması çok önemlidir.
Prostat büyümesi yaşam kalitesini ciddi olarak bozabilen bir hastalıktır. Hastaların sosyal yaşamları etkilenmekte, seyahate gitme özgürlükleri kısıtlanmaktadır. Gece uykuları düzensizleştiği için, ertesi gün performans düşüklüğü yaşanmaktadır. Her hastanın bu belirtilerden etkilenme ve rahatsızlık duyma derecesi farklı olduğundan, tedavi gerekip gerekmediği ve gerekiyor ise ne tür bir tedavinin uygun olacağı, yapılacak testlerden sonra, hasta ve doktorun birlikte karara varmalarını gerektirir. Bu testler sırasıyla: Fizik muayene, işeme hızı ölçümleri, gerekirse ek olarak mesane fonksiyonlarının ürodinami ile araştırılması, ultrasonografi ile böbreklerin, mesanenin değerlendirilmesi, prostat büyüklüğünün ölçümü, işeme sonrası mesanede kalan idrar miktarının ölçümüdür. Kandaki PSA (Prostate Spesific Antigen) düzeyi, mutlaka her hasta veya hasta adayında bakılması gereken önemli bir parametredir. PSA, prostattaki büyümenin selim veya habis olduğunu ayırmada çok önemli bir ölçek olarak kabul edilmektedir.

Sertleşme sorunu cinsel performans için yeterli olan sertleşme seviyesini sağlayamama ve/veya bu sertliği koruyamama durumudur. Bu durumun üç ayı aşkın bir süre devam etmesi halinde doktora başvurmak gerekir. Sertleşme Sorununun psikolojik ve organik pek çok sebebi bulunmaktadır. Psikolojik kaynaklı ereksiyon bozukluğu, başarı kaygısı ve iç çatışmaların olumsuz görünümlerine bağlı iken fiziksel nedenler arasında anatomik, sinirsel kaynaklı, endokrinolojik, ilaç bağlantılı ve damar sistemi kaynaklı komplikasyonlar yer almaktadır.

Prostat hipertrofisi organik anlamda sertleşme bozukluğuna yol açan faktörlerden birisidir. Gerek enfeksiyona bağlı prostatit, gerekse prostatın büyümesi durumlarında idrara sık çıkma, idrarda yanma sızı gibi şikayetler cinsel fonksiyon etkilenmesine yol açmakta, hem sertleşme hem de boşalma bozuklukları ortaya çıkmaktadır.. Prostat ameliyatı da - özellikle prostat kanseri ameliyatı- prostatın yanında bulunan sinirlere ve damarlara zarar vererek, sertleşme sorununa neden olabilir. Prostat kanserinde, ereksiyonu sağlayan ve prostata yapışık seyreden sinirler kanser dokusunun onları harap etmesi ile etkilenebildiği gibi kanser için uygulanan tedavi (cerrahi, radyoterapi, kriyoterapi) sonrasında aynı sinirlerin zarar görmesi sonucu da etkilenebilir. Hormon tedavisi sinirleri harap etmemesine rağmen vücuttaki testosteronu tamamen ortadan kaldırdığı için seksüel aktivite için isteksiz hale getirir. Bu nedenlerden ötürü prostat hastalıkları tedavilerinde en önemli nokta, cinsel fonksiyon sorunlarına yol açmayan tedavilerin tercih edilmesidir.

Bu tedavi tercihleri prostatit enfeksiyon tedavisinde ilaç kullanımı, Prostatın kanser olmayan büyümesinde Greenlight buharlaştırma yöntemi ve prostat kanserinin uygun vakalarında Brakiterapi yöntemidir.
Greenlight işleminden önce BPH hastaları etkin ama risk seviyesi yüksek olan ameliyat seçeneği ile daha az etkin ancak daha düşük riskli ısı terapi yöntemleri arasından tedavi metodunu seçmek zorunda kalıyorlardı. Greenlight prosedürü ameliyat seçeneğinin etkin tedavi özelliğini, ısı terapi seçeneğinin düşük risk oranı ile birleştiren basit bir tedavi yöntemidir. Bu prosedür, çok yüksek seviyede bir enerji kullanarak prostatın büyümüş olan bölgelerini buharlaştırarak tam olarak ortadan kaldırır. Çoğu hastalar birkaç saat içinde evlerine gidebilirler ve normal aktivitelerine birkaç gün içinde başlayabilirler. Hastaların büyük çoğunluğunda sonda konulmasına gerek duyulmamaktadır. Kanı sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda da ilacın kesilmesine gerek duyulmadan işlem yapılmaktadır. İdrar akışındaki problemler ve diğer semptomlar 24 saat içerisinde büyük ölçüde çözüme kavuşmaktadır. Bu işlem özetle,idrar akışında anında rahatlama sağlayan ve şikayetleri hemen ortadan kaldıran, ağrısız, kansız, sondasız, risksiz ve en önemlisi sertleşme sorununa neden olmayan kesin etkili bir tedavi yöntemidir. Greenlight hastaların ereksiyon ya da orgazm olmalarını genel olarak etkilemez. Düşük oranda geriye dönük ejakülasyon meydana gelir. Hastalar prosedür öncesi cinsel aktivitelerini muhafaza etmektedirler.

Prostat kanseri tedavisinde, Brakiterapi yöntemi, sertleşme sorunu ve idrar kaçırma gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen komplikasyonlara yol açmadığı için gelişmiş ülkelerde yoğun olarak tercih edilmektedir. Brakiterapi yöntemi, yaklaşık bir yıl boyunca prostat dokusunun ortasına yerleştirilen ve düşük dozda ışın veren iyot 125 radyoaktif kaynakları ile kanserli dokunun yavaş ve sürekli ışınlanması esasına dayanır. Prostat kanserinin organa sınırlı evrelerinde, impotans ve idrar kaçırma gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen komplikasyonların hiç birine yol açmayan ve cerrahi tedaviye eş anlamda yüksek başarı yüzdesi uzun takiplerle tespit edilmiş olan bir tedavidir. Tedavi, kanser hücrelerinin radyasyona karşı normal hücrelerden daha fazla hassasiyet göstermesi esasına dayanır. Her biri 4,5 cm. uzunluğunda seedler çevrelerindeki dokuya belirli bir dozda radyasyon yayar. Bu seedleri belirli mesafelerde prostatın her tarafına yayarak, kanserli hücreleri yok etmek üzere tam gereken ölçülerde radyasyon ulaştırılmış olunur. Bu işlem doğrudan prostatın içerisinde gerçekleştirildiğinden çevredeki organ ve dokulara hiçbir zarar verilmemektedir. Bu işlem için bilgisayar bağlantılı 3 boyutlu özel bir ultrason kullanılır. Üroloji uzmanı ile radyasyon fizikçisi bir ekip olarak, bilgisayar tarafından işaretlenen tümörlü hücrelerin bulunduğu bölgelere seedleri yerleştirir. Tüm bu işlem yaklaşık 1 saat sürer. Hasta hemen akabinde normal hayatına devam eder.

Bu yöntem için uygun hasta seçimi büyük önem taşımaktadır. Bu işlem:

-Erken safhada tespit edilmiş

-Tümörün kapsül dışına yayılmadığı

-Gleason skor < 7

-PSA < 10

-Prostat volümü < 50ccm

-İdrar Akım Hızı > 15ml/s olan hastalarda rahatlıkla uygulanabilmektedir.

Brakiterapinin Avantajları:

Bu tedavi hastalara son derece önemli avantajlar sağlar:

-Tedavi sonucu sertleşme sorunu görülme oranı son derece düşüktür.
-Tedavi sonucu inkontinans (idrar kaçırma) görülme oranı son derece düşüktür.

-Tedavide Radikal prostatektomi ile eş değerde başarı oranları sağlamaktadır.

-Cerrahi risk son derece düşüktür.

-1 günlük bir prosedürdür. Erken iyileşme ve normal aktiviteye hemen dönüş sağlar.

-Genel sağlık durumu problemli olan daha yaşlı hastalar için de son derece uygun bir yöntemdir.Prostat çevresindeki sağlam dokulara(barsak, mesane ve üretra) zararı yoktur.

http://haber.mynet.com/detail_news/?mainPa...&ref=haberHom.. (http://haber.mynet.com/detail_news/?mainPage=1&which=center&ref=haberHom..).

Hormonlu yiyecekler nasıl anlaşılır? link
Gönderen: Mr.Right Tarih: 01.08.2005
Kanserojen yapıcı etkiye sahip olan hormonlu yiyeceklerin, tabi olanlardan ayırmak için dış görünüşüne bakmanın yeterli olduğu belirtildi. Uzmanlarca, "Manavda ve pazarda bolca satılan ve tüketilen meyve sebzelerin fazla hormon taşıyıp taşımadığını öğrenmek için iyi bir gözlemci olmak ve şekillerine bakmak gerekiyor" deniliyor.

Çeşitli kaynaklardan derlenen bilgilere göre, üretimde büyümeyi artırıcı hormonların gerek hayvansal ürünlerde, gerekse bahçe ürünlerinde kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor. Başlangıçta sadece seralarda 10 derece sıcaklık altındaki ürünlerde döllenmeyi sağlamak için kullanılan ilaçların, hızlı büyümeyi sağlayıcı etkisi çiftçiler tarafından keşfedilince, kullanımı özellikle bahçe bitkilerinde her devrede artış gösterdi. Meyvelerin döllenmesini sağlamak için çok düşük dozlarda kullanılan hormonal içerikli ilaçlar insan sağlığını fazla etkilemezken, büyümeyi hızlandırarak verimi ve kazancı artırmak için bilinçsizce kullanılan ilaçlar, insan sağlığı açısından önemli bir risk oluşturuyor. Manavda ve pazarda bolca satılan ve tüketilen meyve sebzelerin fazla hormon taşıyıp taşımadığını öğrenmek için iyi bir gözlemci olmak ve şekillerine bakmak gerekiyor.

Sağlıklı meyve ve sebze tüketmek için alışveriş yaparken ürünlerde şu özelliklere dikkat etmek gerekiyor: "Domates: Domates kesildiğinde içi fazlaca boşsa, meyvenin ucunda sivri memeler ve anormal bir şekle sahipse hormonlu olduğundan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca hormonlu domateslerde dik kesildiğinde ortasında beyaz ve sert bir tabaka görülür. Salatalık: Şekilsiz, bir ucu kalın, bir ucu ince veya yan yana yapışık meyvelere dikkat edin. İçleri adeta sünger gibi, çekirdek evi de kof bir yapıya sahiptir. Yenildiği zaman tat vermez. Biber: Aşırı büyük ve etli bir görünüme sahiptir. Çekirdek evi boş, etli kısımda domatesteki gibi beyaz ve sert bir doku hakimdir. Patlıcan: Şekli bozuktur. Kenarında meme gibi şişlikler görülür. Yan yana yapışıktır. Etli kısmı sünger gibi kof olur. Patates: Şekilsiz ve yumruları birbirine yapışıktır. Patateste aşırı gübre ve hormon kullanılırsa içinde kararmalar görülür. Çilek: Aşırı büyük, çift yapışık ve içleri boştur. Karpuz: Hormonlu karpuzların çekirdek evleri boştur. Yendiği zaman aşırı nişasta kokusu verir."


FENERBAHÇE 5 - O EVERTON link
Gönderen: BROKEN Tarih: 30.07.2005
Birinci Süper Lig’de yeni sezonun hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe, İngiltere Premier Ligi takımlarından Everton ile yaptığı hazırlık maçını 5-0 kazandı.

Maçın ilk dakikalarında iki ekip de kontrollü bir oyunu tercih ederken, Fenerbahçe maçın 13. dakikasından itibaren ataklarını sıklaştırarak, rakibini sağlı sollu ataklarda adeta bunalttı. 25. dakikada Tuncay’ın golüyle Everton karşısında 1-0 öne geçen sarı-lacivertliler, oyundaki üstünlüğünü sürdürerek 35. dakikada Nobre ile 2-0’lık galibiyete ulaştı.

Fenerbahçe, savunmasında sürekli adam kaçıran ve hücumda pek bir varlık gösteremeyen rakibi karşısında, ilk yarının son dakikalarına kadar 3. golü aradı, ancak devre 2-0 sona sarı-lacivertlilerin üstünlüğüyle sona erdi.

13. dakikada, orta alana yakın bölgede Arteta’nın kullandığı faul atışında, kaleye doğru giden topa Volkan sahip oldu. Aynı dakikada gelişen Fenerbahçe atağında, soldan ceza alanına giren Ümit’in çaprazdan kale içine gönderdiği topu, kaleci Wright kalesini zamanında terk ederek kontrol etti.

15. dakikada, Ale’in ortasında ceza alanında Nobre’den önce Carsley’in kafayla uzaklaştırmaya çalıştığı topa, yine ceza alanı içinde Serkan’ın sahip olma çabası, savunmanın araya girmesiyle sonuç getirmedi.

18. dakikada, Ümit soldan getirdiği topu Tuncay’a kazandırdı. Tuncay’ın soldan ceza alanına girmeden kale içine gönderdiği topa savunmada Yobo müdahale etti. Kaleci Wright’in de boşa çıktığı top arka direği adeta yalayarak kornere çıktı.

20. dakikada Aurelio ceza alanının sağında Weir’i şık bir çalımla geçerek, topu müsait durumdaki Ale’e çıkardı. Ale’in savunmanın markajında kaleye yaptığı vuruşta top yandan auta çıktı.

25. dakikada sağdan Önder’in ortaladığı top ceza alanı içinde kafa vurmak için yükselen Nobre’yi geçerek Tuncay’ın önüne düştü. Bu futbolcunun gelişine sert şutunda önüne yatan Hibbert’e de çarparak seken top filelere gitti: 1-0

35. dakikada Ale’in sağdan kullandığı faul atışında atışında, kale önünde kalabalık savunma arasında kaleciden önce topa kafayla vuran Nobre, meşin yuvarlağı filelere göndererek Fenerbahçe’yi 2-0 öne geçirdi.

38. dakikada Ale’in pasıyla ceza alanına giren Aurelio, kaleye gitmekten vazgeçip topu tekrar Ale’e çıkardı. Ale’in ceza alanı içinden şutunda, top kalecide kaldı.

41. dakikada, Ümit’in soldan ortaladığı topa ceza alanında Nobre’nin kafa vuruşunda, meşin yuvarlak direğin üstünden auta çıktı.

43. dakikada Everton atağında Kilbane’nin ceza alanına ortaladığı topa Beattie’nin vuruşunda, önce Deniz’e sonra İngiliz futbolcuya çarpan top auta çıktı ve karşılaşmanın ilk yarısı Fenerbahçe’nin 2-0 üstünlüğüyle tamamlandı.

Karşılaşmanın ikinci yarısında da üstün futbolunu sürdüren Fenerbahçe, 56. dakikada Mehmet ve 62. dakikada da Ale’in golleriyle 4 farklı üstünlüğe ulaştı.

75. dakikadan itibaren genç oyuncularıyla sahada mücadele eden sarı-lacivertliler, 90. dakikada bu kez Önder’in golüyle farkı 5’e çıkardı ve karşılaşmadan 5-0’lık farklı skorla galip ayrıldı.

48. dakikada Ale’in sağ çaprazdan kullandığı serbest vuruşta topu kaleci Wright kontrol etti.

49. dakikada ceza alanı önünde Aurelio’nun sert şutunda, savunmaya çarpan top direğin yanından kornere çıktı.

56. dakikada ceza alanının dışından sağ çaprazda Mehmet’in, ceza alanı içinde bulunan Tuncay ve Nobre orta beklerken, sert bir vuruşla kaleye gönderdiği top kalecinin eliyle müdahalesine rağmen filelere gitti: 3-0

62. dakikada ceza alanının dışında faulle durdurulan Ale, kaleyi karşıdan gören uzak noktadan serbest vuruş kullandı. Topu kavisli ve güzel bir vuruşla rakip kaleye nişanlayan Brezilyalı futbolcu, şık bir gol atarak Fenerbahçe’yi Everton karşısında 4-0 öne geçirdi.

72. dakikada Everton atağında ceza alanı içinde Ferguson’un kafa vuruşunda kaleci Volkan son anda yatarak müdahalesiyle topu kornere çeldi.

90. dakikada Mehmet ceza alanının dışından sağ çaprazdan kullandığı faul atışında topu ceza alanına ortaladı. İyi yükselen Önder’in kafa vuruşunda meşin yuvarlak 5. kez Everton filelerine gitti: 5-0 Fenerbahçe, Everton’u 5-0 gibi farklı bir skorla mağlup etti.

Sarı Kart Karmaşası
Karşılaşmanın 65. dakikasında Serkan’a yapılan faulde hakem Kamil Biricik’in Arteta’ya sarı kart gösterdiği görüldü.

Hakem Biricik, aynı oyuncuya 68. dakikada da sarı kart gösterdi, ancak ardından kırmızı kartını çıkarmadı.

Stat hoparlörlerinden de Arteta’ya gösterilen ilk sarı kart anonsla duyurulmuştu.

Stat:
Atatürk Olimpiyat

Hakemler:
Kamil Biricik , Tarık Ongun , Muzaffer Kaşıkçı

Fenerbahçe:
Volkan , Önder , Luciano (Dk. 75 Can ), Deniz (Dk. 46 Mehmet ), Ümit (Dk. 75 Mahmut Hanefi ), Serkan (Dk. 89 Kerim ?), Aurelio (Dk. 75 Kemal ), Appiah (Dk. 58 Selçuk ), Ale (Dk. 75 Olcan ), Tuncay (Dk. 75 Gürhan ), Nobre (Dk. 75 Semih )

Everton:
Wright , Yobo (Dk. 46 Ferguson ), Weir , Arteta , Beattie (Dk. 46 McFadden ), Davies (Dk. 46 Kroldrup ), Kilbane , Carsley (Dk. 30 Leon Osman ), Cahill (Dk. 78 Vaughan ),Hibbert , Pistone (Dk. 78 Tie )
Goller: Dk. 25 Tuncay, Dk. 35 Nobre, Dk. 56 Mehmet, Dk. 62 Ale, Dk. 90 Önder

Sarı kartlar:
Dk. 65 Luciano (Fenerbahçe), Dk. 68 Arteta, Dk. 89 McFadden (Everton)
http://www.haber3.com/detay.haber3?ID=51621

&#39;E-postanın modası geçti&#39; link
Gönderen: yigit Tarih: 30.07.2005
Şüphesiz ki İnternet kullanıcılarının büyük bir çoğunluğunu gençler oluşturuyor. Güncel bir araştırmaya göre ise bu gençlerin çoğunluğu, İnternet&#39;in en eski iletişim araçlarından birisi olan e-postanın yaşlılara göre olduğunu düşünüyor. "Pew Internet and American Life Project" isimli bir kuruluş tarafından gençler üzerinde gerçekleştirilen "Teens and Technology" isimli güncel bir araştırmaya göre, düzenli bir şekilde İnternet kullanan gençlerin yüzde 87&#39;si e-postanın eski kuşaklara özgü bir araç olduğunu düşünüyor.

Araştırma, 2004 yılında İnternet&#39;i kullanan 12 ile 17 yaşları arasındaki gençleri kapsıyor. Araştırma ayrıca İnternet&#39;in gençler arasında oldukça popüler olduğunu ve sık bir şekilde online olduklarını da gösteriyor.

Araştırmaya göre e-posta başta yetişkinler olmak üzere hala geniş bir kullanım alanına sahip olsa da, trend anında mesajlaşma hizmetlerinde bulunuyor. Araştırma gençler arasında İnternet&#39;i kullanmayan veya sınırlı bir şekilde kullananların çoğunun ise dar gelirli ailelerden geldiğini gösteriyor.
http://www.indirmax.com/haber_detay.asp?id=216