Yaşamlarımız şiddetli ve sıkıntılı bir koşturmacayla, girdap gibi hızlı ve saldırganlık içinde geçiyor rekabetle, hırsla, bir şeylere sahip olmaya ve başarmaya çalışarak, kendimizi gereksiz faaliyetler ve zihin meşguliyetleri ile sıkıntıya sokuyoruz.
Meditasyon bunun tam tersidir.
Meditasyon yapmak normalde" nasıl işliyorsak ona tam anlamıyla bir ara vermektir,
tüm endişe ve kaygılardan arınmış olma halidir; o durumda rekabet yoktur, herhangi bir şeye sahip olmak arzusu yoktur,
şiddetli ve endişeli koşuşturmalar ve başarma hırsı yoktur. Bu, içinde hiçbir hırs barındırmayan bir durumdur ki. orada ne kabul ne reddediş, ne umut ne korku vardır O durumda bizi esaret altında tutan tüm bu duygulardan ve kavramlardan yavaş yavaş doğal sadeliğe doğru sıyrılmaya başlarız.
Budist meditasyon ustaları zihnin ne kadar esnek ve işlenebilir olduğunu bilirler.
Eğer zihni eğitirsek her şey olasıdır.
Aslında olduğumuz gibi.
kıskanç olmak, sahip olmaya çalışmak, sinirli, üzüntülü, umutsuz ve hırslı olmak üzere, bizi kışkırtacak herhangi bir şeye kızgınlıkla tepki vermek üzere eğitilmiş durumdayız.
Aslında öyle bir dereceye kadar eğitilmiş durumdayız ki, bu olumsuz duygular kendiliklerinden öyle ansızın yükselirler ve bizim onları oluşturmaya çalışmamıza bile gerek kalmaz.
Bu nedenle de her şey, bir eğitim ve alışkanlıkların gücü sorunudur.
Eğer zihninizi karışıklığa ve düzensizliğe adarsanız, dürüstçe söylemek gerekirse çok iyi bildiğimiz gibi,o, karmaşanın karanlık bir ustası, onun alışkanlıklarının uzmanı olur. onun esaretine kurnaz ve
ahlaksızca bir uyumla teslim olur. Eğer zihni meditasyon yaparak kendisini yanılsamadan kurtarma görevine adarsanız, zaman içinde sabır, disiplin ve doğru eğitimle zihnimizin kendini açmaya,
düğümü çözmeye başladığını ve kendi gerçek mutluluk ve açıklığına kavuştuğunu görürüz.
Zihni "eğitmek" hiçbir biçimde ona zorla boyun eğdirmek ya da beyin yıkamak demek değildir.
Zihni eğitmek demek öncelikle zihnin doğrudan ve somut olarak nasıl çalıştığını anlamak demektir.
Bu öyle bir bilgidir ki, ruhsal öğretilerden ve meditasyon uygulamaları sırasındaki kişisel deneyimlerden edinilebilir
Daha sonra bu anlayışı, zihni, onu daha da uyumlu hale getirmek adına eğitmek ve onunla birlikte ustalıkla çalışmak için
kullanabilirsiniz ve böylelikle kendi zihninizin ustası olur ve onu size en büyük yararı sağlayacak şekilde işletebilirsiniz.
Nasıl sadece bir yazar, ifadelerin kendiliğinden olarak ortaya çıkan özgürlüğünü yıllarca süren çok yorucu çalışmalar sonucu öğrenmişse.
nasıl bir dansçı yalın zarafetine büyük ölçüde sabırlı çabalarla ulaşmışsa, siz de meditasyonun sizi ulaştıracağı noktayı anlamaya başladığınız zaman,
meditasyona yaşamınızın en derin azmi, gayreti, zeka ve disiplinini gerektiren en büyük emeğini harcayacaksınız.
özet ve alıntıdır
Meditasyonun özü
Meditasyonun amacı içimizdeki gökyüzü kadar engin zihnin doğasını uyandırmak ve bize gerçekte ne olduğumuzu göstermektir ki bu.
tüm yaşam ve ölümün temelini teşkil eden değişmez saf farkındalıktır.
Meditasyonun sükunet ve sessizliği içinde, zihinlerimizin karmaşası ve meşguliyeti arasında uzun zaman önce kaybettigimiz o derinlerdeki doğamızı görür ve oraya geri döneriz
İlgimizi dağıtacak bir şey ortaya çıktığında, zihinlerimizin birkaç dakikadan uzun süre dinginlik İçinde kalamaması sizce sıradışı bir şey değil midir;
zihinlerimiz öyle yerinde duramaz ve meşguliyet içindedirler ki, zaman zaman çağdaş dünyada bir kentte yaşamamız yüzünden,
şu anda, ölümden sonra aradaki seviyede olacak olan, söylenildiğine göre bilinçlerinin ıstırap verecek şekildeki karmaşasından ötürü devamlı olarak acı çeken varlıklar gibiyiz.
Yetkililerin söylediğine göre Birleşik Devletlerde insanların % 13'üne yakın bir kısmı zihinsel hastalıklar çekmektedirler.
Bu açıklama yaşam biçimimizle ilgili size ne anlatıyor?
Hepimiz birçok değişik kimliklere bölünmüş durumdayız.
Gerçekten kim olduğumuzu ya da kendimize ait hangi görüntü nün gerçek olduğunu, bunlardan hangisinin bizi tanımlayacağını, hangisine inanacağımızı bilmiyoruz.
Öyle çok aykırı ses, emir ve duygu üzerimizdeki denetimi ele almak için savaşıyor ki, kendimizi her tarafa dağılmış, evde kimse yokmuş gibi hissediyoruz.
işte o zaman meditasyon. zihni eve getirmektir.
Buda'nın öğretisinde, meditasyonun yalnızca geçici bir rahatlama, huzur ve mutluluk ya da sizin ve diğerlerinin aydınlanması yolunda güçlü bir amaç olması dışında,
değişimi yaratan üç şey olduğuna inanırız.
Bu üç şeyi şöyle adlandırırız:
"Başlangıçtaki İyi, Ortadaki İyi ve Sondaki İyi."
Başlangıçtaki İyi. biz ve tüm sezgi sahibi varlıkların aslında en derindeki özümüz olan buda doğasına sahip olduğumuzun farkındalıgı ve bu anlayışa sahip olmakla bilgisizlikten kurtuluş ve
en sonunda acı çekmeye bir son verişten oluşur Böylelikle her seferinde meditasyon uygulamasına başladığımızda bu düşünce bize esin verir ve bu motivasyonla meditasyon uygulamamızı ve
yaşamımızı, geçmişteki tüm Buda'lann kullandığı aşağıdaki dua yoluyla tüm varlıkların aydınlanmasına adarız :
Bu meditasyonun gerçeği ve gücü yoluyla
Tüm varlıklar mutluluğa ve kendilerine
mutluluk getirecek amaçlara sahip olsun;
Herkes kederden ve üzüntü getirecek nedenlerden özgürleşsin,
Hiç kimse kedersiz olan kutsal mutluluktan ayrı kalmasın,
Ve herkes çok fazla bağımlılık ve çok fazla nefret içermeyen bir dinginlik içinde yaşasın,
Ve tüm yaşamların eşit olduğuna inanarak yaşasın.
Ortadaki İyi, bizi uygulamanın özüne götürür ve zihnin çatısını oluşturur.
Zihnin doğasının farkındalığına erişmek yoluyla esin sağlar, hiçbir şeye sıkı sıkıya bağlanmamak, bütün kavramsal anlayışlardan özgürleşmek,
her şeyin doğal olarak "boş", aldatıcı ve rüya gibi olduğunun anlayışı olarak ortaya çıkan bir haldir.
Sondaki İyi öyle bir yoldur ki orada, meditasyonumuzu, sağlayabileceği tüm erdemlere adarız ve gerçek bir arzu ile şöyle dua ederiz:
"Bu meditasyon uygulaması yoluyla kazanılacak her türlü ayda. tüm insanların aydınlanmasına katkıda bulunsun;
bütün varlıkların özgürleşmesi yolunda yorulmaksızın çalışan tüm
Buda'ların yaptıkları işler okyanusunda bir damla olsun."
Erdem olumlu güç ve faydadır, meditasyon uygulamanız yoluyla yayılan dinginlik ve mutluluktur.
Siz bu ödülü uzun vadede, tüm insanların en büyük yararına, onların aydınlanmalarına adarsınız.
Daha küresel bir düzeyde ise bunu tüm dünyada barışın hüküm sürmesi ve böylece herkesin yoksunluk ve hastalıktan özgürleşmesi ile tam anlamıyla refah ve sürekli mutluluğu deneyimlemesine adarsınız.
Böylelikle gerçeğin doğasının dışında her şeyin asılsız ve rüyaya benzer niteliğinin farkına varmış olarak, meditasyonu adayan kişi olarak siz bu uygulamayı adadığınız insanlar, hatta adama işleminin kendisinin bile doğalarından gelen bir şekilde "bos" ve aldatıcı olduğunu içinizin en derinlerinde hissedersiniz.
Bu, meditasyonu onaylamak ve onun saf gücünün hiçbir kısmının kaybolmadığından emin olmak ve böylece uygulamanızın getireceği yararlılığın hiçbir parçasının boşa gitmediğinden emin olmak için öğretilerde açıklanıp söylenmiş bir yöntemdir.
Bu üç kutsal ilke ustalıklı motivasyon, uygulamayı koruyan hiçbir şeye sıkı sıkıya bağlanmama hali ve onu onaylayan adanmışlık meditasyonunuzu tam anlamıyla güçlü ve aydınlanmaya
ulaştıncı kılar. Bu ilkeler büyük Tibet'li usta Longchenpa tarafından "gerçek meditasyon uygulamasının kalbi, gözü ve yaşamsal gücü" olarak çok güzel bir biçimde betimlenmiştir.
Nyoshul Khenpo'nun dediği gibi "Tam bir aydınlanmaya ulaşmak için bundan fazlası gerekli değildir: fakat bundan azı da eksik olur."
Farkındalık Uygulaması
Meditasyon zihni yuvasına geri getirir ve bu öncelikle farkındalık uygulaması yoluyla başarılabilir.
Bir zamanlar yaşlı bir kadın Buda'ya gelerek nasıl meditasyon yapması gerektiğini sordu.
Buda ona kuyudan su çekerken ellerinin yaptığı her hareketin farkındalığı içinde kalmasını söyledi,
kadın eğer bunu yaparsa kısa bir süre içinde kendini uyanıklık ve engin bir dinginlik hali içinde bulacaktı ve bu meditasyondu.
Farkındalık uygulaması, dağılmış, parçalanmış zihni evine getirmek ve böylece varlığımızın değişik durumlarına odaklanmak,
"Dinginlik içinde Kalmak" veya "Sükunetle Durmak" olarak adlandırılır.
"Dinginlik içinde Kalmak" ile üç şey başarılır.
Birincisi, varlığımıza ait tüm dağılmış ve birbirleriyle savaş içinde olan kimliklerimiz sakinleşir, çözülür ve arkadaş olurlar.
Bu duruma geldiğimizde kendi kendimizi daha iyi tanıyıp anlamaya başlarız ve bazen asıl doğamızın yaydığı ışıltıları kısa bir süre için bile olsa görebiliriz.
Farkındalık uygulaması ikinci olarak olumsuzluğumuzu, saldırganlığımızı ve birçok yaşamlar boyunca üzerimizde güç kazanmış olan çalkantılı duygularımızı dinginleştirir.
Bu duygulan bastırmak ya da onlara teslim olmaktansa burada onları gözlemlemek, düşüncelerinizi ve içinizden ne yükselirse yükselsin bunları olabildiğince büyük bir açıklık ve cömertlikle kabullenmek önemlidir.
Tibet'li ustalar bu bilge cömertliğin sınırsız enginlikte bir tadı olduğunu söylerler, bu öyle sıcak ve rahatlatıcı bir duygudur ki kendinizi, sanki günışığından yapılmış bir battaniyeye sarınmışsınız gibi onunla sarmalanmış ve korunmuş hissedersiniz.
Farkında ve açık olarak kalmaya devam ettiğiniz sürece ve zihninize giderek daha fazla odaklanmanız için ileride açıklayacağım tekniklerden birini kullandıkça olumsuz duygularınız gitgide azalır; kendinizi varlığınızın içinde iyi hissetmeye başlarsınız ya da Fransızların söylediği gibi,
etre bien dans sa peau (kendinizi teninizin içinde iyi hissetmek). Rahatlama ve sonsuz huzur buradan gelir.
Ben bu uygulamanın en yararlı terapi ve kendi kendine şifa verme biçimi olduğunu düşünüyorum.
Üçüncü olarak, bu uygulama içinizdeki İyi Kalbi gözler önüne serer, çünkü bu uygulama sayesinde içinizdeki şefkatsizlik ve kötülük yokolup ortadan kalkar.
Yalnızca içimizdeki kötülüğü yok ettiğimizde başkalarına gerçek anlamda yararlı olabiliriz.
Böylelikle, uygulamalar yoluyla yavaş yavaş içimizdeki şefkatsizlik
ve kötülüğü yok ederek gerçek doğamızda varolan asıl iyilik ve nezaketin, yani İyi Kalbimizin ortaya çıkmasına ve onun ışıklar saçarak yarattığı bu sıcak iklimde gerçek varlığımızın, asıl biz'in çiçek açmasına izin veririz.
Şimdi, meditasyonu niçin gerçek bir huzur, şiddetsizlik uygulaması ve en gerçek ve en büyük silahsızlanma olarak adlandırdığımı anlamış olmalısınız.
Büyük Doğal Sükunet
Meditasyon konusunda ders verirken söze genellikle şöyle başlarım: "Zihninizi yuvasına götürün. Ve serbest bırakın. Ve rahatlayıp gevşeyin."
Meditasyon uygulamasının tamamı bu üç çok önemli nokta ile açıklanabilir: Zihninizi yuvasına götürmek, serbest bırakmak ve rahatlamak.
Bu üç anlatım da birçok düzeyde yankılanan anlamlar taşır.
Zihni yuvasına götürmek demek, onun farkındalık uygulaması yoluyla "Sükunetle Durmak" halinde olması demektir.
Zihni yuvasına götürmek en derindeki anlamıyla, zihninizi içinize çevirmek ve zihnin doğasında kalmak demektir.
Bunun kendisi en yüksek meditasyondur.
Serbest bırakmak, tüm acı, korku ve kederin, hırs içindeki zihninizin şiddetli arzularından kaynaklandığını kabullendiğiniz sürece,
onu bir şeylere sıkı sıkıya bağlı olmanın yaratmış olduğu hapishane hücresinden kurtarmak anlamındadır. Daha derin bir düzeyde, zihnin doğası hakkında giderek artan anlayışınızdan doğan farkındalık ve güven duygusu, engin ve doğal cömertliğe esin verir
ve bu da sizin tüm hırslarınızı kalbinizden söküp atmanızı sağlar, kendisinden özgürleşip meditasyonun esinlemesi sayesinde yokolmasına yol açar.
Son olarak, rahatlamanın anlamı genişlemiş olmak ve zihni gerilimlerinden kurtarıp gevşemek demektir. Daha derinden söylemek gerekirse, zihninizin gerçek doğası içinde, Rigpa halinde, rahatlarsınız. Bu uygulamayı Tibetlilerin sözleriyle "Rigpa'nın üzerinde rahatlamak" olarak tanımlayabiliriz.
Bu duygu, sanki düz bir yüzeyin üzerine bir avuç kumu yavaş yavaş akıtmak gibidir; her bir kum tanesi kendi ahengi içinde yüzeye düşer.
Bu sizin de zihninizin gerçek doğası içinde nasıl rahatlamanız gerektiğini gösterir, tüm duygu ve düşüncelerin doğal bir şekilde sakinleşip zihninizin gerçek doğası içinde erimesine izin vermektir.
Ben meditasyon yaparken Nyoshul Khenpo'nun aşağıdaki şiirinden esinlenirim:
Büyük doğal sükunet içinde rahatla
Nörotik düşünce ve karmaya çaresizce yenilmiş
Bu bitkin zihin,Samsaranın sonsuz okyanusu içindeki Çılgın dalgaların amansız hiddeti gibidir.
Büyük doğal sükunet içinde rahatlayın.
Hepsinden ziyade, rahat olun, olabildiğiniz kadar doğal ve genişlemiş olun.
Alışkanlık haline getirmiş olduğunuz sinirli halinizden yavaşça sıyrılın, tüm hırslarınızdan kurtulun ve gerçek doğanızın içinde rahatlayın.
Sıradan, duygusal, düşünce hastası kişiliğinizi güneşte bırakılmış bir buz kütlesi ya da bir kalıp tereyağı gibi düşünün.
Eğer kendinizi kötü ve soğuk hissediyorsanız, bu saldırganlık hissinin meditasyonunuzun günışıgında eriyip gitmesine izin verin.
Sükunetin sizinle birlikte çalışmasına ve parçalanmış zihninizi toplayarak, Sükunetle Durmak farkındalık düzeyine ulaştırmasına
ve Duru Görü anlayışının getireceği farkındalığın içinizde uyanmasına izin verin. Ve tüm olumsuzluğunuzun kaybolduğunu, saldırganlığınızın
eriyip gittiğini ve karmaşanızın, gerçek doğanızın kusursuz ve engin gökyüzünün içindeki sis gibi yavaş yavaş buhar olup uçtuğunu hissedeceksiniz.
(Dinginlik içinde Kalmak ve Berrak Görüş, Budist meditasyonun iki temel uygulamasıdır. Sanstkrit dilinde Samatha ve Vipashyana,
Tibet dilinde ise Shyine ve Lhaktong olarak adlandırılırlar. Derinleştirici ve geliştirici etkileri temel meditasyon uygulamaları ile
Mahamudra ve Dzogchen'in daha ileri düzey meditasyonları arasıdaki bağlantıyı sağlar. )
Bedeniniz ve zihniniz dingin, sessizlik içinde sakince oturarak içinizden yükselen duygu ve düşüncelerin hiçbirine sıkı sıkıya tutunmaya çalışmadan, sadece gelmelerine ve gitmelerine izin vermek...
Bu durumda iken neler hissedersiniz? Dudjom Rinpoche sık sık şöyle derdi,
bütün gün boyunca tarlada çalışıp zor bir gün geçirdikten sonra eve dönen bir adam hayal edin, adam evine geldikten sonra ateşin önünde duran en sevdiği koltuğuna gömülür.
Bütün gün boyunca çalışmıştır ve başarmak istediği her şeyi başardığını bilmektedir; kaygılanacak başka bir şey yoktur, geride bitirilmemiş birşey kalmamıştır ve o tüm kaygı ve endişelerinin akıp gitmesine izin verebilecek durumdadır, yalın olarak halinden hoşnuttur.
Yani meditasyon yaptığınız zaman zihninizin içsel şartlarını doğru olarak yaratmanız çok önemlidir. Tüm efor ve çabalamalar genişlemiş olamamaktan kaynaklanır, yani bu doğru şartları yaratmak meditasyonunuzun gerçek anlamda başarılı olması için yaşamsal önem taşır.
Keyif ve açıklık duygusu içinde olduğunuz zaman meditasyon çaba göstermenize gerek kalmadan ortaya çıkar.
Ben bazen meditasyon yaparken özel bir yöntem uygulamam. Sadece zihnimin rahatlamasına izin veririm ve özellikle esinlenmiş bir durumda isem zihnimi çok kısa bir sürede evine getirdiğimi ve rahatladığımı hissederim. Zihnimin doğası içinde sessizce oturur, rahatlarım; "doğru" durumda olup olmadığım hakkında şüphelenip durumumu sorgulamam.
Bu durumda hiçbir çaba yoktur, sadece zengin bir anlayış, uyanıklık ve sarsılmaz bir emin oluş vardır.
Zihnimin doğası içinde olduğum zaman, sıradan zihnim artık orada değildir.
Olmak duygusunu kanıtlamak veya doğrulamak ihtiyacı yoktur:
Varlığımı yalın olarak hissederim.
Temel güven duygusu oradadır.
Özellikle yapılması gereken hiçbir şey yoktur.
özet ve alıntıdır
Forum Sağlayıcı: vBulletin™ Sürüm 4.1.12 Copyright © 2012 vBulletin Solutions, Inc. Tüm Hakları Saklıdır.