PDA

Grafik Görünüm : Newss..06.07.2005



Manga
06-07-2005, 09:56
Kadınlar ülkesi

Rusya'da da evlilik kurumu yıkılıyor. Boşanmaların sayısı arttı, zengin erkekler eşlerini bırakıp genç ve güzel kadınlarla birlikte olurken, kadınlar bir erkeğe ihtiyaç duymadan hayatını sürdürüyor.

Rusya'da son yıllarda boşanmaların sayısı resmi nikâhları geçti. Muhafazakâr çevreler panik içinde: Varşova Paktı'ndan ve SSCB'den sonra şimdi de aile kurumu mu yıkılıyor? Birlikte yaşamaya karar veren insanların önemli bölümünün bu işe 'devleti karıştırmadan', 'nikâhsız birliktelik' (buradaki yaygın deyişle 'sivil evlilik' ) tercihine yönelmesi de kuşkuları artırıyor.

Kimler boşanıyor?
Dedikodu medyasına göre, '40'ından sonra parayı bulan' çiçeği burnunda Rus işadamları artık yaşlı buldukları eski eşlerini bırakıp fazla akıllı olmayan, ama 'manken görünüşlü' (bir meslektaşın ifadesiyle 'sus ve güzel ol' tipi) genç kızlarla evleniyor. Ama bu, boşanmaların çok küçük bir kısmı.

Ya çoğunluk? Özgürlüğü seçiyorlar

Rusya'da kadınlar ortalama 72 yıl, erkekler ise 58 yıl yaşıyor. Aradaki farkın önemli bölümü, erkeklerin son 15-20 yıl içinde yaşanan sarsıcı değişiklikler karşısındaki yenilgisini, umudunu ve sağlığını kaybetmesini, kendini tümüyle içkiye vermesini, kalp krizlerini vb. gösteriyor.

Kadınlar ise her zamanki gibi daha güçlü. Hele Rusya'da. Çocuklar ve aile gibi, iş hayatı da artık kadınların sırtında. Bir ankete göre, dünyada büyük şirketlerin yönetim kadroları arasında kadınların en fazla görev aldığı ülke Rusya.

Eskiden 'eve para getirdiğinden dolayı' kocasının birçok kusuruna katlanan Rus kadını, şimdi genellikle ondan daha fazla para kazanıyor. (Laleli'deki cesur ve girişken 'Rus bavulcular'ın çoğunun kadın olduğuna dikkat etmiş miydiniz?) Ve zamanla "Artık ona neden katlanayım?" sorusu kadının kafasına yerleşiyor. Yeterli yanıt bulunamadığında, çoğu kadınların girişimiyle gerçekleşen boşanma süreçlerine bir yenisi daha ekleniyor.

Güzel ve yalnız kadınlar
Hayatın 'bir erkek gibi güçlü' olmaya zorladığı yalnız kadınlar giderek artıyor. Zaten ülke nüfusunda kadınların sayısı 77 milyon, erkeklerin sayısı ise 67 milyon. Yani 10 milyon kadın fazlası var! Bir de 'sözüm ona erkekler'in oranı hesaba katıldığında...

Çarlık Rusyası'ndan başlayarak erkeklerin dokusundaki bozulmanın tarihsel nedenleri araştırılabilir. Dünya savaşlarında, devrimlerde, baskı ve sürgün yıllarında milyonlarca kaliteli erkeğin yok edildiğinden dem vurulabilir. Ama sonuç, Rus kadınını teselli etmiyor.

Her yıl Rusya'dan yurtdışına 'ihraç edilen' Rus gelinlerin sayısı onbinlerle ölçülüyor.

Yabancı erkekler açısından Rus kadınlarının güzelliğinin yanı sıra, aile kurumuna bağlılığı, çalışkanlığı ve fedakârlığı da önemli rol oynuyor.

Rus kadını açısından ise bu evliliklerin temel nedeni 'ekonomik kurtuluş' değil. 'Beyaz atlı prens' olmasa bile, en azından güvenebileceği, kendisine sevgi ve saygı gösterecek, çocuklarına babalık edecek 'normal bir erkek' bulma umudu belirleyici oluyor.

“High Definition” yayın geliyor

İki kat daha kaliteli bir görüntü sağlayan “High Definition” yayın teknolojisi geliyor.
2006 Haziran’ında Almanya’da yapılacak Dünya Kupası maçlarını Eutelsat uyduları, HD kalitesiyle izleyiciye ulaştıracak. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa ülkesi vatandaşları HD yayınlarını uydudan izlemek için buna uygun olmayan televizyon, çanak anten ve uydu alıcılarını (receiver) değiştirmek zorunda kalacak. Analog yayınlardan dijitale geçildiğinde büyük bir receiver çöplüğü haline gelen Türkiye, yeni teknolojiyle bir kez daha aynı durumu yaşayacak. Dünyanın yüzde 90’ına yayın yapan Fransa merkezli 23 ticari uyduyu işleten Eutelsat’ın Türk bölgesel pazarlama müdürü Ali Korur, yeni televizyon ve receiver alacakların, bunların HD özellikli olmasına dikkat etmesini istedi. Koreli firmalar HD receiver’ları önümüzdeki eylül ayından itibaren Avrupa’da piyasaya sürecek ve fiyatı ilk etapta 300 ila 500 dolar arasında olacak. Ancak zamanla fiyatlar düşecek. Korur, Türk halkına fiyatların düşmesini beklemeyi öneriyor.

http://www.haber3.com/detay.haber3?id=47931

İşte “Yılın Tasarımı”

Devrilmeyen bisiklet olarak ünsalan sıra dışı bisiklet, yılın tasarımı ödülünü aldı.
'Yılın En İyi Sanayi Tasarımı' yarışmasına Japon ve Güney Kore damgasını vurdu. 3 tekerlekli bisiklet ve yengeç ayaklı cip madalya ile ödüllendirildi.

Şirketlerin yalnız bugün değil gelecekte de hayatta kalabilmeleri için yaratıcılık alanında sürekli ilerleme kaydetmeleri gerekiyor. Ekonomi dünyasının önde gelen dergilerinden Business Week düzenlediği geleneksel "Yılın En İyi Sanayi Tasarımı" (IDEA) yarışmasıyla bu alandaki son gelişmeleri gösterdi. Bu yıl düzenlenen yarışmaya bin 380 ürün katıldı. Toplam bin 380 ürünün 148'i ödüle layık görüldü. Ödül kazanan ürünler Avrupa, Asya ve ABD'li firmalardan geldi. Belirlenen ölçülere göre bir ürünün ödül kazanabilmesi için önemli bir probleme kolay ve akıllı bir çözüm getirmesi gerekiyor. Yaratıcılık konusunda Asyalı şirketler yenilikçi tasarımlarıyla bu yıl da tüm dikkatleri üzerlerine çekti. Özellikle Çinli teknoloji devi Lenovo kıyasıya rekabetin yaşandığı cep telefonu sektörü için ürettiği ET 960 akıllı telefonuyla 2005'in en iyi sanayi tasarımları arasındaki yerini aldı. Bu yıl en çok tasarım ödülünü layık görülen ülkelerin başında altı ödülle Güney Kore ve Japonya geldi. Son beş yıl içerisinde en çok tasarım ödülü alan şirket ise Samsung oldu. Güney Koreli şirketin hemen arkasından ikinci sırada ABD'li Apple geldi.
http://www.haber3.com/detay.haber3?id=46466

Cem Yılmaz ve Sezen Aksu aynı filmde

Cem Yılmaz ve Sezen Aksu aynı filmde oynayacak! Uğur Yücel'in yazıp yöneteceği ve çingene eksenli 'Ramon' adlı filmin yaz aylarında bitirilmesi planlanıyor.

Usta yönetmen Uğur Yücel'in yazıp yöneteceği çingene westerni 'Ramon' bu yaz çekiliyor. Projesi BKM Film'e ait olan yapımın oldukça geniş bir oyuncu kadrosu var.

Cem Yılmaz'ın çingene Ramon'u canlandıracağı filmde, Sezen Aksu da kadronun ağır topları arasında yer alıyor. Son olarak kendi yönettiği 'GORA' ile kamera karşısına geçen Yılmaz, bu kez hayranlarını 'Ramon' karakteriyle güldürecek. Filmin kadrosunda yeni nesil oyunculardan Zeynep Tokuş da var.

'Minik Serçe' ve 'Büyük Yalnızlık' adlı iki filmde rol alan Aksu ile üç sinema filminde oynayan Yılmaz'ı buluşturacak bu iddialı projede, Yücel'in rol alıp almayacağı ise henüz belli olmadı. Ancak BKM Film, Yücel'in de filmde rol alması için ısrarlarını sürdürüyor. Yücel ise şu sıralar tatilde ve senaryo üzerindeki son eklemeleri yapıyor. Çekimlerine 15 Ağustos'ta başlanacak olan film, kış sezonunda seyirci karşısına çıkacak.
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=101064

Olimpiyat savaşı

2012 Olimpiyatları için Blair ile Chirac arasında patlak veren kavga, basının da katılımıyla doruğa tırmandı. Bugün Singapur’da 2012 Olimpiyatları’nın ev sahibi kent ilan edilecek.

Barışın sembolü olan olimpiyatlara ev sahipliği yapmak için kıran kırana bir savaş yaşanıyor. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), bugün Singapur’da 2012 oyunlarının ev sahibi kentini ilan edecek. Londra ve Paris favori gösterilirken, İngiltere Başbakanı Blair ile Fransa Cumhurbaşkanı Chirac arasında süren kavga, bugün başlayacak G-8 toplantısı öncesinde zirveye tırmandı.

2012 Olimpiyatları için İngiltere Başbakanı Tony Blair ile Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac arasında patlak veren kavga, basının da katılımıyla doruğa tırmandı. Uluslararası Olimpiyat Komitesi bugün Singapur’da 2012 Olimpiyatlarının ev sahibi kentini ilan edecek.

Dünyanın dikkati Singapur’da odaklanırken, favori iki kent olarak sona kalan Londra ve Paris, adaylık yarışında başa baş gidiyor. Bu yüzden kavga, Blair ve Chirac ile birlikte Singapur’a taşındı.

İki lider, Olimpiyat oyunlarının kendi başkentlerine verilmesi için, Singapur’da tüm güçleriyle son kozlarını oynuyorlar. Chirac’ın ‘İngiliz mutfağı beş para etmez’ diyerek başlattığı tartışmaya, İngilizler stat polemiğiyle yanıt verdiler.
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~...d~600525,00.asp (http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~1@nvid~600525,00.asp)

Neden kilo veremiyorum

BİR TÜRLÜ KİLO VEREMEYENLERE 9 DİYET SABOTAJCISI

Yediklerine dikkat ettiği halde bir türlü zayıflayamadığına inananlar... Formsante dergisi, beslenme uzmanlarının birer dedektif gibi çalışıp çıkardığı, kilo vermeyi sabote eden en önemli 9 nedeni sıraladı.

Diyeti akşam bozma: Birçok kişi, kahvaltıyı atlıyor ve öğle yemeğini hafif geçiştiriyor. Akşam olunca kontrolden çıkıyor. Bunun için ara öğünler iyi bir çözüm.

Ara öğünü abartma: Sağlıklı bir ara öğün yaklaşık 150 kalori olmalı. Bazıları 250 kalorilik iki çikolatalı kurabiyeyi tüketip bunu ara öğün sayıyor.

Her yerde yeme: Beyniniz yemek yediğiniz bölgeyi o yediklerinizle özdeşleştiriyor. Yemek için sadece yemek masasını ya da mutfağı tercih edin.

Yeterli protein al: Kırmızı ve beyaz et, balık, kuru baklagiller, düşük kalorili süt ürünleri iştahınızı kontrol etmenize yardımcı olurlar. Mutlaka bunları tüketin.

Kalsiyumu ihmal etme: Kalsiyum, vücutta biriken yağların yakılmasına yardımcı olur. Peynir, süt ve yoğurdu besin listenize ekleyin. Ancak yağsız olanlarını...

Hafta sonları açılma: İnsanların hafta sonlarında daha fazla alkol aldığı, daha fazla tatlı tükettiği biliniyor. Küçük kaçamaklar sorun olmasa da kendinizi frenleyin.

Belirli saatlere dikkat: Her öğleden sonra 15.00’te çikolatalara mı saldırıyorsunuz? Bunun yerine kalori değeri düşük ama tok tutucu besinleri tercih edin.

Ne yediğini unutma: Bir diyet günlüğü tutun ve yediğiniz en küçük şeyi dahi not edin. Yazılı görmek caydırıcı olabiliyor.

Ruh haline göre yeme: Sıkıntı, stres hatta mutluluk da bazılarımız için birer yemek yeme nedeni. Kendinizi oyalayacak başka şey bulun. Mesela müzik ve spor...
http://www.haberturk.com/habermetni.habert...190990&c_id=220 (http://www.haberturk.com/habermetni.haberturk?@=190990&c_id=220)

F1 Aracı Köprüde!!

Sultanahmet`ten sonra 17 Temmuz`da David Coulthard Formula 1 aracıyla Dolmabahçe Sarayı`nın önünden hareket ederek Boğaz Köprüsü`nden geçecek.

21 Ağustos’ta İstanbul’da yapılacak Formula 1 öncesinde, hem Türkiye hem de Formula 1 organizasyonu için tarihi bir etkinlik gerçekleşecek. 17 Temmuz’da Red Bull Racing Team’ın ünlü pilotu David Coulthard, Formula 1 aracıyla Boğaz Köprüsü’nden geçecek. Böylece, Formula 1 ve Türkiye tarihinde ilk kez bir Formula 1 aracı Boğaz Köprüsü’nü kullanmış olacak.
Dünyanın en büyük ve en çok izlenen motorsporları organizasyonu olan Formula 1’in 21 Ağustos’ta İstanbul’da gerçekleşecek yarışı yaklaşırken, takımlar bu yarış öncesinde değişik organizasyonlara imza atıyor. Bu çerçevede 17 Temmuz’da yine Formula 1 tarihinde bir ilk gerçekleşecek. Red Bull Racing Team’ın ünlü pilotu David Coulthard, Formula 1 aracıyla Avrupa ve Asya’yı birleştiren Boğaz Köprüsü’nden geçiş yaparak tarihe imza atacak. Dünyanın izleyeceği bu organizasyon Formula 1’in İstanbul Grand Prix’i öncesinde İstanbul’un uluslarası tanıtımını yapmış olacak.
http://www.sosyetiqhaber.com/newsdetail.asp?NewsID=492