Manga
27-06-2005, 08:43
:huh:
Mars mikropları insanlar için riskli
NASA, Mars’ta kurulacak uzay üslerinde astronotların mikrop kapmasına karşı önlemler geliştiriyor. Mars mikroplarının Dünya’ya taşınmasının ise, biyolojik bir felakete yol açabileceği belirtiliyor.
İSTANBUL - NASA’nın Mars’a insan göndermeden önce, gezegendeki mikrobik yaşamı derinlemesine incelemesi gerekecek. Çünkü, astronotların elbiselerine yapışan Mars mikropları ister istemez uzay mekiğine ve sonra da Dünya’ya ulaşacak. Mars’tan gelen mikropların yeryüzü şartlarına ne gibi tepki vereceği bilinmiyor. NASA’nın elindeki tek yol, Mars’a gönderilen robot araçlarla numune toplayarak bunları laboratuvarda incelemek. Bunun en az 10 yıl süreceği öne sürülüyor.
ABD Başkanı George W. Bush, Ocak 2004’te yaptığı tarihi konuşmada 2015’te Ay’da, 2025’te de Mars’ta insanlı uzay üsleri kurulacağını söylemişti. Bunun üzerine çalışma başlatan NASA uzmanları, Mars’ta yaşayan mikropların insanlara bulaşmasının nasıl önleneceğini tartışıyor. Bilim insanları, mikropsuz bir arazi bulunması olasılığının sıfır olduğunu, insanların ayak basacakları her noktada birkaç tür mikrobun yaşıyor olacağını vurguluyor.
Astronotların ayak bastığı yerlerde kapacakları mikroplar, hem anında bir komplikasyona yol açabilir, hem de dünyaya getirmeleri durumunda burada yayılabilir. Mars’taki mikropların doğası hakkında bilim insanlarının bilgisi henüz teorik çalışmalarla sınırlı. Ancak, ortaya konan en korkunç senaryolardan biri, Mars mikroplarının Dünya’da üremesi ve yeryüzündeki biyolojik yaşam üzerinde ölümcül etki bırakması.
ÖZEL LABORATUVAR GEREKİYOR
NASA, astronotların yaşamının tehlikeye atılmaması için, öncül robotların gezegene gönderilerek toprak ve hava numunelerini Dünya’ya getirmesini planlıyor. Buna göre, gelen numunelerde yaşam formu bulunursa, bu tersi kanıtlanana dek insan yaşamı için ‘tehlikeli’ sayılacak. Halen Mars’ta yaşam izi arayan Opportunity ve Spirit robotları bu tip öncül gözlem çalışmalarını bir yandan yürütüyor.
Ancak iş bu kadarla sınırlı değil. NASA uzmanlarının asıl dikkat çektiği nokta ise, numunelerin inceleneceği laboratuvarlar, zira dış dünyadan gelen mikropları bütünüyle güvenli bir ortamda inceleyecek bir tesis henüz NASA’nın da elinde bulunmuyor. NASA raporu, bu iş için yeni teknolojilerin geliştirilmesi gerekeceğini ve özel bir tesinin kurulmasının en az 10 yıl alacağını vurguluyor.
YAPILMASI GEREKENLER
NASA raporu şu görüşlere yer veriyor;
*Mars yüzeyindeki toz tabakası mercek altına alınmalı ve gerek makinelere gerekse insanlara verebileceği potansiyel zararlar irdelenmeli.
*Mars atmosferinin uzay araçlarının iniş ve kalkışına etkisi araştırılmalı. Atmosferin insan akciğerine olumsuz etkileri değerlendirilmeli.
*Üsteki astronotlar tarafından kullanılabilecek su kaynakları bulunmalı. Su, solunum için oksijene ve yakıt olarak kullanılmak üzere ise hidrojene çözülebilmeli.
Gezegenlerarası mikrop bulaşması vakalarından endişe etmek için belki henüz erken. Ancak gelecek on yıllarda uzay yolculuklarının artmasıyla benzer uzay hijyeni konuları daha sık gündeme gelecek gibi görünüyor.
http://www.ntvmsnbc.com/news/329908.asp
:robot:
Dünyanın ilk gerçek yarı-biyonik adamı
Amerika'da kaza sonucu kollarını kaybeden bir kişiye, düşünerek hareket ettirebildiği biyonik kollar takıldı.
ABD'de bölgesel yayın yapan Local 6 News isimli televizyon kanalı, elektrik hattına kazayla dokunarak iki kolunu kaybeden 54 yaşındaki Jesse Sulivan'ın “dünyanın ilk gerçek yarı-biyonik adamı” olduğunu bildirdi.
Habere göre Sullivan, bugüne kadar tasarlanmış en karmaşık yapay kolları deneyen ilk kişi oldu. Doktorların Sullivan'ın kol sinirlerini göğsündeki sağlıklı kaslara bağladıkları belirtilirken, Sullivan'ın ellerini kapatmayı düşündüğünde bu arzusunun bir taşıyıcı yoluyla yapay eline ulaştığı kaydedildi.
Sullivan'ın yapmak istediği her hareketi beyninden giden komutlarla birkaç saniye içinde, 360 derece dönebilen, yapay eline yaptırabildiği ifade edildi.
Söz konusu biyonik kolların ve ellerin daha da geliştirilerek parmak uçlarına takılacak duyargalar aracılığıyla, bir maddenin dokusunu ya da sıcaklığını hissedebilir hale getirileceği belirtildi.
Chicago Rehabilitasyon Merkezi doktorları, söz konusu yeni gelişmeyle kolları olmayan sakatların, felç geçirenlerin ya da kalp krizi kurbanlarının hayatının değişebileceğini ifade ettiler.
Biyonik kolun üretim maliyetinin ise yaklaşık 6 milyon dolar olduğu belirtiliyor.
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~...d~595428,00.asp (http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~5@nvid~595428,00.asp)
İlişki bitiriciler... :broken_heart:
Islak bir havlunun banyoda yere atılması önemsiz bir konu gibi görünebilir.
Ancak kadın - erkek ilişkileri söz konusuysa, o havlunun saatli bir bombadan farkı yoktur. ABD'de yapılan bir araştırmayla kadın - erkek ilişkilerinde tarafların en çok rahatsız oldukları eğilim ve alışkanlıkların dökümü çıkarıldı. İlişkilerde taraflardan birinin küçük zaafları, karşı tarafta zamanla alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor, zaafların sık tekrarlanması ise ilişkileri sona erdiriyor. Araştırma Kentucky Üniversitesi'nde, 160 kişinin incelenmesiyle yapıldı.
Erkekleri en çok rahatsız eden durumlar:
- Kadının topluluk içinde aşırı sevgi ifade eden sözcükler kullanması.
- Yolculuğa çok sayıda bavulla çıkmak.
- Bigudi, kıvırcık saç düzeltme gibi aletlerin çok önemli eşyalar arasında sayılması.
- Kadının aşırı derecede sahiplenmesi.
- Sürekli çok sevildiğini ve güzel olduğunu duymak istemesi.
- Uzun süreli alışveriş yapılması.
Kadınları rahatsız eden durumlar:
- Erkeğin geğirmesi, burun karıştırması ve gaz çıkarması.
- Islak havluların yere atılması.
- Gereksiz yere sarhoşluk.
- Biten tuvalet kâğıdının yerine yenisinin konulmaması.
- Konuşurken e - postalarını okuması.
- Korku filmi izlerken korkması.
http://www.e-kolay.net/kadin/ana_detay.asp?MainID
:puah:
Erkek gerçekleri...
Pek konuda erkekler sanıldığının aksi şekilde hareket ediyorlar. Amerika'da yapılan istatistiklere göre derlediğimiz sayısal değerlere şaşıracaksınız...
1. İzlemeyi seviyorlar.
Erkeklerin yüzde 70'i öpüşürken gözlerini açıyor.
2. Hâlâ bekar olanlar var.
25 ve 34 yaşları arasında 5 erkekten 3'ü bekar. Her erkeğin evlenmeden önce ortalama olarak 10 seks partneri oluyor.
3. Kim üstte?
Yaşları 25 ile 45 arasındaki erkeklerin yüzde 45'i kadınların üstte olduğu pozisyondan hoşlanıyor. Yüzde 37'si anal seksi tercih ediyor. Yüzde 17'si ise; misyoner pozisyonunu uyguluyor.
4. Etkilemek için giyiniyorlar.
Yaşları 18 ile 49 arasında değişen erkeklerin yüzde 59'u kız arkadaşlarını etkilemek için giyimine özen gösteriyor. Erkeklerin yüzde 57'si dış görünüşlerini beğeniyor, yüzde 17'si ise; dış görünüşleri hakkında kendi kendilerine "Acaba şişmanlıyor muyum?" diye soruyor.
5. İç çamaşır giyiyorlar mı?
Erkeklerin yüzde 67,5'u külot giyiyor. Yüzde 26,1'i ise; boxer giymeyi tercih ediyor. İçlerine hiçbir şey giymeyenler ise yüzde 6,4.
6. Dudak meraklıları.
Erkeklerin yüzde 83'ü kadınlarda en seksi buldukları yerin dudaklar olduğunu söylüyor.
7. Kadınları seçiyorlar.
Erkeklerin yüzde 83'ü bir kadın başbakana oy vereceğini söylüyor.
8. Erkekler de ağlıyor.
Yaşları 18 ile 35 arasında değişen erkeklerin yüzde 73'ü ağladıktan sonra rahatlıyor.
9. Orgazm taklidi yapıyorlar.
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen evli erkeklerin yüzde 17'si orgazm taklidi yapıyor.
10. Ameliyat, neden olmasın?
Erkeklerin yüzde 33'ü eğer bedava olsaydı cinsel organlarını büyütme operasyonu yaptırabileceklerini söylüyor.
11. Araba kullanırken...
Erkeklerin yüzde 69'u kadınlardan daha iyi ve güvenli araba kullandıklarını düşünüyor. Erkeklerin yüzde 23'ü araba kullanırken burunlarını karıştırıyor ve yüzde 71'i kaybolunca kimseye yön sormuyor.
12. Koltuklarını indiriyorlar.
Erkeklerin yarısına yakını arabada sevişirken koltuklarını indiriyor.
13. Kadınlar önce...
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen erkeklerin yüzde 63'ü partnerleri orgazm olmazsa, kendilerinin de olmadığını itiraf ediyor.
14. İsterseniz sayabilirsiniz.
Erkekler orgazm olmadan önce 60 ya da 120 kere hareket ediyor.
15. Uzaya yolculuk.
Erkeklerin yüzde 42'si uzaya gitmeyi düşünüyor.
http://www.e-kolay.net/kadin/ana_detay.asp...838&haberID=2.. (http://www.e-kolay.net/kadin/ana_detay.asp?MainID=358&PID=1838&haberID=2..).
Mars mikropları insanlar için riskli
NASA, Mars’ta kurulacak uzay üslerinde astronotların mikrop kapmasına karşı önlemler geliştiriyor. Mars mikroplarının Dünya’ya taşınmasının ise, biyolojik bir felakete yol açabileceği belirtiliyor.
İSTANBUL - NASA’nın Mars’a insan göndermeden önce, gezegendeki mikrobik yaşamı derinlemesine incelemesi gerekecek. Çünkü, astronotların elbiselerine yapışan Mars mikropları ister istemez uzay mekiğine ve sonra da Dünya’ya ulaşacak. Mars’tan gelen mikropların yeryüzü şartlarına ne gibi tepki vereceği bilinmiyor. NASA’nın elindeki tek yol, Mars’a gönderilen robot araçlarla numune toplayarak bunları laboratuvarda incelemek. Bunun en az 10 yıl süreceği öne sürülüyor.
ABD Başkanı George W. Bush, Ocak 2004’te yaptığı tarihi konuşmada 2015’te Ay’da, 2025’te de Mars’ta insanlı uzay üsleri kurulacağını söylemişti. Bunun üzerine çalışma başlatan NASA uzmanları, Mars’ta yaşayan mikropların insanlara bulaşmasının nasıl önleneceğini tartışıyor. Bilim insanları, mikropsuz bir arazi bulunması olasılığının sıfır olduğunu, insanların ayak basacakları her noktada birkaç tür mikrobun yaşıyor olacağını vurguluyor.
Astronotların ayak bastığı yerlerde kapacakları mikroplar, hem anında bir komplikasyona yol açabilir, hem de dünyaya getirmeleri durumunda burada yayılabilir. Mars’taki mikropların doğası hakkında bilim insanlarının bilgisi henüz teorik çalışmalarla sınırlı. Ancak, ortaya konan en korkunç senaryolardan biri, Mars mikroplarının Dünya’da üremesi ve yeryüzündeki biyolojik yaşam üzerinde ölümcül etki bırakması.
ÖZEL LABORATUVAR GEREKİYOR
NASA, astronotların yaşamının tehlikeye atılmaması için, öncül robotların gezegene gönderilerek toprak ve hava numunelerini Dünya’ya getirmesini planlıyor. Buna göre, gelen numunelerde yaşam formu bulunursa, bu tersi kanıtlanana dek insan yaşamı için ‘tehlikeli’ sayılacak. Halen Mars’ta yaşam izi arayan Opportunity ve Spirit robotları bu tip öncül gözlem çalışmalarını bir yandan yürütüyor.
Ancak iş bu kadarla sınırlı değil. NASA uzmanlarının asıl dikkat çektiği nokta ise, numunelerin inceleneceği laboratuvarlar, zira dış dünyadan gelen mikropları bütünüyle güvenli bir ortamda inceleyecek bir tesis henüz NASA’nın da elinde bulunmuyor. NASA raporu, bu iş için yeni teknolojilerin geliştirilmesi gerekeceğini ve özel bir tesinin kurulmasının en az 10 yıl alacağını vurguluyor.
YAPILMASI GEREKENLER
NASA raporu şu görüşlere yer veriyor;
*Mars yüzeyindeki toz tabakası mercek altına alınmalı ve gerek makinelere gerekse insanlara verebileceği potansiyel zararlar irdelenmeli.
*Mars atmosferinin uzay araçlarının iniş ve kalkışına etkisi araştırılmalı. Atmosferin insan akciğerine olumsuz etkileri değerlendirilmeli.
*Üsteki astronotlar tarafından kullanılabilecek su kaynakları bulunmalı. Su, solunum için oksijene ve yakıt olarak kullanılmak üzere ise hidrojene çözülebilmeli.
Gezegenlerarası mikrop bulaşması vakalarından endişe etmek için belki henüz erken. Ancak gelecek on yıllarda uzay yolculuklarının artmasıyla benzer uzay hijyeni konuları daha sık gündeme gelecek gibi görünüyor.
http://www.ntvmsnbc.com/news/329908.asp
:robot:
Dünyanın ilk gerçek yarı-biyonik adamı
Amerika'da kaza sonucu kollarını kaybeden bir kişiye, düşünerek hareket ettirebildiği biyonik kollar takıldı.
ABD'de bölgesel yayın yapan Local 6 News isimli televizyon kanalı, elektrik hattına kazayla dokunarak iki kolunu kaybeden 54 yaşındaki Jesse Sulivan'ın “dünyanın ilk gerçek yarı-biyonik adamı” olduğunu bildirdi.
Habere göre Sullivan, bugüne kadar tasarlanmış en karmaşık yapay kolları deneyen ilk kişi oldu. Doktorların Sullivan'ın kol sinirlerini göğsündeki sağlıklı kaslara bağladıkları belirtilirken, Sullivan'ın ellerini kapatmayı düşündüğünde bu arzusunun bir taşıyıcı yoluyla yapay eline ulaştığı kaydedildi.
Sullivan'ın yapmak istediği her hareketi beyninden giden komutlarla birkaç saniye içinde, 360 derece dönebilen, yapay eline yaptırabildiği ifade edildi.
Söz konusu biyonik kolların ve ellerin daha da geliştirilerek parmak uçlarına takılacak duyargalar aracılığıyla, bir maddenin dokusunu ya da sıcaklığını hissedebilir hale getirileceği belirtildi.
Chicago Rehabilitasyon Merkezi doktorları, söz konusu yeni gelişmeyle kolları olmayan sakatların, felç geçirenlerin ya da kalp krizi kurbanlarının hayatının değişebileceğini ifade ettiler.
Biyonik kolun üretim maliyetinin ise yaklaşık 6 milyon dolar olduğu belirtiliyor.
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~...d~595428,00.asp (http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~5@nvid~595428,00.asp)
İlişki bitiriciler... :broken_heart:
Islak bir havlunun banyoda yere atılması önemsiz bir konu gibi görünebilir.
Ancak kadın - erkek ilişkileri söz konusuysa, o havlunun saatli bir bombadan farkı yoktur. ABD'de yapılan bir araştırmayla kadın - erkek ilişkilerinde tarafların en çok rahatsız oldukları eğilim ve alışkanlıkların dökümü çıkarıldı. İlişkilerde taraflardan birinin küçük zaafları, karşı tarafta zamanla alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor, zaafların sık tekrarlanması ise ilişkileri sona erdiriyor. Araştırma Kentucky Üniversitesi'nde, 160 kişinin incelenmesiyle yapıldı.
Erkekleri en çok rahatsız eden durumlar:
- Kadının topluluk içinde aşırı sevgi ifade eden sözcükler kullanması.
- Yolculuğa çok sayıda bavulla çıkmak.
- Bigudi, kıvırcık saç düzeltme gibi aletlerin çok önemli eşyalar arasında sayılması.
- Kadının aşırı derecede sahiplenmesi.
- Sürekli çok sevildiğini ve güzel olduğunu duymak istemesi.
- Uzun süreli alışveriş yapılması.
Kadınları rahatsız eden durumlar:
- Erkeğin geğirmesi, burun karıştırması ve gaz çıkarması.
- Islak havluların yere atılması.
- Gereksiz yere sarhoşluk.
- Biten tuvalet kâğıdının yerine yenisinin konulmaması.
- Konuşurken e - postalarını okuması.
- Korku filmi izlerken korkması.
http://www.e-kolay.net/kadin/ana_detay.asp?MainID
:puah:
Erkek gerçekleri...
Pek konuda erkekler sanıldığının aksi şekilde hareket ediyorlar. Amerika'da yapılan istatistiklere göre derlediğimiz sayısal değerlere şaşıracaksınız...
1. İzlemeyi seviyorlar.
Erkeklerin yüzde 70'i öpüşürken gözlerini açıyor.
2. Hâlâ bekar olanlar var.
25 ve 34 yaşları arasında 5 erkekten 3'ü bekar. Her erkeğin evlenmeden önce ortalama olarak 10 seks partneri oluyor.
3. Kim üstte?
Yaşları 25 ile 45 arasındaki erkeklerin yüzde 45'i kadınların üstte olduğu pozisyondan hoşlanıyor. Yüzde 37'si anal seksi tercih ediyor. Yüzde 17'si ise; misyoner pozisyonunu uyguluyor.
4. Etkilemek için giyiniyorlar.
Yaşları 18 ile 49 arasında değişen erkeklerin yüzde 59'u kız arkadaşlarını etkilemek için giyimine özen gösteriyor. Erkeklerin yüzde 57'si dış görünüşlerini beğeniyor, yüzde 17'si ise; dış görünüşleri hakkında kendi kendilerine "Acaba şişmanlıyor muyum?" diye soruyor.
5. İç çamaşır giyiyorlar mı?
Erkeklerin yüzde 67,5'u külot giyiyor. Yüzde 26,1'i ise; boxer giymeyi tercih ediyor. İçlerine hiçbir şey giymeyenler ise yüzde 6,4.
6. Dudak meraklıları.
Erkeklerin yüzde 83'ü kadınlarda en seksi buldukları yerin dudaklar olduğunu söylüyor.
7. Kadınları seçiyorlar.
Erkeklerin yüzde 83'ü bir kadın başbakana oy vereceğini söylüyor.
8. Erkekler de ağlıyor.
Yaşları 18 ile 35 arasında değişen erkeklerin yüzde 73'ü ağladıktan sonra rahatlıyor.
9. Orgazm taklidi yapıyorlar.
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen evli erkeklerin yüzde 17'si orgazm taklidi yapıyor.
10. Ameliyat, neden olmasın?
Erkeklerin yüzde 33'ü eğer bedava olsaydı cinsel organlarını büyütme operasyonu yaptırabileceklerini söylüyor.
11. Araba kullanırken...
Erkeklerin yüzde 69'u kadınlardan daha iyi ve güvenli araba kullandıklarını düşünüyor. Erkeklerin yüzde 23'ü araba kullanırken burunlarını karıştırıyor ve yüzde 71'i kaybolunca kimseye yön sormuyor.
12. Koltuklarını indiriyorlar.
Erkeklerin yarısına yakını arabada sevişirken koltuklarını indiriyor.
13. Kadınlar önce...
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen erkeklerin yüzde 63'ü partnerleri orgazm olmazsa, kendilerinin de olmadığını itiraf ediyor.
14. İsterseniz sayabilirsiniz.
Erkekler orgazm olmadan önce 60 ya da 120 kere hareket ediyor.
15. Uzaya yolculuk.
Erkeklerin yüzde 42'si uzaya gitmeyi düşünüyor.
http://www.e-kolay.net/kadin/ana_detay.asp...838&haberID=2.. (http://www.e-kolay.net/kadin/ana_detay.asp?MainID=358&PID=1838&haberID=2..).