balbanu
28-11-2007, 17:46
http://www.balbanu.com/yedekler/100_1378.JPG
Bir süredir internetim yoktu. Telekom işçilerimiz demokratik haklarını kullanarak grev yaparken, arızaya uğrayan adsl bağlantım, 8 gün kadar sekteye uğramıştı. Bu arada da çok sevdiğim arkadaşım Ayfer, ameliyat olacaktı. (Evet şu birkaç aydır kurtulamadım hastanelerden; Tanrı beterinden esirgesin hepimizi) Canım kardeşim Ayfer'e ameliyat öncesi moral olsun diye, benden birkaç zaman önce istediği kurabiyelerden yaptım.
İş yerinin rutininin yarattığı can sıkıntısına ilaç olsun diye Ayfer'e ara ara sevdiğim sitelerin linklerini yollarım. Bu kurabiyeleri de yine bir arkadaşımın, Cenk'in sitesi görmüş ve "bundan istiyoruuuum" demişti. Öylelikle yaptım ben de işte...
Cenk, "Fındıklı Kurabiye" demiş Türkçe sitede. Piştiklerinde öyle gevrek oluyorlar ki, kurabiyenin adına bu 'gevrek' sözcüğü eklemeden edemedim.Tabii ilk kez denediğim için küçük bir hata yaptım ve biraz yayık oldu kurabiyelerim. 'Malumat Mevkii'nde ayrıntılı bilgiyi göreceksiniz. Tarifin aslı Cafe Fernando'dan; buraya da yazıyorum.
Malzemeler
125 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
1/4 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
1 su bardağı fındık içi
Arzu ettiğiniz türden iki farklı renkte marmelat
Yapılışı
Şeker ve tereyağını 5 dk kadar mikserle çırpın.
Fındıkları robottan çekerek un haline getirin. Bir kapta fındık ununu ve unu harmanlayın.
Krema haline gelen çırpılmış şeker-yağ karışımına, bir yandan çırparak unlu karışımı yavaş yavaş ekleyin.
Yumuşak bir hamur haline gelince, hamuru 30 dk kadar buzdolabında dinlendirin.
Hamuru buzdolabından çıkartınca, fırınınızı 180C'ye ayarlayıp, ısıtın.
Hamurdan 1er tatlı kaşığı büyüklüğünde parçalar koparın. Bu ölçüyle yaklaşık 25 tane kurabiye oluyor. Bu yüzden dilerseniz hamurunuzu doğrudan 25 eşit parçaya bölebilirsiniz.
Hamurdan kopardığınız parçaları top haline getirin ve küçük parmağınızla ortalarına birer "çukur" açın.
Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye, aralarında 3-4 cm kalacak şekilde kurabiyeleri dizin ve yaklaşık 15 dk kadar (kenarları kahverengimsi olana kadar) pişirin.
Kurabiyeleri fırından çıkarttıktan sonra, oda sıcaklığına gelmelerini bekleyin. Soğuyan kurabiyelerin çukurlarına dilediğiniz marmelattan koyup servis edin.
Malumat Mevkii
Cenk'in tarifinde, kurabiyeleri top haline getirip, küçük parmağımızla çukur açmamız gerektiği yazıyordu. Ancak ben "top yapın" kısmını biraz atlamışım. Elimde yuvarlayıp, hafif yassılaştırdım. Bu yüzden de ilk tepsi kurabiyelerim yassıca oldu. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, üzülmeyin. Fırında henüz pişerken, tepsiyi biraz dışarı alıp, kurabiyelere parmağınızla müdahale edip, çukur oluşturabilirsiniz yeniden. Fakat böyle bir zahmetli duruma düşmemek için en iyisi hamur parçalarını top haline getirip, doğrudan parmağınızla çukur açın; hafif de olsa yassılaştırmayın sakın.
Kurabiyeler arasına epeyce boşluk verildiği için, büyük ihtimalle tek tepsiye sığmayacaktır kurabiyeleriniz. İkinci tepsiyi pişirirken mutlaka dikkatli olun; fırının harareti ikinci tepsinin çok daha kısa sürede pişmesine neden olacaktır. Dikkat etmezseniz, benim ikinci tepsimdeki gibi hafif "kavruk" olur kurabiyeleriniz.
Bu kurabiyelerin ortalarına koymak için asıl tarifte geçen "reçel" sözcüğünü "marmelat" olarak değiştirdim. Sanıyorum marmelatın dokusu, kurabiye ile bütünleşmeye daha uygun. Zaten örneğin kayısı reçelini, ince bir tel süzgeçten, basıtra bastıra geçirdiğinizde marmelat elde etmiş olursunuz kolayca.
Son bir tavsiye: Kurabiyeler içine reçel/marmelat koymaksızın da enfes. Yine de marmelat kullanacaksanız, bence, servis etmeden hemen önce koyun marmelatı. Kuru olarak hem daha rahat saklanır, hem de bir süre sonra ıslanıp yumuşamamış olur. Afiyet olsun...
Bir süredir internetim yoktu. Telekom işçilerimiz demokratik haklarını kullanarak grev yaparken, arızaya uğrayan adsl bağlantım, 8 gün kadar sekteye uğramıştı. Bu arada da çok sevdiğim arkadaşım Ayfer, ameliyat olacaktı. (Evet şu birkaç aydır kurtulamadım hastanelerden; Tanrı beterinden esirgesin hepimizi) Canım kardeşim Ayfer'e ameliyat öncesi moral olsun diye, benden birkaç zaman önce istediği kurabiyelerden yaptım.
İş yerinin rutininin yarattığı can sıkıntısına ilaç olsun diye Ayfer'e ara ara sevdiğim sitelerin linklerini yollarım. Bu kurabiyeleri de yine bir arkadaşımın, Cenk'in sitesi görmüş ve "bundan istiyoruuuum" demişti. Öylelikle yaptım ben de işte...
Cenk, "Fındıklı Kurabiye" demiş Türkçe sitede. Piştiklerinde öyle gevrek oluyorlar ki, kurabiyenin adına bu 'gevrek' sözcüğü eklemeden edemedim.Tabii ilk kez denediğim için küçük bir hata yaptım ve biraz yayık oldu kurabiyelerim. 'Malumat Mevkii'nde ayrıntılı bilgiyi göreceksiniz. Tarifin aslı Cafe Fernando'dan; buraya da yazıyorum.
Malzemeler
125 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
1/4 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
1 su bardağı fındık içi
Arzu ettiğiniz türden iki farklı renkte marmelat
Yapılışı
Şeker ve tereyağını 5 dk kadar mikserle çırpın.
Fındıkları robottan çekerek un haline getirin. Bir kapta fındık ununu ve unu harmanlayın.
Krema haline gelen çırpılmış şeker-yağ karışımına, bir yandan çırparak unlu karışımı yavaş yavaş ekleyin.
Yumuşak bir hamur haline gelince, hamuru 30 dk kadar buzdolabında dinlendirin.
Hamuru buzdolabından çıkartınca, fırınınızı 180C'ye ayarlayıp, ısıtın.
Hamurdan 1er tatlı kaşığı büyüklüğünde parçalar koparın. Bu ölçüyle yaklaşık 25 tane kurabiye oluyor. Bu yüzden dilerseniz hamurunuzu doğrudan 25 eşit parçaya bölebilirsiniz.
Hamurdan kopardığınız parçaları top haline getirin ve küçük parmağınızla ortalarına birer "çukur" açın.
Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye, aralarında 3-4 cm kalacak şekilde kurabiyeleri dizin ve yaklaşık 15 dk kadar (kenarları kahverengimsi olana kadar) pişirin.
Kurabiyeleri fırından çıkarttıktan sonra, oda sıcaklığına gelmelerini bekleyin. Soğuyan kurabiyelerin çukurlarına dilediğiniz marmelattan koyup servis edin.
Malumat Mevkii
Cenk'in tarifinde, kurabiyeleri top haline getirip, küçük parmağımızla çukur açmamız gerektiği yazıyordu. Ancak ben "top yapın" kısmını biraz atlamışım. Elimde yuvarlayıp, hafif yassılaştırdım. Bu yüzden de ilk tepsi kurabiyelerim yassıca oldu. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, üzülmeyin. Fırında henüz pişerken, tepsiyi biraz dışarı alıp, kurabiyelere parmağınızla müdahale edip, çukur oluşturabilirsiniz yeniden. Fakat böyle bir zahmetli duruma düşmemek için en iyisi hamur parçalarını top haline getirip, doğrudan parmağınızla çukur açın; hafif de olsa yassılaştırmayın sakın.
Kurabiyeler arasına epeyce boşluk verildiği için, büyük ihtimalle tek tepsiye sığmayacaktır kurabiyeleriniz. İkinci tepsiyi pişirirken mutlaka dikkatli olun; fırının harareti ikinci tepsinin çok daha kısa sürede pişmesine neden olacaktır. Dikkat etmezseniz, benim ikinci tepsimdeki gibi hafif "kavruk" olur kurabiyeleriniz.
Bu kurabiyelerin ortalarına koymak için asıl tarifte geçen "reçel" sözcüğünü "marmelat" olarak değiştirdim. Sanıyorum marmelatın dokusu, kurabiye ile bütünleşmeye daha uygun. Zaten örneğin kayısı reçelini, ince bir tel süzgeçten, basıtra bastıra geçirdiğinizde marmelat elde etmiş olursunuz kolayca.
Son bir tavsiye: Kurabiyeler içine reçel/marmelat koymaksızın da enfes. Yine de marmelat kullanacaksanız, bence, servis etmeden hemen önce koyun marmelatı. Kuru olarak hem daha rahat saklanır, hem de bir süre sonra ıslanıp yumuşamamış olur. Afiyet olsun...