PDA

Grafik Görünüm : yükseliş ve boyut değişimi..



sarass
03-10-2007, 14:51
Dünyanın kendisine ait bir farkındalığı vardır; O canlı bir varlıktır. Uyduğumuz/takip ettiğimiz Yaratıcının Kutsal Planı, bilerek ya da bilmeyerek de olsa bizi / dünyayı bildiğimiz 3. boyut gerçekliğinden, 4. boyuta (bir ara ya da geçici varoluş) ve sonra 5. boyuta çağırmaktadır. Bunun, uzun zamandır 2012’nin sonları gibi veya daha önce gerçekleşeceği söylenmekte. İnsanlık ve diğer yaşam formlarının hepsi, yükselişe hazır olmak ya da titreşimlerini yükseltmek zorunda. Bir çok insan artık ayrı ve kişisel bir yükseliş için 200 ya da 390 yıl gibi bir zamana sahip değil. Son enkarnasyonlarını yaşamaktalar, ve Dünyadaki ve Evrendeki yeniden yaradılışı gerçekleştirmek için yükselmeleri gerekmektedir. Bu sahip olduğumuz bedenleri korumamız ve yavaş yavaş 30 yaşına geri döndürmemiz demektir. Hazır olmayanlar ise başka bir 3. boyut gezegeninde yeniden enkarne olacaklardır. Onlar yüksek boyuttaki Dünyaya artık dönemeyecekler. Bazı insanların ise kontratları – sözleşmeleri sona erdiği için eğer isterlerse daha önce bulundukları/ait oldukları yıldız sistemlerine geri dönebilecek ve hatta 5. boyuttan daha yüksek boyutlara yükselebilecekler. Gerçekte hiçbir insan bu Dünya’dan değil... Yükseliş ruhun ve maddenin birleşmesi – entegre olmasıdır. Fiziksel, duygusal, zihinsel ve bütün ruhsal bedenlerimizin, tamamen aydınlanmış varlığımızı yaratmak için birleşmesidir. Işık bedenimize dönüşmemizdir. Biz gerçekten insan olmayı deneyimleyen ruhsal varlıklarız. Diğer dünyalarda, boyutlarda ve realitelerde varolan biz olan başka formlarımız bulunmakta. Aslında, büyük bir amnezi (hafıza kaybı) problemi olan fiziksel melekleriz. Yükseliş sayesinde, hepimizin birbirimize bağlı olduğumuzu, evrendeki diğer bütün yaşam formları ile BİR olduğumuzun farkına varırız. Her şey bir Yaratıcıdan gelmektedir. Aslında şu andaki dünyamızın birer parçası olan ırk farklılıkları, savaşlar, mal sahibi olmak, arazi hakları, hepsi gerçekten bir ilüzyon. Koca bir hologramın içinde yaşıyoruz. Düzlemler, paralel dünyalar olarak da bilinen bir çok boyut aynı uzayda varolmakta. Aralarındaki tek fark titreşim dereceleridir. Titreşimimizi yeterince yükselttiğimizde, boyut değiştiririz. Dünyanın titreşim oranının bir ölçümü de bazı bilim adamları tarafından yüksek bölgelerle kıyaslandığında farklı farklı ölçüldüğü, dünyanın kalp atışı olarak da bilinen Schumann Rezonansıdır. Yıllarca bu oran saniyede 7.8 döngüde (hertz) kalmıştı. Uyumlu birleşme/uyumlanma sürecinde yükselmeye başladı: Ağustos 1987, ruhsal uyanışın arttığı yıl. Teori olarak, rezonans 13’de sabitlendiğinde, 4. boyutta olacağız. Bazı kaynaklara göre, bir süredir 12.9’dayız ve yakın gelecekte 13.8’e varacağız.... Biz ancak kendimizi tam olarak foton kuşağı enerjisine açtığımızda yükselişi başaracağımız umulmaktadır. Bu solar sistemimizin 26000 yılda iki kere geçtiği toroid (bir dairenin kendisiyle çakışmayan bir eksen çevresinde döndürülmesi ile elde edilen yüzük şeklindeki bir yüzey ) şekilli bir enerji bandıdır. Daha önceki geçişlerin her biri 2000 yılda tamamlandı. Şu anda kuşağın içindeyiz fakat ölümcül / zararlı bir erken yükselişi engellemek için Işık Galaktik Federasyonu – Milky Way Galaksimizdeki diğer halklardan olan dostlarımız – tarafından güneş sistemimizin etrafına yerleştirilen holografik enerji alanı ile korunmaktayız. Titreşimimiz yükseldikçe, bazı foton enerjileri yavaş yavaş güneş sistemimizin içine salınmaktadır.... İlk olarak, 12 sarmallı RNA/DNA sistemi, bedenimizin 2-samallı sisteminin yerine yerleştirilmiş olacak. Bedenimizin 7 çakralı sistemini, 13 çakralı sisteme yükseltmiş olacağız. Ayrıca beynimizin yüzde 10’unun veya 20’sinin yerine 100’ünü bilinçli olarak kullanacağız. Tam bilinçlilik halimiz geri dönecek. Bu neden burada olduğumuzun, gelecekte ne yapacağımızın ve geçmiş yaşamlarımızın ne olduğunun farkındalığıdır. Parmaklarımızın ucunda ya da daha doğrusu beyin reseptorlerimizde (uyarıcı) evrensel bilgiye ve süper-insan gücüne/kabiliyetine sahip olacağız.



alıntıdır...

karen
03-10-2007, 15:00
:angel2::angel2:
:)
:flowers2:

IŞIĞADOĞRU
04-10-2007, 14:24
çok etkiledi bu yazı beni
dönüp dönüp tekrar okuyorum
sevgili sarass teşekkür ederim:flowers2:

bedenleri yavaş yavaş nasıl 30 yaşına döndürecegiz, anlayamadım.
titreşimimizi nasıl ölçeriz onu bilemedim
şu anda titreşimimiz kaç mesela bu nasıl öğrenilir ?
diyelim ki benim ki makul
ama ailemin ki sevdiklerimin düşük ise eğer
onlara nasıl yardımcı olabiliriz ?

enerji göndererek mi ?
kendimiz belli bir aşamaya gelince onları da uyumlayarak mı ?
neler yapmamız lazım ?
dostlarımız, sevdiklerimiz,tüm insanlık ve bütün için ...
okuyoruz,bilgileniyoruz imkanlar ölçüsünde enerjilere kanal olmak için uyumlanıyoruz... hepimizin için de böyle bir istek bir dürtü vardı ki geldik burada buluştuk bir şeyler yapmaya çalışıyoruz... hatta tüm zamanımızı bu konularla ilgilenerek geçiriyoruz ve yaşantımızı yeniden bu doğrultuda yavaş yavaş da değiştiriyoruz biz değişince herşey değişiyor çünkü ..
çalışma şeklin, ilişkilerin, hayata bakışın, yemek yeme alışkanların yavaş yavaş başka bir hayatımız oluyor ...

ama merak etttim daha neler yapabiliriiz ?

sevgiler :kalp:

Kurby
04-10-2007, 20:10
Bir süredir bir forumda kasyopya celselerini takip ediyorum.Okudukça dehşete mi düşeyim, zil takıp oynayayım mı bilemiyorum.3. boyut bir varlık olarak 4. boyuttakilerin üstümüzde yaptıkları deneylerden hoşlanmadım açıkcası, ancak bu gelen dalganın sadece sevgi ile tutunulabilecek bir dalga olduğunu düşünemiyorum ki, biz insanlar nedense parayı tüm canlılardan bu kadar çok severken, kim 4. boyuta geçer, kim 3. boyutta kalır bilemiyorum.Hele ki, bazılarının 4. boyutta paranın geçmediğini öğrendiklerinde yüzlerinin alacağı şekilde beni müthiş heyecanlandırıyor.Kasyopyalılar bizi koruyabilecek tek şeyin bilgi olduğundan bahsediyor.Ancak sanıyorum ki, bu 3. boyuta ait bir bilgi değil.Hele de orionluların da işin içinde olduğunu düşünürsek ve bizim negatif enerjilerimizle beslendiklerini, kendimi tavuk kümesindeki zavallı bir tavuk gibi hissetmeme neden oluyor.Allahım sanırım şizofreni boyutuna doğru bir geçiş yapıyorum.:))

sem
04-10-2007, 20:20
Bence besinci boyut demek birlik demek..
Ama birlik ne demek...
Disarida hicbisey yok...
Birlik demek insanin kendisi ile birlik olmasi demek, tum yasananlari, butun anilari, sevileni sevilmeyeni herseyi kabul etmek, hicbirseyi yadsimamak demek.
Kendinizi her yonu ile sevebilmek demek. Benim bildigim en buyuk sevgi kizima duydugum sevgidir, simdi kendimi de boyle sevmeye calisiyorum.
Kendinizle bir olabilmek, ittiginiz, kactiginiz hic bir yonunuz kalmayana kadar kendinize bakmaniz ve kabul etmeniz demektir. Kendinizi butunu ile kabul ettikten sonra siz birsiniz dir bence yukselme budur..:)

Kurby
04-10-2007, 20:37
Değil işte Semcim,bu kastopyalılar(her defasında bunların isimlerini unutuyorum ve yalnış yazıyorum.3. yoğunluk zihni işte!) 6. boyutta olduklarını iddia ediyorlar.(Esra C. Gibi kurdum cümleyi!)(Hocam siz ne diyorsunuz bu iddiaya!hahahaha!)
Bilemiyorum burada link verilebiliyormu ama bunları önyargısız okuyup tartışmak gerek diye düşünüyorum.En güzeli ben çevirileri yapan arkadaşla iletişime geçeyim, izin alıp buraya taşıyayım celseleri.
ya insanlık toptan çıldırdı ya da 4. boyuttaki kertişlere enerji deposu olacağız.Allahım sen keçilerime sahip ol yarabbim!(Amin)

sem
04-10-2007, 21:54
Kasporyalilar kimdir, Esra C kimin hocasidir bilmem, Bildigim sey disarida hicbirsey olmadigi. Kurby'cim sen neden korktugunu ya da kimi korkutmaya calistigini sadece kendinde bulabileceksin...

kırkayak
05-10-2007, 08:34
yalın yorumsuz anlatımlar ellerinize sağlık paylaşımlarınız için iletişimler daha anlayışlı yapılmalı tartışmlar da aynı ölcüde bizler hepimiz birimiz birimiz hepimize çok ihtiyacımız var her konuda birlik zamanı

shira
05-10-2007, 09:34
Sevgili Sarass çok teşekkürler:flowers2:

'Gerçekte hiçbir insan bu Dünya’dan değil':)

Misafiriz bu dünyadaaaaa:cheer:

Tadını çıkar bak yaşamayaaaa:thumbsup:

:friends:hep birlikteeee

sarass
05-10-2007, 09:44
çok etkiledi bu yazı beni
dönüp dönüp tekrar okuyorum
sevgili sarass teşekkür ederim:flowers2:

bedenleri yavaş yavaş nasıl 30 yaşına döndürecegiz, anlayamadım.
titreşimimizi nasıl ölçeriz onu bilemedim
şu anda titreşimimiz kaç mesela bu nasıl öğrenilir ?
diyelim ki benim ki makul
ama ailemin ki sevdiklerimin düşük ise eğer
onlara nasıl yardımcı olabiliriz ?

enerji göndererek mi ?
kendimiz belli bir aşamaya gelince onları da uyumlayarak mı ?
neler yapmamız lazım ?
dostlarımız, sevdiklerimiz,tüm insanlık ve bütün için ...
okuyoruz,bilgileniyoruz imkanlar ölçüsünde enerjilere kanal olmak için uyumlanıyoruz... hepimizin için de böyle bir istek bir dürtü vardı ki geldik burada buluştuk bir şeyler yapmaya çalışıyoruz... hatta tüm zamanımızı bu konularla ilgilenerek geçiriyoruz ve yaşantımızı yeniden bu doğrultuda yavaş yavaş da değiştiriyoruz biz değişince herşey değişiyor çünkü ..
çalışma şeklin, ilişkilerin, hayata bakışın, yemek yeme alışkanların yavaş yavaş başka bir hayatımız oluyor ...

ama merak etttim daha neler yapabiliriiz ?

sevgiler :kalp:


sevgili ışığa doğru..

her inisiye daha yüksek bir enerjiyi bedenliyor..
bu anlamda, hazır olduğumuzda ve masterımızın da uygun gördüğü şartlarda uyumlamalarımız enerji seviyemizi artırıyor..
sevdiklerimiz de bu enerji alanından yararlandırmak,evimizin enerjisini temizleyerek sukunet ve hoşgörüyle yapabileceklerimiz arasında..ama bence öncelikle herkes kendi farkındalık ve yaşam boyutunu belirleyebilir..

30 yaşa geri döndürmek konusu benimde dikkatimi çekti..bu anladığımız mana da mı? yoksa farklı bir açıklaması var mı bilmiyorum..?? belki bütün bu çalışmalarla bedensel sağlığımızı dinamik tutuşumuzla ilgili olabilir...


bu konuda, forumda bilgili hocalarımızdan fikir ve bilgilerini rica ediyorum bende..:kalp:


sevgiyle kal:kalp:

Kurby
05-10-2007, 12:06
Neler olduğu hakkında çok fazla bilgim yok.Tek bildiğim aslında bir enerji formu olduğumuz, aslına başka enerjilere ihtiyacımızın olmadığı, reiki tamam.Ki o yaradanın enerjisi, o merkez enerji.Ancak biz zaten bu enerjiye uyumlanarak geliyoruz ancak daha sonra yaşadığımız toplumun normları nedeniyle bir şekilde kapatıyoruz bu kanalı.Bizler zaten enerjiyiz.Merkez enerjinin parçalarıyız.Bundan tanrının bir parçası olduğumuz sonucuna ulaşılabilir mi bilmiyorum.Ancak içimden gelen çok değişik bilgiler var bana.Şizofren değilim.Var olmayan bir şeylere inanma ihtiyacı da duymuyorum ancak dönen bir dolap olduğun farkındayım.Bunun yıllardır farkındayım.Bunu açıklayamıyorum, bunlar sadece his.Sizlerle Sirius bağlantılarında okuduğum bir bölümü aktaracağım.Sanırım bu güne kadar bildiklerimizin tümü yalnış, ve uyanış yakın.2012 yi falan yeni öğrendim ben.Ancak belki de bizim bu güne kadar uyumamızı sağlayan kör bilgiler giderek gücünü yitiriyor.Şu an yazarken dahi ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.Dediğim gibi bu sadece bir his.

CELSE: 3 6.5.1982
plan:SİRİUS MİSYONU
medyom:ERGÜN ARIKDAL
celsede bulunanlar:MEHMET SANCAR,GÜVEN ERER,AHMET HIZVEREN
"
Eski mısırdaki güneş kursu, esasında dev bir elektron un aslıdır. Genellikle güneş kursunun etrafında çevrelenmiş olan yılan simgesi, elektrona bağlı olan boyutlanmaların ifade edilmesi içindir. Bunların hepsi büyük siriüs kültürünün artıklarıdır. Yani, size ulaşabilen kısımlarıdır.
Şimdi:sizlerin hayat, canlılık, ruh, beden, fizik ötesi deyimleriniz; yanlış anlayışlara, yanlış kavramlara, yanlış tariflere dayalı olmak üzere ; Fakat genede bir mantık akışı içinde içerisinde bugüne kadar gelmiştir.
Normal ötesi yada anormal olarak gördüğünüz herşey, yahut normal dışı olarak kabul ettiğiniz pek çok husus, normal olandır. Normal dışı olan ; sizin normal olarak gördüğünüz şeydir. Pratik olarak bundan, şunu kast ediyoruz.:
Bütün metapişik olaylar ile bütün mistik çalışmalar ve bunlara bağlı olan her türlü deney ve yaşantılar, sizlerin yanlış anlayış, yanlış kavrayıştan doğan tariflerinize nazaran, normal dışı görünmelerine rağmen, doğru kavramlara, doğru tariflere gidildiği zaman normal olacak şeylerdir.
İnsanın, sizin deyiminizle, duyular dışı yetenekleri kullanması, normal olmayan bir olaydır. Oysa normal olan, duyular dışı melekelerin kullanılması ; anormal olanda duyular yoluyla bilgi edinilmesidir.
Zihninizin en geniş açıklığı, içerisinde yapabileceğiniz bütün ameliyeler akıl yoluyla oluyor. Nitekim gözlemlerinizde duyu yoluyla olmaktadır. Sürekli olarak duyu ve aklı kullanmak sizler için normal bir yoldur. Fakat normal olan yani asıl olan, duyu dışı algı ve sezgidir.
Şimdi, sizlerin dış varlıklarla irtibata geçebilmeniz neden mümkün olamıyor, anlayabildiniz mi? Onlar, sizler için normal olan akıl ve duyu yolunu değil ; sizler için anormal olan duyu dışı sezgi yollarını ve buna bağlı olmak üzere de her türlü fizik dışı araçları kullanmaktadırlar.
Meydana getirmiş olduğunuz uygarlığın tamamen dağılıp gitmemesi için, binlerce yıldan beri, kültürümüzün öncüleri, aranızda, her yörede mücadele vermişlerdir: En büyük ve en yarayışlı keşiflerinizin, buluşlarınızın, klasik bilim adamlarının dışındaki anormal çalışma ve göreneğe sahip kişiler tarafından meydana getirilmiş olduğunu unutmayınız."

Sizlerden ricam, bir bilgiye tü kaka demeden önce onu araştırmanızdır.Bizim bildiklerimiz sadece bize öğretilenlerden ibaret, kalıpları aşmanın yolu bize öğretilmeyen bilgiler.Kendinizi sınırlandırmayın.
Işık yolunuzu aydınlatsın!

kelrapunzell
06-10-2007, 14:53
IŞIĞADOĞRU (http://www.turgayreiki.com/forum/member.php?u=1221)
bedenleri yavaş yavaş nasıl 30 yaşına döndürecegiz, anlayamadım.



Soru çok kadınca oldu değil mi? :puah::puah:

pelinn
07-10-2007, 11:11
sarasss cımmm,
cok gujel ozet bılgıler gecmıssın cıddenn tşkler..

bedenlerımızı 30 yasa sabıtlemek,burda 30 yas genel bı rakam bence.. bedenın en saglıklı oldugu genel bı yas ortalaması gıbı gorunuyor..
aslında, bunu klışeleştırmemek ve ruhsal-zıhınsel-bedensel en mukemmel uyumlu olunan yas olarak dusunmek bana ,daha hoş gelıyor..

sewgılı ısıga dogru,cnm bnm.. aslında enerjı calısmalarımızla ılerı gıdısı yavaslatıyoruzz..duzenlı ısık ve enerjı alımı ,bızı ,hucrelerımızı yenılıyor,tazelıyor..ve bu da bolelıkle bızı daha genc yapıor.. ek yapılan olumlama kalıpları,dna guncellenmelerı,yuksekbenlık yonlendırmelı ısık calısmaları da bunlara etken tabı .. hepsı bır butun..bu sekıl ele almak gerek sanırım..

ıcsel-dıssal butunlugumuz ,bızı en mukemmel ve uyumlu yasa kendılıgınden sabıtleyecektır dıye dusunuyorum..


sewgılı kurby, katkıların ek bılgılendırmelerın ıcın sana da tşkler..