Grafik Görünüm : Katarsis köşesi:Okul travmalarımız
kelrapunzell
21-09-2007, 05:35
:):lol:
benim okul travmalarım saymakla bitmez..ama en büyüğü henüz beş yaşındayken yaşadığımdı.
annem ege üniversitesinde çalıştığı için ege üniversitenin anaokuluna gidiyordum.okulunun en aklı başında öğretmeninin sınıfına düştüğüm için annem gayet huzurlu ve güvenliydi.diğer pek çok anaokulundaki gibi soğuk ve kötü yemeklerimiz,bahçeye çıkmama cezalarımız ve bütün gün elinde ayna süslenen öğretmenlerimiz vardı bizimde..ama bunların hepsi bizim için gayet sıradan şeylerdi..sorgulamıyorduk bile bunları..
ben yoksul bir ailenin çocuğuydum.o yüzden o dönemler pek çok ailenin evinde yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan kasetçalarlardan henüz bihaberdim.birgün merak edip yanına yaklaştım kasetçaların ve bir düğmesine bastım.durumu farkeden öğretmenim bağırıp çağırmaya başladı.beni cezalandırmak üzere karanlık,içierinde eşya bulunmayan bir odaya kilitledi.depo gibi bir yerdi burası.saatlerce çaresizce ağladım.karanlıktan korkup kollarımla gözlerimi ve yüzümü kapatmış,zamanın bitmesini ve annemin gelip beni almasını bekliyordum.yapabileceğim hiçbirşey yoktu.böylesine bir çaresizlik hissiyle ilk kez o gün tanışmıştım.yaptığım şey çok kötü müydü?ben kötü birşey yapmak istememiştim.sadece merak etmiştim,hiç görmediğim bir aygıttı ve tanımak için bir düğmesine basmıştım ve şimdi o karanlık ve eşyasız odada üzerime kilit vurulmuş halde, hıçkıra hıçkıra ağlayarak umutsuzluk içinde bekliyordum.aradan yıllar geçti..zamanın göreceli oluşu deyince aklıma hala ve hep ilk gelen bu yaşadığım olay oldu...bu olaydan sonra karanlıktan neden korktuğumu hiç düşünmedim ben..küçük ve kapalı alanlardaysa hala kalamıyorum.hatta bir keresinde liseye giderken küçük alaturka tuvaletimizin kapı kolu içerden çıkmış ve içeri girdiğimde ben farketmeden kapı kapanmıştı..o an öyle büyük bir panik yaşadım ki...tek bildiğim aynı çaresizlik hissini yaşadığımdı.ama 1 saniye bile düşünmeden
kapının yukarda kalan sert kalın camına öyle bir deli gücüyle dirsek atmıştım ki cam tuzla buz olmuştu ve ben maymun gibi tırmanıp 2 saniyenin içinde kendimi cam boşluğundan dışarı atmıştım.klostrofobik oluşumun öyküsüydü bu.. bu arada hala asansöre zorunlu olarak her binişimde(ki çok nadirdir)içimde o aynı telaş oluşur...
sözde dayağa karşı modern eğitimcilerin,gerçekte içerden daha büyük haz alarak, ceza ödül sistemine dayayarak meşrulaştırdıkları ama nedense hep cezadan yana istek içinde gerçekleştirdikleri bu manyakça eylemler,insanların gözleri açılmadıkça, eğitim in ne olduğu,kişilerin kimin adına neye dayanarak nasıl kararlar aldıkları sorgulanmadıkça yada eti senin kemiği benim anlayışı terkedilmedikçe benzer öyküler yaşanmaya devam edecek...umarım birşeyler için harekete geçilir artık.. zira bilinç yükselmesi,şu bu diyoruz .. umarım değişen düşünce biçimleri,yaşantılar kendini göstermeye başlar ve bu boyutta ve bu zamanda yaşamak,işitmek,görmek zorunda kaldığımız ama herşeye ragmen inançla üzerine gittiğimiz tüm bu tablolar silinir teker teker ve bir şeylerin değiştiğini görerek,şimdiye dek feda ettiklerimiz için seviniriz.:blush:
kelrapunzell
21-09-2007, 20:30
aslikcim.Sevgili Karav öğretmenimin uyarısı ile ,bir travma köşesi oluşturmanın,bu tür travmaları ortaya dökmenin onları arındırmaktan çok daha da canlandırıp tekrar yaşatacağı ve kendimizi kötü hissettireceğini düşündüm ve hiç başlamadan negatif güç odağı haline gelmeden kapatalım dedim.
Ama ben mod olmadığım için başlığı silemedim içeriği sildim .
sence de uygun mu?
emek verip yazmışsın ama..:flowers:
ne dersin?
Ama şöyle yapabiliriz acaba bu tür travmaları aşmak için ne yapılabilir diye çözüme yönelik bir hale getirebiliriz.
Yaratıcılığımız sonsuz :artist:
Hadi göreyim bizleri :up:
(hmmm beşinci sınıflarla kullandığım dili burada kullanmasam mı acaba ..:scratchchin:)
:hysterical::hysterical:
Önerilerinizi bekliyoruz.
Konu kapatılmıştır...
sevgilerimle:flowers:
Forum Sağlayıcı: vBulletin™ Sürüm 4.1.12 Copyright © 2012 vBulletin Solutions, Inc. Tüm Hakları Saklıdır.