Grafik Görünüm : İndigo ve kristallerin öğretmeni olmak
kelrapunzell
18-08-2007, 16:15
:flowers:Merhaba
Ben ingilizce öğretmeniyim ve geçtiğimiz yıl birlikte çalıştığım öğrencilerim tam da 1996 doğumlulardan oluşuyor.
Onlarla çalışmak nasıl büyük bir keyif anlatamam.Şu an tatildeyim ve inanın sınfa girdiğim zaman ya da okuldan çıkıp eve dönerken içime dolan o canlı ,çocuklara özgü ,temiz enerjiyi özlüyorum.
Bu arada burada okuduklarıma benzeyen çok olayı ben de yaşadım.
Benim sınıf meleği diye adlandırdığım bir çalışma yöntemi var.Bir konuyu iyi öğrenen öğrenci sınıfta zorlanan arkadaşına yardımcı oluyor.Sene başında çok başarısız olan bir öğrencim bir başka sınıftan bir arkadaşı ile çalışmış sonra da gelip bu bilgiyi yanında oturan ve bir önceki sınavda başarısız olan arkadaşına aktarmıştı.Çok olgun davranan ,kendine özgü kişiliği olduğunu hissettiren olağanüstü öğrencilerim var ve bazı meslektaşlarım abattığımı düşünse de beni gercekten sürekli heyecanlandırmayı başarıyorlar.
Onlarla iletişimimde genelde kullanılan "otorite figürü öğretmen " modelini kullanmadığım için bazen sınıf yönetiminde sorun yaşayabiliyorum.Çünkü çoğu çocuğun da beklentisi de bu yönde .Ama öğrencilerimin çoğu kristal ve indigolardan oluşuyorsa klasik öğretmen rol modellerini sürdürmektense çocukların birer kişilikleri olduğunu fark eden ve üstten bakmayan yeni eğitim biçimlerine de ihtiyacımız var demektir.
Ben çocukken okulda çok fazla tatsız deneyim yaşadığım için hala öğretmenin değil öğrencinin bakış açısına sahibim.Yeni çocukların eğitim sistemine adapte olması için yeni öğretme modelleri ve öğrenci öğretmen ilişkileri gerekiyor.Korku,dayatma ,yargılama gibi kötü modeller çağını çoktan doldurdu ve ben öğrenciyken nefret ettiğim kalıpları kullanamayacak kadar fazla travma yasadım.Yerine koyabileceğim alternatif modellere ihtiyacım var.Burada benden başka öğretmenler varsa bunu tartışmak isterim.
:kalp:
Bana oyle geliyor ki siz de bir indigo'sunuz sevgili rapunzel....
ben öğretmen değilim ama,gelecekte bir öğrenciniz hazırda var; o da sevgili kızım karena :)
kelrapunzell
01-09-2007, 17:37
Karena ve Sem teşekkür ederim:flowers:
Ahh ne güzel olurdu ama ..ama uzun yıllar deneyim edindikten sonra onun öğretmeni olabilirim.Bu daha da iyi..Şu an çok yeni bir öğretmenim çünkü.. :cutie:
Ben indigo muyum bilmiyorum ama hiperaktifim.Turgay hocama göre hiperaktiflerde doğuştan kök çakra daha düşük etkinlikte iken alın ve tepe çakralarının açık olması gibi tepetaklak bir durum var.Bu ayrı bir kategori oluşturuyor mu tam olarak bilmiyorum.
Ama dünya enerjisine bağlanabilmek için bir büyük resme ,bir anlama ihtiyaç duyuyordum.(biz lineer düşünemeyiz )Şu anda mesleğim bana ihtiyacım olan anlamı sunduğu için çok şanslıyım.Kimin kime öğretmenlik yaptığını bazen karıştırsam da her an gelişme ve ilerleme içinde olduğumu hissedebiliyoruım
:flowers2:sevgilerimle:cutie:
Not:ben daha yeni başladığım için konulara tam hakim olmadan konuşmak istemiyorum.Daha çok hissettiklerim ve algıladıklarımdan söz edebiliyorum.
bizler öğretirken, öğrenenlerdeniz.. sizin avantajınız bunu saf bilinçlerle gerçekleştirmek. sanırım sizin öğrenim süreciniz bizimkinden daha hızlı ve eğlenceli :) sevgilerle
Bana oyle geliyor ki siz de bir indigo'sunuz sevgili rapunzel....
bencede..
siz o çocuklara bu şekilde bakmayı becerip,sistemi olması gerektiğini hissettiğinize adapte ettiğinizde zaten karşınızda birbirinden güzel öğrencilker görürsünüz.aksi halde indigo olsun olmasın tüm çocuklar ya kışkırtılır ve uzaklaşır,ya kapatır kendini ya da siner kalır..bence bu başarı öyküsü başta size ait.yürekten kutluyorum.sırf böyle bir model olabileceğini göstermek için öğretmen olmak istediğim öğrencilik yıllarım adına..:bravo::flowers2::kalp:
kelrapunzell
03-09-2007, 21:41
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi sem http://www.turgayreiki.com/forum/images/buttons_tr/viewpost.gif (http://www.turgayreiki.com/forum/showthread.php?p=33554#post33554)
Bana oyle geliyor ki siz de bir indigo'sunuz sevgili rapunzel....
bencede..
siz o çocuklara bu şekilde bakmayı becerip,sistemi olması gerektiğini hissettiğinize adapte ettiğinizde zaten karşınızda birbirinden güzel öğrencilker görürsünüz.aksi halde indigo olsun olmasın tüm çocuklar ya kışkırtılır ve uzaklaşır,ya kapatır kendini ya da siner kalır..bence bu başarı öyküsü başta size ait.yürekten kutluyorum.sırf böyle bir model olabileceğini göstermek için öğretmen olmak istediğim öğrencilik yıllarım adına..:bravo::flowers2::kalp:
Benim okullarda yaşadığım sorunları burada anlatsam sanırım neden böyle olduğum anlaşılır.Benzerleri öğrencilerimin başına geldiğinde tekrar yaşıyorum adeta..Zaman zaman o anılara ihtiyacım olduğunu ve o kötü okul deneyimleri olmasa bu noktada olamayacağımı düşünüyorum ama meslektaşlarımla tersleşmeden ve duygusal ,fevri davranmadan engel olabilmek isterim.(şimdiye dek olmadı çok şükür )
:banana:Okullar başlarken öyle bir moral yüklediniz ki bana varolun.:flowers:
Bu arada keşke burada bir öğretmen daha olsaydı.Çok fazla "ışık " öğretmen ihtiyacım var çünkü acemiyim yeniyim ve en çok da kullandığım bazı sıradışı yöntemlerin tuhaf karşılanmasından çekinebiliyorum zaman zaman.
Deneme yanılma ile öğrenmek de güzel bir serüven heyecan verici yine de insan bir rehbere ihtiyaç duyabiliyor.Zaman zaman size sorsam olur değil mi?:flowers2:
yeni eğitim ve öğretim yılını ben de kutluyorum şimdiden.dediğin gibi avantajlı olarak sezonu açıyorsun.biz burdayız paylaşımlara devam.herşey gönlünce olsun.:flowers2:
kelrapunzell
03-09-2007, 21:51
bizler öğretirken, öğrenenlerdeniz.. sizin avantajınız bunu saf bilinçlerle gerçekleştirmek. sanırım sizin öğrenim süreciniz bizimkinden daha hızlı ve eğlenceli :) sevgilerle
hihihi..:whistling:Evet ,hele zaman zaman öğretmen çocuklardan daha yaramaz olabiliyorsa:lol:
Şaşırtıcı biçimde 4 ve 5 inci sınıflarla daha iyi iletişim kurabildiğimi fark ettim.7 inci sınıflarla biraz zorlanıyorum.Kişilik yapım çocuksu ,ben buna bağlıyorum.:pepper::puah::banana:
Bu arada benim için lütfen dua edin ,geçen seneki 4 üncü sınıflarımı bu yıl da ben okutmak istiyorum(ingilizceye başlattım onları geçen yıl ,ilk kez sıfırdan öğrettiğim öğrencilerim.)Bana kalsa her yıl ben ing derslerine girip mezun etmek isterim onları.Fazla mı bağlanıyorum yoksa arkadaslarım gibi mi görmeye başladım bilmem..annem hepsini toplayıp eve getirmemden korkuyor:naughty:
Teşekkürler:bravo: iyi ki varsınız :kalp::kalp::kalp::flowers2:
sana şimdiden kolay gelsin diyoruz. biz buralarda olduğumuz müddetce elimizden gelen tüm desteği sergileyeceğimizden emin olabilirsin.
Bu arada bir iddia ortaya atmak istiyorum..
diğer öğretmenleri eğitmeye nedersin ! çok mu iddialı olur yoksa! belki senin gibi olupta açılamayan kndini sergilemekten sakınan birileri vardır. lakin dikkatlide olmak gerekir eğitim öğretim sisteminin ne kadar çok müfettiş ve dinazor denetiminde olduğunu emekli öğretmen annemden ve çevresinden biliyorum.. biz burdayız. bilinen ve bilinmeyen tüm ışıkla arkandayız sevgilerimizle
kelrapunzell
04-09-2007, 12:23
sana şimdiden kolay gelsin diyoruz. biz buralarda olduğumuz müddetce elimizden gelen tüm desteği sergileyeceğimizden emin olabilirsin.
Bu arada bir iddia ortaya atmak istiyorum..
diğer öğretmenleri eğitmeye nedersin ! çok mu iddialı olur yoksa! belki senin gibi olupta açılamayan kndini sergilemekten sakınan birileri vardır. lakin dikkatlide olmak gerekir eğitim öğretim sisteminin ne kadar çok müfettiş ve dinazor denetiminde olduğunu emekli öğretmen annemden ve çevresinden biliyorum.. biz burdayız. bilinen ve bilinmeyen tüm ışıkla arkandayız sevgilerimizle
Birbucuk yıllık bir öğretmenim daha.Çok sükür ki çalıştığım okuldaki öğretmenlerin çoğu klasik bile olsalar olumlu insanlar.Hiç bir sorun yaşamadım geçen yıl tam tersi birbirimizi çok sevdik -ben onların sınıflarının ing öğretmeni olduğum için bazen bir çocuk hakkında bilgi almak istediğimde bazen de bir çocuk hakkında yardım istediğimde hep olumlu karşıladılar.Biraz da özellikle deneyimli öğretmenlerin sevgisini kazandığım için okulun maskotu gibi oldum.(kıpır kıpır yerinde duramayan hiperaktif öğretmen ..onlar için durmuş oturmuş kontollü bir meslektaştan çok okuldaki çocuklardan biri gibiyim sanırım sevimli geliyorum onlara:banana::puah:)
Merak ettiğim reiki aldığımı söylesem acaba tepkileri ne olurdu.İçlerinde sağlık sorunları olanlar var.Okuldaki öğretmenlere reiki ile ilgili bilgi versem önerdiğiniz hedefe yaklaşmış olur muyuz yoksa alışılmadık yöntemler bazılarında bana karşı tepki yaratır mı?:flowers2:
izninle kendimden bir örnek vermem gerekir ise,ilk öncelere bildiğim konuları deli gibi anlatır insanların ne tepki vereceğini düşünmeden ve umursamadan her şeyi anlatırdım kaybedecek bir şeyim olmadığını düşünerek daha çok düşünce yapılarına ve bilgilerine saldırırdım. Bunun olumlu yanlarıda vardı olumsuz yanlarında. Fakt artık görüyorum ki herkese her bildiğimi anlatmamın yanlış tarafları var yani karşıdaki ilk önce öğrenmeye açık olmalı diyorum kendime.
Şimdi ise pek aşina olmadığım ortamlara girince insanlara belirli mesafelerde yaklaşıp onların hangi bilgi ve bilinç düzeyinde olduklarını ölçüyorum. bunun içinde yazılı yada görsel basını kullanıyorum. Mesela; secret adlı bir kitap var harika okudunuz mu? duydunuz mu? türünden gündemde olan kitap yada haberleri kullanıp konuyu biraz daha irdeleyip, arada ince nüanslarla bezeyip istediğim yere getiriyorum ve bilinç seviyelerini bilgi düzeylerini, kim ne kadar bilgiye açık, kim neleri kabul edebiliyor bunları ölçüyorum. gerisi kendiliğinden gelişiyor. böylece kimsenin bilincine köstek olmadan ve kimseninde benim yaşantım bilgim ve çalışmalarıma köstek olmadan hayatın idamesini sağlıyorum.
günlük yaşamda bunu zaten yapıyoruz ama bunu biraz daha geliştirip farkında olup yaparsak daha çok faydasını göreceğimizi düşünüyorum.
neticede; sana karşı kimin ne tepki vereceğinide böylece görmüş olursun, ve kimlerin sana öğretmenlik yaşantında destek vereceğinide bilmiş olursun. diye düşünüyorum sevgilerimle.........
kelrapunzell
05-09-2007, 16:15
Teşekkür ederim.:)
rica ederim, nacizane fikirlerimle desteklemek istemekteyim o kadar. kolay gelsin başka arkadaşlarında fikirleri olursa bende öğrenmek istemekteyim :) sevgilerle...
kelrapunzell
11-09-2007, 17:22
Bu gün "özellikle" öfkelendim.
1 Eylül itibarıyla bakanlık kararıyla öğretmenlerin ismine "seminer "dedikleri "okulda bulunma ve hiç bir şey yapmama, boş boş oturup çay içme " toplantıları için her gün bilet parası zaman ve enerji harcayacağım uzaktaki okulum yerine tam da gercek bir seyler yapabileceğim diye sevinerek semtimdeki bir lisede düzenlenen " gercek" bir yabancı dil öğretmenleri seminerine gittim.
Yabancı dil öğretmenleri kaderin bir cilvesi olsa gerek benim okulumun da bulunduğu uzaktaki semtlerden geliyorlardı.
Dün uzaktaki okulumda "hiçbirşey yapmama seminerinde " olduğum için "gercek" seminerin ilk oturumunu kaçırmıştım ama zaten dünkü oturum uzak semtlerden gelen öğretmenlerin seminer için karşıyaka'daki okulun seçilmesi konusundaki şikayetleri ile geçmiş
yani bir şey kaçırmamışım
seminer konusu ve içeriği harikaydı
ama bir sorun vardı
semineri "dinlemeye " (!) gelen öğretmenler
daha doğrusu imza atıp çıkmak isteyen ve seminerin içeriği ile hiç bir ilgisi olmayan öğretmenler
aslında orda değil bambaşka yerlerde olmak isteyen öğretmenler
kadro güvencesi ile motivasyonlarını kaybetmiş ,nasıl daha iyi öğretirim ile hiç bir ilgisi olmayan ,arka sıralara kaçıp sonra da oraya sesin gelmediğinden şikayet eden ama aralarında sohbet eden öğretmenler ...uğultularıyla benim de dikkatimi dağıtan dinlememe engel olan ya da ilgilendiğim dinlediğim konunun hızlıca geçilmesini bunları evde cd den öğreneceklerini söyleyen öğretmenler.
şimdi ve burada olmayan öğretmenler
"mış gibi yapan öğretmenler"
Seminer bitip imza atıldıktan sonra semineri veren kişiye gidip bu imza işini başa alalım dinlemek istemeyenler çıkıp gitsin çünkü onlar yüzünden ben dinleyemiyorum .ben dersi derste spontan olarak öğrenen bir insanım ve şu an burada bulunma amacım bu seminer. bu insanlar hiç öğrencilerine kızmasınlar çünkü aynen onlar gibi davranıyorlar ve onların yüzünden ben takip edemiyorum..nerede olmak istiyorlarsa gitsinler ama ben şimdi burada bu dersi dinlemek için geldim dedim
cevap:evet haklısınız ama eğer öyle yaparsak bu arkadas sorumlu olur dediler
yani aslında semineri veren de mış gibi yapıyordu:bangin:
orda o seminerde gercekten dinlemek üzere gelen tek kişi bendim
ve öğretmenler benim dinlememe engel oldular
ne kadar ironik değil mi:puah:
geçmişte beni dersi dinlememekle suçlayan ve azarlayan öğretmenlerin şimdi aynen benim gibi davranması -ki ben aslında dersi dinlerdim ama :bounce:hareket halinde dinlerdim.
ve ders dinlemek isteyen hiperaktifin (benim) dikkatini dağıtmaları
çok eğlendim çok:naughty:
acaba onları yansıttığımız için mi bize kızıyorlar bilinç altlarında
çünkü bu gün seminerdeki tüm öğretmenler :bounce:hiperaktif çocuk :bounce: gibiydiler
gercekten hiperaktif olan ben hariçhttp://graphics.hotmail.com/i.p.emsmiled.gif
çünkü konu ilgimi çekiyordu
çünkü spontan olarak öğreniyordum
çünkü dıştan değil içten motive olan bir öğrenme tipim vardı -yani imza,baskı bakanlık kararı vs değil ilgi merak öğrenme arzusu ,mesleki gelişimim ve işimi iyi yapma isteği
o zaman anladım ki bu öğretmenler yeni çocuklara bir şey öğretemez
meslekleri umurlarında değil ki bu ruh haliyle öğrenmeyi keyifli bir deneyim haline getirebilirler mi?
heyecansızlar
gelişime kapalılar
spontan değilller
işlerinde sarılmıyor ucundan tutuyorlar
mış gibi yapıyorlar
holistik değiller ...hayatlarının bir alanında ..şimdi ve burada yapacakları bir değişikliğin tüm hayatlarını daha doyurucu kılıcacağını algılayamıyorlar ..yaratıcılıkları ,heyecanları yok ,işlerinden keyif olmıyorlar,burada öğrenip sınıflarında uygulayacakları bir yeniliğin hayatlarına ve gözlerine yansıyacağının farkında değiller.
dışarı çıkıp sıkıcı vasat tekdüze varoluşlarına geri dönmek için çırpınıyorlar:doh:
işte seminer sonrası bir diyalog:gecen sene gecici olarak çalıştığım okuldan iki öğretmenle karşılaştım
kadroya geçip geçmediğimi sordular
bu seminerden sonra asla kadroya geçmemeye karar verdiğimi söyledim
eğer kadro alırsam burada gördüğüm sırtını kadroya dayamış heyecanını kaybetmiş öğretmenlere benzerim hayır kadro umrumda değil gelecekteki güvenceyle değil ben sadece şu an ne yaptığımla ilgiliyim ..ve görüyorum ki imza zoruyla burada olmayan tek öğretmen benim dedim(ders dinleyemediğim için müthiş öfkeliydim
seminerin uzaklığı yeniden gündeme geldi
beyler 5 gün boyunca bu kadar uzağa seminer için gelmekten çok rahatsızdılar
iki yıldır ben her gün sizin oraya geliyorum dedim
bu çile çekilir mi dediler
çile çekiyora benzer bir halim var mı dedim -bakın bakalım burada benden başka gözlerinin içi gülen heyecanlı yaptığı işten zevk alan kimse var mı-çoştum biliyorum ve onları sinir ettim ama buna değdi...
:hysterical: "hiperaktif çocuğun gecikmiş intikamı gözüyle bakın" :hysterical:
( Bir şeyleri değiştirmek için bu öfkeye ihtiyacım var..tabii seminerden sonra bütün bu negatifi bıraktım gitti çünkü bu duygulardan alacağımı aldım üstümde taşımama gerek kalmadı.Şu an bu ruh halinde değilim:daisy:ama akıllıca kullandığımda öfke,coşku gibi duyguların verdiği enerjiyi yaratıcılığa dönüştürdükten sonra bırakmayı öğrendim bu da bir kazanım-yaratıcı öfke kontrolü ismi verdim buna )
işte öğretmenlerimizin ruh hali
böyle olmayanlar da var elbet eğer çocuklatınızın öğretmeni işini seven bir kişi ise
onlara büyük ikramiye demek gerekir.
son olarak iki quotation:
"Öğrenmeme engel olan tek şey aldığım eğitimdi":puah:
Albert Einstein"
"Sen hiç bir şey olamazsın Einstein"
Albert Einsteinın öğretmeni":dil:
büyük geçmiş olsun :) bir öğretmen bir öğrenene dönmediği müddetçe ne verebilirki çocuklarına. bir öğretmen kaç öğrenci değil kaç tane öğretmen yetiştirdiği ile ölçülmez mi? aslında..
valla senin şu seminerlere bende çok katıldım annem bizi bırakacak yer bulamadığı için mecburduk bir anlamda:bangin:
Ama eğitim ve öğretim hayatımın bittiğini düşündüğüm an da beni esas şok edeni paylaşmak istiyorum.
yıl 1996 hatırladığım kadarıyla, kız arkadaşımın son sınavlarını vermek için beraber ankaraya gittik gezeriz tatil yaparız falan dedik. Ankara'ya sabah erken indik ve kahvaltı yapmak toparlanmak için okula yakın diye Başkent öğretmen evine gittik.
O günlerde de Eğitim şurası varmış ama bizim haberimiz yok, kahvaltı yapmaya çıktım of o ne be oldum bir anda. muazzam bir açık büfe ne ararsanız var. Biz tabi hemen yumulduk yiyeceklere ama zaman içinde salona şık giyimli beyler ve bayanlar gelmeye başladı. salona giren ilk önce bize bir göz ucuyla bakıyor sonra tabaklarını dolduruyorlar.
ama bazı bakışlar var ki "bunlar burada ne arıyor" diyen türden.
yemek esnasında yaş ortalaması 65 ve üstü olan bu bay ve bayanların arasında kalmaktan sıkıldık ve kendimizi dışarı atmak için can attık. çıkmadan garsonlardan birine bunlar kim ne arıyorlar diye sorunca aldığım cevap şura için burada oldukları idi.
evet hiç biri ile oturup sohbet etmedim ama yaş ortalaması 65 olan bu zatların eğitimimize ne katkısı olabileceğini sorgulamaya başladım ve dediklerine kesinlikle katılıyorum, eğitimi imza atmak olarak gören bir zihniyet, karşısında ne bulmayı bekliyor ki çocuklara kızma hakkını kendinde buluyor.
15-16 senelik eğitim hayatının sonunda yapmamız gereken ilk şey belirttiğin gibi öğrendiklerimizi unutmak oluyorki yeni şeylere açık olabilelim. ah şu ezberden ve günü kurtarma düşüncesinden bir kurtara bilsek.
ömrünü bu işe adamış biri olarak sana, sabırlar diliyorum. ve icadın olan teknik gerçekten çok işe yarıyacak gibi :) hele ki sorunun kaynağını bulmuşken :bravo: sevgilerle...
Ben hangi öğretmenleri daha doğrusu insanları sevmem biliyo musunuz? "Bizim zamanımızda" diye lafa başlayanları.Kardeşim zaman senin zamanın değil.Değişti.Kapat çeneni artık otur.
Hele böyle bir öğretmenin öğrencisi olduğunuzu düşünebiliyo musunuz? Anneciiimm...:wacko:
Benim oğlum (o da bi indigo) geçen sene dert yanmıştı.
-Öğretmenim onunla konuşurken gözüme bile bakmıyo,diye.Beni konuşurken dinlemiyo,adam yerine koymuyo. Ben de onları adam yerine koymuyorum,ödeşiyoruz,demişti. Ne yapıyosun dedim.Sayıyorum,ama kendi bildiğimi yapıyorum,dedi.O da "zannederek" zaman geçiriyo dedi...
Ne üzücü.
kelrapunzell
14-09-2007, 16:25
Ben hangi öğretmenleri daha doğrusu insanları sevmem biliyo musunuz? "Bizim zamanımızda" diye lafa başlayanları.Kardeşim zaman senin zamanın değil.Değişti.Kapat çeneni artık otur.
Hele böyle bir öğretmenin öğrencisi olduğunuzu düşünebiliyo musunuz? Anneciiimm...:wacko:
Benim oğlum (o da bi indigo) geçen sene dert yanmıştı.
-Öğretmenim onunla konuşurken gözüme bile bakmıyo,diye.Beni konuşurken dinlemiyo,adam yerine koymuyo. Ben de onları adam yerine koymuyorum,ödeşiyoruz,demişti. Ne yapıyosun dedim.Sayıyorum,ama kendi bildiğimi yapıyorum,dedi.O da "zannederek" zaman geçiriyo dedi...
Ne üzücü.
Oğlunuz harika ve çok çok haklı.
Ben hangi insanları sevmem biliyor musunuz.Yaptığı işten zevk almayan ama buna karşın sevdiği işi yapabilecek(tabii varsa)cesareti de kendinde bulamayıp öylesine idare edenleri.Zen felsefesini bu yüzden seviyorum.
Zen de bir deyiş vardır."Sevdiğin işi yapamıyorsan yaptığın işi sev."
İnsan sırf işini iyi yapmaya çalışarak kendini -buna yüksek benlik de dahil-geliştirir ve bu tüm hayatını etkiler,enerjisini ,evliliğini,insan ilişkilerini ,mutluluğunu ,iç huzurunu.Vasatlığa ayarlı bir insan aynı sıkıcı ve kasvetli varlığını anne,eş arkadas ve komşu olarak da devam ettireceği için "ne yapalım hayat böyle "bahanelerinin ardına saklanıp güzelim hayatını şikayet ve memnuniyetsizlikle geçirirken buna "gerçekçilik ve gerçek hayat şartları" adını takması onun dünyanın en sıkıcı ve negatif insan olması yönünde kendini günden güne mükemmelleştirmesine engel olmuyor.Dolu dolu yaşayacak yerde kendini güzel şeylerden nasıl mahrum bıraktığını bilmediği için de çocuksu ve hayalperest bulduğu benim gibi insanlara da "ciddiye almadığını" gösteren yukarıdan yöneltilmiş kasvetli bakışlarıyla nasıl bir ruh hali yasadığını göstererek iyi ki ben böyle değilim dedirtiyor.
Holistik sözünü biliyorlar mı acaba..hiç sanmam.Mutlu olabilmek de zeka ve bilgi gerektirir ama her seyden önce emek.Kendine bile emek vermeyen ,öğrenmeyi durdurmuş kişi çocuklara nasıl emek verecek.Kendini sakınan sevgiyi nasıl işine katacak.Peki kendini sakınıyor da sakındığı ,yormadığı benliği mutlu mu.Bunu soramaz ki.Kendinden haberi yok çünkü.
Sevgili kelrapunzel ben de bir edebiyatçıyım. dediğin konular gerçekten dikkate değer konular diye düşünüyorum. öğretmenlik dünyanın en zor işlerinden biri. benim bu meslekteki yedinci yılım. sana kısa bi tavsiyem: öğretmenliğin "koşullar ne olursa olsun" zevkini çıkartmandır.
senin yazılarını ilgiyle takip edenlerden biriyim.yazıların gerçekten okunmaya değer. okuyorum,genellikle de yorumlamaya çalışıyorum. benim bu konuda yedi yıldır savunduğum bi düşüncem var. klasik eğitim sisitemini artık sınıf içinde olsun sınıf dışında olsun bırakmamız gerektiğidir.örneğin okullarda ayda bir okul şenliklerinin yapılması gerektiğine inanıyorum. konserler olabilir, şenlik havasında kermesler vs.
paylaşımın için sana çok teşekkür ediyorum. ben senin kadar idealist bir öğretmen değilim.umarım ilerleyen yıllarda idealistliğin ölmez.Saygılar...
kelrapunzell
14-09-2007, 21:58
Sevgili kelrapunzel ben de bir edebiyatçıyım. dediğin konular gerçekten dikkate değer konular diye düşünüyorum. öğretmenlik dünyanın en zor işlerinden biri. benim bu meslekteki yedinci yılım. sana kısa bi tavsiyem: öğretmenliğin "koşullar ne olursa olsun" zevkini çıkartmandır.
senin yazılarını ilgiyle takip edenlerden biriyim.yazıların gerçekten okunmaya değer. okuyorum,genellikle de yorumlamaya çalışıyorum. benim bu konuda yedi yıldır savunduğum bi düşüncem var. klasik eğitim sisitemini artık sınıf içinde olsun sınıf dışında olsun bırakmamız gerektiğidir.örneğin okullarda ayda bir okul şenliklerinin yapılması gerektiğine inanıyorum. konserler olabilir, şenlik havasında kermesler vs.
paylaşımın için sana çok teşekkür ediyorum. ben senin kadar idealist bir öğretmen değilim.umarım ilerleyen yıllarda idealistliğin ölmez.Saygılar...
Sevgili Epepe :)
Çok teşekkür ederim .Zaten koşullar ne olursa olsun zevkini çıkarttığımı yazmıştım ,siz de koşullar ne olursa olsun zevkini çıkarmamı tavsiye ediyorsunuz.Demek ki kalplerimiz birmiş.:flowers:
Klasik eğitim sistemini hiç uygulayabileceğimi sanmıyorum çünkü o eğitim sisteminin en büyük kurbanlarından ve en çok hırpalanalardan biri benim.O yüzden tümüyle sezgilerimle davranıyor serüvene atılıyor ve daha önce denenmeyen yöntemler kullanıyorum.Mesela bu yıl uygulayacağım metodlara sınfta çocuklarla birlikte karar vererek süreç içinde çocukların kendi öğrenme deneyimlerine kendilerinin karar vermesini ve öğrenme deneyimlerini yönetmelerini neye ihtiyaçları olduğunu bana anlatmaları ve birlikte cözüm aramayı istiyorum. Öğrenme konusunda onlara bir rehber ve danışman olmak istiyorum.Öğretmenlerin formasyonda dahi sınıfta hiç yapmayın dedikleri bir şeyi yapıp "yeni bir öğretmen olduğumu ve ben onlara ingilizceyi öğretirken onların da bana öğretmenliği öğrettiklerini söyleyip onlara teşekkür ediyorum .Kontrolümü ya da saygılarını kaybetmekten korkmayıp onlara açık ve dürüst davrandıkça daha çok iş birliği yapıyorlar ve benimle güç ve otorite savasına girmiyorlar.Karşılıklı güvenle sorunları çözüyoruz.Hatalarım olursa bunu gelip bana açıklıkla ifade etmelerini söylüyorum.Güzel ve yaratıcı fikirlerini sınıfla paylaşma ve uygulama konusunda cesaretlendiriyorum.Bazen dersi onlar yönetiyor.Kendi yazdıkları skeçleri ya da sarkıları başka sınıflara turneye giderek oralarda sunuyorlar ,ya da alt sınflara gidip öğretiyorlar .Girişimcilikleri ve kendine güvenleri müthiş.(gecen yıl ilköğretim 4 lere girdim ilk kez hiç bilmeyenlere öğrettim ..izninizle yeni öğretmen olarak biraz övüneyim:blush: sene sonunda paragraf çevirdiler ...gurur duydum bizle yani hem onlar hem kendimle yapabiliyorum
" yaşasıın ben ingilizce öğretebiliyorum diye:banana::pepper::banana:"(ay utandım şimdi de)
Sonuçta geçen yıl hem öğrencilerimden hem velilerimden aldığım tepkiler çok çok çok güzeldi.
En çok desteği de okulumdaki deneyimli öğretmenler verdi.Buradan hepsine teşekkürler.Olumsuz olanların yanında bir de harika işini seven deneyimli öğretmenlerimiz var.Onlara çok şey borçlu olduğumu daha önce de söylemiştim ama bir kez daha tekrarlamak gereği duydum.
Desteğiniz ve katkınız için çok teşekkürler:)
:flowers2::lol::flowers2:
sadece tebrik ediyorum başkada bişi demiyorum.:angel2: :bravo:
bu arada yeni eğitim öğretim yılınız kutlu olsun sevgili öğretmenler:)
kelrapunzell
17-09-2007, 16:04
Tesekkür ederim ben kendi adıma :flowers:
kelrapunzell
17-09-2007, 16:09
sadece tebrik ediyorum başkada bişi demiyorum.:angel2: :bravo:
Bir de hala beceremediğim bocaladığım durumlar var.Umarım bu sene bunların da üstesinden gelirim.Zaten biraz da o yüzden buraya yazıyorum, moralim bozulunca açıp okuyup kendimi toplamak için.
bkz:deneyimsiz öğretmen:)
bkz:ikide bir motivasyona ihtiyaç duyan hiperaktif kişilik :banana:
Forum Sağlayıcı: vBulletin™ Sürüm 4.1.12 Copyright © 2012 vBulletin Solutions, Inc. Tüm Hakları Saklıdır.