PDA

Grafik Görünüm : Kundalinin Tehlikeleri



mavi nazar
05-04-2007, 17:21
Kundalini'nin tehlikeleri konusunda önemle durmaktayız. Bunların niteliklerini gözden geçirelim. İlk ve en önemlisi cinsel uyarımla kişinin cinsel obsesyona maruz kalıp enerjisinin tükenmesidir. Akıl dengesinin bozulması da bu bağlamdadır. Cinsel enerji ve faaliyetinin Kundalini'ye yakın bağları vardır, zira her ikisi de son derece yaratıcıdır ve birinin geliştirilmesi, diğerinin gelişmesini etkileyecektir. Bütün cinsel dürtüler tamamen kontrol altında, bireyin iradesine tabi, ve yüceltme denilen bir durumda olmalıdır. Kısacası, saygı ve adanma ruhuyla kullanılan kutsal bir işlev olarak görülmelidir. Çeşitli imalarıyla cinsel ayrışma Tanrı'nın çocuklarına bağışladığı ilk armağanlardan biriydi — bu çoğu kez istismar edildi, kaba bir şekilde kullanıldı, ama sonunda gerçek rahibin sunağa yaklaştığı huşuyla öğrenilmesi gerekir. Ancak bu şekilde seksin kutsallığına yanaşabilen kişiye nihai olarak Kundalini armağan edilir. Zira o güç faydalı ve emniyetli bir şekilde sadece sınavdan geçmiş ve güvenilir kişi tarafından kullanılabilir.
İkincisi, bedenin çeşitli merkezlerini uyarmakla fiziksel ritmik dengeyi bozma tehlikesi vardır — Kalbe, güneş sinirağı ile sinir sisteme zarar verme, beynin genel kötüleşmesiyle kronik yatalaklık ve sonuçta akıl dengesinin bozulması tehlikeleri vardır. Kişi sağlıklıysa, oto-kontrole sahipse, sakin ve sağduyuluysa, dar kafalı değilse ve cinsel dürtülerin hakimiyeti altında değilse, hatta cinsel iştahı fazla kabarık değilse bütün bu tehlikelerden kaçınabilir. Unutulmamalı ki, Kundalini'nin açığa çıkarılması için ne denli fazla yardım görürse de, geliştirilmesi büyük çapta kendisine kalmıştır. Çeşitli göstergeleri görüp denetim sağlaması gerekir. Nasıl mı? Eğer uyarım için hazırsa bunu bilecektir. Burada daha fazla kılavuzluk gereksizdir, zira Kundalini'nin açığa çıkmasına hazır bir bireyin göstergesi yapılması gerekeni sezgisel olarak bilmesi ve Bilge kişinin yardımını almasındadır.
Hiç bir zaman unutmamız gerekir, fizik bedeni diğer bedenlerden daha yoğundur ve uyum sağlamaya daha az müsaittir. Fizik bedende, diğer bedenlerdeki gibi enerji bütüne dağılmayıp belirli bir yerde yoğunlaşma eğilimindedir. Eğer örneğin astral veya mental (zihinsel) bedenlere göz atacak olursak her birinin bedenden ziyade, büyük bir organ olduğunu görürüz. Bir yere kadar fiziksel bedende belirli bir organla ilişkili işlev içsel, süptil bedenler açısından daha bütünseldir. Bir yere kadar içsel bedenlerde bölgeye has işlevlerden söz edebiliriz, ama az çok hisseden, algılayan, iletişim kuran astral bedenin tamamıdır. Aynı şey mental beden için geçerlidir, o bir bütün olarak düşünür.
Şimdi fiziksel bedenle duygular her tarafa dağılmış ve özel merkezler sıradışı duygu ve algılamalarla etkilenirken, beyin fizik ve astral beden arasında ana iletişim kanalı görevini görür. Beyin uyuştuğu, beyinle iletişim kuran sinirleri uyuşturulduğu zaman, etkileri kalsa da duygular bilinçten kaybolur. Örneğin anesteziyle uyuşturulan ve geçici bir süre acısız geçen bir ameliyattan sonraki şok gibi.
Aynı şekilde beyin fizik bedeni ve mental bedeni arasında asıl kanaldır. Mental bedenin fizik bedenin her tarafına bir nebzeye kadar kaydını bıraktığı konusunda eminim. Böyle beden parça ve organlar hissettikleri gibi bir dereceye kadar "düşünürler". Ama beyin asıl merkezdir ve dış dünyaya açılan büyük yol ağzıdır. Dolayısıyla, iç bedenlerinin fiziksel bedenin her tarafına ama beyine daha yoğun basınç uyguladıklarını düşünebiliriz. Beyin normal durumlarda ve normal insanda bütün bu yükü kolayca kaldırabiliyor, çünkü genelde çeşitli bedenler arasında çok küçük kanalların açılmasına izin verilir.
Ama Kundalini erkeç geçecektir ve en hassas ve algılayıcı merkezleri diriltecektir. Dolayısıyla mevcut yoğunluk daha da artacaktır. Bu da genelde söz konusu organın zaten tam yükünü almışken olacaktır. Kundalini'si herhangi bir sebepten dolayı açığa çıkmış bir kişi, kesin olarak her bakımdan yüksek bir basınç altındadır. Olası olarak aşırı derece zinde ve canlıdır. Olası olarak çeşitli organlarında yoğun enerji depolanmıştır ve bu yoğunluk her birinde kullanım tercihine göre değişir. Eğer stresi kaldırabilecek yapıda ruhsal bir atlet değilse, Kundalini talihsiz kişiyi acımasızca karanlıklara fırlatıp atan bir fırtınadır.
Şüphesiz, evrim sürecinin bu evresinde iç dünyalar ve dış dünyada yaşayan kişi arasında kanallar oluşacaktır. Ama olası olarak bu tür kanallar fazla derin olmayacaktır ve içlerinden birinden veya direkt olarak bir organa aniden bir güç akarsa "patlayıp" bir felakete neden olabiliriler.
Fiziksel, duygusal ve mental bedenler yüksek karşılıklarıyla kaynaşmaya başladıkları zaman, ki bu fiziksel yaşantının son merhalelerini tamamlayan ruhun fiziksel çevreden hapsedilme sürecinden kurtulma safhasında geçerlidir, Kundalini normal bir şekilde asgari engelden fazla karşılaşmadan akar. Tek bir Alev, tek bir Hayat oluşmaya başlamıştır. Asıl ciddi dikkat edilmesi gereken, bundan daha önce varolan evrelerdir. Ateş-Yılanı ayrım yapmaz. Yakıp tüketir. Asgari engellerin bulunduğu yollardan geçme eğilimdedir ve bu yollar yukarı yerine aşağı da olabilir, sonuçta insan son derece tahrip edici etkilere maruz kalabilir.
Gelişme sürdükçe ve yüksek bilinç sürekli hakimiyet kazanırken, nüfuz etme daha ritmik olmakta ve alt mekanizmaların yüksek uyarımlara karşı tepkisi daha çabuk ve zengin olacaktır.
O zaman Kundalini'nin uyarımı neyi etkiler? Ne açıdan baksan blok ve kısıtlamaları kaldırır; veya başka bir deyişle daha önce yavaş yavaş açılmakta olan ve olağan kişide çok sınırlı açık olan baraj kapılarını sonuna dek açar. Tüm bedenler arasında tam bir iletişim başlar, ama yine de bu iletişimi kullanabilmek ve yorumlamak biraz zaman gerekecek. Alt bedenler artan bir berraklıkla üst bedenlerin özelliklerini yansıtmaya başlarlar — yüksek mental ve alt Budik şuur halleri iç içe girmeye başlarlar ve sonuçta daha önce yaşanmamış bir şuur bütünlüğü yaşanır. Bu da sürekli vurguladığımız oto-kontrol gerektiren, tüm bedenlerde dağılmış duyarlılığın artışı anlamına gelir.
Günümüzde, birçok kişide, Kundalini tehlikenin az olduğu ormanda değil, tehlikenin büyük olduğu pazar yerlerinde geliştirilmelidir. Özellikle günümüzde, dünyadan soyutlamak için zamanın değeri çok fazladır ve risklere girmek gerekir. Fizik bedenin harika bir şekilde duyarlı bir şekle girip harika bir enstrümana dönüşmesi, çevreye rağmen incelmesi durumunda dıştan gelecek kaba ve şiddetli bir titreşimin son derece yıkıcı bir etkisi olabilir. Dolayısıyla, sağlam beden sağlığı Kundalini uyarımında bir şarttır. Burada bir gencin değil, bir yetişkinin sağlığı söz konusudur.
Ama daha da fazlası vardır. Tüm fizik bedenin duyarlılığı artarken, beyin yükü kaldırmak durumundadır. Fiziksel beyne baskı önemli ölçüde artmaktadır, çünkü beyin fizik bedeni ve iç bedenler arasında esas trafo veya geçit yeridir. Beyin bu basınca dayanabilir mi? Bu da belki Kundalini'yi açığa çıkarmakta sorulması gererken asıl sorudur. Yanıt büyük çapta fiziksel açıdan beynin basınca dayanabilmek için oto-kontrol ile geliştiğine, koruma mekanizmasının pekiştirildiğine dayanır. Beyin katmanların kondisyonları ve sayısı belki de iletişim kanallarının durumları ve — daha iyi bir söz aklıma gelmiyor — beynin fiziksel esnetme gücü için belirleyici bir faktördür. Kırılmaması için bükülebilmesi gerekir. Aslında "bükülme" kelimesini harfi harfi anlamda kullanmıyorum, belki de "uyum" sağlamak daha doğru bir tabir olur. İç bedenlerden gelen basıncı neredeyse karşı konmaz bir sıvının akışı gibi algılıyorum. Beyin kendisini akışa uydurabilir mi? Bunu başabilirse her şey yolunda olabilir. Ama sabitlik ölümcüldür ve sabitlikle sadece fiziksel sabitlik kastetmiyorum, ama aynı zamanda zihinsel ve duygusal sabitliği kastediyorum; yani mental ve astral bedenlerinin belirli kısımlarının sertleşmesi, kireçlenmesi bu da esneklik yoksunluğundan dolayı beyin ve hatta kalpte genişlemeyen, ama kırılan izler yaratmaktadır.
Bütün bunlar son derece karmaşık bir husustur, zira temelde Kundalini'nin açığa çıkarma gereği büyük çapta, ama tamamen olmamakla beraber, alt zihinsel ve duygusal bedenlerin durumlarına ve Kozal ve Budik bedenlerin irtibat kurup varlıklarını ortaya koydukları nispete bağlıdır. Ama fiziksel şartları her ne kadar içsel şartların yansıması olsalar da yine de hesaba alınmalıdır. O zaman bütün sorun şudur: içsel bedenler yeteri kadar geliştirilmiş ve kontrolü mü? Fiziksel beden gelişmesinin sürdüğü çağlar boyu sürecinde maruz kalması kaçınılmaz olan yanılgılı koşullandırmalardan kendini sıyırabilmiş mi? Her ne kadar yaşamdan yaşama fiziksel bedeni değişirse, her yeni beden varılan evreyi yansıtma ve ifade etmeye uygun bir tarzda şekillendirilmiştir. Bazı durumlarda ruh güçlü ana fizik bedeni zayıf, Ego'nun hazır olabilir, ama alt bedenler zayıf olabilirler ve bu durumda fizik bedeni Kundalini'nin gerilimine dayanmayabilir. Böyle durumlarda, başka bir yaşamı beklemek gerekebilir, böylece mevcut formlar kırılır ve daha esnek formlar yerini alır. Bütün bunlar Kundalini'nin açığa çıkarılışının ne kadar karmaşık olduğunu ve iyi nedenleri olmayan ve biraz da olsa rehberlik olmadan açığa çıkarılmasının ne denli akılsızca olacağını gösterir. Bunun sonucu büyük hüsran olacağı neredeyse kesindir. Dolayısıyla beyin büyük bir tehlike noktasıdır, çünkü fazla gerilimli bir beynin sonucu felaket olacaktır. Okültizm yolunun enkazlarla çevrili olduğu söylenir. Diyebilirim ki Kundalini'yi ilk safhalarında bile açığa çıkarmanın yolu daha da çok enkazlarla doludur. Pope şöyle yazmıştı:


"Az bilgi tehlikelidir;

Derin iç, ya da Pieria(1) kaynağını hiç tatma,"



Biri Kundalini'yi uyarmaya çalışmadan hakkında çok şey, özellikle tehlikelerini bilsin, bunlara iyicene aşina olsun. Sonrada başlaması önerilinceye dek ona dokunmasın. Az bir bilgi onu tedbirsiz ve gafil kılabilir. Derin içtiği zaman anlayacaktır görev cahilce yapılan denemeleri yasaklar, zira sonucu sadece deney yapana değil, ama bir şekilde çevresindekilere ve genel anlamda topluma bir tehlike arz eder — buna da hakkı yoktur.
1) Pieria, Olimpus dağın eteklerinde İlham perileri Müslerin bölgesi. Site yönetimin not. K.M.

mavi nazar
05-04-2007, 17:22
Bu konuda ki düşüncelerinizi merak ediyorum...sevgilerimle...

mim
05-04-2007, 19:52
:angel2: Mavi Nazar :angel2:

Seni sevgiyle selamlarım,Şu enerji çalışmalarının hava uçuştuğu
günlerde tam yerinde bir açıklama olmuş.Kundalini içimizi dışımıza bir etme yolu olduğu için bu çalışmanın kontrol altında ve bunu taşıyabileçek kişiler üstünde,(Belli olgunluğa erişmiş)
bilinçlerde yapılması gerekliğini vurguluyor.
Bir gün tüm insanoğlu bu yoldan geçmiş olaçak ama öncü geçişler bilinçli bir yol hazırlayıp arkadan gelenlere güvenli ortam hazırlamalıdır.Master olmak da bu konuda çok önemlidir.
İnsanları tartmadan,her isteyini enerji hatlarını açmak değildir.

Yolunuz ışık,gönlünüz sevgi dolsun.:flowers2:
:kissing:

doktor
05-04-2007, 20:41
Şunu tekrar tekrar belirtmeliyim.

Kundalini Reiki , Kundalini'nin yükseltilmesi için çalışılabilecek sistemlerden sadece birisidir.

Der ki usta, kundalininizi , sabah nazlı nazlı uyanan bir prenses gibi yükseltecek çalışmalar yapın..

Bunun için aslolan, çakra dengelenmesidir.. Çakralarınızı dengelemeden , kundalininizi yükseltmeye girişmeyin.İşte o an, kundalini sizinle bir güzel oyun oynayabilir. Sizi, unuttuğunuz, ihmal ettiğiniz alemlerinize taşıyabilir , sizlerin en ürktüğünüz senaryolarınızda yine size sıkı bir ayna olabilir.

Daha önce de Kundalini Reiki bölümünde sizlere çok ayrıntılı bilgiler verdim bu konuda.Çok ama çok dikkatle ustanın verdiği bilgileri okuyunuz.

Özellikle Usui Reiki 2 ye uyumlananlar Kundalini Reikiye uyumlanabilir derken , işte bu kast ediliyor.

Kundalini Reiki ye hazır olan kişi, zaten bunu alır. Yaptığı çalışmalarla , enerji düzeyi doğrultusunda bir düzeye varır.

Der ki usta , bu dünyada kundalinisi gerçekten tam manasıyla yükselmiş kişi yoktur..

Öyledir.

Ve korkmayın.:kalp: :angel:

reikevs
06-04-2007, 10:51
Ben de bizzat yasayip, tehlikelerini gozlemlemis biri olarak sizinle paylasmak istedim.


Kundalini reiki niyetlerinde en ufak bir olumsuz dusuncenin, niyette bir eksikligin bile, geri donusunun nasil oldugunu ancak yasayarak gorebiliriz.
Kalp temizliginin, dusunce durulugunun onemi buradan kaynaklanmaktadir, ki tum kutsal kitaplarda bahsedilen konudur bu.
Hic kimse hakkinda bundan sonra en ufak bir olumsuzluk dahi dusunulemeyecegini, hareket edilemeyecegini dogruluyor. Yapilirsa da nasil bir geri donusle karsilasilabilecegi.

Niyetlerimizi mumkun oldugunca, kisa ve net, anlasilir bir sekilde olusturmaliyiz. Sifa halindeyken ya da calisma halindeyken de mumkun oldugunca duru bir dusunce ve temiz bir kalple yapmamiz gerektigini dusunuyorum.
Kalbimizden gecen niyet, zihnimizde olusan dusuncenin yani sira, konustugumuz kelimelerin temizligi de cok onemli.
Kullandigimiz enerjilerin, gunluk muhabbet konusu olmasi, sakasinin yapilmasi, ciddiyetten uzak bile bahsedilmesi bir takim geri donuslere bile sebep olacagini unutmamamiz gerekir.

mim
07-04-2007, 13:40
:angel2: Canım Reikevs,
Sana aynen katılıyorum.:flowers2:
:kalp: :bravo: :wave: :friends: :bravo2:

aslik
07-04-2007, 22:15
bende hepinize aynen katılıyorum:flowers: tamda bu yüzden kundalini 1 i çok erken almış olduğumu farkedip 2 ve 3ü başka bi bahara bıraktım.

kırkayak
09-04-2007, 09:41
yine çok güzel bilgiler ögrendim hepinize ayrı ayrı teşekür edrim çok sağolun

Turgay
09-04-2007, 11:22
Tehlike ve korku onu davet edenlerin kadim dost ve misafiridir...
Arkadaşlar lütfen yaaa...
:angel2:

zarpandit
09-04-2007, 12:05
Bu tip alıntı yazıların , kaynağının tam olarak belirtilmesi taraftarıyım. Hem emeğe saygıdan hem de ilgili okuyucunun isterse ana kaynağa ulaşımının sağlanmasından.Mesela bu yazı, aynen, yine kaynak belirtilmeden bu FORUM'dan başka bir FORUM'a ''alıntılanmış''. Bilginin paylaşımı esastır. Ancak bu durum ortada bir yanlışlık olması durumunda zincirleme hatalara sebep olmakta.
Kaynağı bu sefer ben vereyim:bu yazı 1938 yılında basılmış bir kitaptan alıntıdır.
Yazan
G. S. ARUNDALE

Kitap adı: Bir Okült Deneyim
Basım yeri: ADYAR, MADRAS, INDIA
çeviren: Kemal Menemencioğlu



Yazının tamamı okunduğunda, aslolanının insanın kendi iç korkuları olduğu belirtilmekte.

not: mavi nazar, iyi niyetinden hiç şüphem yok:flowers2:

mim
09-04-2007, 12:18
:angel2: Sevgili Turgay'cığım,
Sende son derece haklısın,galiba adlandırma yanlış oldu.
Dikkatli ve temkinli olarak kontrollü yürümek gerek demek
daha yerinde olur.Tabiki.:flowers2:

Turgay
10-04-2007, 00:54
Sevgili sevgili Mavi Nazar,
O kadar özenle emek verip aktardığın yazın için emeğine, yüreğine, eline sağlık.
Üslubumla saygısızlık ettiysem çok özür dilerim...
(Senin o güzel yüreğinle böyle hissetmediğini bildiğim halde içimden geldi yazmak istedim)
:angel2:
Benim dikkat çekmek istediğim nokta sevgili Zarpandit ve Sevgili Mim'in de çok güzel ifade ettikleri gibi tabi ki dikkatli ancak beraberinde cesaretli de olmak.
Tabi ki kastettiğim cahil cesareti şeklinde değil tehlike ve korku olarak adlandırdığımız bilinçdışımızın şekillendirilmiş öğelerine karşı bilgiyle galip gelebilmek.
Şu an İzmir'de bir tiyatro eseri sahneleniyor. Gitmedim ama afiş sloganı hoşuma gitti.
-Özgürlük cesaret ister....
-Cesaret ise özgürlük
diyordu.
Kastettiğimin özeti bu afiş aslında..

Bu aralar kollektif korku enerjisinin çok yükseltildiğini görüyorum. Hemen her alanda ...ve spiritüel camiada da.
Şu tehlikeli, şu sakat..şu kontrol dışı...gibi söylemler arttı.
Yüksek benliğimizi ve bilinçdışımızın muazzam bilgeliğine güvenme zamanımız daha gelmedi mi sizce...
Titreşim seviyemizi indirgeyecek olan düşük enerjili bu duygu ve zihin modellerini sorgulama zamanımız geçmedi mi hatta?
Öz'ün, yüreğin o 'Mutlak Doğru'su ve Işığı' bize bizi anlatamadıkça daha doğrusu biz anlayamadıkça içim çok acıyor doğrusu.
Bu yüzden eğer mesnetsiz bir -haydin millet- havası verdiysem tekrar özür diliyor ve sizleri çoook sevdiğimi bir kez daha yinelemek istiyorum.
:kalp: :kalp: :kalp:

mim
10-04-2007, 20:40
:flowers: Evet,evet,evet.
Ama bu yolla çıkmış dostlar,belli bir enerji potansiyeline ve iyi bir rehberle olmadan kundalini çalışmasını yapmakta acele etmemeli.Birazçık cüzi akıl,birazçık küli akıl eşliğinde çalışma olursa daha başarılı ve zevkli bir çalışma olur.:angel2:
:flowers2: Bu yolda giderken zaten ayaklar arasıra yerden kesiliyor,dengeliyecek bir rehber eşlik ederse bütün sarp dağlar
yeşillikler içinde neşeli bir patika yol olur zirveye çıkışta.Tabi birde en saglam dal sevgi,onun gücünü içimizde tutabiliyorsak
korku,endişe bizimle dolaşamaz o yolda.
:wink_smile: İçimizle dışımızı bir ederken,içimizdeki bizi sevelim,karşınıza kim çıkarsa çıksın,kontrol bizde.
:kalp: Turgay Hocam kontrol sizde ve siz oluncada cesaret bizde.
Kuvvet te bir ve biz olmakta.:friends:

fusion
29-07-2007, 09:38
Herkeze kucak dolusu sevgi ve selamlar;
Kundalini gerçekten yaşayanlar tarafından anlatılmalı ve gerçekten hazır olanların girmeleri gereken bir alan.Önemli bir mevzu zira lastikleri eskimiş bir arabanın motoruna turbo takıp birde gazı köklerseniz kendinizi bir ağacın üzerinden sekmiş ve tarlanın ortasında tepetaklak bulabilirsiniz.Korkuları olan insanlarda ciddi asosyal eğilimler yaratabilir,insanlarla problemleri olanlarda inanılmaz saçmalık derecesinde paranoya,kontrol edilemeyen cinsellik dürtüsü ve şehvet bağımlılığı,kas kasılmalarıyla sanki vücuttan biran önce çıkıp gitmek isteyen bir elektrik gibi davranabilir,sizi maymun edebilir.Yazılanları bir kısım okuyucular ukalalık göstergesi olarak algılamasınlar çünkü sorularım da bol ve böyle bir ortamda derinden birbirine bağlanmış ve kendini görebilen insanların arasında olduğumu seziyorum.Reiki kundalini çalışmalarında neye göre karar veriliyor,anladığım kadarıyla reiki biraz zaman biraz disiplin düsturunda gelişen bir konu.Hazır değil diye Kundalini dersleri verilmeyen öğrenciler var mıdır?Ya da hazır olmadığı halde bunun zararını görenler.Üst başlıklarda yazılanlardan bir tanesinde kullanılan enerjilerin günlük konuşmalarda geçmesi veya şakasının yapılmasının bile geri dönen birşey olduğundan bahsedilmiş;o zaman esas olan sadece uygulamanın kendisi ve bununla ilgili düşünülen konuşulan ve yapılan şakaların hepsi bir iz bıraktığına göre hepsi ego merkezli davranışlar demek ki,ki kesinlikle öğle olması lazım geriye dönen bir iz bıraktığına göre.Bu forum faliyeti de geriye dönen bir iz bırakıyor mu zihninizde diye sormak isterim bir de.Yoğun Reiki uygulaması zorlanan insanların zihninde bir iz bırakıyor olmalı çünkü rahat değiller ve burda gizli bir kısırdöngü ve herşey aslında çok açık ve bir o kadar da çok karanlık gibi bir köşe çıkıyor karşımıza.Günümüzde Reiki okullarında insanların zihinlerinin durumu tespit edilip ona göre bir sisteme sokuluyor mu(mesela bir beyin dalgası ölçme aleti falan olsa yani değil mi,ölç humanı ve yöntemi söyle),bunların olması için insanlık yüzlerce yıl daha bekler mi sizce??
Yazıp yazmama konusunda kararsız kaldığım bir başka husus şu ki asla yanlış anlaşılmak istemem ama bu topiğin açılış mesajını ben bu yorumları yapabilen halimle çok zor anladım gibi ki hala şüpheliyim:). Böyle bir karışıklığa ve didaktikliğe gerek var mı sizce,her insanın kafasında canlandırması için kısa yollar daha mı önemli aslında.Kolaylaştıralım zorlaştırmayalım demişler.
Herkeze bol paylaşımlı ve sağlıklı,uzun gelen güzel günler dilerim...

doktor
29-07-2007, 21:01
Sevgili Fusion,

Uzun uzun ve sanki nefes almadan yazılmış yazındaki, ilgi noktalarını ve sorularını ortaya çıkartmak kolay olmadı.:lol:

Yine de fikirlerimi aktarmak isterim.

Bir Kundalini Reiki hocası , öğrencisinin , sadece zihin düzeyini değil, gelişimini de izler. Zorundadır.. Çünkü bu, kendi gelişimiyle de bağlantılıdır. Bir reiki ekolu de, kimsenin zihnini yönlendirmekle yükümlü değildir. Burada bilgiler aktarılır , bireyler de bunları analiz eder. Herşey, bireyin kendi akıl, mantık ve bilinç becerisine kalmıştır.

Bir öğrencinin hazır olup olmadığını, işte bir öğretmen bu yolla anlar. Çünkü Reiki zaten bir yaşam biçimidir. Düşünür ve onu uygularsınız.

Siz, düşündüğünüzden farklı uygulamalar içinde iseniz , Yaşam Okulu sizi zaten şekilden şekile sokar. Ta ki , siz , düşündüğünüz gibi OLuncaya kadar.

Kundalini enerjisinin , Kundalini Reiki olmadığını tekrar tekrar anlattık.

Kundalini Reiki de bir yoldur.Seçiminize kalmış..

"""Bu forum faliyeti de geriye dönen bir iz bırakıyor mu zihninizde diye sormak isterim bir de.Yoğun Reiki uygulaması zorlanan insanların zihninde bir iz bırakıyor olmalı çünkü rahat değiller ve burda gizli bir kısırdöngü ve herşey aslında çok açık ve bir o kadar da çok karanlık gibi bir köşe çıkıyor karşımıza""""
demişsiniz....

Her faaliyet , bireyde iz bırakır. Ve bu iz , suya atılan taşın dalgaları gibidir.. Etrafında neyi görürse ona yansır. "Kelebek etkisi"...

Sadece bu forumu değil, tüm enerji uygulamaları , bilmeyenler tarafından önce red edilebilen, belki de daha sonra merak uyandırarak incelenen, daha da sonra ise belki yol olarak seçilen bir yaşam tarzı olabilir. ( Aynıyla vakidir, önünüzde canlı bir örnek olarak kendimi gösterebilirim :)) Demek ki bende hayli iz bırakıyor.. Bu, huzur, dinginlik ve farkındalığın yoluysa, neden olmasın ?

Tüm enerji çalışanları , yaşamlarında neden boğuşuyorlar ?

Reiki ve bu yol, sizi arındırma yoluna sokar. Bu yolda, zihinsel faaliyetleriniz , size , belletilen, öğretilen , maddi , nefsani ve duyusal yolları TÜM GERÇEK olarak gösterirken , aslen GERÇEK 'in dışarda değil , ta içimizde ÖZ 'ümüzde olduğunu farkettirir.

GERÇEK , ÖZ 'ün muhteşem bir yansımasıdır.

Bazen ÖZ ile tanışmak, kodlarımızdaki bilgilerle karşılaşmak, o küçücük zihnimizi yorar. Bilirsiniz, insanlar yorgunluğa gelemez. Hemen uzanıp uyumak isterler, gözlerini kapatırlar ve dalar giderler.:whistling:

Oysa AKIL 'dır , bilincimizi geliştiren.. Yaşamda karşımıza çıkan güçlüklere karşı , bizi, kıvrak dansözler gibi savuran...:blush:

Uyku ile karanlığı denk tutuyorum çoğunlukla....Karanlık , bilinmezi saklamaz mı?

Biz değil miyiz karanlık içinde , neler olabileceğini kestirmemiz gereken?

İşte Kundalini , o karanlığın panzehiri ve cesareti.. Siz dilerseniz eğer.

Kundalini enerjisi, çok ciddi bir aydınlanma ve aydınlatma yolu..

Kundalini, var olduğu bilinen GÜÇ'ünüzün efendisi...

Kundalini hatta yaşamın ta kendisi...

Sevgilerimle....:kalp:

fusion
30-07-2007, 18:37
Güzel ve içten cevabınız için çok teşekkür ederim sevgili Doktor.
Bahsettikleriniz çok doğru gerçekten,nacizane bu felsefeyi derinleştirmek gibi bir tutkum var ve bana gerçekten çok zevk veriyor;belki hissettiklerimiz üzerine düşünmek yerine sadece var olduğumuz için şükran duymalıyız,yanlış yolda olabilirim ama tüketmem gerekn ve emin olmam gereken şeyler var gibi hissediyorum.Örneğin bu aralar vicdan meselesi üzerine düşünüyorum.Vicdanı bir tarafında ego öbür tarafında sevginin olduğu bir madalyon gibi görmeye başladım,ya da kendimi kandırıyorum(napolyon da olabilir).Ağırlıklı olarak egonun kontrol ettiği ve enerjileri yüksek olan insanlarda vicdan duygusunun daha gelişmiş olduğunu,ağlamaya daha meyilli olduklarını gözlemledim.Ego derken illa ki 1.düzey bencilce ya da öfke kibir gurur kıskançlık karışımı davranışlar yerine daha içgüdülere sıkışmış istek ve arzulardan bahsediyorum,nedir işte daha iyi bir hayat konfor iyi yemek güzellikler vs....Sanki hayatını bu arzular çerçevesinde şekillendiren insanların üzerine arzularını tatmin ettikleri ego sinyali oranında projekte edilen bir acılar acımasızlıklar ve güçlükler sisilesi var evren tarafından.Karmik bağların gizli yüzü sizi arzularınızı tatmin etmenize yol açarken diğer yandan üzüleceğiniz ya da içinizde unutamayacağınız sızıları yaşayacağınız durumlarla karşılaştırıyor ve vicdanınızı görmezden gelemiyorsunuz,sanki ağlıyarak rahatlamak gibi.Peki vicdana buradan bakmak biraz vicdansızlık gibi oldu,hani herkezin yediği yemiş,gelmiş Memiş ne demiş gibi:pfft:.
Samsara diye bir film seyretmiştim,filmin verdiği tek bir mesaj vardı:tek bir arzumuzla mı savaşmak yoksa milyonlarcasını tatmin etmeye mi çalışmak.O tek arzu ise milyonlarca arzunu tatmin etmelisin arzusu.Cinselliği bile sorgulayan bir filmdi,seyretmeyenlere tavsiye ederim,nerden bulacam onu diyenlere posta ile gönderebilirim.Uzun lafın kısası şöyle bir formül var gibi,zihnimiz arzularımızı oluşturuyor,Reiki ya da enerji uygulamaları arzuları gerçekleştirecek enerjiyi sağlıyor sonra tatmin duygusu bizi vicdan sahibi insanlar haline getiriyor ve biz ona Tanrının bakış açısı veya şefkati diyoruz.Acaba yanılıyor muyuz.Tanrı acımasızlığı ve acıma duygusunu içinde barındırmayan daha doğrusu bunları hiç tanımayan birşey mi acaba.Biz doğa mıyız,doğa değil miyiz?Eğer öyle isek doğayı da acımasızlığıyla kabul etmedik mi kendi yargılarımız doğrultusunda,kaç insan bir aslanın kendi yavrusunu yemesini seyredebilir içi sızlamadan,özellikle hangi anne?Tanrı yavrusunu yiyen aslan değildir diyebilir miyiz.Vicdanımız ya da aşkımız bir tuzak olmasın.Olabilir mi?Vahşi doğa,acımasız hayat,zor şartlar derken insanın kendini ve etrafını kandırmadığını nasıl söyleyebiliriz ve işin garip tarafı doğa ile bir olan canlılar isek eğer nasıl bu kadar doğa karşısında acizleşmişiz,bu güçsüzlüğü kabul edip arzularımıza mı sarılıyoruz kendimizle karşılaşabilmek için.Hayat dediğimiz şey insan icadı değil midir,o zaman ne kadar doğrudur...
Sevgili arkadaşlar yazdığım şeylere bir baktım oooo karamsarlık almış yürümüş gibi görünüyor,sadece gibi görünüyor ama:lol:.Meleklikte şeytanlıkta yalan tek gerçek dansdır şarkıdır müziktir arkadaşlar:wink_smile:.

kırkayak
25-08-2007, 17:56
evet çok doğru bir konuyu tememas etmişsiniz sağ olun

sarass
29-11-2007, 12:51
Sevgili Fusion,

Uzun uzun ve sanki nefes almadan yazılmış yazındaki, ilgi noktalarını ve sorularını ortaya çıkartmak kolay olmadı.:lol:

Yine de fikirlerimi aktarmak isterim.

Bir Kundalini Reiki hocası , öğrencisinin , sadece zihin düzeyini değil, gelişimini de izler. Zorundadır.. Çünkü bu, kendi gelişimiyle de bağlantılıdır. Bir reiki ekolu de, kimsenin zihnini yönlendirmekle yükümlü değildir. Burada bilgiler aktarılır , bireyler de bunları analiz eder. Herşey, bireyin kendi akıl, mantık ve bilinç becerisine kalmıştır.

Bir öğrencinin hazır olup olmadığını, işte bir öğretmen bu yolla anlar. Çünkü Reiki zaten bir yaşam biçimidir. Düşünür ve onu uygularsınız.

Siz, düşündüğünüzden farklı uygulamalar içinde iseniz , Yaşam Okulu sizi zaten şekilden şekile sokar. Ta ki , siz , düşündüğünüz gibi OLuncaya kadar.

Kundalini enerjisinin , Kundalini Reiki olmadığını tekrar tekrar anlattık.

Kundalini Reiki de bir yoldur.Seçiminize kalmış..

"""Bu forum faliyeti de geriye dönen bir iz bırakıyor mu zihninizde diye sormak isterim bir de.Yoğun Reiki uygulaması zorlanan insanların zihninde bir iz bırakıyor olmalı çünkü rahat değiller ve burda gizli bir kısırdöngü ve herşey aslında çok açık ve bir o kadar da çok karanlık gibi bir köşe çıkıyor karşımıza""""
demişsiniz....

Her faaliyet , bireyde iz bırakır. Ve bu iz , suya atılan taşın dalgaları gibidir.. Etrafında neyi görürse ona yansır. "Kelebek etkisi"...

Sadece bu forumu değil, tüm enerji uygulamaları , bilmeyenler tarafından önce red edilebilen, belki de daha sonra merak uyandırarak incelenen, daha da sonra ise belki yol olarak seçilen bir yaşam tarzı olabilir. ( Aynıyla vakidir, önünüzde canlı bir örnek olarak kendimi gösterebilirim :)) Demek ki bende hayli iz bırakıyor.. Bu, huzur, dinginlik ve farkındalığın yoluysa, neden olmasın ?

Tüm enerji çalışanları , yaşamlarında neden boğuşuyorlar ?

Reiki ve bu yol, sizi arındırma yoluna sokar. Bu yolda, zihinsel faaliyetleriniz , size , belletilen, öğretilen , maddi , nefsani ve duyusal yolları TÜM GERÇEK olarak gösterirken , aslen GERÇEK 'in dışarda değil , ta içimizde ÖZ 'ümüzde olduğunu farkettirir.

GERÇEK , ÖZ 'ün muhteşem bir yansımasıdır.

Bazen ÖZ ile tanışmak, kodlarımızdaki bilgilerle karşılaşmak, o küçücük zihnimizi yorar. Bilirsiniz, insanlar yorgunluğa gelemez. Hemen uzanıp uyumak isterler, gözlerini kapatırlar ve dalar giderler.:whistling:

Oysa AKIL 'dır , bilincimizi geliştiren.. Yaşamda karşımıza çıkan güçlüklere karşı , bizi, kıvrak dansözler gibi savuran...:blush:

Uyku ile karanlığı denk tutuyorum çoğunlukla....Karanlık , bilinmezi saklamaz mı?

Biz değil miyiz karanlık içinde , neler olabileceğini kestirmemiz gereken?

İşte Kundalini , o karanlığın panzehiri ve cesareti.. Siz dilerseniz eğer.

Kundalini enerjisi, çok ciddi bir aydınlanma ve aydınlatma yolu..

Kundalini, var olduğu bilinen GÜÇ'ünüzün efendisi...

Kundalini hatta yaşamın ta kendisi...

Sevgilerimle....:kalp:


sevgili doktor..:kalp:
arşiv karıştırırken karşıma çıktı mesajınız..
yalın..açık ve kolay anlışılır üslubundan dolayı
güncellemek istedim..
elinize yüreğinize sağlık..:kalp:
:helal:
:notworthy::notworthy::notworthy:

karen
29-11-2007, 14:03
:bravo:çok aydınlatıcı bilgiler,teşekkürler Sevgili Doktor:flowers:

doktor
29-11-2007, 20:41
Tanrı acımasızlığı ve acıma duygusunu içinde barındırmayan daha doğrusu bunları hiç tanımayan birşey mi acaba.

Bunu ben de düşünürüm..

Sanki Tanrı , ne düşünürsek , ona hep "EVET" diyen......:blush:

erkan89
06-04-2008, 20:26
bilgileriniz için teşekkürler arkadaşlar gerçekten gerekli yazılar...

Vitriol
07-01-2009, 20:30
Bütün yorumları okudum ve kafamdaki soru işaretleri kısmen gitti sayılır arkadaşlar gerçekten çok teşekkkür ederim, sevgi ile kalın (:

neli
08-01-2009, 13:37
Ben de bizzat yasayip, tehlikelerini gozlemlemis biri olarak sizinle paylasmak istedim.


Kundalini reiki niyetlerinde en ufak bir olumsuz dusuncenin, niyette bir eksikligin bile, geri donusunun nasil oldugunu ancak yasayarak gorebiliriz.
Kalp temizliginin, dusunce durulugunun onemi buradan kaynaklanmaktadir, ki tum kutsal kitaplarda bahsedilen konudur bu.
Hic kimse hakkinda bundan sonra en ufak bir olumsuzluk dahi dusunulemeyecegini, hareket edilemeyecegini dogruluyor. Yapilirsa da nasil bir geri donusle karsilasilabilecegi.

Niyetlerimizi mumkun oldugunca, kisa ve net, anlasilir bir sekilde olusturmaliyiz. Sifa halindeyken ya da calisma halindeyken de mumkun oldugunca duru bir dusunce ve temiz bir kalple yapmamiz gerektigini dusunuyorum.
Kalbimizden gecen niyet, zihnimizde olusan dusuncenin yani sira, konustugumuz kelimelerin temizligi de cok onemli.
Kullandigimiz enerjilerin, gunluk muhabbet konusu olmasi, sakasinin yapilmasi, ciddiyetten uzak bile bahsedilmesi bir takim geri donuslere bile sebep olacagini unutmamamiz gerekir.
geri dönüş derken neyi kasteddiniz analyamadım :kalp: malum, konular da yeniyim

neli
14-03-2009, 00:46
yanlış kundalini uyanması, yani ani enerji yükselmesi yada çıkışımı, bu olay bol bol topraklanma yapılarak atlatılamazmı arkadaşlar?
zararlarını okuyunca gözüm korktu. aslında bilincimiz ve niyetimizle yönlendirmiyormuyuz biz bu enerjileri?

reikevs
14-03-2009, 08:45
Tehlike ve korku onu davet edenlerin kadim dost ve misafiridir...
Arkadaşlar lütfen yaaa...
:angel2:

cevap verilmis hocamiz tarafindan. Neyi istersek ve neyi duşunursek onu davet ederiz. Neyi gönderirsek evrene, o bize geri gelir.
Orada anlatilmak istenen, tehlikeli ve korkulacak bir şey oldugu degil, düşünce ve niyetin temiz ve duru olmasidir. Eger olumsuz amaçla kullanilacak ise, zaten bu gelip bize yansiyacaktir. Nasil ki olumlu ve iyi olan niyetlerin tekrar bize yansimasi gibi.
Sadece kundalini degil, bu dünyada yapilan tüm iyi niyet taşimayan fiziksel ruhsal herşeyin bize zarar vermesi olagan degil mi?
Enerji çalismasi yapanlar, bu sorumluluk bilincine varmis insanlardir/olmalılar.

Once Usui uyumlamasi (2.derece) daha sonra Kundalini uyumlamasi bundandir. Sorumluluk bilincimiz gelistikce ve bilgi edindikçe korku olmayacaktir.
http://www.turgayreiki.com/kundalini.htm

saygilarimla

neli
15-03-2009, 13:41
teşekkürler sevgili reikevs.

gulunay
28-03-2009, 23:02
Merhabalar
Burada ilk günüm ve reiki çalışmalarım henüz onüç gün oldu..birkaç yıldır ışık çalışmalarım oldu buna beni iten,ilklerde gözlerimi kapatıp müzik dinlerken beni huzura götüren ışıklarla dans edişimdi.Tabii bir şekilde vesilelerle sonrası geldi ve bu konuda bilinçlenmemi sağlıyacak kitaplar okudum ama yinede istediğim konuma henüz gelemedim.Reiki çalışmalarını duyuyordum onunla henüz yeni tanıştım;oldukça acemiyim reiki de.
Sizlerin yazılarınızı okudum ve Turgay beyin korku hakkında yazdıklarına gerçekten inanan biriyim.Korku ve endişe insan olmanın yolunda engelden başka bir mevcudiyet ve hatta korkunun olmadığını sadece insanların fesfeselerinin yaratığı bir hayali kurgudan başka bişey olmadığına eminim..

Kundalini hakkında ki tehlikelerden bahsediliyor burada..Ve beni mazur görün lütfen, bu konuda aydınlatırsanız sevinirim.En doğru bilgileri nereden ve kimden alabilirim?..

Şimdiden teşekkürler

reikevs
01-04-2009, 16:13
Merhaba hoşgeldiniz gulunay.

Bu soruyu atlamisiz şimdi cevap vermek istedim.
Tehlikelerinden çok, bu enerji ile ilgili daha detayli bilgi edinin ve tecrübelerinizle kendiniz bir takım sonuçlar çikarabilirsiniz.
Forum bölümündeki makalelerde ya da Ana site bölümünde Kundalini ile ilgili bir çok yazi var. İnceleyebilirsiniz.

paylasimlarinizin devami dilegi ile

gulunay
03-04-2009, 20:34
Sevgili Doktor,yazdıklarınızdan ve aydınlatıcı uslubunuzdan dolayı teşekkürler.

Kundalini konusunda yazdıklarınızın doğruluğuna gerçekten inananlardanım..çünkü,onun üzerinde çalışmalarım olmuştu ve yazdıklarınız kafamdaki sorgulamayı daha netleştirir oldu,bundan dolayı size teşekkür ediyorum.Her bir şeyi öğrenişimden sonra,o birşeyi öğretene karşı her zaman müteşekkür olma gibi bir farkındalığım vardır. Her birimiz biriz ve birbirimizin öğretmeniyiz farkında olsak da olmasak da;bu değilmidir evrenin yasası? :)

gulunay
03-04-2009, 20:36
Reikevs,hoşbulduk ve teşekkürler..