PDA

Grafik Görünüm : dünya kadınlar günü dolayısıyla anlamlı bir yazı



ali
08-03-2005, 13:48
Sevgili Turgay Hocam nazım hikmetin kadınlarımızla ilgili çok güzel Bir şiiri teşekkürler

8 mart dünya kadınlar gününü kutlarım. özellikle ezilen kadınlarımızın reikiyle tanışmasını dilerim.
aşağıda yazdığım alıntıda bir dişi leyleğin

sevdiğini, eşini bırakmamak için ölümü göze alması anlatılıyor. kadınlar günü olması

nedeniyle ilgimi çekti. yazmaya karar verdim. bir dişi leylek bile sevdiği zor

durumdayken ondan ayrılmıyor. kadınlarımızın geneli öyledir. istisna olanlar, eşi, sevdiği

zor durumdayken onu bırakıp gidenler hariç. işte koşulsuz sevgiye güzel bir örnek.


Hürriyet Gazetesi Bekir COŞKUN19 Eylül 2004

Leylekler...
BEN leyleklerin gitmesini de severim. Onların dönüşünü bekleyeceğim için.
Bir sabah çocukların sesi gelecek pencereden:

‘Leylekler döndüler...’
*

Yine bir sevda öyküsüyle darmadağınığım bugün:

Pako Sayfası’nın yetenekli ve sevimli veterineri Talat Gülbay, geçen gün
Tuzla’daki fabrikanın köpeğini aramak için arkadaki bataklığa yürüdü.

Orada iki leylek yan yana duruyorlardı.

Yaklaşınca erkek olanının kanadının kırık olduğunu gördü. Dişi leylek
sağlamdı.

Erkek leyleği tedavi etmek için yakaladılar, dişi olan uçtu gitti.

Ama az sonra herkesin şaşkın bakışları arasında dişi leylek geri döndü,
yere kondu, sindi ve kendisini de yakalamalarına izin verdi.

Daha sonra áşık leylekleri alıp kliniğe getirdiler.

Dişi leylek yol boyu üstü açık konumda olduğu halde uçup gitmedi, öyle
oturdu.

Yaralı erkeğin tedavisi hálá sürüyor.

Dişi kafeste değil, kanatları sağlam, kapı pencere açık; ama asla öbürünü
terk etmiyor.

Klinikte kafesin önünde oturmuş, onun iyileşmesini bekliyor.

*

Artık sonbaharın ortaları.

Leylekler gittiler.

Dişi leylek sevdiği erkeğin düzelmesini, belki birlikte uçup gitmeyi
bekliyor.

Biz erkekler zaman zaman hata da yapsak, dişiler doğada bile işte
böyledirler.

Sevdaları varsa asla uçup gitmezler.

Sanırım bir leyleğin uçma özgürlüğünden, göç etme güdüsünden daha değerli
bir şeyi yoktur.

Ama sevdası uğruna bunları verebiliyor.

Tıpkı bir hastane odasındaki refakatçi sevgili gibi orada. Arada bir girip
çıkanları, operasyonları, yapılanları izleyerek.

Orada bekliyor...
*
Ben bunları yazarken masamın başındayım.

Yüreğimin yarısı uzaklardaki bir veterinerlik kliniğindeki kafesin içinde,
yarısı kafesin önünde bekliyor.

Anlamıyorum-anlatamıyorum bu olanları.

Yine darmadağınığım.

Ali