PDA

Grafik Görünüm : Olgunluk Bahçesi



ısık
27-02-2005, 09:06
Bir gezginin yolu günün birinde bir bahçeye düşmüş. O bahçede yalnız gül
yetişirmiş. Birbirinden narin ve zarif güller. O güller kadar zarif ve latif bir
hatun kapı onünde duruyormuş. GEZGİN hatuna hayranlık ve saygı ile yaklaşıp
kendisini takdim etmiş. :D Ve hatundan adını bağışlamasını istemiş.

HATUN: Bana SEVGİ derler.

GEZGİN: Sevgi hatun burada yalnız mı oturuyorsunuz?

SEVGİ: Hayır eşimle beraber oturuyoruz. Ona İLİM derler. Şu anda bahçede
çalışıyor. Bıkmaz yorulmaz bir kişidir.

GEZGİN: Bahçeyi dolaşmama izin var mı?

SEVGİ: Hay hay...lütfen ayakkabılarınızı çıkarın da SAYGI dediğimiz şu mesleri
giyiniz. Onlar öylece konuşurken İLİM çıkagelmiş. Bahçeyi birlikte dolaşmaya
başlamışlar. :artist:

SEVGİ önde İLİM ve GEZGİN arkada yürüyorlarmış. Her gülün bir adı varmış.

MUTLULUK, HOŞGÖRÜ, SABIR, KANAAT, ADALET, İRADE, ŞEFKAT,

MERHAMET, AKIL, HİKMET, KUDRET, SAMİMİYET, TEVAZU, FAZİLET VE........

Bu kadar çeşitte ve bu kadar yoğunlukta güzellik bu kadar bakım ve özen,
böylesine bir düzen karşısında heyecanlanan ve hayrete düşen gezgin bahçıvan
İLİM efendiye sormuş: :huh:

GEZGİN: Siz hangi gülün hangi isimde olduğunu bazen karıştırıyor musunuz?

İLİM: Bazen şaşırdığım oluyorsa da, SEVGİ hemen yardımıma koşuyor, bana doğru
ismi hatırlatıyor.

GEZGİN: Güllerin erip eriştiği bu toprağın bir özelligi var mı?

İLİM: Özelliği olup olmadığını bilmiyorum.

Bu toprağı bize VEFA adında bir dostumuz getirir.

VEFA dostumuzun dediğine göre, örneğin; MERHAMETLİ bir insan görünce, ondan
oluşan toprağı bize getirir, biz de onu MERHAMET gülünün altına serpiveririz
veya ŞEFKATLİ bir insan görünce ondan oluşan toprağı bize getirir, biz de o
toprağı ŞEFKAT gülünün altına sereriz ve bu böyle
devam edip gider.

GEZGİN: Güllere aşı yapılıyor mu?

İLİM: Elbette, HAYAL gülüne GERÇEK'i aşıladık; ÜMİT gülü oluştu.

İMAN gülüne HİZMET'i aşıladık; TESLİMİYET gülü oluştu.

HİKMET gülüne AKIL 'ı aşıladık; İRADE gülü oluştu.

Bu aşıları sürekli yapmak zorundayız.

Örneğin; o muhteşem ADALET gülüne KUDRET gülünü aşılamazsak,

ADALET hemen sararıp soluyor. Aciz kalıyor. KUDRET gülüne ADALET'I aşılamazsak,

KUDRET gülünün toprağında ZULÜM böcekleri üreyiveriyor.

GEZGİN: Bu aşıları siz mi yapıyorsunuz?

İLİM: Çelikleri ben hazırlıyorum, ama aşıyı koyup kovuşturan eşim SEVGİdir.

O İLHAM kalemini eline alır, aşılanacak varlığın AKIL perdesini yumuşak yumuşak
aralar, böylece o varlığın gönlüne ulaşır, oraya aşı çeliğini bir güzel
yerleştirir. Sonra da oluşan bütün kader sicimi ile tatlı tatlı sarar. Bütün bu
isleri, bu aşamaları her seferinde aynı zevk ve heyecan içinde seyrederim. Sanki
o anda Tanrım yanımızdaymış gibi...

GEZGİN: Tercih ettiğiniz güller var mı?

İLİM: Aslında yok. Fakat eşim SEVGİ; HOŞGÖRÜ için 'o benim beş duyumdur.' der.

SAMİMİYET için, 'o benim AHLAKIMDIR' der.

TEVAZU için, 'o benim EDEBİM dir' der, ama ÜMİT'e fazlaca düşkün galiba...

Zira ÜMİT için 'o benim kanımdır' der durur...

Bir kaç gün sonra gezgin bir kasabaya varmış. Bir kahvehaneye girmiş.
Burası oldukça tenha imiş. Kuytu bir köşede bir kişi oturuyor ve çay içiyormuş.
Gezgin bu zata yaklaşmış, yanına oturmuş, kendisini takdim etmiş, adını
bağışlamasını dilemiş....

O zat demiş ki: ADEM: Bana ADEM derler. :shake:

Gezgin başından geçenleri; gül bahçesini, iki soylu bahçıvanı, konuşmaları
anlatmış. :red_smile: Adem dinlemiş.

Sonunda demiş ki: O bahçeye İNSANLIĞIN OLGUNLUK BAHÇESİ derler. :arabia:

Berna :)
01-03-2005, 12:24
Sevgili Işık, :D

eline yüreğine sağlık,ne güzel bir yazıyı bizimle paylaşmışsın. :flowers2: :bravo: :helal: