PDA

Grafik Görünüm : Kuantum ve Yeni Çağ



reikevs
05-01-2007, 08:08
Üçüncü bine başladık, 2000'li yıllardayız, ve artık bu çağa '"Bilgi Çağı' diyoruz. Bilgiler yenileniyor, yenilendikçe anlayışlar değişiyor, anlayışlar değiştikçe bizler değişiyoruz.
Artık bilgi ve bilim kavramlarına daha farklı bakıyoruz.
Eski klasik fizik anlayişinin temelleri yavaş yavaş, kuantum'un keşfi ve ortaya konması ile yıkılmaya başladı.
Eskisi gibi bilgi ve bilim anlayışı materyalist ve mekaniklikten çıktı ve daha mistik ve spirit hal almaya başladı. Bunu yine kuantum fiziğinin ortaya konmasına borçluyuz.
Kuantum fiziği ve izafiyet teorisinin katkıları, sadece fizik bilimine değil, tüm bilim dallarına da benzer gelişmeler katmıştır.
Ayreten de enerji anlayışına katkılarından dolayı(herşeyin aslının enerji olduğunun keşfi), spirit çalışmalara yönelimi arttırmaktadır.
Madde, enerji, neden sonuç ilişkileri (determenist), mistik anlayışlar, uzay, zaman, mekan, boyutlar gibi anlayışlarının değerlendirilmesi de farklı bir hal almaya başladı.
Yaşadığımız bu değişim, (1950'lerde başlayan bu değişim) Yeni Çağ daki Yeni Dünya Insanlık Realitesi'nin oluşumuna katkı sağlayacak, köklü değişimler yaşayacağı bir çağ özelliği taşıdığını ispatlar durumdadır.
Kuantum fiziğinin anlaşılır hale gelmesiyle, toplumsal, ekonomik, zihinsel, duygusal ve ruhsal yönlerden değişimler kaçınılmaz olmaktadır.
Bu değişim süreci herkesi etkilemekte, en tutucu toplum tarafından bile görmezlikten gelinemez hale gelmektedir.

BBG
05-01-2007, 08:28
:) :bravo:

Ellerine sağlık

reikevs
05-01-2007, 08:54
Klasik Newton fiziği ve yorumunun yerine, Kuantumun keşfinden sonra değişim başladı:
Atom altı parçacıkların aynı anda bir kaç şekilde ve birkaç yerde bulunduğu, aralarında ışık hızından yüksek hızlarla haberleştikleri ve artık, kesinlikler yerine ihtimallerin hükümdar olduğu bir evrene bırakıyorduk.
Bundan böyle, bilinen her şeyi yeniden yorumlanması gerekecekti ve artık yeniden yorumlanıyor ve anlayışlar da değişiyor....

reikevs
06-01-2007, 14:37
Evren tamamiyle kaotiktir. "En iyi bilinen mekanizma" diye nitelenen olaylarda bile, kaotik dinamiklerin rolünü göz ardı edemeyiz.

Herhangi bir taşı elimizden bıraktığımızda, yere düşerken, Andromeda galaksisindeki küçük bir meteorit, bizim taşımıza bir çekim kuvveti uygulamaktadır.
Ne kadar ilginç bir bilgi değil mi?
Evrendeki tüm maddeler, atom ve atom altı partiküllerin birbirleriyle, ışık hızından daha hızlı haberleştikleri ve etkileştiklerinden dolayı, etkileşirler. Ve en ufak bir hareketten tüm evrenin bilgisi olmaktadır.

Yani herşey etkileşim halindedir. Bu etkileşim, sadece dünya içerisinde değil, tüm evrende geçerlidir.
Ama elbette ki, bu değişkenlerin tümünü hesaba dahil etmek, insanın yapabileceği bir şey değildir.
Bizim şansımız, ölçüm yöntemlerimizin, evrenin ince ve narin dokusuna göre oldukça kaba olması ve (evrensel etkileşimlere oranla) çok kaba sonuçlarla yetinebiliyor olmamızdır.
Biz hesaplarımızı, kendimize göre yapabiliyoruz, çünkü, kütlelerle doğru, aradaki uzaklığın karesi ile ters orantılı vs.

Sistem bileşenleri, tüm etkileşimler göz önüne alındığında, bir olasılıklar yumağı içinde sürüklenir ve o anki kuantum durumu için geçerli olasılığa doğru bir "çökme" gerçekleşir. Yani artık kesin kurallar değil, olasılıklar söz konusudur.

Biraz anlaşılmaz gibi görünse de, bilmemiz gereken tek şey evrendeki herşeyin iletişim ve haberleşme halinde olduğudur.

Bu yüzden, evrene atılan her pozitif düşünce, pozitif davranış, diğer tüm var olanları da etkilemektedir....
Hiçbir yapılan boş değildir, boş yere yapıldığı düşünülmemelidir.