doktor
27-12-2006, 10:23
Üstat'lar, kendi subjektif durumlarının ürünü olan 'cennet' boyutlarından bahseden bazı bedensiz varlıklardan çok daha
ileri bir tekamül aşamasında bulunurlar. Üstat'lar genellikle, özenle seçilmiş ve yetiştirilmiş kanallar aracılığıyla, spiritüel açıdan değer
taşıyan, tutarlı bilgiler aktarırlar.
'Makrokozmik Plan' varlıkları arada sırada içinde bulundukları koşullarla ilgili sorulara yanıt vermişlerdir. Konuya yabancı okurlara bilgi vermesi amacıyla, aşağıda üç kısa açıklamaya yer verilmiştir. Bu bilinçler, enkarne olma zorunluluğunu aşmış, yeryüzündeki yaşamları boyunca geçirdikleri deneyimlerin bilgisini tümüyle özümsemiş varlıklardır. Dünyada ileri tekamül düzeyinde, aydınlanmış kişilere rastlamak mümkündür; ama bir Üstad'ın fizik planda yaşıyor olması söz konusu olamaz. Yine de gelecek zamanlarda belli görevleri yerine getirmek amacıyla, Üstat derecesinde aydınlığa ulaşmış kişilerin yeryüzünde kalmayı seçmeleri de mümkün olabilir.
'Eğer bir kişi 'Yol'u bulmak üzere arayışa geçerse, bir istek ortaya koymuş olur. Bu istek, mikrokozmik varlıkların uyanışını gözleyenler tarafından farkedilir ve kişi, yapısına uygun bir sınıfa 'kaydedilir' . Eğitimi belli bir kademeye erişince, kişi bir 'Rehber'in gözetimine alınır; böylece ruhsal planda ilk çalışmaları başlamış olur. Rehber kişinin ruhuna yüklemek istediği bilgileri telepati yoluyla aktarır; öğrenci 'söylenenleri' anlamaya çalışmak durumundadır.
Daha sonra öğrenci alt kademedeki Üstat'lardan biriyle temasa geçirilir ve o Üstad'ın sorumluluğu altındaki bir grup öğrenciden biri olur. Bir rehberin herhangi bir anda sadece bir öğrencisi vardır; bir Üstad'ın ise pek çok sayıda öğrencisi olabilir. Öğrenci, tekamülü geliştikçe, daha üst kademedeki Üstat'lara kaydırılır. Onun problemi daima Üstad'ın söylediklerini anlamak olacaktır. Bir Üstad'ın kademesi ne kadar yüksekse, yeryüzünden o denli daha uzak olduğu anlaşılmalıdır.
'Üstat'lar kimlerdir? Sizin gibi, sizden daha deneyimli insanlar. Onlar Tanrı, Melek veya Peri değildirler; yalnızca sizin bu yolda amaçladiğınıza ulaşmayı başarmış varlıklardır. Onlar bir zamanlar sizin gibiydiler; siz de bir gün onlar gibi olabilirsiniz.
Bedenin ölümünden sonra yaşamın sürdüğü konusundaki inancınız bu kadar zayıf mı ki, Üstat'ların varlığını kabul etmek size zor geliyor?
Tekamüle olan inancınız o kadar zayıf mı ki, sizin hayvanlardan üstün oluşunuz gibi, sizden de üstün insanların varolabileceğini idrak
edemiyorsunuz? Aklın potansiyeli hakkındaki bilginiz o kadar yetersiz mi ki, onlarla iletişimin olabilirliğini yadsıyorsunuz? Eğer sizden yukarıda hiç bir sey yoksa, gelecekten ne bekliyebilirsiniz? Ve eğer bunları olasılık dahilinde görüyorsanız, neden siz de denemiyorsunuz? Ve denemeye kalktığınızda ilk sonuçların yetersiz ve hatalı olabileceğini neden kabul etmiyorsunuz?
Fakat hiç başlamazsanız, tam bir sonuca ulaşmanız da hiç mümkün değildir. Akıcı bir şekilde konuşmaya başlamadan önce kopuk kopuk konuşmayla yetinmeniz gereklidir. Eğer gerekli alıştırmayı yapmazsanız, asla konusmayı öğrenemezsiniz. Biz size gerekli olan lisanı öğreteceğiz.'
'Üstat'lar size göre bir hayal ürünüdür. Dikkat ederseniz, 'size göre' dedim. Bizim ne olduğumuzu sizin kavramanıza imkan yok; buna yeltenmek
sadece bir zaman kaybı olur. Bu yüzden bizi astral planda düşünebilirsiniz ve biz sizlerle düşünce gücünüz aracılığıyla temas kurarız. Sizde oluşan düşüncenin sonuçları son derece reel olacaktır. Üstat'lar hakkındaki yaygın düşünce, onların masalsı varlıklar olduğu şeklindedir; ancak, 'somut' şuur düzeyinde olanlar için 'soyut'a ulasabilmek, astralı kullanabilmeyi gerektirir. Okült ilimlerde öğretilen, astral düşünce formlarıyla ilgili kurallardır.
Astral imgelemeyi salt deneyimlemekle yetinmeyip, bu yolla spiritüel gerçeklere uzanan bir kişi, aldığı ruhsal tesirler ve ilhamla şuur alanını genişletmeyi başarabilir.'
Burada yer verilen öğretilerin kaynağı olan Üstat ilk dersine şu sözlerle başlamıstı: 'Ders vermek benim her zaman önemle yaklaştığım bir uğraş olmuştur. Yine de, kainatın yaradılışını (kozmogoni) ve insanlığın tarihini tutarlı bir şekilde ifadelendirmek çok kolay bir iş olmasa gerek; bu nedenle arada sırada kopukluklar olabilir. Ama konunun özünün anlaşılması yeterli olacaktır. Bu konulara ilişkin çok sayıda kitap bulunabilir; ama bunlar genellikle, kendi sınırladıkları tekamül yolunu takip edenlere hitap eder ve bu kitaplar sadece bilinçle değil, bilinçaltı ile de ilgilenirler. Çoğunluğu düşünceyi kavramların kaynağına doğru yönlendirmeyi amaçlar.
Bilgi iki şekilde sınıflandırılabilir: Olayların kayıtları ve buna bağlı açıklamalar. Bilgi sadece bellekte varolur. Zihnin algılamadığı bilinemez. Bu nedenle siz yalnızca beş duyunuz aracılığıyla yorumlayabildikleri nizi bilirsiniz.Yeni duyularınız açıldıkça, varoluşun farklı boyutlarını bilmeye başlarsınız. Ancak edinebileceğiniz bilginin bir sınırı vardır. Algılama varoluşun duvarında durur. Onun ötesinde yatanı sadece tahmin yoluyla kavramaya çalışırız.'
ileri bir tekamül aşamasında bulunurlar. Üstat'lar genellikle, özenle seçilmiş ve yetiştirilmiş kanallar aracılığıyla, spiritüel açıdan değer
taşıyan, tutarlı bilgiler aktarırlar.
'Makrokozmik Plan' varlıkları arada sırada içinde bulundukları koşullarla ilgili sorulara yanıt vermişlerdir. Konuya yabancı okurlara bilgi vermesi amacıyla, aşağıda üç kısa açıklamaya yer verilmiştir. Bu bilinçler, enkarne olma zorunluluğunu aşmış, yeryüzündeki yaşamları boyunca geçirdikleri deneyimlerin bilgisini tümüyle özümsemiş varlıklardır. Dünyada ileri tekamül düzeyinde, aydınlanmış kişilere rastlamak mümkündür; ama bir Üstad'ın fizik planda yaşıyor olması söz konusu olamaz. Yine de gelecek zamanlarda belli görevleri yerine getirmek amacıyla, Üstat derecesinde aydınlığa ulaşmış kişilerin yeryüzünde kalmayı seçmeleri de mümkün olabilir.
'Eğer bir kişi 'Yol'u bulmak üzere arayışa geçerse, bir istek ortaya koymuş olur. Bu istek, mikrokozmik varlıkların uyanışını gözleyenler tarafından farkedilir ve kişi, yapısına uygun bir sınıfa 'kaydedilir' . Eğitimi belli bir kademeye erişince, kişi bir 'Rehber'in gözetimine alınır; böylece ruhsal planda ilk çalışmaları başlamış olur. Rehber kişinin ruhuna yüklemek istediği bilgileri telepati yoluyla aktarır; öğrenci 'söylenenleri' anlamaya çalışmak durumundadır.
Daha sonra öğrenci alt kademedeki Üstat'lardan biriyle temasa geçirilir ve o Üstad'ın sorumluluğu altındaki bir grup öğrenciden biri olur. Bir rehberin herhangi bir anda sadece bir öğrencisi vardır; bir Üstad'ın ise pek çok sayıda öğrencisi olabilir. Öğrenci, tekamülü geliştikçe, daha üst kademedeki Üstat'lara kaydırılır. Onun problemi daima Üstad'ın söylediklerini anlamak olacaktır. Bir Üstad'ın kademesi ne kadar yüksekse, yeryüzünden o denli daha uzak olduğu anlaşılmalıdır.
'Üstat'lar kimlerdir? Sizin gibi, sizden daha deneyimli insanlar. Onlar Tanrı, Melek veya Peri değildirler; yalnızca sizin bu yolda amaçladiğınıza ulaşmayı başarmış varlıklardır. Onlar bir zamanlar sizin gibiydiler; siz de bir gün onlar gibi olabilirsiniz.
Bedenin ölümünden sonra yaşamın sürdüğü konusundaki inancınız bu kadar zayıf mı ki, Üstat'ların varlığını kabul etmek size zor geliyor?
Tekamüle olan inancınız o kadar zayıf mı ki, sizin hayvanlardan üstün oluşunuz gibi, sizden de üstün insanların varolabileceğini idrak
edemiyorsunuz? Aklın potansiyeli hakkındaki bilginiz o kadar yetersiz mi ki, onlarla iletişimin olabilirliğini yadsıyorsunuz? Eğer sizden yukarıda hiç bir sey yoksa, gelecekten ne bekliyebilirsiniz? Ve eğer bunları olasılık dahilinde görüyorsanız, neden siz de denemiyorsunuz? Ve denemeye kalktığınızda ilk sonuçların yetersiz ve hatalı olabileceğini neden kabul etmiyorsunuz?
Fakat hiç başlamazsanız, tam bir sonuca ulaşmanız da hiç mümkün değildir. Akıcı bir şekilde konuşmaya başlamadan önce kopuk kopuk konuşmayla yetinmeniz gereklidir. Eğer gerekli alıştırmayı yapmazsanız, asla konusmayı öğrenemezsiniz. Biz size gerekli olan lisanı öğreteceğiz.'
'Üstat'lar size göre bir hayal ürünüdür. Dikkat ederseniz, 'size göre' dedim. Bizim ne olduğumuzu sizin kavramanıza imkan yok; buna yeltenmek
sadece bir zaman kaybı olur. Bu yüzden bizi astral planda düşünebilirsiniz ve biz sizlerle düşünce gücünüz aracılığıyla temas kurarız. Sizde oluşan düşüncenin sonuçları son derece reel olacaktır. Üstat'lar hakkındaki yaygın düşünce, onların masalsı varlıklar olduğu şeklindedir; ancak, 'somut' şuur düzeyinde olanlar için 'soyut'a ulasabilmek, astralı kullanabilmeyi gerektirir. Okült ilimlerde öğretilen, astral düşünce formlarıyla ilgili kurallardır.
Astral imgelemeyi salt deneyimlemekle yetinmeyip, bu yolla spiritüel gerçeklere uzanan bir kişi, aldığı ruhsal tesirler ve ilhamla şuur alanını genişletmeyi başarabilir.'
Burada yer verilen öğretilerin kaynağı olan Üstat ilk dersine şu sözlerle başlamıstı: 'Ders vermek benim her zaman önemle yaklaştığım bir uğraş olmuştur. Yine de, kainatın yaradılışını (kozmogoni) ve insanlığın tarihini tutarlı bir şekilde ifadelendirmek çok kolay bir iş olmasa gerek; bu nedenle arada sırada kopukluklar olabilir. Ama konunun özünün anlaşılması yeterli olacaktır. Bu konulara ilişkin çok sayıda kitap bulunabilir; ama bunlar genellikle, kendi sınırladıkları tekamül yolunu takip edenlere hitap eder ve bu kitaplar sadece bilinçle değil, bilinçaltı ile de ilgilenirler. Çoğunluğu düşünceyi kavramların kaynağına doğru yönlendirmeyi amaçlar.
Bilgi iki şekilde sınıflandırılabilir: Olayların kayıtları ve buna bağlı açıklamalar. Bilgi sadece bellekte varolur. Zihnin algılamadığı bilinemez. Bu nedenle siz yalnızca beş duyunuz aracılığıyla yorumlayabildikleri nizi bilirsiniz.Yeni duyularınız açıldıkça, varoluşun farklı boyutlarını bilmeye başlarsınız. Ancak edinebileceğiniz bilginin bir sınırı vardır. Algılama varoluşun duvarında durur. Onun ötesinde yatanı sadece tahmin yoluyla kavramaya çalışırız.'