Berna :)
03-02-2005, 20:20
Dört gözle beklediğiniz bir haberin gelmesi...
Ağrının dinmesi...
Yıllar sonra bir gün bir yerde, çocukluğunuzda
annenizin sizin içink...
Yağmurdan sonra, açan güneş...
Buz gibi sokaktan sıcacık eve girmek...
Yorgunluktan bitmişken yatağa uzanmak...
Tuttuğunuz takımın ezeli rakibini yenmesi...
Kızgın kumlarda uzun uzun yattıktan sonra bedeni
denizin serinliğine
Sabahları kızarmış ekmek kokusuyla uyanmak...
Bir doktor muayenehanesinin kapısından şüpheleri
dağıtmış olarak
Yaz sıcağında, bir öğle uykusunun mahmurluğunu buz
gibi bir dilim
Bir bahçenin önünden geçerken duyduğunuz hanımeli
kokusu...
Sabah uyanıp o gün tatil olduğunu hatırlamak...
''Artık bitti'' derken sizi arayıvermesi...
Yaşlı ana babanızın hálá çaldığınız kapının arkasında
ya da hattın
öbür
Fırından yeni çıkmış ekmeğin köşesi...
Bir köşede birbirine sarılmış uyuyan kedi
yavruları...
Evinizden, pişmekte olan etli biber dolması kokusunun
yayılması...
Soğuktan titrerken elinize tutuşturulan bir bardak
çay...
Meteliksiz bir gününüzde çoktandır giymediğiniz
ceketinizin cebinden
Onunla ilk kez yalnız kalmak...
Uzun, sıcak bir yürüyüşten sonra karşınıza çıkan bir
çınaraltı.
Sabahtan beri ayağınızı vuran ayakkabıları
çıkardığınız an...
Sudan bir sebeple küstüğünüz arkadaşınızla
barışmanız...
Yıkanmış, ütülenmiş, mis gibi kokan yatak
takımlarının koynunda
Bir sandalın kenarına oturarak bacakları denize
sallandırmak...
En sevdiğiniz yemeğin ilk lokmasını ağzınıza
aldığınız an...
En önemlisi,
Nefes almak, konuşmak, duymak, yürümek, görmek,
anlamak...
Ve de,
Maaşımızı dün almış olmamız, dolayısıyla ''ay sonu
sıkışıklığı''na
daha
NE GÜZEL.
:thumbsup:
Ağrının dinmesi...
Yıllar sonra bir gün bir yerde, çocukluğunuzda
annenizin sizin içink...
Yağmurdan sonra, açan güneş...
Buz gibi sokaktan sıcacık eve girmek...
Yorgunluktan bitmişken yatağa uzanmak...
Tuttuğunuz takımın ezeli rakibini yenmesi...
Kızgın kumlarda uzun uzun yattıktan sonra bedeni
denizin serinliğine
Sabahları kızarmış ekmek kokusuyla uyanmak...
Bir doktor muayenehanesinin kapısından şüpheleri
dağıtmış olarak
Yaz sıcağında, bir öğle uykusunun mahmurluğunu buz
gibi bir dilim
Bir bahçenin önünden geçerken duyduğunuz hanımeli
kokusu...
Sabah uyanıp o gün tatil olduğunu hatırlamak...
''Artık bitti'' derken sizi arayıvermesi...
Yaşlı ana babanızın hálá çaldığınız kapının arkasında
ya da hattın
öbür
Fırından yeni çıkmış ekmeğin köşesi...
Bir köşede birbirine sarılmış uyuyan kedi
yavruları...
Evinizden, pişmekte olan etli biber dolması kokusunun
yayılması...
Soğuktan titrerken elinize tutuşturulan bir bardak
çay...
Meteliksiz bir gününüzde çoktandır giymediğiniz
ceketinizin cebinden
Onunla ilk kez yalnız kalmak...
Uzun, sıcak bir yürüyüşten sonra karşınıza çıkan bir
çınaraltı.
Sabahtan beri ayağınızı vuran ayakkabıları
çıkardığınız an...
Sudan bir sebeple küstüğünüz arkadaşınızla
barışmanız...
Yıkanmış, ütülenmiş, mis gibi kokan yatak
takımlarının koynunda
Bir sandalın kenarına oturarak bacakları denize
sallandırmak...
En sevdiğiniz yemeğin ilk lokmasını ağzınıza
aldığınız an...
En önemlisi,
Nefes almak, konuşmak, duymak, yürümek, görmek,
anlamak...
Ve de,
Maaşımızı dün almış olmamız, dolayısıyla ''ay sonu
sıkışıklığı''na
daha
NE GÜZEL.
:thumbsup: