Grafik Görünüm : Pozitif İmgeleme
Onaylamak, "kesinleştirmek, pekiştirmek" anlamına gelmektedir. Bir onaylama yapıldığında, istenilen ve onaylanan şeyin şu anda oldugu konusunda güçlü, olumlu bir bildiri yapmadır. (alıntı)
Pozitif düşünmeye ve pozitif imgelemelerde bulunmaya başladıktan sonra, hayatımızın da o yönde degiştigini görebiliriz.
Pozitif imgeleme, sahip olmak istedigimiz herhangi bir şeye ya da duruma, zaten sahipmişiz gibi güçlü bir şekilde düşünmektir.
Kullandigimiz kelimeleri ve evrene yolladığımız cümleleri daha dikkatli seçersek, evrenden bize yansıması da o kadar kolay olacaktır.
Pozitif imgelemede basit, sade, kısa ve o an içinde oldugunuz zamanı kullanacağınız cümleler kurmak gerekir.
Kurdugunuz cümleler önce sizi iyimser duruma getirecek, düşünce kalıplarını ve diğer insanlarla olan irtibatınızı düzeltecek şekilde auranıza yansıyacak, beyninizin atomlarına kadar işleyecek ve düşünceleriniz artık bu yönde otomatikman akmaya başlayacak.
İlk başlarda anlamsız ve manasız geliyor insana, ama her zaman yeniye karşı tepkiler oluşabilmektedir. Her yerde ve her insanda. Zamanla beyin bunu kabul etmeye ve o şekilde imgelemelerde bulunmaya başlıyor. Önce kendinize sonra başkalarına yardımcı olmaya başlıyorsunuz.
Genelde şöyle dua ederiz ya da istekte bulunuruz:
"Allahım neden bu benim başıma geldi. Allahım ne olur kurtar beni bu durumdan"
Ama biliyoruz ki kimse bizi kurtarmayacaktır.
Bunun yerine
"Bu yaşamı ben seçtim ve her şey istediğim gibi oluyor."
"Kendi hayatımı yönetiyor ve yönlendiriyorum"
"Herşey yolunda"
Evet biraz zor olacaktır, hatta saçma gelecektir. Ama siz evrene pozitif bir enerji yollayın, bakın enerjiniz yükseldikçe, enerjisi yüksek seviyeli şeyleri kendinize çekmeye başlayacak, hayatınız yavaş yavaş değişecektir.
En çok
"Allahım neden kilo alıyorum ben, su içsem yarıyor, ömür boyu aç mı kalacağım? Zayıflayayım ne olur?" da diyoruz.
Ama
"Kendimi olduğum gibi seviyor ve takdir ediyorum"
"Sağlıklı besleniyorum, sağlıklıyım ve huzurluyum"
"Bedenim, sağlıklı, zinde."
"Sağlıklı besinler yiyorum."
Genelde maaşımızdan yakınırız ve
"Allahım ne olur borçlarımı ödemede bana yol göster." "Allahım ne olur daha çok para kazanacağım bir iş istiyorum" "Biraz maaşım artsa ne olur sanki" gibi dualar ve sitemlerde bulunuruz.
Oysa evrene şöyle bir mesaj yollasak, pozitif imgelemede bulunsak:
"Para bana geliyor" "Para bana akıyor"
"Daima açık ve net bir iletişim kuruyorum" "Bolluk ve bereket içindeyim"
"İşimi seviyorum"
Pozitif imgelemede cumlemiz şimdiki zamanda olacak.
Kısa ve net anlaşılır olacak.
Olumlu olacak. İstedigimize sahip oldugumuzu belirtecek.
Yani istemeyecegiz yalvarmayacağız, ve gelecek fiili kullanmayacağız.
"Keşke sabahları erken kalkabilsem" yerine "Artık her sabah zamanında ve enerji dolu olarak uyanıyorum." diyelim. Zamanla beynimiz, daha az fakat daha kaliteli uyku uyuyacak ve sabahları zinde kalkacağız.
:friends:
reikevs
Kesinlikle çok doğru bir konuya değinmişsin. Doğru olduğu kadar da bilinmesi gereken önemli bir konu. İnsanların çoğu bunu yanlış yapar.
Hep farkında olmadan olumsuzluk katarak istendiği ya da şimdi ki zaman değil de isteklerde geniş zaman kullanıldığı için istekler genelde olmaz.
Çoğu insan isteklerinin, dileklerinin olmasını çok ileriki tarihe atar.
"Benim param olacak", "ben mutlu olacağım" gibi geniş zaman olunca bu istekler 20 yılda sürer gerçekleşmesi 40 yılda :)
Olumlu cümleler ile şimdiki zaman kullanılarak istenen dilekler iyiliğinize olacak ise zaten oluyor.
Eskiden ben daha da kötüsünü yapardım. Hep olumsuzluk dilerdim farkında olmadan.
Mesela " bak kaç gündür sakin geçio hayatım kesin bişi olur şimdi başıma bişi gelir" :) gibi ve normal olarak kesin bişi olurdu. Sonra da "bak ben demiştim" derdim :puah: Sanki ben talep etmemişim gibi... Ne zaman Reiki ile tanışıp bana bu anlatıldı ve ben farkettim sonrasında çok sakin geçirdim hayatımı ...
Ama artık düşüncelerime ve isteklerime çok dikkat ediyorum. :flowers2:
Bizlere dua etmenin yalvarmak, yakarmak oldugu öğretildi hep.
Oysa yalvarmak yakarmak, bizim dışımızda uzaklarda olan bir yüce varlığa sesleniş gibidir.
Kutsal metinlerde "Allah size şah damarınızdan daha yakındır" ibareleri var.
Yani bize bizden daha yakın olan bir yüce varlığa neden yalvarılır ve yakarılır. O, uzaklarda ulaşılmaz yerlerde evrenin ücra köşelerinde, gökyüzünde aranılır da sesimiz duyrulmak için yalvarılır.
Hiç çaba harcamadan, sürekli olumsuz bir hayatın içinde oldugu düşünülmesi sonra da yüce yaradandan hayatının değişmesi istenmesi beklenmemelidir.
Önce, bizim değişmemiz, doğru düşüncelere sahip olmamız, evrene pozitif enerjiler göndermemiz, sonra da gelecek tesirlerin bolluğuna şükretmemiz gerekmez mi? Bunun için insana akıl ve irade verilmemiş midir?
:) :) :)
evet aynen öyle katılıyorum ama büyüklerin yanlış bilgi sahibi olmaları ve bu yanlış bilgileri de çocuklarına öğretmeleri bir çok kişinin bu olayları yanlış bilmesine sebep oluyor özellikle büyükanneler dedeler bir çok şeyi bilmeden inanıyorlar dümdüz, hiç düşünmeden kabul ediyorlar çoğunlukla da NEDEN sorusunua cevap vermiyorlar Allah öle demiş öle emretmiş dyip kestirip atıyolar...
Oysa ki Allah DÜŞÜNÜN! demiş :)
Mesela ben herşeyin nedenini sorarım kim derse desin Kuran'da yazan bi çok şeyin nedenini merak edip araştırdım ve hepsinde de çok mantıklı sebeplere ulaştım Yani onun oraya niye yazıldığını biliyorum ve oraya yazıldığı için değil neden yazıldığını bildiğim şeye inanıyorum...
Allah insana tabii ki yakındır. Evrende Tek Allah varken bizi yarattıysa bizi ve herşeyi, (biz sadece daha evvel yaratılmış şeyleri kullanarak bişiler yaratabiliyoruz ) ve kendinden de yarattıysa zaten evrende bulunan herşeyde ve her yerde var demektir :) O yüzden isteklere ve dileklere çok dikkat etmek gerekir Çünkü olur :)
Bi de istenilen şeyin Hayırlısı ile olmasını istemek lazım bence bu da önemli Derler ya Allah herşeyin hayırlısını versin diye aynen öyle ... :) :flowers2:
Not : Ya 2 gündür hep tutuncu ile yazıyorum oysa hep değişik renklerle yazardım hayret :)
evet herşeyin hayırlısı...
:kalp: :kalp: :kalp:
Darklord
07-11-2006, 18:40
Aslında binevi polyannacılık.Ve aıl olarak bahsedilen şey .YARATICIYA VERDİKLERİNDEDN ÖTÜRÜ ŞÜKRETMEK gibi.Harika bunu ben de deneyeceğim.Teşekkürler bu bilgiler için
:angel2:
Sevgili Reikevs ,
O kadar güzel ifade etmişsin ki , umarım bu yazından herkes yararlanır.
Görmek istediğimiz dünyayı görür zihnimiz . Beynimizin , geçmişte olan olayların "neden" ini bulma yeteneği yoktur. Ama sorgular . Bulunamayan "neden" ler dolayısıyla , bugünkü olaylarda , hayıflanma , sızlanma ve çaresizlik yolunu seçebilir .
"Neden" araştırırken , insanların seçtiği iki yol vardır..
Birincisi , nedenleri dış ortamda aramak.
İkincisi , nedenleri iç ve özde aramak.
Beyin , zihin, akıl geçmişe ait " neden"leri araya dursun , bu kaos ve karmaşa içinde aslında BUGÜN ü yaşadığımızı fark edemeyiz.
İşte bu noktada Allah bize "düşün" demiştir.. Neyi düşüneceğiz?
Geçmişe ait" neden" leri bulma yetimiz yok ise , o halde bugünü yaşarken şimdiye ait" NASIL" ları düşünerek göreceğiz.
O "nasıl" lardır bizi bugünde başarıya götüren.
Bolluk ve bereket isteyeceğiz ama "nasıl"?
Sağlık isteyeceğiz ama "nasıl"?
Aşk isteyeceğiz ama "nasıl "?
Düşüneceğiz ve elimizde ne var ona bakacağız. Elimizdekileri değerlendirip , aynen suyun kendine yol bulması gibi , ruhumuzun doğal yol tutuşunu izleyeceğiz.
Bolluk ve bereket isterken çalışacağız dürüstçe.
Sağlık isterken , bedenimiz ve ruhumuzun iyileşmesi için gerekli doğal alemle tanışacağız.
Aşk isterken , tutku , heves ve zevkin aşk olmadığını bileceğiz.
Biz ne istediğimizi iyi bileceğiz..
Pozitif imgeleme bu noktada Polyannacılık olmuyor işte.
Bize derler ki, spirituel bir çalışma yaparken en az 21 gün çalışın.. Neden olduğunu biliyor musunuz?
Çünkü alışkanlıklarımızın değişmesi için , uzmanlar en az 21 günlük çalışma veriyorlar... Çünkü insan beyni , fiziksel değişimi ancak 21 günde algılayabiliyor .
Fiziksel değişim demek , ruhsal gelişim için de kapı açmak demek. Veya tam tersi.. Bu fasit bir daire.
Ben evimden çıkmayayım ama bana para aksın.
Ben alkol uyuşturucu ile haşır neşir olayım ama sağlıklı da olayım.
Ben zevk sefa ve şehvet içinde aşk yaşayayım..... dersek ..... beyin de ruhun ne istediğini anlamaz. Öylece yaşar gider ve sönmüş bir hayat olur neticede.
Pozitif imgeleme , ardından inanmayı getirir..
"Bolluk ve bereket içindeyim " çünkü ( nasıl? ) çalışıyorum...
Değil mi arkadaşlar...
Özellikle OKUMAYI SEVMEYEN ve HAZIR BİLGİ İSTEYEN SEVGİLİ GENÇLER......
Ben Reiki olayım ama , okumayayım , ellerimi şuraya buraya koyayım birşeyler aksın , yok öyle hazırdan.....
Bolluk varsa, çalışarak, düşünerek ve elimizdekilerin değerini bilerek var.:flowers2: :angel:
Imgelemeyi yavaş yavaş, ya da hızlı bir şekilde, hayatımıza geçirmeliyiz.
Düşünce sistemimize, ve günlük konuşmalarımızda da bu imgelemeleri, normal bir durum olarak konuşmalıyız.
Sözcüklere, kelimelere aktarmalıyız ve karşımızdaki kişilere ifade edebilmeliyiz.
Unutmamalıyız ki, biliyorsak ifadelerimizle aktarma yapmak zamanı gelmiştir. Örnek olmalıyız ki, dalga dalga yayılarak, kitlelere ulaşsın.
Geçen bir TV programında, şöyle bir ifade vardı:
ben savaş istemiyorum = ben barış istiyorum.
iki cümle de aynı anlamı taşıyor. Fakat savaş istemiyorum diyen kişinin aklında hala savaş vardır. Oysa barış istiyorum diyen kişi, mental ve zihinsel olarak artık savaşı geçmiş, barışa yönelmiştir.
Cumlelerimizi, olumlu, pozitif, huzur veren cumleler, ışık saçan cumleler olarak kurmaya başlamalı ve beynimizin düşünce yapımızın buna yatkın hale getirmesini sağlamalıyız. Bunu da ancak, konuşurken ve düşünürken, kendimizi gözlemlemeli, hangi cümleleri kurduğumuzu nasıl düşündüğümüzü irdelemeliyiz. Ve eskimiş, bize öğretilmiş, negatif kalıpları bir yana bırakarak, YENİ, kendi keşfettiğimiz pozitif kalıplar oluşturmalıyız.
Düşünelim ki, hep düşünme ve konuşma kalıplarımızda "değil" kelimesini çok kullanırız. Bunun yerine olumlusunu kullanmak zihnimizi daha sakinleştirecek ve doğru düşünmemize yol açacaktır.
o kötü bir insan değil... yerine
o iyi bir insan
dünya her geçen gün kötüye gidiyor... yerine
dünya yenileniyor yeni enerjileri bünyesinde topluyor silkeleniyor ve kendini yeniliyor.
cocuğum aksi değil... yerine
cocuğum sakin bir cocuk
ben zalim biri değilim... yerine
ben merhametliyim
kilo almak istemiyorum... yerine
zayıflamak istiyorum
ölmek istemiyorum... yerine
yaşamak, yaşamı içime çekmek istiyorum.
örnekler çoğaltılabilir...
Hep diyoruz ya, düalite diye. Önce kendi zihnimizde, düşüncelerimizde ve beynimizde düaliteden sıyrılmayı bir parça başarabilir miyiz böylelikle?
Ve bir atasözünde olduğu gibi
"Kişinin fikri neyse zikri de odur"... Fikirlerimiz düşüncelerimiz pozitife yöneldiği sürece, konuşmalarımız ardından da yaptığımız hareketler de o doğrultuda olacaktır.
sevgilerimle... :flowers2: :flowers2:
mavi nazar
01-05-2007, 18:40
ağzınıza sağlık...ellerinize sağlık...sevgilerimle...
kırkayak
01-05-2007, 22:57
ellerine saglık çok anlamlı yazılar.
NLP ile o kadar içiçe öğretiler ki bunlar ,
Bizler konuştuklarımız kadarız ne söylüyorsak oyuz
bunu değiştirmekte bizim elimizde:pope:
Forum Sağlayıcı: vBulletin™ Sürüm 4.1.12 Copyright © 2012 vBulletin Solutions, Inc. Tüm Hakları Saklıdır.