PDA

Grafik Görünüm : Safiye Sultan



nisan
11-01-2005, 14:12
Açan papatyalar, gelincikler evimizden doyasıya seyrettiğim manzara, birazcık toplasam mı toplamasam mı?
Bir yazı okumuştum toplayın diyordu, yalnız sizi mutlu edecek kadarını toplayın ve onlara vazonuzda iyi bakın.
Her gün sularını değiştirin, saplarını kesin, toprakta ne kadar yaşacaklarsa, onlara gerekli olan sevgiyi evinizde verin, titizlik gösterin ki size güzelliklerini sunsunlar.
Evimizden seyrettiğim papatya ve gelincikler ve uyanan doğa muhteşem.
Bir de hemen yanıbaşımızda sebzeler ekilen, biçilen bir bostan var.
Ne şanslıyım ki bu beton yığınının ortasında çok az insana nasip olabilecek bir mutluluğu yaşıyorum.
Bu toprağı ekip biçen insanlarla 2002 baharında tanıştım. Anneleri Safiye Sultan (adı Safiye, candaşımla ona Safiye Sultan diyoruz). Gelini Zeynep geçen sene doğum yaptı. Doğum yaptığı gün Zeynep’le konuştuk doğum yapacağı tarihi bilmiyordu, bebeğinin cinsiyetini bilmiyordu ve gülerek Allah ne verirse ablacım diyordu.
Meraktan sık gider olmuştum, ertesi gün öğrendim ki Zeynep hastaneye yatmış erken doğum yapmış, Safiye Sultan iki gözü iki çeşme olmuş o ağlıyor ben ağlıyorum. Safiye Sultan "ben torun morun istemem gelinim Zeynep’i isterim" diye dualar tutturmuş, katılmaz mıyım dualarına, tüm kalbimle yalvardım "lütfen Allahım hangi kulun olursam olayım, Zeynep için dualarımı kabul et" diye.
Zeynep, bugün oğlu Özgür’ ü büyütüyor. Bu ismi severim ve söylemiştim, Safiye Sultan Özgür torununu seviyor şimdi mutlu mutlu gülücükler dağıtıyor Özgür.
At binenin, kılıç kuşananın ata sözü şimdilerde adım başı rastladığımız hırsızlara gıbta ile söylene dursun.
Bu güzel insanlara duyduğum sevgiyi geri çevirmediler, geri çevirmedikleri gibi mutluluğuma mutluluk katarak bana geri döndüler. Kış boyunca gidememiştim ilk fırsatta gittim. Safiye Sultan’la birlikte, ıspanak, marul, roka, nane, maydanoz, tere, pırasa, soğan, sarımsak, pazı topladık. Toplarken Sultan'ıma yeter desemde bana aldırmıyor poşete doldurabildiği kadarını dolduruyor, durduramıyorum onu.
Hesap zamanı gelip çattığında kavga döğüş oluyoruz Safiye Sultan’la. Alın terinin hakkını umutsuzca vermeye çalışıyorum, uzun süren kavgaların ardından, hah hesap tamam derken bir bakıyorum Safiye Sultan eline 5 yumurta almış, tavukların altından yeni aldım bunlar bizden diyor.
Bostana her gittiğimde, ister ıspanak tarlasından, ister marul tarlasından gelmiş olsun, bana mis gibi gelen tüm sıcaklıklarıyla kucaklıyorum Safiye Sultan’ı , Zeynep Sultan’ı, onlar da beni kucaklıyor,sevgiyle....
Sevgili dostlarım bu mutluluk sona erdi.....
Veee mutluluk için çırpındığım yokken, mutluluk ayağıma gelmişken, zift duygular dolaştı bedenimde istemeden. Zift derken ağzımı bozmuş olmayayım sakın. Zift demekle ağzımı bozmuş oldum elbet. Gönlümü durgunlaştıran, damarlarımdaki kanın akmasını engelleyen zifti hayata adımı atar atmaz tanımıştım elbet. Karşıma çıkacağını biliyor ve onun içindir ki ona alışmam gerektiğini de biliyordum.Zift kahretsin zift. Damarlarımda akmıyorsun dostumun damarlarında da akmıyorsun ama yine de gerçeksin.
Şimdi seyrettiğim manzara bir inşaat alanı, gözlerim hüzne bulandı. Ama ne inşaat. 17 katlı apatmanlar, her katta 4 daire. Mega çöplük. Bizleri balık istifi buralara diziyorlar toprağa hasret yaşıyoruz.

Sevgilerimle
Nisan