PDA

Grafik Görünüm : 24.07.2006



Manga
24-07-2006, 11:31
ÖSS sonuçları açıklandı ve adayları tercih heyecanı sardı. Üniversiteler ise kendilerini tercih etmesi için, dereceye giren öğrencilere servet öneriyor. İşte maaş miktarları:

Vakıf üniversiteleri, derece yapan öğrencileri kapmak için kesenin ağzını açarken, Boğaziçi Üniversitesi ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi de, sınavda ilk 100'e giren adayların üniversitelerinde öğrenim görmesi için vakıf üniversiteleriyle yarışıyor.

Hangi Üniversite ne kadar maaş veriyor?
Vakıf üniversiteleri içinde en fazla bursu TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB-ETÜ) ile Fatih Üniversitesi veriyor. TOBB-ETÜ sınavda ilk 100'e giren öğrencilerin kendilerini tercih etmesi durumunda bin YTL, ilk 500'e girenlere 800 YTL, ilk bine girenlere ise 500 YTL burs veriyor. Fatih Üniversitesi sınavda ilk 100'e giren öğrencilere 750 YTL, ilk 500'e girenlere 600 YTL, ilk bine girenlere ise 450 YTL aylık burs veriyor. Fatih Üniversitesi verdiği maddi desteğin yanı sıra burslu öğrenim gören öğrencilerin ders kitaplarının 300 YTL'ye kadar olan kısmını kendisi karşılıyor.

Sabancı Üniversitesi 'Yüksek Onur Bursu' kazanan öğrencilerine ayda 500 YTL burs veriyor. Öğrencilerin barınma ihtiyacını da karşılayan Sabancı Üniversitesi, burslu öğrencilerine 2 kişilik yurt odalarının kapılarını ücretsiz açıyor. Koç Üniversitesi ise ilk 100'e giren öğrencilere ayda 350 YTL burs, 2006-2007 öğretim döneminde bir defaya mahsus olmak üzere bin 500 YTL, 2 kişilik öğrenci odalarında ücretsiz kalma imkanı sunuyor. Koç Üniversitesi ilk binde yer alan öğrencilere de, ayda 300 YTL burs veriyor. Bilkent Üniversitesi sınavda ilk 100'e giren öğrencilere 350 YTL, üniversiteyi burslu kazanan tüm öğrencilere 200 YTL ücret veriyor.

Devlet üniversiteleri arasında, Boğaziçi Üniversitesi ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) de vakıf üniversiteleri ile yarışa girerek derece yapan öğrencileri kapmak için gayret gösteriyor.

***Yapılan bir araştırmaya göre zengin erkekler kadınların ömrünü uzatıyor.. http://image.haber3.com/haber/27884.jpg
İngiltere'nin başkenti Londra'da St. Thomas Hastanesi araştırmacılarının bulgularına göre, sosyal sınıflar kadın hücrelerini ve biyolojik yaşını derinden etkiliyor. Bu araştırmacılara göre zengin erkeklerle evlenen kadınlar ortalama 7 yıl daha uzun yaşıyor ve daha yavaş yaşlanıyor. Gelir düzeyi düşük erkeklerle evlenen kadınlar ise tam tersi bir etkiye maruz kalıyor ve ortalamadan daha az yaşıyor.

Prof. Tim Spector liderliğindeki ekip, yaşları 18 - 75 arasında değişen 1.550 çift ikiz kadına ilişkin verileri inceledi. Spector, bu kişiler aynı miktarda sigara içse de, aynı eğitime sahip olsa da bulunduğu sınıfın yaşam uzunluğunda bir fark yarattığını söyledi. Spector, "İkizlerden biri üst sınıftan biriyle, diğeri de alt tabakadan biriyle evlense, zengin yaşayan kadının hücreleri ortalama 9 yaş gençtir" dedi.

***Benzine üst üste gelen zamlar vatandaşı en az yakan otomobillere yöneltti. İşte liste...

http://image.haber3.com/haber/25548.jpg

Benzin ve motorin fiyatlarının rekor seviyelere ulaşmasıyla büyük önem kazanan yakıt tasarrufu tüketici tercihlerini az yakan araçlara yöneltiyor

Ülkemizde peşpeşe gelen zamların ardından el yakan benzin ve motorin fiyatları rekor seviyelere ulaşırken bu durum tüketicilerin otomobil tercihlerini yeniden belirlemesine yol açıyor. Peki ama en az benzin ve motorin tüketen otomobiller hangileri?

Fabrika verilerini temel alarak yaptığımız araştırmada benzin ve dizel liginin ilk beşini belirledik. Yapılan araştırma sonucunda Japon otomobil üreticisi Daihatsu’nun Cuore modeli 1.0 litrelik motoruyla ulaştığı 4.6 lt / 100 km yakıt tüketimi değeriyle benzin liginin zirvesine otururken, dizel liginde ilk sırayı iki model paylaştı. Peugeot 206 1.4 HDi ve Ford Fiesta 1.4 TDCi 100 kilometrede 4.3 litre motorin tüketerek dizel araçlar içinde zirveyi ele geçirdiler.

Benzin ve dizel liginin ilk beşini ve düşük yakıt tüketiminin püf noktalarını sizin için araştırdık;

Benzin Ligi



Sıra Marka Yakıt tüketimi (100 km)

1 Daihatsu Cuore 1.0 Thrifty 4.6 lt
2 Smart fortwo coupe 4.7 lt
3 Opel Corsa 1.0 Ecotec 5.3 lt
4 Toyota Yaris 1.0 M/T 5.4 lt
5 Honda Jazz 1.4 LS 5.7 lt

Dizel Ligi

Sıra Marka Yakıt tüketimi (100 km)

1 Peugeot 206 1.4 HDi 4.3 lt
2 Ford Fiesta 1.4 TDCi 4.3 lt
3 Opel Corsa 1.3 CDTi 4.4 lt
4 Nissan Micra 1.5 dCi 4.5 lt
5 Fiat Grande Punto 1.3 Multijet 4.6 lt


***İnsan ömrünün ortalama üçte biri uykuda geçiyor. Gün boyu yorulan ve yıpranan sinirler uyku sırasında bakıma alınıyor.

Beyin bir sonraki güne hazırlanıyor. Kimileri günde 10 saat uyuduğu halde gün boyu uykusuzluk çekerken, kimileri de 4-5 saatlik uykuyla bile zinde kalabiliyor. Bu farklılığın sırrı ise kişisel uyku kimliğinde saklı.

Sağlıklı ve zinde bir gün geçirmenin ilk şartı, vücudun kendini dinlendirebileceği kadar uzun ve deliksiz bir uykudan geçiyor. Peki günde kaç saat uyumamız lazım? Bu sorunun cevabını Hisar Intercontinental Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Nilay Değirmenci veriyor. Uykunun monoton bir süreç olmadığını vurgulayan Değirmenci, ideal uyku süresinin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini belirtiyor. Bu farklılıkta genetik etkenlerin rol oynadığını hatırlatarak, “Bazı kişilere doğuştan az uyku yeterken bazılarının daha uzun uyuması gerekiyor.” diye konuşuyor. Genetik etkenler çerçevesinde ideal uyku süresinin 4-11 saat arasında değiştiğini aktarıyor.

Nörolog Değirmenci, kişinin ne kadar uyuması gerektiği konusunda da şunları söylüyor: “Önemli olan kaç saat uyuduğunuz değil, sabah kalktığınızda kendinizi dinç hissetmeniz ve gün içinde aktif olabilmenizdir. Erken yatıp erken kalkabilirsiniz ya da geç yatıp geç kalkabilirsiniz; ama 11 saat uyuyup da hâlâ kendinizi yorgun hissediyorsanız başka bir sorun var demektir. Bu durumda uyku bozukluğuna neden olan rahatsızlığın tespit edilerek tedaviye başlanması gerekir.”

Memorial Hastanesi Uyku Laboratuvarı sorumlusu Doç. Dr. Turan Atay ise sağlıklı durumdaki yetişkin bir kişi için ortalama 7-8 saatlik uykunun yeterli olacağını aktarıyor. Ancak doğuştan getirilen özelliklerin uyku ihtiyacında farklılıklara neden olduğunu hatırlatarak, “İdeal uyku süresi herkes için değişir.” şeklinde konuşuyor. Uyku düzeni açısından insanları baykuşlar ve tavuklar olarak ikiye ayırdıklarını anlatan Atay, “Baykuşlar, gece geç saatte yatıp geç kalkan ve öğle saatlerine kadar ‘ruh’ gibi dolanan kişileri temsil ediyor. Akşam yemeğinden sonra erkenden yatıp sabah saat 6’da kalkan kişileri ise ‘tavuklar’ olarak adlandırıyoruz.” ifadelerini kullanıyor.

Uykuda en çok merak edilen konulardan biri de rüyalar. Dr. Nilay Değirmenci, rüyanın uykunun en derin yeri olarak tabir edilen REM döneminde görüldüğünü aktarıyor. Bu dönemde beyindeki elektriksel aktivitenin değiştiğini ve göz küresi dışında tüm vücut kaslarının gevşediğine dikkat çekerek, rüya görüldüğünü kaydediyor. Değirmenci, “Eğer rüya göremiyorsanız ya da sabah kalktığınızda rüyayı hatırlayamıyorsanız uykunuzda bir sorun var demektir.” uyarısında bulunuyor.

Dr. Nilay Değirmenci’nin verdiği bilgiye göre uyku bozuklukları üçe ayrılıyor. Bunlar kronik uykusuzluk, aşırı uyku hali ve parasomni olarak adlandırılan çeşitli fiziksel rahatsızlıklar. Kadınlarda, erkeklerden daha fazla görülen kronik uykusuzluk, psikiyatrik sorunlar, ilaç ve alkol kullanımı gibi nedenlerden kaynaklanıyor. Bu sorunun çözülmesi için altta yatan sebebin bulunarak ortadan kaldırılması gerekiyor. Aşırı uyku hali de uyku apnesi olarak bilinen solunum problemleri nedeniyle ortaya çıkıyor.


Uyku kimliği nasıl anlaşılır?
Kişisel uyku kimliğinizi kendi başınıza kolaylıkla çıkarabilirsiniz. Kaç saatlik uykuyla dinlenebiliyorsanız, günlük ideal uyku saatiniz de ona göre ortaya çıkar. Örneğin, düzenli olarak günde 8 saat uyuyor ve kendinizi zinde hissediyorsanız, uyku kimliğiniz 8 saat demektir. Bu süre 4-11 saat arasında değişebilir. Ancak 11 saat uyuduğu halde uykusunu tam olarak alamayanlarda ciddi uyku problemi bulunuyor demektir.


***Merkezi Fransa’da bulunan Uluslararası Tasarım Okulu (ISD France) öğrencileri tarafından tasarlanan ve geleceğin spor otomobil kavramına yepyeni bir bakış açısı getiren Audi R-Zero konsepti, hem olabildiğince güçlü hem de çevreci olabilmenin mümkün olabileceğini kanıtlamayı amaçlıyor.

Mevcut fosil yakıtlarının önümüzdeki 40 yıl içinde tamamen tükenecek olması, otomobil üreticilerini alternatif yakıtlar bulma konusunda yeni çalışmalar yapmaya zorluyor. Son 20 yılda daha ekonomik yakıt tüketimleri elde edebilmenin bir yolu olarak dizel motorlara ağırlık veren firmalar, bu konuda müthiş bir ilerleme kaydetme başarısını gösterdiler. Ama yine de elektrik motorlu, hidrojenle çalışan yakıt hücreli ya da hibrit motorlu modellerin gelişimi dur durak demeden devam ediyor. Birçok firma henüz çok pahalı bir teknoloji olmasına rağmen piyasaya bu tarz teknolojiler içeren modeller sürme başarısı gösterdi. Firmalar söz konusu çalışmalarını hem daha ucuz hem de daha yaygın kullanmanın yollarını ararken milyonlarca euro ya da dolar harcamaktan çekinmiyor.

Hibrit teknolojinin kullanıldığı ya da yakın gelecekte kullanılması planlanan otomobillerin şu an için hiçbirinin performans ya da güç ile adının anılmadığına dikkat etmek gerek. Zira bu tarz teknolojiler, hayal otomobiller ile birlikte anılmıyor. Bu durum bazı kesimlerde geleceğin süper spor otomobillerinin nasıl olabileceği konusunda endişe uyandırıyor. Geleceğin spor otomobillerinin nasıl olması gerektiği konusunda fikirlerini bir proje olarak hayata geçiren ISD France’ın 3 öğrencisi Frank Levivier, Remi Marchand ve Pierre-Olivier Wagner, Audi R-Zero adını verdikleri proje ile aynı zamanda 2010 yılının TT modeli hakkında da kendi öngörülerini ortaya koyuyorlar.

Tasarım açısından VW AG Grubu çatısı altında yer alan Fransız süper spor otomobil markası Bugatti’nin 1001 HP’lik Veyron modelini andıran Audi R-Zero, ön ve arka tasarım yapısıyla birinci ve ikinci nesil TT kadar Audi’nin güncel tasarım anlayışına da yakın kaslı çizgilere sahip.

Her bir tekerleğe bağlanan 4 farklı elektrik motorundan gücünü alacak şekilde tasarlanmış olan Audi R-Zero, toplamda 12900 d/d’de 1091 HP’lik motor gücüne ulaşıyor. Kâğıt üstünde Bugatti Veyron’dan bile daha güçlü olan Audi R-Zero’nun toplam ağırlığı 1200 kg olan ve lityum pillerle çalışan elektrik motorlarının ürettiği toplam tork ise 2940 Nm! Tabii toplam ağırlığı 2.2 ton olarak hesaplanan hem çevreci hem de kaslı süper spor konsept otomobilin 0–100 km/s hızlanması 3 sn’nin altında gerçekleşiyor.

461 km/s’lik son hıza erişebilmesi planlanan Audi R-Zero, günümüzde akıllarda oluşan klasik elektrikli otomobil kavramına tamamen ters düşen bir çizgi ve karaktere sahip olsa da gelecekte de süper spor otomobillerin varlığını sürdüreceğinin göstergesi, iyi niyetli bir konsept çalışması olarak hafızalara kazınacak.

http://www.kontakanahtari.com/UploadHaberResim/2006_Audi_Zero_Concept_1.jpg

http://www.kontakanahtari.com/UploadHaberResim/2006_Audi_Zero_Concept_2.jpg