Berna :)
25-12-2004, 21:04
Yaşam Bisikletin Selesinde
> >
> >Kalabalik konferans salonunda, mesleginin dorugunda bir avukat,o gün mezun
> >olacak hukuk ögrencilerine hitap etmek üzere kürsüye geliyor. Herkes
> >meslekten söz edecegini zannederken O,hayati anlatiyor:
> >'- Hepiniz kisisel yasaminizi bir kenara koyup çok çalisabileceginizi
> >kanitladiniz' diyor bilge hukukçu '. . . ama
> >unutmayin ki, ölüm dösegindeki birinin;
> >'Keske isime biraz daha zaman ayirabilseydim'dedigi duyulmamistir. Çocuk
> >sahibi olacak kadar sansliysaniz, onlarin göz açip kapayana kadar
> >büyüyeceklerini ana babalariniz size söyleyecektir.Buna ben de taniklik
> >edebilirim. Çocuklarimiza hikaye okuma,onlarla baliga çikma, yakalamaca
> >oynama ve birlikte dua etme firsatini Tanri ancak belli bir ölçüde bahseder
> >bize. . .Bunlardan birini bile kaçirmamaya özen gösterin. Nasil olsa
> >isiniz, çocuklariniz gittikten sonra bile, orada sizi bekliyor olacaktir'.
> >Bu konusmadan 6 hafta sonra yasli avukatin intihar haberi geldi.
> >Kimbilir neyin pismanligiyla kiymisti canina. . .
> >Hayata veda ederken, en çok kiminle vakit geçiremedigine yanmisti kimbilir.
> >. .
> >* * *
> >Bu öyküyü RobParsons'un '60 Dakikaligina Baba' adli kitabinda
> >okudum.Avukatin son konusmasi, tüm babalara birakilmis bir vasiyet mektubu
> >gibiydi.
> >Birkaç yil önce parlak bir is teklifi almistim.Mesleki kariyerimin doruk
> >noktasi olabilirdi,lâkin her gün saat 20. 00'de 'görevde' olmam
> >gerekiyordu. Teklifi duydugum anda o saatin, oglumun banyo saati oldugu
> >geçti aklimdan. . .
> >Hayatta baska hiç bir seyin beni o banyo seansi kadar mutlu
> >edemeyecegini düsündüm, ama bunu, teklifi yapanlara söyleyemedim.
> >Anlayacaklari süpheliydi. Bir bahaneyle reddettim. Yine de, geçen birkaç
> >yil içinde saat saat baskalarina dagittigim zaman hazinesinden, ogluma pek
> >az pay düstü. Yapilacak islerim,yazilacak yazilarim, bakilacak
> >telefonlarim vardi. Ama küçük bir sandala diz dize kurulup uzak bir kuleye
> >dogru kürek çekme keyfine hiç vakit yoktu hayatin içinde. . .
> >O'nunla bir cam bardagin pamuktan topragina limon çekirdegi ekip büyümesini
> >izleyemedim örnegin. . .
> >Yeni yeni, yarim yarim söyledigi sarkilara eslik edip bu düeti bir kasete
> >kaydetmeyi çok isterdim; olmadi. . .
> >Bir cümle ben söyleyip, bir cümle O'na söyleterek hiç yoktan bir masal
> >yaratmayi ve düs güçlerimizi yaristirmayi tasarlamistim; hazirdan yemek
> >daha kolay geldi. Hayat öyle ters bir denge kurmus ki, onlarin en çok ilgi
> >istedikleri dönem, onlarla en az ilgilenebilecegimiz dönem ayni
> >zamanda. . . Bizim vaktimiz bollastiginda ise, onlarin bize
> >ayiracak vakti kalmiyor.
> >'Ben aslinda O'nun için çalisiyorum', sikça sarildigimiz bir
> >bahanedir,ama O'na hiç bir zaman 'Daha çok parasi olan bir baba mi
> >istersin, daha çok seninle olan bir baba mi' diye sormamisizdir.
> >Babalik için uçurtma almak yetmez, birlikte uçurmak gerekir. Daha hiç
> >uçurtma uçuramadik, ama keyfini sürdüm; sabahlari yanagimda islak bir buse
> >ve basucumda sen bir 'Günaydin babacigim' sesi ile uyanmanin. . .
> >'Hadi sarilip yatalim babacigim' çagrisiyla baslayan gecelerde, o sihirli
> >'Seni Seviyorum'u kulagima isildadiktan sonra yanaklarimi avuç içlerinin
> >parantezine alip uykuya çekilince gözkapaklarina yerlesen huzuru izlemenin
> >tadina vardim.Mavinin neden mavi oldugunu, kisin havalarin
> >neden sogudugunu, kuslarin nasil uçtugunu yeniden ve en bastan ögrenmenin.
> >.
> >.
> >Rakiplerim sayilan Cici Can'dan, Casper'dan, Power Rangers'tan, Ricky
> >Martin'den daha ilginç olmaya çalismanin. . .Ve konusmaya basladigindan
> >beridir beni 'takip ederek', hatalarimi da sevaplarimi da aynen
> >tekrarlayan bu sevimli papagana, duvara kazili boy tablosundaki çizgiler
> >yükseldikçe yükselen bir tutkuyla baglanmanin tadini çikardim. Annesiyle
> >birlikte
> >bezini degistirmis, mamasini yedirmis, pisiklerini kremlemis olmanin; zayif
> >bacaklari ilk adimini attiginda elini tutmanin, dilinden ilk sözcük
> >döküldügünde birlikte cosmanin heyecanini tattim. Sonunda beklenen gün
> >geldi: Hayatimin ilk 'Babalar Günün Kutlu Olsun'unu isitecegim bugün. Belki
> >O'nun karaladigi bir resim, ilk hediyem olacak. Kitaptaki
> >örnekle, bisikletinin selesine arkadan yapisacagim günler
> >basliyor simdi. . .
> >O, selenin emin ellerde oldugunu bilmenin güveniyle ögrenecek pedala
> >basmayi. Bir süre sonra farkettirmeden çekecegim ellerimi. . .
> >Bisiklet, artik yetisemeyecegim kadar hizlanacak ve O, uçup giderken, ben
> >biçare; ardindan bakakalacagim. Epey bir zaman önce, bendim selede babamin
> >güvenli ellerini hissederek pedal çeviren. . .
> >Zamanla hizlanarak katettigim koca bir hayati simdi oglumda en bastan,
> >yeniden izlemek üzere selenin arkasina koyuyorum ellerimi. . .
> >70 yasindaki babam geçen gün 'Torunumu ilkokula götürene kadar sikacagim
> >disimi. . . ' dedi.
> >Insanin bogazini dügümleyecek kadar hazin. . ama gerçek. . .
> >Torunla dede arasinda bir tahteravalli gibi uzaniyor yasam. .
> >Birini asagi çekerken, digerini yükseltiyor. Birinden eksilen öbürüne
> >ekleniyor adeta. . .
> >Bütün hüznüne ragmen yine de bir zafer coskusu var bu devir teslim
> >töreninde. . .
> >O yüzden, bugün babanizi yaniniza, oglunuzu kucaginiza alip
> >Freiligraht'in 'Devrim' siirindeki dizesini gururla haykirabilirsiniz:
> >'Vardim. . . varim. . . var'
> >
> >Yasam bisikletinin selesinde . :thumbsup: :flowers:
> >
> >.
> >
> >Can Dündar
> >
> >
> >
> >
> >Kalabalik konferans salonunda, mesleginin dorugunda bir avukat,o gün mezun
> >olacak hukuk ögrencilerine hitap etmek üzere kürsüye geliyor. Herkes
> >meslekten söz edecegini zannederken O,hayati anlatiyor:
> >'- Hepiniz kisisel yasaminizi bir kenara koyup çok çalisabileceginizi
> >kanitladiniz' diyor bilge hukukçu '. . . ama
> >unutmayin ki, ölüm dösegindeki birinin;
> >'Keske isime biraz daha zaman ayirabilseydim'dedigi duyulmamistir. Çocuk
> >sahibi olacak kadar sansliysaniz, onlarin göz açip kapayana kadar
> >büyüyeceklerini ana babalariniz size söyleyecektir.Buna ben de taniklik
> >edebilirim. Çocuklarimiza hikaye okuma,onlarla baliga çikma, yakalamaca
> >oynama ve birlikte dua etme firsatini Tanri ancak belli bir ölçüde bahseder
> >bize. . .Bunlardan birini bile kaçirmamaya özen gösterin. Nasil olsa
> >isiniz, çocuklariniz gittikten sonra bile, orada sizi bekliyor olacaktir'.
> >Bu konusmadan 6 hafta sonra yasli avukatin intihar haberi geldi.
> >Kimbilir neyin pismanligiyla kiymisti canina. . .
> >Hayata veda ederken, en çok kiminle vakit geçiremedigine yanmisti kimbilir.
> >. .
> >* * *
> >Bu öyküyü RobParsons'un '60 Dakikaligina Baba' adli kitabinda
> >okudum.Avukatin son konusmasi, tüm babalara birakilmis bir vasiyet mektubu
> >gibiydi.
> >Birkaç yil önce parlak bir is teklifi almistim.Mesleki kariyerimin doruk
> >noktasi olabilirdi,lâkin her gün saat 20. 00'de 'görevde' olmam
> >gerekiyordu. Teklifi duydugum anda o saatin, oglumun banyo saati oldugu
> >geçti aklimdan. . .
> >Hayatta baska hiç bir seyin beni o banyo seansi kadar mutlu
> >edemeyecegini düsündüm, ama bunu, teklifi yapanlara söyleyemedim.
> >Anlayacaklari süpheliydi. Bir bahaneyle reddettim. Yine de, geçen birkaç
> >yil içinde saat saat baskalarina dagittigim zaman hazinesinden, ogluma pek
> >az pay düstü. Yapilacak islerim,yazilacak yazilarim, bakilacak
> >telefonlarim vardi. Ama küçük bir sandala diz dize kurulup uzak bir kuleye
> >dogru kürek çekme keyfine hiç vakit yoktu hayatin içinde. . .
> >O'nunla bir cam bardagin pamuktan topragina limon çekirdegi ekip büyümesini
> >izleyemedim örnegin. . .
> >Yeni yeni, yarim yarim söyledigi sarkilara eslik edip bu düeti bir kasete
> >kaydetmeyi çok isterdim; olmadi. . .
> >Bir cümle ben söyleyip, bir cümle O'na söyleterek hiç yoktan bir masal
> >yaratmayi ve düs güçlerimizi yaristirmayi tasarlamistim; hazirdan yemek
> >daha kolay geldi. Hayat öyle ters bir denge kurmus ki, onlarin en çok ilgi
> >istedikleri dönem, onlarla en az ilgilenebilecegimiz dönem ayni
> >zamanda. . . Bizim vaktimiz bollastiginda ise, onlarin bize
> >ayiracak vakti kalmiyor.
> >'Ben aslinda O'nun için çalisiyorum', sikça sarildigimiz bir
> >bahanedir,ama O'na hiç bir zaman 'Daha çok parasi olan bir baba mi
> >istersin, daha çok seninle olan bir baba mi' diye sormamisizdir.
> >Babalik için uçurtma almak yetmez, birlikte uçurmak gerekir. Daha hiç
> >uçurtma uçuramadik, ama keyfini sürdüm; sabahlari yanagimda islak bir buse
> >ve basucumda sen bir 'Günaydin babacigim' sesi ile uyanmanin. . .
> >'Hadi sarilip yatalim babacigim' çagrisiyla baslayan gecelerde, o sihirli
> >'Seni Seviyorum'u kulagima isildadiktan sonra yanaklarimi avuç içlerinin
> >parantezine alip uykuya çekilince gözkapaklarina yerlesen huzuru izlemenin
> >tadina vardim.Mavinin neden mavi oldugunu, kisin havalarin
> >neden sogudugunu, kuslarin nasil uçtugunu yeniden ve en bastan ögrenmenin.
> >.
> >.
> >Rakiplerim sayilan Cici Can'dan, Casper'dan, Power Rangers'tan, Ricky
> >Martin'den daha ilginç olmaya çalismanin. . .Ve konusmaya basladigindan
> >beridir beni 'takip ederek', hatalarimi da sevaplarimi da aynen
> >tekrarlayan bu sevimli papagana, duvara kazili boy tablosundaki çizgiler
> >yükseldikçe yükselen bir tutkuyla baglanmanin tadini çikardim. Annesiyle
> >birlikte
> >bezini degistirmis, mamasini yedirmis, pisiklerini kremlemis olmanin; zayif
> >bacaklari ilk adimini attiginda elini tutmanin, dilinden ilk sözcük
> >döküldügünde birlikte cosmanin heyecanini tattim. Sonunda beklenen gün
> >geldi: Hayatimin ilk 'Babalar Günün Kutlu Olsun'unu isitecegim bugün. Belki
> >O'nun karaladigi bir resim, ilk hediyem olacak. Kitaptaki
> >örnekle, bisikletinin selesine arkadan yapisacagim günler
> >basliyor simdi. . .
> >O, selenin emin ellerde oldugunu bilmenin güveniyle ögrenecek pedala
> >basmayi. Bir süre sonra farkettirmeden çekecegim ellerimi. . .
> >Bisiklet, artik yetisemeyecegim kadar hizlanacak ve O, uçup giderken, ben
> >biçare; ardindan bakakalacagim. Epey bir zaman önce, bendim selede babamin
> >güvenli ellerini hissederek pedal çeviren. . .
> >Zamanla hizlanarak katettigim koca bir hayati simdi oglumda en bastan,
> >yeniden izlemek üzere selenin arkasina koyuyorum ellerimi. . .
> >70 yasindaki babam geçen gün 'Torunumu ilkokula götürene kadar sikacagim
> >disimi. . . ' dedi.
> >Insanin bogazini dügümleyecek kadar hazin. . ama gerçek. . .
> >Torunla dede arasinda bir tahteravalli gibi uzaniyor yasam. .
> >Birini asagi çekerken, digerini yükseltiyor. Birinden eksilen öbürüne
> >ekleniyor adeta. . .
> >Bütün hüznüne ragmen yine de bir zafer coskusu var bu devir teslim
> >töreninde. . .
> >O yüzden, bugün babanizi yaniniza, oglunuzu kucaginiza alip
> >Freiligraht'in 'Devrim' siirindeki dizesini gururla haykirabilirsiniz:
> >'Vardim. . . varim. . . var'
> >
> >Yasam bisikletinin selesinde . :thumbsup: :flowers:
> >
> >.
> >
> >Can Dündar
> >
> >
> >