PDA

Grafik Görünüm : Abd: Yeni Dünya DÜzeni'nin Roması



Tunç
01-10-2004, 11:16
ABD ve Roma arasındaki müthiş sır!
Her şey Roma Kilisesi'ne karşı direnişle başladı. Muhalif mezhepler, yeraltına inerek Papalık istibdadına karşı direndiler. Bu mücadele, kendi içinden önce ''Alumbrados'', sonra da ''Illuminati'' adı verilen idealist, özgürlükçü bir hareketi yarattı ve ''Aydınlanma'' rüzgarını bütün Avrupa'da estirdi. ABD'nin varlığının her zerresinde Roma'nın, özellikle de Roma Katolik Kilisesi'nin yapıtaşları bulunduğunu söyleniyor. Akılları karıştıran soru: ABD=Modern Roma mı?
İmedya'nın netfirms internet sitesinden derlediği bilgilere göre; Serada yeşertilecek ''ideal ülke'' için yeni ''vaat edilen topraklar'', Kuzey Amerika kolonileri olarak belirlendi. Ancak ne zaman ki ''Elit'' burjuvazi tarafından denetlenen, zamanın ''ilerici'' örgütlenmesi ''Masonik localar'' Aydınlanma ideallerine ihanet etti, Batı uygarlığının da ''yazgısı'' o zaman değişti. Elit'in, Illuminati'nin ve ''Yeni Roma''nın hikayesi.
Romalı ozan Virgilius, iki bin yıl önce şöyle sesleniyordu halkına:
''Unutma, Romalı, ulusları yönetmek sana düşer. Senin görevlerin şunlar olacak: Barışçı yoldan töreleri kabul ettirmek, boyuneğenleri esirgemek ve gururluları savaşla uslandırmak.''
Gerçekten de, yüzyıllar boyunca bunu yapmaya çalıştı Büyük Roma: İradesini ve egemenliğini mümkünse barışçı yoldan, değilse savaşın en şiddetlisi ve baskının en amansızıyla kabul ettirmek.
Bütün bunlar belleğinizde bir şeyler çağrıştırıyor mu? Virgilius'un cümlelerini George W. Bush'un Amerikan halkına yaptığı duygusal konuşmalarla kıyasladığınızda ya da yukarıdaki ifadede ''taşınabilir ganimetler'' yerine ''petrol'' ve ''düşük faizli kredi'' sözcüklerini kullandığınızda, fazlasıyla tanıdık metinlerle karşılaştığınızı hissediyor musunuz?
''Komplo teorileri'' ana başlığı altında değerlendirilebilecek sansasyonel kitabı "Kötülük İmparatorları"nda, dünün müzisyeni, bugünün alternatif yazarı Tupper Saussy, ABD'nin varlığının her zerresinde Roma'nın, özellikle de Roma Katolik Kilisesi'nin yapıtaşları bulunduğunu vurguluyor.
Bugün ABD'nin "merkezi" olan Washington DC, yani "District Of Columbia" denen bölgenin adının, 1663 gayrımenkul kayıtlarında "Roma" olduğuna dikkat çekiyor Saussy. Dahası, bu bölgeyi güneyden sınırlayan Potomac nehrine ait bir kolun da 1902 yılında bile "Tiber" adıyla bilindiğini vurguluyor. Bugün Amerikan demokrasisinin "kalesi" olarak düşünülen Capitol binasının da 1770'lerde bu bölgede, yani "Tiber kıyısında" en büyük arazi olan, Katolik senatör Daniel Carroll'ın toprakları üzerinde inşa edildiğine dikkatimizi çekiyor.

Belki biraz bunaltıcı ayrıntılara da girerek, binanın bütünüyle Roma özentisi içinde olduğundan ve Roma sembolizminden izler taşıdığından söz ediyor Saussy:

Ancak ve ancak "Jupiter Tapınağı" niteliği taşıyan bir mekanın Roma'da Capitolium olarak adlandırılabileceğini anımsatıp, DC'deki Capitol'ün girişindeki Roma panteonuna ait tanrıları ve bu arada Jupiter'i resmeden kabartmaları ele alıyor. Saussy'ye göre, kürsünün ardındaki devasa "Fasces" simgesi (ki faşizmin simgesel kökeni olarak bilinir) başta olmak üzere düzenleme, objeler ve genel atmosferiyle Capitol, tam bir Roma tapınağı.

Peki bütün bunlar ne demek? "Komplo teorisi analisti" bir yazarın düşgücüne prim verip bugünün "modern ABD"sini bir başka gözlükle değerlendirmek ve üzerine bir çırpıda "modern Roma" etiketini yapıştırmak anlamlı olabilir mi?

Hollywood'un fantastik senaryolarıyla aşık atmaya çalışmadığımız ve ayağımızı yerden kesmediğimiz sürece, evet. Hele Saussy'nin kitabında, özellikle Cumhuriyetçi iktidarlar döneminde sayıları ve etkinlikleri artan Katolik senatörlerin adlarının birer birer sıralandığı; bunların ABD siyasi ve ekonomik sisteminde denetimleri altında bulundurdukları resmi ve sivil kilit kuruluşların listelendiği bölümleri okuduğumuzda, "ABD=Modern Roma" formülünün en azından çok da hafife alınmayacak bir iddia olduğunu düşünebilirsiniz. Ama gerçek durum, Saussy'nin Vatikan benzetmelerinin ve "Katolik komplosu" fantezilerinin çok çok ötelerine uzanıyor.