Berna :)
26-09-2005, 23:21
Kocadere köyünde büyük bi sargı yeri kuruluyor. Kimi
Urfalı kimi Bosnalı , Kimi Adıyamanlı , Kimi Gürünlü, Kimi Halepli
çok sayıda yaralı getiriliyor...
>
Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası
oldukça ağırdır.Zor nefes alıp vermektedir.Alçalıp yükselen
göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır.Nefes
alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür
dudaklarından.
"Ölme ihtimalim çok fazla... Ben bir pusula
yazdım...Arkadaşıma ulaştırın...
Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur:
"Ben...Ben köylüm Lapseki'li İbrahim Onbaşından 1 Mecit
borç aldıydım...Kendisini göremedim.Belki ölürüm.Ölürsem
söyleyin hakkını helal etsin"
"Sen merak etme evladım" der Komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış
alnını
eliyle okşar Ve az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son
sözüde "söyleyin hakkını helal etsin" olur...
Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar
getiriliyor.
Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit
düşüyor.
Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana
ulaştırılıyor.
İşte yine bir künye ve yine bir pusula.Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır.Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine nede göz yaşlarına engel olamaz..
PUSULADAKİ NOT:
"Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil'e 1 mecit borç verdiydim.
Kendisi beni göremedi.Biraz sonra taarruza kalkacağız.Belki ben dönemem.Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim."
:cry:
Urfalı kimi Bosnalı , Kimi Adıyamanlı , Kimi Gürünlü, Kimi Halepli
çok sayıda yaralı getiriliyor...
>
Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası
oldukça ağırdır.Zor nefes alıp vermektedir.Alçalıp yükselen
göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır.Nefes
alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür
dudaklarından.
"Ölme ihtimalim çok fazla... Ben bir pusula
yazdım...Arkadaşıma ulaştırın...
Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur:
"Ben...Ben köylüm Lapseki'li İbrahim Onbaşından 1 Mecit
borç aldıydım...Kendisini göremedim.Belki ölürüm.Ölürsem
söyleyin hakkını helal etsin"
"Sen merak etme evladım" der Komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış
alnını
eliyle okşar Ve az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son
sözüde "söyleyin hakkını helal etsin" olur...
Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar
getiriliyor.
Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit
düşüyor.
Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana
ulaştırılıyor.
İşte yine bir künye ve yine bir pusula.Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır.Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine nede göz yaşlarına engel olamaz..
PUSULADAKİ NOT:
"Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil'e 1 mecit borç verdiydim.
Kendisi beni göremedi.Biraz sonra taarruza kalkacağız.Belki ben dönemem.Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim."
:cry: