PDA

Grafik Görünüm : Şaşırtıcı bazı DNA deneyleri



ısık
19-09-2005, 17:23
SASIRTICI BAZI DNA DENEYLERI VE HAYATIMIZA PRATIK UYGULAMALARI

DENEY 1.

Bir Kuantum Biyologu olan Vladimir Poponin tarafindan yapilmistir.
Bir kap tamamen bosaltilmis (yani icinde bir vakum yaratilmis) icine
fotonlar (isik parcaciklari) birakilmis. Fotonlarin dagilimini
(olduklari yerleri ) olcmusler. Kabin icinde rasgele dizildiklerini
gormusler.

Bu da zaten beklenen netice imis. Daha sonra kabin icine biraz DNA
birakilmis.
Ve fotonlarin yer tesbiti tekrar yapilmis. Bu sefer duzenli bir
sekilde DNA ile uyumlu bir halde siralanmis olduklari gorulmus. Bir
baska deyisle fiziksel DNAnin fiziksel olmayan fotonlarin uzerinde
etkisi olmus.

Daha sonra DNAyi kaptan cikarmislar, ve tekrar fotonlarin yerini
olcmusler ve gormusler ki fotonlar DNAnin eskiden bulundugu yerde
ayni duzen ve siralama icinde kalmislar. Peki bu isik parcaciklarini
oraya baglayan ne?

Gregg Braden bunun YENİ bir enerji alani oldugu olasiligini ve bu
enerji agi kanaliyla DNAnin fotonlarla iletisim kurabildigini kabul
etmemiz gerektigini soyluyor.

DENEY 2:

Askeriye tarafindan yapilmis deneylerdir.Gonullu deneklerden lokosit
(beyaz kan hucreleri) DNAlari alinmis ve elektriksel olcumleri
yapilmak uzere bolmelere konulmus. Bu deneyde denek bir odaya
oturtularak kendisini cesitli video filmlerle duygusal uyarilara
maruz birakmislar. Boylece denek degisik duygu asamalari yasamis.

Denekten alinan DNA ise ayni binada bir baska odaya alinmis. Denek
ve DNA ayni anda gozlem altina alinmis ve denek duygusal inis
cikislar yasarken duygularinin ve DNAnin elektrik tepileri
olcumlenmis. Her ikisinin de ayni oldugu gorulmus. Ayni zamanda,
ayni tepileri vermisler. DNA daki inisler ve cikislar, deneginkileri
tipi tipina ayni imis. Deneyi yapan askeri yetkililer, aradaki
mesafenin acilmasi halinde neticenin ne olacagini merak ederek,
aralarindaki mesafeyi 50 mile cikarmislar ve gormusler ki hala ayni
inis cikislar ayni anda yasaniyorlar. Arada ne bir gecis suresi ne
bir atlama varmis. Bu ne anlama gelir? Gregg Braden canli hucrelerin
daha onceden bilinmeyen bir enerji formu icinde haberlestiklerini
soyluyor. Bu enerji zaman ve mekandan munezzeh. Mekansiz bir enerji
ve her zaman , her yerde var olan bir enerji.......

DENEY 3

Kalp Matematigi Enstitusu tarafindan yapilmis ve asagida belirtilen
baslik adi altinda rapor edilmistir. Basliktan cok icerigi onemli
ama gene de verelim. Local and Non local Effects of Coherent Heart
Frequencies on Conformational Changes of DNA.

Bu deney direk olarak sarbon (anthrax) hastaligi nedeniyle
yapilmistir. Bu deneyde insan plasenta DNAsi degisimlerinin
olculebilecegi bir kaba konur. 28 egitimli arastirmacinin her birine
bir DNA kabi verilir. Bu arastirmacilarin her biri duygu uretme
konusunda egitilmislerdir. Ve cok yogun duygular tasiyabilirler.
Deneyin sonunda DNA nin arastirmacilarin duygularina gore sekil
degistirdigi kesfedildi.

1. Arastirmacilar sukran, sevgi ve takdir gibi duygular
tasidiklarinda , DNA a buna iplikciklerini gevseterek, relaks olarak
tepki verdi. DNA nin boyu uzadir.

2. Arastirmacilar ofke, korku, gerilim ya da stres duygularini
harekete gecirdiginde DNA buna daralarak tepki verdi. Daha kisaldi
ve DNA kodlarindan bir cogunu devre disi birakti. Eger negatif
duygular nedeniyle kendinizi kapanmis hissederseniz bilinki
bedeniniz de ayni sekilde kapanmistir. Arastirmaci tekrar sevgi,
nese, sukran ve takdir duygularina dondugunde, devre disi kalan
kodlar tekrar aciliyor ve olay tam tersine donuyordu. Bu deney daha
sonra HÃV positif hastalar uzerinde de denendi. Sevgi, sukran ve
takdir duygularinin Dayanikliligi 300.000 kez artirdigi goruldu.

Saglikli kalabilmenizin yaniti burda yatiyor degil mi? Ne tip virus
ve bakteri ortalikta gezerse gezsin, nesede, sevgide, takdir ve
sukran duygularinda kalin. Bu duygusal degisikliklerin etkileri
elektro manyetik etkilerin cok otesinde. Derin sevgi duymayi ogrenen
bireylerde DNAlarin sekli degisebilir ve bu da tum yaratilisi
birbirine baglayan yeni bir enerji formunun varligini gostermektedir
diyor Gregg Braden. Bu enerji tum maddeye birbirine baglayan SIKICA
ORULMUS BIR AG gibi.

OZETLE

Bu deneylerin sonucu icinde oldugumuz duruma nasil yanit verebilir?
Ne olursa olsun, emniyette kalabilecek bir zaman hattini nasil
secebilecegimizi gosteren bir bilim dalidir bu. Gregg Ãsaiah Etkisi
isimli kitabinda da anlattigi gibi, zaman sadece dogrusal degildir
(gecmis, gelecek, ve simdi gibi) ayni zamanda derinligi de vardir.
Bu derinlik varolan veya varolmasi temenni edilen tum zaman hatlari
ve dualari kapsamaktadir. Aslinda bizim tum dualarimiz
yanitlanmistir. Bizler DUYGULARIMIZ kanaliyla yasadigimiz hatti
aktive ederiz. Bu bizim kendi realitemizi nasil yarattigimizdir. Onu
duygularimizla seceriz. Duygularimiz, evrenin tum maddesini ve
enerjisini birbirine baglayan yaratilis agi kanaliyla belirli bir
zaman hattini harekete gecirmektedir.

Unutmayin ki evren yasalarindan biri odaklandigimiz seyi kendimize
cekmemizdir. Gelecek olan herhangi bir seyden korkmayi seciyorsaniz,
evrene korktugunuz sey her ne ise onu size gondermesi icin guclu bir
mesaj
gonderiyorsunuzdur. Halbuki, cosku, sevgi, takdir ya da sukran
duygulari icinde kalip, bunlarin yasamaniza daha cok gelmesi icin
odaklanirsaniz, sizler negatif olaylari otomatik olarak devre disi
birakacaksiniz. Duygularinizla degisik bir ZAMAN HATTI sececeksiniz.
Bu positif duygularda kaldiginiz zaman sizler antrax, grip ya da bir
baska bakteri veya viruse yakalanmazsiniz cunku cok guclu bir
bagisiklik sistemine sahip olursunuz. Ãste gelebilecek her turlu
seye karsi sizin korunmaniz icin bir recete: Her gun kendinize mutlu
olacak bir sey bulun, mumkunse her saat, her an.. sadece birkac
dakika bile surse yeter. Sahip olabileceginiz en kolay ve en iyi
korunma yontemi budur.

*Internetten alinti

doktor
19-09-2005, 21:31
Sevgili Işık'cığım,

Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim... de ...acaba bilimsel kaynakları nelerdir bu deneylerin? İnternetin hangi köşesindeler?

Çünkü , mesela Deney 3 de antrax hastalığı nedeniyle yapılan deneyde, plasenta nın yeri ne?

Plasenta , memeli canlılarda, rahime yapışan , yavru ile anne arasındaki kordonun bir ucundaki kitledir.. Yavrunun beslenmesi, atıklarını temizlemesi vs gibi işlevleri vardır.. Ayrıca salgıladığı bazı hormonlarla, gebeliğin tutunmasını sağlar.. Bir çok doku ve hücreden oluşur.. Bu yüzden başlıbaşına DNA sı olmaz.. DNA bir gen yapısını oluşturan aminoasit dizilimidir.

DNA Nedir?


DNA molekülü canlıyla ilgili tüm bilgiyi içinde barındıran çift sarmallı büyük bir moleküldür.

DNA, deoksiribonükleik asit denilen çok karmaşık bir kimyasal maddenin kısa yazılımıdır. Deoksiribo (D), nükleik (N), ve ait (A) yani DNA. DNA çok uzundur. Tıpkı kıvrılmış bir merdivene benzer. Canlıya ait tüm bilgi DNA üzerinde saklıdır. Canlının nasıl görüneceği, ne yiyeceği, nasıl büyüyeceği ve nasıl bir yerde yaşaması gerektiği hep DNA tarafından belirlenir.

Tüm Canlıların DNA sı vardır. İnsanların, ağaçların, kedilerin, sivrisineklerin, elmanın hatta bizi hasta yapan mikropların da DNA'sı vardır. Bazı canlıların DNA'sı büyüktür, bazı canlıların DNA'sı küçüktür, çünkü bazı canlılar DNA'dan daha çok komut almak zorundadır, bazıları da daha az komut almak zorundadır.



Mesela başlıbaşına burunun DNA sı olmaz. Ya da ayağın DNA sı olmaz..

Doğru bilgi edinebilmemiz için, kaynaklara ihtiyacımız vardır.

Açık konuşmak gerekirse, bu deneylerin nasıl yapıldığını izah eden bilgilere de gerek var.Çünkü DNA yı, fotonlu kaba koyuyorlar, sonra nasıl çıkartıyorlar.. :doh:

Rica etsem ? :flowers2:

ısık
20-09-2005, 09:53
Originally posted by doktor@Sep 19 2005, 09:31 PM
OZETLE

Bu deneylerin sonucu icinde oldugumuz duruma nasil yanit verebilir?
Ne olursa olsun, emniyette kalabilecek bir zaman hattini nasil
secebilecegimizi gosteren bir bilim dalidir bu. Gregg Ãsaiah Etkisi
isimli kitabinda da anlattigi gibi, zaman sadece dogrusal degildir
(gecmis, gelecek, ve simdi gibi) ayni zamanda derinligi de vardir.
Bu derinlik varolan veya varolmasi temenni edilen tum zaman hatlari
ve dualari kapsamaktadir. Aslinda bizim tum dualarimiz
yanitlanmistir. Bizler DUYGULARIMIZ kanaliyla yasadigimiz hatti
aktive ederiz. Bu bizim kendi realitemizi nasil yarattigimizdir. Onu
duygularimizla seceriz. Duygularimiz, evrenin tum maddesini ve
enerjisini birbirine baglayan yaratilis agi kanaliyla belirli bir
zaman hattini harekete gecirmektedir.

Unutmayin ki evren yasalarindan biri odaklandigimiz seyi kendimize
cekmemizdir. Gelecek olan herhangi bir seyden korkmayi seciyorsaniz,
evrene korktugunuz sey her ne ise onu size gondermesi icin guclu bir
mesaj
gonderiyorsunuzdur. Halbuki, cosku, sevgi, takdir ya da sukran
duygulari icinde kalip, bunlarin yasamaniza daha cok gelmesi icin
odaklanirsaniz, sizler negatif olaylari otomatik olarak devre disi
birakacaksiniz. Duygularinizla degisik bir ZAMAN HATTI sececeksiniz.
Bu positif duygularda kaldiginiz zaman sizler antrax, grip ya da bir
baska bakteri veya viruse yakalanmazsiniz cunku cok guclu bir
bagisiklik sistemine sahip olursunuz. Ãste gelebilecek her turlu
seye karsi sizin korunmaniz icin bir recete: Her gun kendinize mutlu
olacak bir sey bulun, mumkunse her saat, her an.. sadece birkac
dakika bile surse yeter. Sahip olabileceginiz en kolay ve en iyi
korunma yontemi budur.

İlginize teşekkür ederim.

Benim uzmanlık alanım içinde değil bu konular doktorcum, banada çok yabancı. (Tıp yani)

Yeni edindiğim hayat felsefesiyle uyuştuğu için bir arkadaşım bana göndermiş bende kısaca sizlerle paylaşmak istedim, beni ilgilendiren kısım özetle kısmıydı ama diğerlerini yazmadan o bölümü paylaşamazdım. :red_smile:

Gerekli bilgileri arkadaşımdan alınca size iletebilirim. :heart:

doktor
20-09-2005, 21:46
Sevgili Işık cığım,

ÖZETLE bölümündeki felsefeye inanıyorum.

Eşzamanlılık, Paralel zamanlar, daima ilgimi çekmiştir.. Bu nedenle daha fazla bilgi almak için, Turgay ın halası Sumra Hn ve eşi Turgay beyin tavsiyesi ile Carl Gustav Jung 'un "Eşzamanlılık " adlı kitabını okuyorum.. Sizlere de öneririm. Her satırında "yahu bu da benim başıma gelmişti" diyebileceğiniz bir öğreti.

Işık cığım, babacığın için talep ettiğin şifa yazısını şimdi gördüm.. Çok geçmiş olsun dileklerimle, seni de kucaklıyorum.