Yaklaşık 100 yıldır dünya genelinde
güvenle kullanılan bu öğreti aslen bir "ruhsal tekamül" öğretisi olduğu
halde genelde "şifacılık teknikleri" yönüyle daha dikkat
çekmiştir.Birçok rahatsızlığın giderilmesinde önemli faydalar sağlayan
Reiki ellerle aktarılan bir şifa yöntemi olarak dünya genelinde kabul
görmüş hatta Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde hastanelerde uygulanır
hale gelmiştir. Ülkemizde de özellikle son 10 yıldır hızlı bir tanınma
trendine girmiştir.
Anadolu kültüründe "El verme" olarak
da bilinen bir ritüele karşılık gelen "uyumlanma" süreci sonunda
aktifleşen Reiki; herkesin, her yaştan kişinin öğrenebileceği,
kullanabileceği bir enerjidir. Öğrenme ve kullanım sadeliği zihinsel
yapımıza "şaşırtıcı derecede kolay" gelir. Aslında görülebilen tarafı;
muhteşem bir sistem çalışmasının sadece son dokunuşlarıdır.
Reikinin şaşırtıcı gelen uygulama
kolaylığının altındaki mekanizmayı biraz açalım. Bu bize Reiki
şifacılığını anlayabilmemiz için fayda sağlayacaktır. Tıp fakültelerinde
okuduğumuz fizik beden bilgilerinde bedenimizdeki damar ve sinir
dağılımının mükemmeliğini biliyoruz. İnsan denen muhteşem mekanizmanın
sadece bir makine gibi fizik bedenden ibaret olmadığını da biliyoruz.
Son yıllarda giderek artan teknoloji ile insanın bir de enerji bedeni
olduğunu artık görüntüleyebiliyor ve algılayabiliyoruz. Enerji beden
bilgisinde bedende aynı damar, sinir dağılımında olduğu gibi bir de
enerji dağılım mekanizması olduğunu artık tespit edebiliyoruz.
Bu bilgi doğrultusunda şunu da
algılayabiliyoruz: Evrendeki herşeyin bir enerjisi ve bir "ritmi" var.
