Dikkat ederseniz birisine yapabileceğiniz en büyük saygısızlık onu yok
saymaktır. Çocuklar kendilerinin fikrinin sorulmamasına kızarlar.
Öğrenciler öğretmenlerinin sadece belirli çocuklara hitaben ders
anlatmasından şikayet ederler. Eşler aileyi ilgilendiren önemli
kararlarda kendilerine danışılmamasına öfkelenirler. Yaşlılar artık
fikirlerinin alınmamasına tepki verirler.
Yani ortak
payda…beni görün, beni fark edin, beni duyun… beni sayın… varsayın’dır.
Sadece insanlar için değil tüm evrensel sistem için bu geçerli.
Problemlerimiz de farklı değil. Yok saydığımız problemlerimiz
varlıklarını ispat edebilmek için önce küçük dokunuşlar yapar. Yok
saydıkça dokunuşlar artar, güçlenir, şiddetlenir.
Yani
saymadığımız, yok saydığımız her şey kendisini varsaydırabilmek için her
şekle, her kılığa girer, her maskeyi takar, her yola başvurur.
Hastalıklar da böyle, ilişkiler de, dostluklar da, aşklar da… Evren’deki
saygı; olduğu şekilde kabul etmek, dışlamamak esasına dayanıyor. Bu
anlamda en küçük yapı birimi atom, bize zaten evrensel saygının dersini
çok güzel veriyor.
Denir ki;
evrendeki saygı (aynı zamanda sevgi) atomun içindeki proton ve
elektronun birbirlerine karşı duruşlarıdır. Ne proton elektronun
yörüngesine yeltenir, ne de elektron protonun konumuna. Birbirleriyle
eşsiz bir uyum içinde sonsuza kadar var olabilirler.